Sild(edi)iler aynayı


Neyi kaybettiğini hatırlayana,
Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: “Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” [İbrahim, 7]

Takat mi koydu hicr-i gamın gör ki bu tende
Bu hasta dili ravza-i rıdva
̂na yetirdim

Tut destimi şâhım, beni reddetme kapından
Serma
̂yem olan cânımı divâne yetirdim

“Ey suyun başını tutan; o akan rahmet çeşmesini, şu ilahî çeşmeyi hele bir aç, aç da gönül bahçeleri uyansın, aşk çiçekleri gözlerini açsın…”

Aşk yolunda değer verdiğimiz bir hazretin sözünü dinleyerek “kendi içimize” bakmaya vesile bildiğimiz “4 CUMALIK” derin bir nefesin akabinde, Sebeb-i füyüz-u ilahiyyemiz olan Hazreti azizimizin “devam olsun” işaretleriyle, bir ucunun cemale varması niyaz ettiğimiz satırlarla yine birlikteyiz erenlerim…

Giydim hırkayı Hakk’ın yolunda,
Sildim aynayı Hakk’ın yolunda,
Dost ile dostum Hakk’ın yolunda,
Aşkî azizim Hakk’ın yolunda [281. Mestmp3]

Ve’l hâsılı gene geldik divane efendim; aramızda muhabbeti yaratan, “yolunda bulunmak” ikramıyla müşerref eyleyen, “Şükrederseniz arttırırım” buyuran Rabbe sonsuz şükürler olsun, gönüllerini bu yana uzatan canlara kalbî selamlar olsun…

Yıllar öncesinden merhum üstadımız Kotku hazretlerinin Cennet Yollarında’ki bir tavsiyesi ile düşmüştük yollara: “Gece sabaha kadar bir şeyler okusanız, sabahleyin de onları kaleme alıp, bir eser meydana getirseniz ve bunu dünyanın her tarafına gönderme imkanına sahip olsanız, bunu okuyup da, imana ve İslam’a gelenler veya yaptıkları çirkin şeyleri terk edenlerin sevabı, hep sizlerin defterine eksiksiz olarak yazılır.”

Bizim oraların meşhur meselidir: “Bir yiğitten uzun süre haber alamadıysan bil ki ya ahret evine göçmüş, ya dünya evine(evlilik) girmiştir.” Biz dahi istedik ki O’nun aşkıyla yandığımız satırların, yaktığımız nefeslerin sonu, şu yalan dünyadaki son nefesimiz olsun…

“Bu alemde her kula bir ayna gerektir. Aynaları kırmanın verdiği zarar, o aynaya bakıp kendini hergün düzeltene olur…” Vuslat ümidin gözlediğimiz vakitlerde bir ziyaretçimiz böyle buyurmuştu… Oysaki her bir mektuba niyetlerimizi tazeleyerek başladık: Ya ilahi söylediklerimizi önce fakirine duyur, dilimizi değdirdiğimiz yerlere, kalbimizi de erdir hem sonra ihtiyacı olana tesir-i hakiki ile ihsan buyur…

Sebeb-i Hilkat-i Alem olan Efendimizin, Veda Hutbesi’ndeki buyruğundan yüz bulduk: “Bakın! Burada bulunanlarınız bulunmayanlara (anlattıklarımı) aktarsın. Çünkü kendisine aktarılan bazı kimseler, dinleyenden daha iyi beller.”

Madem geldik divane, geçmiş türlü haller yâdıyla “gözümüzün baktığından, gönlümüzün aktığından, dilimizin gıybetinden, nefsimizin lezzetinden, hep fesad işlerimizden” estağfirullah tevbe ilahi…

İzinden gitmekle müftehir olduğumuz “Aşk yolundan” maksat kazanmaktır; önce Allah’ı ve Rasûlü’nü, sonra Sahâbeyi, sonra Hak dostlarını, sonra kendimizi, sonra da herkesi… Ne kazandığının farkında olmayan, ne kaybettiğinin de farkında olamaz! Onları kazanan her şeyi kazanmış olur. Ya kaybeden neyi kaybeder!

Nahşebî Hazretleri böylesi engellere takılıp kaybedenlere dair şöyle bir hikâye rivâyet eder: “Bir genç, pâdişâhın kızının kapısına gelmiş ve kendisinin ona âşık olduğunu söylemişti. Haber pâdişâhın kızına iletilince hanım sultan kapıya geldi ve gence:

“Al şu bin dirhemi de; bir daha bana da sana da zarar verecek böyle bir şey söyleme” dedi. Genç vazgeçmeyince: “Öyleyse iki bin dirhem al!” teklifinde bulundu. Nihâyet pazarlık on bin dirheme varınca, genç, kabul etti. Bu durumu gören pâdişâh kızı: ” Sen beni nasıl seviyorsun ki, gözün para pul ile kamaşıp beni görmez oldu. Beni benden başkasına tercih edenlerin cezâsı nedir biliyor musun? Boynunun vurulmasıdır.” dedi ve sahte aşkı dolayısıyla onu uzaklaştırdı.

Bu hâli duyan bir ârif, düşüp bayıldı. Kendine geldiğinde şöyle dedi:

“Ey insanlar! Bakın dünyâda sahte sevgilerin başına neler geliyor! Ya Hakk’ı sevdiğini iddiâ edip de ondan başkasına yönelenlerin başına âhirette neler gelmez ki!..”

Kadri bilinmeyen ve şükredilmeyen nimetin soyulup alınacağı bilinmelidir. Bu yüzden şükre, ciddiyetle müdavim olmak ve Allah’ın bize lütfettiği en büyük nimet İslam ve ma’rifetten, tesbihe muvaffakiyete ve lüzumsuz şeylerden korunmaya varıncaya kadar bütün nimetlerine şükredilmeli ki, bu sayede Allah’ın üzerimize nimetini ikmal etmesi umulsun. Çünkü işlerin en acısı ve en zoru yükselip düşmek, yakınlık kazandıktan sonra kovulmak, kavuştuktan sonra ayrılmak olsa gerektir.

Hepimiz, güle oynaya şu bedava, şu hadsiz dünya nimetlerine şükretmek için Hakk’ın dergâhından gelmiş sufileriz. Hakk âşıklarıyız. Bize ikram edilen türlü türlü nimetlere yalnız şükretmek değil, can versen yeridir. Zaten şu nimetler denizinde sufinin canının ne kıymeti var? Her nefes sahibine önüne koyulan şu dünya sofrasında ikram edilen nimetlerin konduğu büyük kabın kapağı göktür. Bu sofranın ihtişamından, ikram edilen türlü yemeklerin pek bir nefis oluşundan, tatlarından, kokularından, renklerinden nasıl bahsedeyim? Bu dilin harcı mı? Dilim dönmez olur, konuşamam. Biz Hakk yoluna düşmüş sufileriz. Biz padişahlar padişahının nimetlerini yiyenlerdeniz. Ya Rabbi! Bu kâseyi, bu sofrayı ebedî kıl, kıyamete dek yaşat. [Hz. Pir Mevlana]

Zahiren yeniden kavuşmanın heyecanıyla sözün ucu kaçtıysa, mana dağıldıysa da affola erenlerim, şu geçmekte olan dem gibi onun da sahibi biz değiliz! Ne diyelim bâki âfiyette dâim olunuz efendim…

Kendimizden sana sığınıyoruz, Senden yine sana sığınıyoruz muvaffak eyle ya ilahi, bizi sana yakın zaman ve mekân ve canlar içre günahlardan uzak durmaya muktedir eyle. Yâ ilahi! Bizleri, senin yüce rızana erdirecek bir dostluk ile mâmur eyle!

Ya ilahi! Bizi, kendine dost kıldıklarına ulaştır. Onların sohbetiyle dirilt. Lütf edip getirdiğin şu âlemde seni düşünmeden ve anmadan nefes aldırma. Gözünde sen, sözünde sen, özünde sen olan o ehl-i aşkın hali ile hallendir ve emanetini, bu hal içinde iken alıver ne olur…

Teşrifi ile müşerref olduğumuz Şehr-i Cemaziyelevvel, vesile-i kabul-i tevbe buyrula, gönlümüze gelip hasbel beşeriyyet söyleyemediğimiz muradlar ihsan buyrula… Bi ismi zâtike, Ya Allah huu

Muhabbet-i Ehli beyt-i Mustafa üzerlerimize sâyebân, Vakt-i şerif, sebeb-i gufran, aleme bayram olan Cuma, bir büyük tevbe ayı Cemaziyelevvel, ömür ve şahsiyetlerimiz, âhir ve âkibet, zâhir ve bâtınlarımız hayrola,

Aşk ola, aşk ile dola, Aşkullah,
Muhabbettullah, Marifetullah,
Şevkullah ve Zikrullah gönüllere nakşola erenler

Umalım ki Mevlam söylediklerimizi önce bize duyursun,
sonra ihtiyacı olanlara tesir buyursun. . .

Sözü çok olanın, yalanı dahi çok olur imiş;
Yüksek müsaadelerinizle

Mevlam ateş-i aşkınızı ziyâde eylesin
Gam ve telaş sizlerden uzak olsun da
huzur bulasınız efendim

Reklamlar

31 thoughts on “Sild(edi)iler aynayı

  1. Değerli kardeşim, Hizmetiniz Baki olsun. Mevlam Saadeti Dareyne erişdirsin. Naz Makamı Hakikat ehli kullardan olasınız.

    Kaleminiz Hiç susmasın.İlahiaşk Sevdasıyla Yanan Gönüllere Ab-ı Hayat vesilesi olsun.

    Saygı ve Hürmetlerimle

    Mihrican Ulupınar

  2. Hayırlı günler Hocam;
    Umut rehberinin cuma azıkları ile yeniden buluşmak ne kadar güzel, ne büyük bir keyifmiş..Allah razı olsun..

  3. Şükürler olsun Mevlam’a, yine buluşturdu bizi güzel kardeşim.
    Beni koyup gitme ne olursun.
    Sen de başını alıp gitme ne olursun.

  4. Birden yazınızı görünce bendenizin gözünden yaşlar dökülüverdi..şükürler olsun yazdırana okutturana..Rabbım emeklerinizi zayii etmesin inşallah..Efendimizin izinde ,sıratı müstakım üzere olmamızı nasip eylesin …aminnn

  5. Sevindirdiniz…

    ”Allah’a tevekkül edenin yaveri Hak’tır
    Nâ-şâd gönül bir gün olur şâd olacaktır ”

    Hikmetinin tecellisidir gelişiniz…Elhamdulillah.

  6. vandan kainatın kalbine selamlar olsun
    sizi büyük bir şevkle ve zevkle takip ediyorum. mest olmuş vaziyetteyim…
    ben vanda anestezi doktoruyum…aşkı arayan tasavvufu öğrenmeye çalışan acemi bir talibim..
    kabimin ilacını ararken sizin gibi aşk ehli dostların siteleri karşıma çıktı ne mutlu…yolunuz açık ve aydın olsun…selamlarımla…
    bir ricam var kullandığınız video kamera ile çok hoş çekimler yapmışsınız. reklam olmazsa marka ve model istirham edeceğim..

  7. Gönülden gönüle yol kuran, bu köprü ne bu zaman ne geçmiş hiç yıkıldı mı ki hiç yıkılır mı? bir sevda ki ne varlıkla kayıtlı ne yoklukla yok olan hep vardı, var, var olacak baki muhabette buluşan canlara selam verene verdirene şükür, elhamdulillah.
    Cemalullah’ın nurunu verdi yüce dost
    Hak yolcularını yoldaş eyledi yüce dost
    Aşkım yandı yandı bitti gel ey yüce dost

    selam, daim muhabbetle…

  8. Bu ne güzel bir Cuma sizin Umut rehberinizdeki suskunluğunuz son buldu. Değerli büyüğünüzün bir işareti kaç canı sevindirdi. Allah ondanda sizdende razı olsun …Umut rehberinini kendine umut edeninen canlara bir rahmet günüdür bu gün. Yetim kalmıştık kaç Cumadır.Allah’a çok şükür ayrılığımız uzun sürmedi. Yazınızı çok büyük bir sevinçle va ağlayarak okudum. Allah yolunuzu açık etsin Duacınızım

  9. hayırlı olsun umut abi. şükür kavuşturana..

    gönül seni görmek ve tanımak da ister!

    mevla nasip eyler inşallah.

    selamlar..

  10. Merhabalar Efendim;

    Yoğun emek mahsulü yazılarınızı okumaya ve paylaşmaya, musikimizin engin ikliminde gönüllerimizi dinlendirmeye gayret ediyoruz.

    Rabbim emeklerinizi kat be kat değerlendirsin.

  11. Cumanın bereketi hayırı ve getirdiği müjdeler için ve hoşgelip sefalar getirene muhattap ettği için Rabbime sonsuz hamdusenalar Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed Mustafaya ve ehlibeytine ve salih sahabesine ve kullarına selatu selam olsun,

    selamlar hürmetine Cumalar hürmetine ve Rabbim katında malum makbul zatlar yerler,mekanlar,dualar ve bilemediğimiz hayırlar, sırlar hürmetine” Rabbim günahımızı affet,sıfatı selbiyemden dolayı yaptığımız hataları bağışla ve bu kuluna asli sıfatını nasip etsin’Amin ‘Lütfi Filiz dedemin kitabında okumak nasip olan bu dua hürmetine( Allahın selamı tüm zatı muhteremlerle beraber üzerine olsun) Rabbim bizlere bu dünyada da öbür dünyadada iyilik ve güzellik nasip et bizleri şefaatine nail ettiğin kullar arasına kat Amin Amin Amin
    Selam hürmetlerimle hakkınızı helal etmenizi diler bekleriz efendim.

  12. Ve aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühu.

    Hoş geldin kardeşim.

    Rabbim halis niyetinizin ve gayretinizin mükafatını versin.

    Selam ve dua ile…

  13. elhamdülillah Şükürler olsun Allah onların himmetini üzerimizde daim eylesin.
    bütün cuma mektupları onların himmeti değil miydi?

    aşk ile huu

    titreyen kalbimiz neşe buldu

  14. Şükürler olsun güzel paylaşımlarınızla Vuslat eyleten Rabbimize.. Sizden de Rabbim Razı olsun.. Nurunuz Cemal Olsun Efendim…

  15. İki dostun yıllar sonra buluşmasındaki mutluluklarına benzer bir his uyandı. Bizleri kabz ve bast halleri ile imtihan eden Allah’a(c.c.) hamd olsun. Efendimiz Muhammed Mustafâ’ya (s.a.v) mahlukat adedince salât ve selâm olsun. Allah(c.c.) hepimizden razı olsun. Vesselam…

  16. Hamd olsun Rabbimize ki o engin rahmetini insanı kamillerin gönüllerine de nakşetmişte onlar bizim bu kirli gönül aynalarımızı siliyorlar, sildiriyorlar, kirli bırakmaya gönülleri el vermiyor.
    Allah onların himmetini üzerimizde daim eylesin.
    bütün cuma mektupları onların himmeti değil miydi?

    aşk ile huu

  17. Ümidim, Allah razı olsun…

    Kavuşma sevincimi desem, mektupların eksikliğini hissetmem mi desem.. yada bu mektuptaki yazılanların anlamı özellikle “Ya Hakk’ı sevdiğini iddiâ edip de ondan başkasına yönelenlerin başına âhirette neler gelmez ki!..” cümlesi mi desem..

    Gözümde damlalar oluşmasına sebep oldu…

    Sevindim…

  18. Sizlere gönül bahçemizi doldurduğunuz güller için teşekkürler efendim. Rabbimize hamd ü senalar olsun. Allah razı olsun. İdrakine varabilmeyi ve O’nun ipine bu yolla sarılmayı nasip etsin inşallah. Aşk olsun…

  19. “Bizim gönlümüzü tutuşturan O dur (Hû’dur) ancak.
    Yolumuzu kısaltan O’dur ancak.
    Bütün insanlar hekim olsa, (yine de) derdimize deva olan O’dur ancak.
    Bu gün nasıl bir gün ki güneş iki kat (güçlü)!
    Bu gün diğer günlerden farklı; başka bir gün!
    Gökten, yerdekilere, “Ey âşıklar, müjde! Bugün sizin gününüz” diye nidâ geliyor, dört bir yana nurlar saçılıyor…”
    [ Hazreti Mevlânâ Muhammed Celâleddin-i Rûmî k.s.]

    Ömrünüzün ramazan, ahiretinizin de ebediyen bayram olması,
    Cenab-ı Hak’kın doğru yola iletip ve o yolda daima başarılı kılması dileğiyle
    Sağlıklı, mutlu ve huzurlu nice cum’alara…
    Gününüz ve gönlünüz aydın olsun…
    Allah’ın selâmı, engin rahmeti ve bereketi daima üzerinize olsun…

  20. Günlerin en güzelinden selam olsun. Değerli büyüğünüze çok teşekkür ederiz bizleri mahrum bırakmadıkları için. Her bir heceniz için ayrı ayrı teşekkür ediyor ve kaleminize rahmet ve kuvvet diliyoruz. Gül kokuları ve gül muhabbeti etrafınızdan eksik olmasın.

  21. Şükürler olsun ki hatırlayanlardanız..esasen hep biliyorduk da ,bildiğimizi bilmiyorduk…

    Yüce Rabbim bu bilişin idrakiyle yaşamayı ve artık vakit tamam dediğinde ,bu hal üzereyken emanetini teslim etmeyi nasip eder inşaallah.

    Mektupların bekleyeni çok olunca yeniden yol buldu…
    hoş geldi,sefalar getirdi…

Söyleyecek sözüm var...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.