Vefa’ya selâm


Ey ehl-i vefâ,
Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere hep salât (rahmet ve senâ) ederler. Ey imân edenler! Siz de O’na salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.
[Ahzâb:56]  

Ümmideyiz ye’s ile âh eylemeyiz biz
Sermaye-i imânı tebâh eylemeyiz biz
Bâbın koyup ağyâre penâh eylemeyiz biz
Bir kimseye sâyende nigâh eylemeyiz biz
 

Kıble-i ehl-i safâ oldu Cenâb-ı Mustafâ
Kâ’be-i kûy-i vefa oldu Cenâb-ı Mustafâ

Ruhu pâk Hazret-i Sâhibu’l vefâ râ salavât
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed

Hz. Pir Cenâb-ı Destgîr-i Münir Mevlana(ks) efendimiz, bir konuya dikkat çekmek, mânâya kuvvet katmak dilediklerinde “Vefâ’ya yemin olsun ki…” diye başlarlarmış söze… Vefâ, insanoğlunun “Bezm-i elest”ten getirdiği bir hissiyat. Alemlerin Rabbinin “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” suâline “Kâlu belâ” evet cevabını verip bu ahde vefa gösterenler, iki cihan saadetinin sahipleridir.

Yıllar var ki cumayı bayram bilip bir mektup uzunluğunda ziyaretinize geliriz. Aşk kapılarıyla açılan yolda, bir hukukumuz, bir muhabbetimiz vardır aramızda elbet… Hak erenler şahit olsun ki: Biz vefa’ya îtibâr edenlerdeniz. Soluklanmadan vefâ ile çaldığımız kapıdan geçip bu ruh kanatlarıyla sefâ’ya varalım. Gerçi hoşgeldiniz amma bir de sefâlar bulasınız efendim.

Cism-i pâk Hazret-i Sultanul enbiyâ râ salavât
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed

Serlevha ayette zikrolunan manay-ı münîfi, ehl-ilim şöylece izah etmişlerdir: Allah’ın Peygamber’ine salât etmesi demek: “Allah, Peygamber’ine karşı çok merhametlidir. Onu över, onun işlerini bereketli kılar, ismini yüceltir ve onun üzerine rahmeti indirir. Melekler’in salât etmesi; Onlar Peygamber’i (sav) çok severler. Ona en yüce makamları vermesi, dininin yayılıp gelişmesi ve O’nu yüksek derecelere ulaştırması için Allah’a dua ederler.” manasınadır.

الصَّلَاةَ (salât) lugatte Salât kelimesi alâ eki ile kullanıldığında üç anlama gelir: 1) Birisine yönelmek, bir kimseye sevgiyle yaklaşmak ve onun üzerine eğilmek 2) Bir kimseyi yüceltmek 3) Bir kimse için dua etmek…  وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا Selâm’dan maksat ise O’nun iyilik ve emniyeti içinde olun. Ona karşı çıkmaktan sakının ve samimiyetle ona boyun eğin, yolunca gidin demektir.

İsmi pâk Hazreti Ahmed ü Mahmud ü Muhammed râ salavât
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed

Habib-i Kibriya Efendimiz bana çok salât edenleri tanırım buyurmuşlar. Buradaki salâttan maksat nedir? Salâttan maksat Resulullah Efendimizi anmak demektir. Peygamber Efendimizi yâd edeceğin vakit “Muhammed, Muhammed” diye seslenemezsin ki… Ancak salat ü selâm getirirsin. Bu da Efendimizin rahmetine vesiledir. O yüce sultanım, derde dermanım, ümmetine o kadar düşkündür ki bana salat ü selam getirirseniz sizi daha iyi tanırım, beni unutmayınız zira benimle kazanacaksınız buyuruyor… Her salat ü selamla biraz daha O’nun ruhu ile aşinâ, biraz daha O’nun tevhid gemisine yakın olup bir o kadar da hayvani sıfatlarımızdan uzaklaşırız.

Bir fidan bitiverdi birden. Birdenbire böyle bir âb-ı hayat kaynadı, coştu. Ansızın padişahlar padişahından lûtuflar, ihsanlar, sadakalar gelmeye başladı. Hazret-i Mustafa’nın aziz ve mukaddes ruhuna salâvat… İlâhi sıfatların nakşedildiği o ruh, Muhammed Mustafâ’nın nûrundan insana (geçip) can oldu. Can olduğunda sevincinden diyordu ki Hazret-i Mustafa’nın aziz ve mukaddes ruhuna salâvat [Hz. Pir Mevlana]

Şevk ile salâtlar: Mü’minlere Rauf ve Rahim olan;
Aşk ile selâmlar: Alemlere Rahmet olan Habibullah’a…

İbni Şihâd (ra)’dan rivayet edilmiştir. Resûlullah’ın şöyle buyurduğu bize ulaştı: “Cuma gecesi ve cuma günü bana çok salât ü selâm getiriniz. Çünkü gece ile gündüz sizin salât ü selâmınızı bana ulaştırırlar. Toprak, peygamberlerin cesetlerini çürütmez. Hiçbir müslüman yoktur ki, bana salât ü selâm getirsin de onu bir melek yüklenip bana ulaştırmasın ve o kimsenin ismini bana söylemesin. Hatta melek “falan şöyle şöyle diyor” der.

Madem Hz. Peygambere salâvât getirmek, Allah Teâlâ ve melekler ile aynı işte birleşmek demektir; ne fevkalâde, ne heyecan verici bir birlikteliktir bu… ve madem isimlerimiz Huzur-u Nebi’ye çıkmaya namzet ne büyük şereftir bu…

Asıl cimri, ben yanında anıldığım halde üzerime salâvât getirmeyendir. [Hadis-i Şerif]

İşte O’nu unutarak yaşayan, bu büyük şeref ve en az on misli ile mukabele görmek ikramından kendisini mahrum eden gafil ya da bedbaht Müslümanları da Sevgili Peygamberimiz fevkalâde etkili bir şekilde uyarıyor… Bu itibarla bizlerin O’na karşı en mühim şükür ve vefâ hukûku, O’nu her şeyden, hattâ canından daha çok sevmekle başlıyor… Böylece, ism-i şerifi her anıldığında O’na cân ü gönülden salât ü selâm getirmek, her dem O’nu anmaya, anlamaya fırsat kollamak, O’nun örnek şahsiyetinden feyz alarak bir Peygamber âşığı olarak yaşamak, bizler için bir mü’min karakteri, şahsiyeti, hayat düstûru, feyiz ve rûhâniyet kaynağı olmalıdır. Zîrâ bu dünyada O’nun âlemleri kuşatan rahmet ve şefkatine, âhirette de şefaat-i uzmâsına muhtacız.

Cenâb-ı Hak, gözlerimizi ve gönüllerimizi, sözlerimizi ve ömürlerimizi Nûr-i Muhammedî ile nurlandırsın! O Peygamberler Sultânı’na ümmet olma şerefinin şükrünü îfâ edebilmeyi cümlemize nasîb eylesin. Asrımızı ve neslimizi Nur-u Nebî ile le feyizlendirsin.

Leyle-i Cuma mübarek bâd, mah-ı sefer mübarek bâd, meydanlarımız kûşâd ola, çerağlarımız rûşen ola, seyrân-ı süluklarımız âsan, Hazreti Pirin himem-i aliyyeleri üzerlerimize sâyebân ola, Cümlemiz iki cihanda aziz ola. Hepsi sence malum olan hastalıklarımız var, cümlesine misilsiz şifalar ihsan u inayet ola. Rahmet kapıları, merhamet kapıları, saadet ve maişet kapıları üzerlerimize feth u kûşâd ola. Aşk-ı Mevla, Nuru Nebi, Kerem-i Hazeratı Ebubekr, Ömer, Osman, Ali, Gülbank-ı Muhammedi, Dem-i Hazreti Pir, tekabbel minna Kerem-i Mevlâ

Bi ismi zâtike, Ya Allah huu

Biz de umutrehberi olarak, aynayı tutanın himmetiyle her cuma geçtiğimiz yollardan bir hali ve münasip bir makamdan salavat-ı şerifi paylaşmak niyetindeyiz, umulur ki cumadan ömre yayılan nur ile ömr-ü azizimiz pür-nur olur da şahsiyetlerimiz dahi bereketleniverir.

Bu haftanın nasibi Neyzenbaşı Ali Doğan ERGİN bestesi Nihavend Salavât imiş: 

Biz her Cuma kapınızı çalamasak da, sizleri haftalık azığını almak üzere fakirhaneye bekleriz efendim…

Muhabbet-i Ehli beyt-i Mustafa üzerlerimize sâyebân, Vakt-i şerif, sebeb-i gufran, aleme bayram olan Cuma, Saferü’l Hayr, ömür ve şahsiyetlerimiz, âhir ve âkibet, zâhir ve bâtınlarımız hayrola,

Aşk ola, aşk ile dola, Aşkullah,
Muhabbettullah, Marifetullah,
Şevkullah ve Zikrullah gönüllere nakşola erenler

Umalım ki Mevlam söylediklerimizi önce bize duyursun,
sonra ihtiyacı olanlara tesir buyursun. . .

Sözü çok olanın, yalanı dahi çok olur imiş;
Yüksek müsaadelerinizle

Mevlam ateş-i aşkınızı ziyâde eylesin
Gam ve telaş sizlerden uzak olsun da
huzur bulasınız efendim

Hâmiş: Taklid-i Muhammedi yolundan Ruh-u Nebi ile arayı iyi etmek isteyen can dostlarımıza tavsiyemizdir: Ay büyürken sobaya odun atmayasınız! Gözümüzün nuru Efendimiz, ay ortalarında, (Arabi ayların 13-14-15. günleri) mehtaplı gecelerde oruç tutarmış. Saferü’l hayr ayı için 7-8-9 Ocak 2012’e tekabül ediyor. Cumartesi’den başlayarak halimiz O’nun hali, dilimizde “yâd-i hayali yar” terennümünde nihavend salavât ile bir hoş olasınız ya huu 

Reklamlar

16 thoughts on “Vefa’ya selâm

  1. Allahım gönlünüzü rızasında sabit kılsın,ne güzel düşündünüz bizleri teşekkürler. niyaza açılan ellerinizde bize de bir nasip olursa fakir hanemize sizin buyurmanız dua ile kafidir bize.Bir rica da bulunabilsek; feyz aldığınız Zat ı Muhterem’den bir dua istesek çok (buraya kelime bulamadım) yanlış mı olur.Muhabbetullah için…muhabbet i Nur u MUHAMMED e layık olabilmemiz için

  2. Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah;
    çok muhterem Umut bey Allah sizden razı olsun, sizlere ihsan ettiği feyz ve bereketi bizlerede nasip eylesin İnşaallah, şu duanıza bütün kalbim ve varlığımla aaamin diyorum efendim… Mübarek Cuma günleri kalbimizi yumşatıp, bir kısa zaman bile olsun bu duyguları bize yaşattığınız için size minnetarım.

    Mevlam, “siz muhabbet ehli Cânlar”ın hürmetine
    bizim duyuşlarımızı ve niyetlerimizi temizlesin

  3. Günlerin en güzelinden selam olsun. Ağabey siz de hoşgeldiniz!
    Anlatılır ki:Mukaddes kelâm meşk edilirken kelâmın ruhani melekleri kamışın mürekkeple buluşup âherli kağıt üzerindeki raksını tamamladıktan sonra mürekkep kuruyana kadar kamışı tutan elin sahibine şefaât ederlermiş.
    Edermiş ki, ömrü vefa ettiği sürece kadîm kelâmı yazmaya, gelecek nesillere aktarmaya devam eylesin diye.”

    Dilerim bizlere güzel yazıları yazarken melekler şefaat etmekle kalmayıp, yardımcınız olsunlar. Okuyan bir muhabbet ile selam göndersin efendimize 🙂

  4. Cân’a değdi, titredi..
    Ruhu pâk Hz. Muhammed Mustafa râ salavat
    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed

    Eyvallah Huuu.

  5. Arabi ayların başında kamer inceciktir hilaldir 14 gün sonra kemale erer bedr olur. Ayın büyümesinden maksat tam ay dolunay olmasıdır. Ki bu da 13-14-15. günlere karşılık gelir. Oruç tutmak beden ve nefs sobasının ateşini körüklemek demektir elbet o enerji günaha meyyaldir, İbrahimi bir duruşla ayın cazibe gücüyle hareketlenen canı oruçla teskin etmek mümkündür vesselam

  6. afedesriniz…cehaletimi bağışlayın…”Ay büyürken sobaya odun atmayasınız! ” ne demek anlayamadım…
    Elfu Elfi Salatin ve Elfu Elfi Selamin Aleyke, ya Resulallah
    hayırlı cumalar..

  7. Rabbim cümle dualarınızı salat-ı selamlarınızı Kabe’de,
    Arafatta,Medine’de edilenlerden kılsın..Cümlesine can-ı gönülden amin
    ile katıldığımızı bildirir, gayret ve hizmetleriniz için de çok
    teşekkür ederiz.Allah (CC) razı olsun.

  8. Ne olur bu ikramı defaatle dinleyerek, işbu makama ve salavatlara dilinizi alıştırın, ömrünüze sızacak, şahsiyetlerinizi inşa edecek Muhammedî nura bir kapı açın, aşk u niyaz eyleriz efendim, huu

  9. Enes İbn-i Mâlik(radiyallahu anh); ten rivayetle: Peygamber Efendimiz (sallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki; “Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yıllık günahını affeder.”

    Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi.

  10. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihî ve ashârihi ve esyâihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn

Söyleyecek sözüm var...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.