Rüyâ Defteri-4


ruya_mektuplari_5x

Yine bir def’a: Yine bir gice gördüm ki bir hûbrû hatûn. Katı tâze degül. Kim idügin bilmem. Lîkin Üsküb âdemine benzemez. Bir kimse gelüp baña didi ki: “Bu hâtûn ‘azîz hazretlerinüñ hâtûnı, ogullarınuñ vâlidesidür. Anlardan degüldür.” Fakîre dahi ‘azîm hicâb eyledüm. Bilmeyüp ri’âyetde kusûr eyledügüme ‘özür iderken ol hâtûn baña dir ki: “Yakın gel. Kulaguña bir iki söz söyleyeyim, kimse işitmesün.” Ben dahi yakın geldükde kulaguma söyleyip dir ki: “Efendi saña vâfir selâmlar ve dualar eyledi. Hem buyurdı ki: “Saña müjde olsun. Senüñ rûhını yaramaz işden geçürdük. Meselâ, hamr gibi. Dahi anuñ emsali ne ise, ol yaramazlıkdan geçürdük. Minba’d hâtıruñ hoş tutasın” diyü haber virdükde ‘azîm mesrûr oldum. Elhamdülillâhi te’âlâ böyle olmış. Anlar ki kutbü’l-aktâbdur, anlara bu kadar nesne çok degüldür. Anlara âşinâlık itdükde cümle murâdum hâsıl olmasına kalbüm şehâdet iderdi. “Elhamdülillâh zuhûr eyledi” diyü bu sürûr ile uyandum. ••• Yine bir gice: Rû’yâda gördüm ki bir kaç bed-çehre ‘avretler. Gözleri a’mâ. Dahi bir ‘avret ol a’mâ ‘avretüñ öñine oturup ke-enne gözlerine ‘ilâc ider gibidür. Ol a’mâ ‘avretden kalbüme kerâhat gelüp aceb kimdür” diyü tefekkürde iken ol ‘avret söyleyüp bana dir ki: “İşte dünyâ benüm. Bil ve âgâh ol.” Bunı bildükde bana gazab müstevlî olup ‘avrete şetm-i ‘azîm idüp: “Bre mekkâre tarrâre sahrâre, bre veliler aldayıcı, sükker göstertip zehir içürici. Yıkıl git, yanuma gelme. Benüm kardaşlarum sana kâbîn idüp yine tiz talâk virdiler. Amma, ben saña kâbîn kıymadum ki talâk virem. Yüri git yakınuma gelme” diyü muhkem tenbîh iderken, ol mel’ûne baña dir ki: “Eger baña muhabbetün olmasa kırmızı atlas hâtıruña hoş gelmezdi” diyü baña söyler. Baña da ziyâde gazab müstevlî olup bu gazab ile uyandum. Bu vâkı’anuñ dahi tafsîli vardur. ••• Yine bir def’a: Ramazân-i şerîfüñ âhır Cum’a gicesi ‘âlem-i bâtında Habîb-i Ekrem (salla’llahu ‘aleyhi ve sellem) hazretlerini müşâhede idüp yâ’nî bu mahalde efendi hazretleri karşudan zâhir oldı. Hazret buyurdı ki: “Merhabâ yâr-i men. Mahbûb-i Hüdâ, ma’şûk-i enbiyâ.” Ya’nî Efendi hazretleri Habîb-i Ekrem hazretlerinüñ yanında oturdılar. Habîb-i Ekrem hazretleri mübârek elin efendi hazretlerinüñ omuzına koyup, “hâzâ kutbü’l-aktâb” buyurdılar. Hem ol mevzi’de dahı âdemler vardur, ya’nî anlara bildirür gibi. Bundan soñra uyudum. Âlem-i rû’yâda görürem ki bir bâgçe. Agaçları, otları kurumuş. Bir bed-zemîn ki olmaz. Bunuñ içinde yılanlar var imiş. Bu bâgçeden kalbüme bir mertebe nefret gelür. Ve bu yılanlardan dahı havf iderem kaza ile biri sokmasun diyü. Bu esnâda karşumda bir âdem zâhir oldı. Yanında bir tâze oglan var. Ol âdeme minnet iderem ki bu oğlana tenbîh ide, ol bâgçede kurumuş agaçları otları biçüp kesüp gidere. Bu ıztırâbla uyandum. Kalbümde ‘azîm keder zuhûr eyledi. Ol bâgçede olan hâr ü hâşâk benüm ‘amelüm, ol yılanlar nefs-i emmâremdür, diyü melûl mahzûn teheccüd namâzına müdâvemete meşgûl oldum ammâ kalbümde şevk yok. Hâtıruma gelür ki mukaddem böyle görem soñra bunı görmek… ma’lûmdur ki bunlar benüm hâlüm degüldür, diyü kalbüme tereddüd geldi. Hele namâzı tamâm idüp ism-i şerîfi müdâvemete meşgûl oldum. Âlem-i bâtında Efendi hazretlerini kalbüm göziyle müşâhede eyledüm. Buyurdılar ki: “Ol gördüğün bâgçe dünyâdur. Ol içinde olan yılanlar dünyânuñ mâl ü metâ’ıdur. Dünyânuñ mâlı mârdur. Allahu te’âlânuñ ‘inâyeti ile ve bizüm himmetümüz ile dünyâyı sana öyle gösterdiler ki hubbi kalbünden bi’l-külliye ihrâc ola. Ol yılanlardan havf itdügüñ, dünyânuñ mâl u menâlinden nefret idersin, Ol dünyâdur. Tabî’atuña niçün tereddüd getürirsin? Bize münkir misin?” diyü buyurdılar. Fakîre dahi: “Hâşâ sultânum. Size münkir degülüm. Lîkin ‘amelüm az, ‘isyânum çok. Anuñçün bu hâli kendüme haml idemem.” Buyurdılar ki: “Senüñ ‘isyânuñdan Allâhu te’âlâ rahmeti katı çok ziyâdedür.” Bu hâlden kendümi cem’ eyledüm.

ruya_defteri_ayrac

Başka bir rüya: Yine bir defa: Yine bir gece güzel yüzlü bir kadın gördüm. Pek genç değil. Kim olduğunu bilmiyorum. Ama Üsküplü’ye benzemiyor. Birisi gelip bana dedi ki: “Bu kadın, aziz hazretlerinin karısı, oğullarının annesidir. Onlardan değildir.” Fakîre bayağı utandım. Bilmeden saygıda kusur ettiğime özür dilerken, o kadın: “Yaklaş. Kulağına bir-iki söz söyleyeyim; kimse işitmesin” dedi. Ben yaklaşınca kulağıma şunu söyledi: “Sana müjde olsun. Senin ruhunu yaramaz işlerden geçirdik. Mesela içki gibi. Daha onun gibi ne varsa, o yaramazlıklardan geçirdik. Şimdiden sonra hatırını hoş tut.” diye haber alınca çok sevindim. Elhamdülillahi teala böyle olmuş. Onlar ki kutupların kutbudur, onlara böyle işler çok değildir. Onlara aşinalık sürdükçe bütün dileklerimin gerçekleşeceğine kalbim şehadet ediyordu. “Elhamdülillah gerçekleşti” diye bir sevinçle uyandım.
***
Yine bir gece: Rüyada gördüm ki birkaç berbat suratlı kadın. Gözleri kör. Bir kadın o kör kadının önüne oturmuş sanki onun gözlerine ilaç sürüyor gibi. Kör kadından kalbime sıkıntı geldi, “Acaba kimdir” diye düşünürken karı dedi ki: “işte dünya benim. Bil ve Öğren.” Bunu öğrenince bana gazap geldi, karıya ciddi küfredip: “Bre mekkare, tarrâre, sahrare, bre veliler aldatıcı, şeker gösterip zehir içirici. Yıkıl git, yanıma gelme. Kardeşlerim sana nikah kıyıp sonra tez elden boşadılar, ama ben sana nikah kıymadım ki boşayayım. Yürü git, yakınıma gelme,” diye sıkı sıkı tenbih ederken, o melune bana “Eğer bana muhabbetin olmasa kırmızı atlastan hoşlanmazdın” diye seslendi. Bayağı bir gazaba kapıldım. Bu gazapla uyandım. Bu düşün daha çok ayrıntısı vardır…
*** 
Yine bir defa: Ramazan-ı şerifin son Cuma gecesi iç âleminde Habib-i Ekrem (s.a.s.) hazretlerini gördüm; Efendi hazretleri karşıdan göründü. Hazret buyurdu ki: “Merhaba, yarim, canım, Tanrı’nın sevdiği, peygamberlerin aşık olduğu.” Yani efendi hazretleri Habib-i Ekrem hazretlerinin yanına oturdular. Habib-i Ekrem hazretleri mübarek elini efendi hazretlerinin omzuna koyup “Bu kutupların kutbu olur” buyurdular. Orada başkaları da vardı, onlara bildirir gibi. Bundan sonra uyandım. Rüya aleminde görürüm ki bir bahçe. Ağaçları, otları kurumuş. Bir kötü zemin ki olamaz. Bunun içinde yılanlar var imiş. Bu bahçeden kalbime son derece nefret geldi ve bu yılanlardan da korktum. Kaza ile biri sokmasın diye. Bu esnada karşımda bir adam belirdi. Yanında bir taze oğlan var. O âdeme rica ettim, bu oğlana tenbih etsin de bahçedeki kurumuş ağaçları, otları biçip kesip gidersin diye. Bu ıztırapla uyandım. Kalbime büyük bir keder çöktü. O bahçedeki dikenler, çöpler benim amelim, o yılanlar da beni şehvete yönlendiren nefsimdir, diye üzgün, mahzun teheccüd namazına devam ederek meşgul oldum. Ama kalbimde şevk yoktu. Düşündüm ki önce böyle göreyim sonra böyle görmek malumdur ki bunlar benim halim değildir diye kalbime tereddüt geldi. Namazı tamamlayıp ism-i şerif’i zikre devam etmeye koyuldum. İç âleminde efendi hazretlerini kalbimin gözüyle gördüm. Buyurdular ki: “O gördüğün bahçe dünyadır. içindeki yılanlar dünyanın malı ve metaıdır, Dünyanın malı yılandır. Allahü tealanın inayetiyle bizim himmetimizle dünyayı sana öyle gösterdiler ki sevgisi hepten kalbinden çıksın gitsin. O yılanlardan korkmanın anlamı şu ki dünyanın malından varlığından nefret ediyorsun. O dünyadır. Niye tereddüt ediyorsun? Bizim söylediklerimizi inkar mı ediyorsun?” diye buyurdular. Fakire de: “Haşa sultanım. Söylediklerinizi inkar eder miyim? Ama amelim az, isyanım ise pek çok. Onun için bu hali kendime mal edemem.” Buyurdular ki: “Allahü tealanın rahmeti senin isyanından çok daha fazladır.” Kendime gelip toparlandım.

* Bir diğer rüyâ mektubunda görüşmek üzere hoşça bakın zatınıza efendim…

Reklamlar

Söyleyecek sözüm var...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.