Suâle akanlardan 2


Zâten uyanık olduğunuzu anlamak için uyanık olmalısınız.
[W. Wei]

Aslında uyuyan, kişilik sahibi ayrı kimseler yok ama kendini öyle sanan, görüntüye aldanan çok…

Kötü haber şu ki “olduğunu düşündüğün” kişi asla özgür olamayacak.
İyi haberse “özünde olduğun” şey zâten uyanık.

– Dünya ne zaman daha iyiye gidecek?

Değiştirilebilecek her şey yeniden değiştirilebilir. Dikkat değişmez olana çevrildiğinde, değişmesi gerekenlerin artık önemi kalmaz

Bir yandan sürekli değişen şeyleri ilgiyle beslerken, diğer yandan doğası “yapılıp bozulmak, görünüp kaybolmak” olan geçiciler geçmesin istiyoruz ne garip değil mi?

– Şöyle veya böyle olduğuna dâir çok şeyler okudum, çok sohbetler dinledim, girip çıkmadığım tekke kalmadı.

Ama bir de sizden duymak istiyorum; aydınlanma, uyanma, kendini gerçekleştirme dedikleri nedir?

Yumurtadaki yavru bir kuşun, kabuğu hakkında spekülasyon yapması kabuğunu asla kırmaz. Bunu sağlayacak olan sadece gagalamaktır.

Aydınlanmanın nasıl olduğuna dâir hakîkat gevelemeleri de aynıdır.

“Sensiz Sen” gerçektir.

Buna ne eklesen fazladır, gerisi hikaye…

– Aydınlanmaya ulaşmak için benim için en iyi uygulama hangisidir?

Bir buz saçağı, kendisini suya döndürmek için ne yapabilir?

İnsan yalnızca bir nesnedir, bütünün kendini deneyimleme aracıdır. Bir cümlede nesne, nasıl olur da öz olana dönüşebilir.

– Özgürleşmek için insan olma duygumu yok etmeli miyim?

Hem evet hem hayır.

Kulübenizden çıkmak için kulübenizi yakmanıza gerek yok değil mi?
Pekâlâ kapıdan çıkıp gidebilirsin.

Bilinç, zihnin aşkınlığının kapısını kendi açar.
Bu gerçekleşene kadar bilinç, kendi tezahürünü kendi aracı olan psikosomatik beden-zihin organizması aracılığıyla deneyimler.

– Bunun için çok mu uğraşmalıyım?

İllüzyondan kurtulmaya yönelik tüm çabalar illüzyonun bir parçasıdır

İnsan, içinde farkındalık olmayan dikkatsiz eylemlerle, hayâlî inanışlara hapsolduğu sürece yanılsama devam eder.

Gerçeği görmek için sahtesi şarttır.

Seni o illüzyona kim soktuysa yine O çıkaracaktır
O’na güvenebilirsin…

– Bedenle olan bu özdeşleşmeden nasıl kurtulabilirim?

Özünde sorun beden-zihin sınırındaki benliğimden nasıl kurtulurum.

Komşunuzdan bir tencere ödünç aldığınızda, ona asla “ben-im” demiyorsunuz değil mi?

İçinden bir süre göründüğünüz bu bedeni ödünç alındığınızı fark ettiğinizde, ona bir daha asla “ben-im” demeyeceksiniz.

– Sormaktan da yoruldum artık, uyanmak için ne yapmalıyım?

Bir ömür biriktirdiğin refleksleri, alışkanlık enerjini, ben olma alışkanlığını, taşıdığın yükleri, hepsini hepsini valizle ama istasyona onlarsız git.

O trene bin ve ben sandığını geride bırak.

Derin bir nefes al, rahatla…
Bir nefes bile kendinden ayrılmadın
Tren varacağı istasyonda!

– Cânım efendim lütfen bana gerçek benliğimi deneyimlememi sağlayacak bir şeyler verin.

Kimse sana “ne olduğunun” deneyimini veremez. Kendine sürekli olarak “ne olmadığının” deneyimini yaşat…

Bak bakalım geriye ne kalıyor?

Öyle sanırdım ayrıyem dost gayridir ben gayriyem
Benden görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş
[N. Mısrî]

İsmi ve resmi olan bir vücûda bağlı bu gözler, bilincin, kendi ifâdelerine bakmak için kullandığı birer penceredir.

Kürenin yüzeyinde sürekli değişen

Ben kimim?
Ben neyim?
Ben buyum ben şuyum

yerine merkezde
“Ben varım”
sâkinliğinde kal

Ben bende buldum çün Hakk’ı
Şekk ü gümân ne’mdir benim
Ben dost yüzün görmez isem
Bu gözlerim ne’mdir benim
[Y. Emre]

Söyleyecek sözüm var...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.