Açık Sır Yoktur


Ortalığı karıştırmak için her zaman gürültü ve yanlış yönlendirme gerekir, sessizlik gerçeği yüzeye çıkarmanın en iyi yoludur.
[A. Pitoniak]

İLİŞKİLER

Anne-baba ve diğer insanlarla olan ilk deneyimlerim, inançlarımı ve ilişkiler hakkındaki kalıplarımı oluşturur ve bu kalıplar, kim olduğumu yeniden keşfedene kadar sonraki her bir ilişkiyi tâkip eder ve etkiler.

Hangi oyunda oynarsam oynayayım, ilişki kurduğum kişiler esas olarak o oyunda paydaş olacaklar, onu pekiştirecek ve destekleyecekler.

İhtiyaç duyulmam gerekirse, ihtiyacı olanları yaratırım. Reddedilmem gerekirse reddedilmeyi çekerim.

Ne kadar insan varsa o kadar çeşitlilik var. Ama kalıplar, yalnızca benim özel ihtiyaçlarımın ve inançlarımın bir doğrulamasıdır ve bende olduğu hâlde henüz yeniden keşfetmediğim şeyleri yansıtırlar.

Bunun için tamamen müsaittirler zîrâ koşulsuz sevginin gizli ilkesinin bir parçası olarak, beni başka türlü bir olasılığı görmeye davet ediyorlar.

Zaman içinde geçen, ayrı dünyamda “ilişki” olarak deneyimlediklerim, benimle bir başkası arasında bir bağlantı gibi görünüyor.

Her ilişki, duyguların, ilgi alanlarının ve coşkuların, kahkahaların ve gözyaşlarının, düşüncelerin ve yansımaların değiş tokuşu olabilir.

Bir kısım diğer kısımla iletişim kuruyor. Kendimden ayrı olarak orada yansıttığım şeyle ilişkiliyim. Tam anlamıyla çok az birleşme var. İki iz düşüm, iki koşullanma, iki kalıp arasındaki bir iletişim ya da birbirlerinin egolarını okşamak için bir anlaşma var gibi görünüyor.

Biriyle ilk tanıştığımda ben olma alışkanlığım, bazen diğer kişiyi onu hapsedeceğim bir kutuya koyar. Bazen kutunun parçalarını oraya buraya uzatacağım ya da onu büyütüp küçülteceğim. Bu şekilde güvende kalıyorum ve gerçekte kim olduklarından ziyâde, o kişi hakkındaki kavramlarımla ilişki kuruyorum.

“Amacım” olduğunu düşündüğüm şey olmaya çabaladığımda, başkalarıyla karşılaştırmalı bir durumda yaşayabilir ya da onları yargıcım olarak görebilirim. Bu bir tür, ince rekabettir.

Diğer kişiyi de eksiklik duygumu giderebileceğine inandığım biri olarak görebilirim.

Yansıtmak istediğim imajı kabul edebilirler ya da lâyık olma duygumu güçlendirebilirler. Beni heyecanlandırabilirler ve varlıklarıyla beni rahatlatabilirler. Her durumda, bir ihtiyacı karşılarlar.

Başkalarıyla ilişki kurma şeklim, herkesin en temel ilişkisinin en güçlü yansımasıdır ve bu en temel ilişki kendimle olan ilişkimdir.

Ancak kim olduğumu yeniden keşfettiğimde, artık hiçbir ilişki sorunu kalmaz. Bu açık ve içten mevcudiyette hafızaya veya tekrarlamaya, karşılaştırmaya veya beklentiye gerek yoktur.

Bir parçanın diğeriyle buluşması için yer yok. İkisi arasında mesafe yoktur ve bu nedenle hiçbir şeyin ilişki kurmasına gerek yoktur.

Tüm enerjimiz sürekli bir tazelik ve basitçe olanın kutlanması ile birleşir.

Bundan sonra, akışta bir ilişki görünse bile, bu artık kendiliğinde bir al gülüm ver gülüm hâli, doğal bir akıştır…

Çoğu zaman sessizlik vardır, çünkü bir zamanlar tehdit olarak görülen boşluğu doldurmaya gerek kalmamıştır.

Bu sessizlik boş da değildir hani, sürekli raks hâlindeki kâinatın âhengi ile doludur, varlığın akışı ile basitçe birlikte…

BEN DEĞİLİM…

Hayat hikayem,
Zihin,
Beden,
Duygular
Acı veya zevk deneyimleri,
Mücadele, başarı veya başarısızlık değilim.

Ben yalnızlık, dinginlik, hayal kırıklığı ya da merhamet de değilim.

Amacım, arayışım, bulmam ya da “manevî tecrübe” denen zirvede herhangi bir şey olduğunu düşündüğüm şey bile değilim.

Ne olduğumu bilmediğimde bu deneyimleri kutsallaştırıyor, sahipleniyor ve onlara büyük önem veriyorum.

Bu neyse, bir kez anlaşıldığında bana cevaplar verecek ve formüller sağlayacak bir şey ifade ettiklerine inanıyorum.

Ancak bu deneyimler, yalnızca tanınmak için kendini gizleyen ve açığa vuran bilinçtir.

Ne olduğumu bildiğimde, vâr olan olmadığımı keşfederim, var görünenin görünmesine izin veren mevcudiyet olduğumu keşfederim.

Vâr oluş ya o mevcudiyette çiçek açar ya da ayrılık duygumu geri yansıtır.

BEN…

İlâhî olanın şimdi kendini ifadesi,
Tam olarak benim olduğum gibi, tam burada, şu anda.

Sen, tam olarak olduğun gibi ilâhî ifâdesin, tam burada, şu anda.
Bu ilâhî ifâdedir, tam olarak olduğu gibi, tam da burada, şu anda.
Hiçbir şey, kesinlikle hiçbir şeyin eklenmesine veya çıkarılmasına gerek yok.
Hiçbir şey diğerinden daha değerli veya kutsal değildir.

Fazladan hiçbir koşulun yerine getirilmesi gerekmez.
Sonsuzun kendisi başka yerde ve bizi bir yere göndermiş de daha değerli daha önemli olmamızı filan beklemiyor.

“Ruhun karanlık gecesini” yaşamak, teslim olmak, arınmak, herhangi bir değişim ya da süreçten geçmek zorunda değilim.

Yanıltıcı ayrı benlik, yanıltıcı olduğunu ortaya çıkarmak için bir şeyi nasıl uygulayabilir? Hayâlî varlık ne yapsa hayâlî, gayret eli gerçeğe değesi değil!

Ciddi, dürüst, sahtekâr, ahlaklı ya da ahlaksız, ince ya da kaba olmama gerek yok. Dayanabileceğim hiçbir referans noktası yoktur.

Görünüşe göre gerçekleşmiş olan her hayat hikayesi, her uyanış için benzersiz ve tam olarak uygundur.

Her şey tam da şu anda olması gerektiği gibidir.

Daha iyi bir şeylerin potansiyelini taşıdığı için değil, basitçe tüm bu olanların ilahi olanın kendi ifadesi olduğu için.

Özgürleşmeye ihtiyacı olan hiç kimsenin olmadığını keşfetme çağrısı süreklidir. Dönüşüm anlarını sağlayacak özel zamanları, kutsal yerleri beklemeye, kalıcı mutluluğu, egosuz bir durumu ya da dingin bir zihni aramaya gerek yok.

Lütfun inmesini beklemem bile gerekmiyor. Çünkü ben varım ve sen varsın ya o zaten bitmez tükenmez lütuftur.

GÖRÜLEN ve GÖRÜNMEYEN

AÇIK SIR adıyla bu okuduklarınız, aydınlanmanın, yapıştıklarını bırakmaya ve direndiklerine izin vermeye hazır herkes için sürekli olarak mevcut, birdenbire, doğrudan ve enerjik bir aydınlanma olduğunu ilân eden bir apaçık bir yayındır.

Ayrı bir yaşayanı olamayan, hayatın her sahnesinde kendini gösteren açık sırdır. Hiçbir çaba, arınma yolu, süreç veya herhangi bir öğreti ya da öğretmen bizi oraya götüremez.

Açık sır, hayat tarzımızı şeklimizi değiştirme çabamızla ilgili değildir bilakis kimin yaşadığının yeniden ortaya çıkmasıyla ilgilidir.

Hiçbir kavram ya da kavram dizisi aydınlanmayı ifâde etmeye yetmez..

Kim olmadığımızın ve ne olduğumuzun yeniden keşfini ve hayretini kelimelerle paylaşmaya çalışmak, bir sütlaç tarifi yazıp onu okuyan birinin tadına bakmasını beklemek kadar nâfile bir süreçtir.

Bana öyle geliyor ki, sözlü iletişim ancak bir anlayışın ifadesi olabilir ve ben de, anlaşılması mümkün olan en önemli ve özgürleştirici içgörü olduğunu düşündüğüm şeye dair kendi anlayışımı paylaşıyorum.

Burada ifade edilen yeni bir şey yok. Hepimizin bu konuya dair türlü inançların yazılıp konuşulmasından gelen bir anlayışı var zâten…

Bu paylaştıklarımızı bazı kişiler, üzerinde etiket bulunan bir kutuya koydular. Birçoğu buna rastladı ve zâten iyi bildikleri ve yapıp durdukları, doğru yol sandıkları kendi gerçeklerine hızla geri döndüler.

Diğerleri “Ama hayat o kadar basit değil” dediler.

Sâdeliğin, her şeyi kapsayan doğasıyla birlikte bu sezgiyle doğanlarda beni şaşırtan en harika özelliklerden biri olduğunu söylemeliyim.

“Aydınlanmanın zaman aldığına” veya “bu tür bir yaklaşımı” düşünmeden önce çeşitli süreçleri deneyimlemeleri veya belirli inançları gerçekleştirmeleri gerektiğine inananlar var.

Bazıları mevcut farkındalığı kullandıklarından ve “hiçbir şey değişmedi ya da düzelmedi, daha iyi olmadı” diye şikayet mi ediyor?!

Diğerleri, özgürlüğün çaba, fedakarlık ve disiplin dışında herhangi bir yolla gerçekleştirilebileceği fikrini şiddetle reddeder.

Ve bazıları sırrı işitti ve kendi biricik yollarından bir sıçrama yaptı.

Ne var ki bu birlik zevki öğretilemez ama sürekli paylaşılır. Mirasımız, doğal hakkımız olduğu için, kimse üzerinde hak iddia edemez.

Tartışılmasına, kanıtlanmasına veya süslenmesine gerek yoktur çünkü olduğu gibi tek başına duruyor. Tanınmadığı için üstü kapalı kalıp inkâr edilmişse veya çıplak bir gözle kabul edilip yaşanmışsa kime ne…

Sessizlik kendini yalnızca kendine gösterir. Ancak bir hiç olarak girdiğimizde ve öylece kaldığımızda sessizlik sırrını açacak, “açık sır” duyulacaktır.
[A. Kadrî]

Söyleyecek sözüm var...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.