Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Abdülgaffar Abbasi’

Ali Ulvi KURUCU (3 Mart 1922 – 3 Şubat 2002 – Medinetü’n-Nebi)

Efendimiz’in ismi anılırken bile dudağı titrer, gözleri yaşarırdı…

kurucu

Konya’dan Kahire’ye, sonra Mekke´ya gitti. Sevgili’nin yoluna yüzünü sürdü gitti,
Dil de çıksın söylesin vuslatın tarihini, Hey dostlar, “Ali Ulvi Kurucu Dost’a gitti.”

Kendi ilhamıyla “Tecellîlerle mest olmuş seher vaktinde ârifler, semâdan arş-ı âlâdan inen envârı seyreyler” buyurduğu 1422 Haccından mukaddem vuslat şerbetini nûş eyledi…

56 sene Medine-i Münevvere’de mücavir olduğu halde aşk ocağında, halvet der-encümen bir hayat geçiren bir ilim ve irfan erbabı: Ali Ulvi Kurucu “Ümidim var yine mağfur u mesrur olurum” buyurduğu “o gün”ü bugün buldu. Gafur ve Rahim’in gölgesine sığınmaktan başka kurtuluşu yok kulların. El-Ğafur’un “mağfur” ettiğini er-Rahim de “mesrûr” eder elbet…
ali_ulvi_kurucu

Çoğaldı cürm ü isyanım benim pek ya Rasulallah
Kat’i müşkil huzur-i Hakk’a gelmek ya Rasulallah
Erişmezse bana lutfun efendim rûz-i mahşerde
Mekânım nâr-ı duzeh ola bî-şek ya Rasulallah
Bırakma bendeni ol gün açılır çün Liva-ül-hamd
Beni de ol livânın tahtına çek ya Rasulallah
Ümidim var, yine mağfur ü mesrûr olurum ol gün
Girince destime pay-i mübarek ya Rasulallah
Bihakkı Hazret-i Zehra, bihakkı Hazret-i Sıbteyn
Sana geldi kulun Ulvi, dahilek ya Rasulallah!

Aşk-ı Habibi Kibriya yolundan giderek eren, yücelen aziz ruhları için el-fatiha

Merhum ve mağfur Ali Ulvi Kurucu üstada dair müfîd bir okuma için şöyle buyrunuz.

Reklamlar

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: