Der Nâ’t-ı Kibriya

Der Nâ’t-ı Hazret-i Resûl-i Kibriyâ

“Kur’an tek başına bir mürşid olsa da, yine de mürşid-i kâmillere ihtiyaç vardır. Zira Allah, Kur’an-ı gönderdikten sonra, ondaki müşkilleri açıklayacak üstün ahlak sâhibi Hz. Peygamberi göndermiştir”

1594-1651 yılları arasında yaşayan kibâr-ı evliyâullahtan, büyük Halvetî şeyhi Ebü’l-Mekârim Abdulehad-i Nûrî kuddise sırruh hazretlerinin akıcı bir üslupla yazdığı nefis bir na’t-ı şerîfidir. Vesile-i şefaat ümidiyle… 

Ey habîb-i Hakk kerîm’uş-şân Muhammed Mustafâ
Nâzenîn-i Hazret-i Yezdân Muhammed Mustafâ
Ravza-i cennet gülüsün “lî-maallah” bülbülü
Canlara cânân, cihâna cân Muhammed Mustafâ
Nûr-ı âlem fahr-ı âdem, seyyîdu’l-kevneynsin
İki âlemde şeh-i şâhân Muhammed Mustafâ
Bûy-ı enfâsun mutayyeb etti nâsût ehlini
Doldu âlem rûh ile reyhân Muhammed Mustafâ
Zâtunı meddâh olan ol Hazret-i Hakk olacak
Nice bilsün kadrini insân Muhammed Mustafâ
Ümmet üzre ulu minnetdir vucûdun nîmeti
Cümle halka rahmet-i Rahmân Muhammed Mustafâ
Âlüne ashâbuna ezvâcuna etbâ’una
Hazır olsun ravza-ı Rıdvân Muhammed Mustafâ
Nûrî miskîni unutma Rabb-i izzet hakkıçün
Ey nebîler hizbine sultân Muhammed Mustafâ

Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün.

Ey gökleri aydınlatan ilahî çerağ ve ey yeryüzünü nurlandıran Allah’ın rahmeti! Benim dertli halimi gör, feryadımı, iniltilerimi dinle, işit! Yüzlerce beladan kaçtım, senin merhametine, inayetine sığındım! Merhamet elini başıma koy, beni okşa; yahut iyilik ve ihsan eteğini aç, iyilikler saç!… Ya benim muradımı ver, isteklerimi kabul buyur, yahut bu murad ve istek duygusundan beni kurtar, bu dünya duygularını, isteklerini benden al! Ya öyle yap, ya böyle yap!… Ey nebîler sultanı! Ya; “Şüphe yok ki Biz sana apaçık bir fetih vermişizdir” [48:1] kapısını aç da, yüzlerce zevk u safa gülistanları, yüzlerce neşe yaseminleri seyredeyim yahut; “Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?” [94:1] ayetinin ilhamlar taşan menba’ından su, şarap, süt ve bal, bu dört çesit lütuf, iyilik, ihsan, aşk manevî ırmaklarını gönlüme akıt, feyizlerle coşayım! Ey Senayî, ey büyük veli; yürü! Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz’in mübarek ruhundan meded, yardım iste; “Mustafa, alemlere rahmet olarak gönderilmiştir!” [21:107] [Hz. Pir Mevlana]

Reklamlar