Sorgu suâl

Hocanın biri etrafına topladığı bir grup insana, hesap gününde günahkarların nelerden sorguya çekileceğini anlatıp vaaz veriyormuş…

“Ey cemaat, ah bir bilseniz, Cenab-ı Hak sorgu gününde size neler soracak, neler soracak? Zamanını nasıl harcadın diye soracak, paranı nereye ve nasıl sarfettin diye soracak, ibadetlerini eksiksiz yerine getirdin mi diye soracak, insanlara iyilik ettin mi diye soracak, anababana nasıl davrandın diye soracak, yetime yoksula yardım ettin mi, komşunu hoşnut ettin mi diye soracak… Şimdiden dersinizi iyi çalışın ey cemaat, o gün Cenab-ı Hak soracak da soracak”

Oradan geçen bir derviş dayanamayıp “Cenab-ı hak kullarına o kadar çok sual sormaz, benim bildiğim!” demiş, “ama o gün bir tek şey soracağı kesin!”

– Söyle bakalım, ben seninle idim, sen kiminle idin?

Reklamlar

Fakir’in Hesabı

fakiyr

Rezzak-ı âlem olan, cömertler cömerdinin kerem hazinesinin bir fâkiri, bir Hak Dostu göçtükten sonra sevenlerinin mâna alemine misafir olur.

  Hâlin nice oldu sultanım?

  Bana ne getirdin ey pir dediler

  Fakir de dedimki dilenci padişahın kapısına gelince O’na ne getirdin demezler, ne istersin derler!


Hitap geldi, doğru söylüyor, O’nu bırakın…

Size kapıyı açacak olan kimdir?

Ebedi âşık-ı sâdıklara,
Sûz-i dilden bî-haberdir sanmayın cânâneyi
Mum gibi arzû eder o şûle-i sûzâneyi
Aşk odu evvel düşer âşıka sonra mâşuka
Şem’i gör kim yanmadan yandırmadı pervâneyi

Size kapıyı açacak olan kimdir? Hangi yol sizi felaha kavuşturur
Hangimizin hayatı eyvahlarla keşkelerle dolu değil?
Bildiğiniz yol aslında hiç bilmediğiniz bir yolsa?
Kendinize bir yol seçin; Hakkın emrinde insanlığın hizmetinde.
Başınızda en yüksek ve en asil fikirler,
Kalbinizde en ılık, en tatlı, en müşfik duygular bilgili, şuurlu ve vakûr adımlarla
Ebediyyete doğru ilerleyeceğiniz ideal bir yol … Aşk yolu

Gerçi şerh olandan, (tarife gelenden) olmayan yeğdir amma
İbrahim Sadri EREN’in dilinden AŞK’ın tarifi haftanın eseridir, burdan buyrun
188. mest mp3

Aşk, hesap günü kargaşasında anaya yavrusunu unutturan neyse
Herkesi ve herşeyi öyle unutturan.

Aşk, en çok ağlamayı kendine yakıştırmak.
Aşk, Mevlana, bütün evliyaların gizlediği,
bütün abdalların izlediği, bütün dervişlerin içlerinden geldiği gibi

Denizler tutuşturulduğunda, dağlar yürütüldüğünde, yıldızlar semadan birbir döküldüğünde
herkesin herşeyi, herşeyin herkesi unuttuğu günde Aşk; unutmamak . . .

Aşk, gözükaralık, aşk yalnızlık…
Aşk, öksüz şehirlerin kapısında Bağdat’ta, Gazze’de, Kandahar’da, İstanbul’da
Isırdıkça kanayan dudaklardan dökülen sözlerle havanın nasıl, saatin kaç olduğunu sormak

Aşk, hiçkimsenin hiçkimseyi bu kadar sevmemesi.
Aşk, hiçkimsenin hiçkimseyi bu kadar güzel beklememesi. . .

Vakitler aşk ile dola, akibet hayrola efendim, huu