Kudüs’ün sahiplerine

Her türlü eksiklikten münezzehtir o Allah ki, bir kısım âyetlerimizi göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alarak çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ‘ya seyahat ettirmiştir. O herşeyi işiten, herşeyi görendir. [İsrâ, 1]


Hiç düşündünüz mü neden AKSA? Mirac’ı hatırlayalım; Efendimiz aleyhisselam önce Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya –isra- sonra Mescid-i Aksa’dan da O’na yükseldi –mirac-..Geri dönüş de, yine Aksa’ya oldu…

Neden peki? Kabe’den direk yükselemez miydi? Neden Aksa?

O âna gidelim hep birlikte gelin; Aksa’nın içinde Adem aleyhisselam’dan bu yana gelen tüm peygamberler, hepsi tıklım tıklım ordalar mescitte, Aksa’da toplanmışlar… Neden acaba? Zaten efendimiz sallallahu aleyhi ve selem, yukarıda tek tek karşılaşacaktı onlarla peki neden indiler neden toplandılar ki Aksa’da? Cebrail aleyhisselam; -Seni karşılamaya geldiler ya Muhammed diyor! Bu çok önemli! İşte mes’eledeki derin sır!

Tüm insanlığa bir mesaj var burada! Rabbâni bir mesaj; Deniyor ki böylece; Ey İnsanlar! Hepinizin aslı birdir! Ayrılığa düşmeyin! Birleşin! Dağılmayın! Tevhidi bozmayın!

Ve tüm peygamberlerin Aksa’da toplanmalarından, oraya inişlerinden asıl gaye; Aslında Bayrak teslimidir! Hz. Musa ve İsa da ordaydı halbuki… Ama hayır! Bayrak, tüm beşeriyetin gerçek mes’ulü ve tüm dünyayı ıslah için gelen, İnsanlığın tek önderi, son peygamber Resulullah Efendimiz’e teslim edildi…

– Beşte biri Müslüman dünyanın.. Ve iki asırdır halimiz malumdur.. Hiçbirşey yapmıyorlar Müslümanlar birbirleriyle didişmekten başka.. Hep muhtaç, hep zelil, hep alan el konumundalar, konumundayız…  Ayağa kalktı tüm peygamberler ve saf tuttular.. İki Rekat namaz kılacaklar hep birlikte.. Ve dedi ki Cebrail aleyhisselam ;

-Teqaddem ya Muhammed! Allahuekber!

Nedir ki bundaki mana? Nedir ki sır? -Hani usule göre ev sahibi imam olmaya layıktır ya.. Sır burada; – Bu demektir ki; Önder Sensin!

Nebî idin dahî Adem dururken mâ-ı tîn içre

İmâm-ı enbiyâ olsan revâdır Yâ Rasûlallâh

Sen bütün dünyadan bütün insanlıktan mes’ulsün! Bayrak sana verildi, Senin insanlığa sunacağın mesajla aydınlanacak alem! Ve O sallallahu aleyhi ve sellem, bu makamda tüm peygamberlere imam oldu, iki rekat namaz kıldırdı..

Yani emaneti, bayrağı teslim aldı..

Neden Aksa? Çünkü Efendimiz’in şahsında bize mesaj var;

Diyor ki Rabbimiz; Sen burada –Aksa’da- bayrağı aldın! Sen buranın sahibisin! Sen buradan mes’ulsün! O’na ve şahsında bize, tüm Ümmeti Muhammed’edir bu mesaj; Sen-Siz Aksa’dan mes’ulsün-üz! Sen-Siz Aksa’nın sahibisin-iz!

Öyle miyiz Ey Ümmet-i Muhammed?

Öyle miyiz Ey Aksa’nın sahipleri?

Reklamlar

Mescid-i Aksa

İbadet için yolculuk ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime (Ravza-i Mutahhara), Mescidi Haram’a ve Mescidi Aksa’ya  [Hadis-i Şerif]

Konyalı Mehmed Vehbi Efendi’nin Hulasatu’l Beyan tefsirinde serlevha’daki ayet için şöyle denmektedir: “Ayette Mescidi Aksa’dan murad, Beyti Mukaddes’tir. Mekke-i Mükerreme’ye uzak olduğundan ‘aksa’ denilmiştir. Mescidi Aksa’nın etrafı bağlar, bahçeler ve her nevi nimetlerle dolu olduğu cihetle, dünya nimetleri hususunda mübarek olduğu gibi din hususunda dahi mübarektir. Zira Beyti Mukaddes, makarrı enbiya ve mahalli, vahyi ilahi ve sulehanın (salih kimselerin) mabedidir. Ekseri enbiyanın (peygamberlerin) mucizeleri ve asarı garibe (mucizeleri) orada zuhur ettiğinden, Cenabı Hak mübarek olduğunu beyan etmiştir. Binaenaleyh maddi ve manevi, mahall-i mübarek denmeye şayandır.”

Enbiya makarrı, mirac’ta Hz. Peygamber’in ilk durağı olan Mescid-i Aksa, yüzyıllar boyu inananların yöneldiği bir kıble olarak yaşamıştır. Başlangıçta müslümanların da kıblesi olan Mescid-i Aksa, üç büyük dinin ortaklaşa mukaddes bildiği bir merkezdir. Mescid-i Aksa çevresindeki tevhid mücadelesi de oldukça yoğun ve çetindir. Hz. Süleyman’dan itibaren dinî otorite ve yönetimlerin merkezi olan Mescid-i Aksa ve Kudüs, halen bu görevini sürdürebilecek tarihi nitelik ve potansiyele sahiptir.

Ahmed İbn Hanbel’in Abdullah İbn Ömer (ra)’dan rivayet etmiş oldukları bir hadisi şerife göre de Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Süleymân (as) Mescidi Aksa’yı yaptığında, Rabbinden üç şey istedi. Rabbi ona ikisini verdi. Ben üçüncüsünü de vermiş olmasını ümit ediyorum:

  • Kendisine, kendi hükmüne denk gelecek hüküm vermesini istedi, (Rabbi) bu istediğini verdi.
  • Kendisinden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir saltanat vermesini istedi, bu istediğini de verdi.
  • Bir de her kim, bu Mescit’te (yani Mescidi Aksa’da) namaz kılmak amacıyla evinden çıkarsa, anasından doğmuş gibi günahlarından sıyrılsın istedi.

Biz, Allah’ın bu istediğini de ona vermiş olmasını ümit ediyoruz.


Hâk-i pây-ı ehl-i tevhid eyle cân u cismimiz
Mecme ul-esmayı uşşak içre sebt et ismimiz
Ey Allah’ım bizleri gaflet uykusundan uyandır, kalplerimizden kafirlerin korkularını çıkar, kalplerimize aşk ile imanını yerleştir. Allah’ım bizleri İslam nimeti ile izzetlendir ve böylece İslam’ı da bizlerle izzetlendir. Ey alemlerin Rabbi izzet senindir, dinimizi izzetlendir. Ey alemlerin Rabbi bizi Selahaddin gibi izzetli kıl, bizi Ömer gibi izzetli kıl, bizi Ebubekir gibi izzetli kıl, bizi Osman gibi izzetli kıl, bizi Ali gibi izzetli kıl… Allahım Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevi’de nasıl namaz kılıyor isek bizleri Mescid-i Aksa’da da iki rekat namazla rızıklandır. Yahudilere rağmen bunu bize nasib et. Ey alemlerin Rabbi Allah’ım kullarını Filistin’de bir araya topla, tevhid eyle…

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yeraltı nehir çağlıyordu

Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerin diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi’nin
Unuttu mu bunu acaba herkes

Burak dolanırdı yörelerimde
Miraca yol veren hız üssü idim
Bellidir kutsallığım şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim

Hani o günler ki binlerce mümin
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebiler yüzü hürmetine
Cevaba erişen dualar vardı

Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Müminden yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgârlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vahayım

Mescid-i Aksayı gördüm düşümde
Götür müslümana selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslâm diyordu.

HAMİŞ: KUDS-Ü ŞERİF ziyaretlerimizden nâşi umutrehberi faaliyetlerine bir süreliğine ara veriyoruz, vesselam