Allah beni sever mi?

Allahkimlerisever

Başlangıç için pek garip bir sual! Lakin daha başlarken kestirme bir cevaba sahip; Habibullah yani “En sevgili” olan gâye insan, ufuk peygambere benzediğimiz kadar seviliriz. Hakka(Hakk’ın hoşnutluğuna) varan yol şeriat, tarikat, hakikat ve marifet duraklarından geçer. Şeriat, kaal-i Muhammedi, yani Efendimiz’in (s.a.v) vahiy yolu ile aldığı bilgileri, sözlü olarak insanlara ulaştırması, açıklamasıdır. Tarikat, fiil-i Muhammedi’dir. Yani şu sıralar etraflarında fırtınalar koparılan tarikatlerin Hak olanları, Efendimiz’in hayatını öğreten ve yaşatan birer okuldan ibarettir. Hakikat, hal-i Muhammedi, yani Peygamber Efendimiz’in hayatını takliden yaşamaya başlayan kişinin yavaş yavaş o fiilleri hissederek mana ve hikmetlerini anlayarak yapması, hakikatlerine ermesi, kendisine “hal” edinmesidir. Marifet ise sırr-ı Muhammedi’dir. Bütün bu hallerden, güzel ahlaktan murad; Sırr-ı Muhammedi’ye erişmektir. Efendimiz’de alemlerin ve Rabbi’nin sırrı vardır. Kainattaki bütün yaratılmışlarda da Peygamberimiz’in sırrı vardır. “Sen olmasa idin ey Habibim, alemleri yaratmazdım” hitabı bize yol göstermektedir. Allah’tan başka hiçbir şey yoktur! Sadece “O” ve “O”nun kudreti ile marifetinin yansıması vardır. Bu yansımanın açıklaması da: Habibinin lisanıyla “Ben bir gizli hazineyken, bilinmeyi, sevilmeyi murad ettim. Bütün alemi insan için, insan-ı kâmil için yarattım” hitabıdır. Bunun en büyük muhatabı ve sebebi Hazret-i Muhammed’dir. Cenab-ı Hakk’a en parlak ayna “O” olmuş ve “O”ndan yansıma yolu ile Hakk görünmüştür.  

Meseleye buradan yaklaştığımız zaman, zaten nasıl bir insan olunmasının gerekliliği ortaya çıkıyor. O zaman Cenab-ı Hak merkezli ve O’nu hoşnut edecek yaşama biçimi; kendi arzu ve heveslerine göre değil, Resûlullah’ın önderliğinde, Allah’ın sevip sevmediği hallere göre düzenlenmiş bir güzel günlük hayat husule gelecektir. Şu bir hakikattir ki, güzel olan şeyi herkes sever. Allah güzeldir, bununla kalmayıp tüm güzellikleri yaratan en güzeldir, güzeli sevendir. O’nun sevgisine mazhar olmak elbette buradaki zikrettiklerimizle sınırlı değildir. Zira “Allah’a ulaştıran yolların sayısı insan nefeslerinin sayısı kadardır.” denilmiştir.

Bu basit çalışma İnsan Kullanım El Kitabı’ndaki “…sever” ve “…sevmez” kelimesi geçen ayetlerden ibarettir. Malumunuz Kur’an-ı Kerim teferruattan uzaktır, ulaşmaya çalıştığımız diğer makbul halleri ise Kutlu nebi’nin her hali Kur’an olan hayatında buluyoruz. Hak Teala’nın sevdiği bütün haller Resulu Kibriya aleyhi ekmelittehaya Efendimizde toplanmış, sevmediği bütün haller ise O’ndan uzak… işte bizler dahi birkaç tefsirden istifade ile mezkur ayetler üzerinde tefekkür edersek dünya ve akibet hayrına vesile olacağı, O’nun sevdiği hallerle süslenip, sevmediği hallerden temizlendiğimizde yani Hak Dostun güzelliği güzelliğimiz olduğunda (en azından böyle bir yolun yolcusu olduğumuzda) vakitlerin aşk ile dolacağı muhakkaktır. Mevla’dan mucibince ameli kolaylaştırması, tesirini halkeylemesi niyazımızla…

 

Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever. [Bakara, 222]

Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever. [Ali imran, 76]

O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.
[Ali imran, 134]

… bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever. [Ali imran, 146]

Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever. [Ali imran, 148]

Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever. [Ali imran, 159]

… Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever. [Maide, 13 – Bakara, 195]

… Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever. [Maide, 42 – Hucurat, 9 – Mümtehine, 8]

(Önemli olan inandıktan sonra iman ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel işler yapanları sever. [Maide, 93]

Allah (haksızlıktan) sakınanları sever.  [Tevbe, 4]

Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan)sakınanları sever. [Tevbe, 7]

… Allah da çok temizlenenleri sever. [Tevbe, 108]

Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (müminleri) çok sever. [Hud, 90]

Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever. [Saff, 4]

… doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez. [Bakara, 190 – Mâide, 87]

… memlekette fesat çıkarmaya, ürünleri ve nesilleri helâk etmeye koşar. Fakat Allah bozgunculuğu sevmez. [Bakara, 205]

Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez. [Bakara, 276]

De ki: “Allah’a ve Elçisi’ne itaat edin.” Eğer (bundan) yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah hakikati inkar edenleri (kâfirleri) sevmez.  [Ali imran, 32 – Rûm, 45]

İman edip iyi işler yapanlara gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez.  [Ali imran, 57-140]

… Bilin ki Allah kendini beğenen ve övünüp duran kimseleri sevmez.  [Nisâ, 36]

Mallarını insanlara gösteriş için sarfedip, Allah’a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez.  [Nisâ, 38]

Şüphe yok ki Allah, kendilerine ihanet edenleri ve günahkarlıkta inat edenleri sevmez.  [Nisâ, 107]

Allah, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Ancak [ondan] zarar gören tarafından söylenmesi başka. [Nisâ, 148]

… Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları (yozlaşmaya ve çürümeye yol açanları) sevmez. [Mâide, 64 – Kasas, 77]

… çünkü o israf edenleri sevmez. [En’âm, 141 – A’râf,31]

Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez. [A’râf, 55]

Şüphe yok ki, Allah hâin olanları sevmez. [Enfal, 58]

Doğrusu Allah, kendilerini büyük görüp hakkı kabul etmeyenleri, kibirlenenleri sevmez. [Nahl, 23]

Hiç şüphesiz, Allah iman edenleri esirger. Çünkü Allah hainlerin ve nankörlerin hiçbirini sevmez. [Hac, 38]

Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez. [Kasas, 76]

İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez.
[Lokman, 18 – Hadid, 23]

Bir kötülüğün karşılığı, aynı şekilde bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah’a aittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez. [Şûra, 40]