Devam eden felah buldu

Sana selam vermek için ve bir de seni bir din kardeşi olarak sevdiğimden dolayı geldim. Yanımda sana vermek istediğim bir hediyem var. Bu hediyye ki güneş doğup yer yüzüne yayılmadan önce bir de batmadan önce şu sayacaklarımı okumaya devam etmendir.

Yedişer defa olmak üzere Fatiha suresini, Nas suresini, Felak suresini, İhlas suresini, Kafirun suresini ve Ayetel Kursi’yi okursun. Sonra yedi defa: “subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe ilallahu vellahu ekber” dersin. Ardından yedi defa salat-u selam getirirsin. Kendin için annen baban için ehlin için akrabaların için ölen ve hayatta olan bütün mü’minler için yedi defa istiğfarda bulunursun ve şu duayı yedi defa okursun:

“Allahumme Ya Rabbi efal bî ve bihim âcilen ve eecilen fiddiyni veddunya velahirati mâ ente lehu ehlun. Vela tefal bina ve bihim ya mevlana ma nahnu lehu ehlun. İnneke gafurun halimun cevvadun keriymun raufur rahiym.”

Meali: Allah’ım! Bana, anne ve babama ve bütün mü’minlere, acil ve geniş zamanlarda, dinimiz, dünya ve âhiret işlerimizde, Senin lûtfuna,şanına lâyık şekilde muamele buyur. Bize, bizim lâyık olduğumuz muameleyi yapma. Sen bağışlayıcısın, cömertsin, hilm sahibisin, Kerîm, Raûf ve Rahimsin.

Müsebbiat-ı Aşere (yedişer defa tekrar edilen on zikir duası) ve Saadet-i Aşr olarak maruf bu duaya dair Şeyh Şahabeddin Sühreverdi (ra) nakleder ki: Şeyh İbrahim et-Teymî Hazretleri şöyle anlattı: “Hızır Aleyhisselam bana hitaben, Ya İbrahim! sana çok faydalı ve nihayetsiz, pek sevaplı bir dua öğreteyim ki benden sana yadigar olsun. Bana da Fahr-i Enbiya Muhammed Mustafa (sav) öğretti ve buyurdu ki: “Ey Kardeşim Hızır! Her kim bunu okumayı isterse, bir kere sabah namazından sonra gün doğmadan, akşam namazından önce güneş batmadan okusa dünyada ve ahirette arzu ettiklerine kavuşur ve korktuğundan emin olur” … Bana öğretilen bu duayı bir iki gün okudum, ansızın bir gece rüyamda gördüm ki cennete girmişim. Peygamberler ve evliya ile uçuyor ve onların yemeklerinden yiyordum. Uyandığım zaman büyük bir lezzet içerisindeydim. Ondan sonra gece ve gündüz gönlüm bu dünya yiyeceklerini istemedi.