Ego Reklamlarına Son

Kendi içimize dürüstçe bir bakalım mı?

Önce biraz sayalım:
Telefon, saat, yüzük, otomobil, ev, sevgili, eş, çocuk, anne, baba, dayı, sosyal statü, oturduğum koltuk, giyindiğim her neyse, oynadığım hangi rolse artık…

Şimdi içtenlikle cevap verelim:

✓Belli nesneler size bir üstünlük ya da önemli olma hissi veriyor mu?
✓Bâzı şeylerden mahrum kalınca, daha fazlasına sâhip olanlara göre, kendinizi daha değersiz hissediyor musunuz?
✓Sâhip olduğunuz şeylerden sık sık söz ediyor veya başkalarının gözünde değerinizi artırmak için onları kullanıyor musunuz?
✓Hiç gereği yokken, sâhip olduğunuz şeyleri laf arasına sıkıştırıyor veya eşyalarınızı başkalarının gözündeki öneminizi, bu sâyede kendi öneminizi artırmak için kullanıyor musunuz?
✓Başka biri, bir konuda sizden daha çok şeye sâhip olduğunda bir şekilde benlik duygunuz zayıfladığını düşünüyor musunuz?
✓Çok değer verdiğiniz bir eşyanızı kaybettiğinizde öfkeleniyor, kendi değerinizden bir şeyler eksilmiş gibi hissediyor musunuz?

Son soruya düşünerek cevap vermeyin sâdece hissedin: Sizin kim olduğunuz, bu kayıpla bir eksikliğe uğradı mı?

Evet cevaplı onay cümleleri çok olan, yitiğini yanlış yerde arıyor, kendini dışardaki nesnelerde bulmaya çalışıyor demektir.

Benlik duygusuna bir şeyler katmak için nesneleri “sahte kimlik güçlendiricisi” olarak kullanmak yani nesne bağımlılığı, özneyi bilemeyen cümleler arasında yaygın bir hastalıktır.

Sahte kimlik taşıyan her insan, kendi değerinin nereden kaynaklandığını bilmediğinden, çoğu zaman eksiklik hisseder, “ihtiyaç-istek-arzu-zevk” döngüsüne girerek bu eksikliği tamamlamak ister.

Ne yazık ki egonun tatmin süresi çok kısadır. Doyumdan hemen sonra, “daha çok” tatmin için yeni şeyler arayışına girer, tüketim toplumunun çarkları böyle böyle döner.

Ne var ki: “Hazıra dağ dayanmaz” tükete tükete nihâyet insanın da ömrü tükenir, bir nesne olan bedenin son kullanım tarihi gelir!

Özneyi bilemeyen nesne olarak kalır, yolcu yuvaya dönemeden, kendine gelemeden film sona erer.

Eh… Bu kadar spoiler (sürpriz bozan) verdik, film değil filmi izleyen olduğunu bilen bilsin artık!

Hem ne demişti işi bilen:
Bu âleme geldin, ya tekâmül edersin ya da yok olup gidersin.

Bir önceki söze binâen reklamların okşaya okşaya büyüttüğü egonun bazı sloganları:

✓Arko Krem: En değerli giysiniz cildiniz

Demek ki beden, giyindiğimiz bir nesne, peki ya giyinen özne? Yaşlandığın zaman buruşursa “ben buruştum” deme, beden eskidi diyebilirsin…

✓Aramis Life Parfüm: Hayat mükemmel bir oyun

Oyun: “Bir menfaat olmadan” hoşça vakit geçirmek için yapılan, çeşidine göre belli kurallara bağlanmış, mahârete dayalı eğlence

✓Atlas: Her zaman keşfetmek için bak!

Keşfetmek: Dis-cover Örtüsünü açmak demek. Özün üstüne örtülen ego örtüsünün “Ben” olan adına konuşma hakkı olmasa gerek!

✓Coca-Cola Light: Işığını yansıt!

Işığı yansıtmak için saydam olmak, letâfet kesbetmek gerekir. Katı ve sabit olan egonun böyle bir marifeti yoktur. Özündeki ışığı, yüzüne yansıyan kendini gerçekleştiren, insanlığından soyunandır.

Rûhullah olandan sızanlar:
Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.

✓Çokomilk: Hiç aklımdan çıkmıyor ki

Aklımda, fikrimde hep sen varsın
Sevdâlı, hülyâlı gözlerin var
Sevmemek mümkün mü güzelim seni
Beni kahreden o gözlerin var
(Aman yâ Kahhâr)
🎵

Meraklısına, Mustafa Keser’den (Pain Killer) niyetine bir başka şîveyle dinlemeleri tavsiye olunur erenlerim.

Hayatın film arasına bu kadar reklam yeter. Adı pek tatlı olan, eskilerden bir nesnede kaldık.

Ego Reklamları devâm edecek…

✓Danone: Bundan daha doğal ne olabilir ki? İyi bak kendine

Zâten insan, kendi özüne doğru, derin, keskin, tek bir b.akış değilse ya nedir?

✓Egos: Başınıza gelen en güzel şey

İnsan doğmak fırsattı, bir de insanlıktan doğdun mu tamamdır!

İçinde(n) göründüğümüz şu insan kılığı, beden ve zihni giyineni fark etmek için en büyük fırsattır ve telâfisi yoktur.

İnsan doğmak bir fırsat yâni değil hediye
Herşey biri birini doğada yiye yiye
Yenemeyecek “ölmez bir öz” olmak istiyor
Tâ ki tenden soyunup Âdem kılığı giye

✓ Elidor: Hep bakacaklar

Başkalarının bakmalarıyla, insanın değeri değil sahte kimliği büyür.

✓First Duo : Daha fazlasını istemekle çok olmuyorsunuz

İşin başında bütünden ayrı zannederken kendini yanlış tanımlayan ego, zaten hep eksik ve yetersizdir asla tatmin olmaz hep daha fazlasını istese de doyumu uzun sürmediğinden “çok olmasına” imkan yoktur.

✓Ford Focus: Hayat sizin, kontrolü kimin?

Kontrol edemediğinin kölesi, kontrolü elinde olanın sâhibidir insan. Beden ve zihin kalıbının istediği hemen oluyor mu? O sesi dinleyip olacağı sen mi tercih ediyorsun, farkında mısın olanların?

✓Garanti Bankası: Başka bir arzunuz?

Sahte kimlik taşıyan her insan, kendi değerinin nereden kaynaklandığını bilmediğinden, çoğu zaman eksiklik hisseder, “ihtiyaç-istek-arzu-zevk” döngüsüne girerek bu eksikliği tamamlamak ister.

✓Kelebek Mobilya : Evini benimser

Bunca zamandır ten evinde, alışık olduğu zihin konforunda misafir olan insanın gerçekliği, aslında ev sahibi olan “saf farkındalığı” fark etmesindedir.

✓L’oreal: Çünkü sen buna değersin

Özne nesneye değer verir nesne özneye değil!

✓Nivea: Güzelliğinizin farkına varın

Maden, bitki, hayvan da güzeldir ama ancak insan idrakinde, bilinç olanların güzelliğinin farkına varabilir. Güzellik yüzüne yansıyan özdendir.

✓Pepsi: Daha fazlasını iste

Bir eksiğin yok, daha fazlasını isteyen ego’yu benimsemekten başka!

✓Peugeot: Kıskanılmaya hazır olun
Başkalarının kıskanmasıyla onların egolarının değeri azalacak hâliyle araç sahibinin değeri artacak öyle mi!

✓Pirelli: Kontrolsüz güç güç değildir

O halde beden ve zihin gibi güçlü bir nesneyi kontrol et, evrenin kaynağı olan gücün, bütünün yararı için fışkıran enerjinin, bir kanalı olarak senden akmasına izin ver.

Ego’nun reklamları bitmez…

Aslında, “Sâhibim öyleyse varım. O halde ne kadar çok şeye sahip olursam o kadar Ben! olurum” reklamı yapan sloganlar,

“Kendini bilmezleri çarçabuk doyuma ulaştıran sloganlardan bezginim” itirâfı duyulana dek devâm edecek:

✓Rodi: İçinden çıkamayacaksınız!

İçinden çıkmadıkça dünya bilinmez. Giyindiğin bedeni ve zihn kalıplarını ölüme yaklaştıkça zâten çıkarıyorsun. Şimdi tam soyun, biriktirdiğin her yargıdan, üzerine yapışan her etiketten, isimden resimden sıyrıl; ölümü öldür hepten kurtul!

✓Slazenger: Kışkırtır!

Ego’nun arzu ve korku zevk ve acı çemberindeki tahrik kokan sloganı, sen de gördüğün yerde tanı altında yatanı!

✓Sony: Onu Sony yapan sizsiniz

Öznenin nesneye olan dikkat, enerji, ilgisi nesneyi canlı ve değerli yapar!

✓ Tefal: Ne varsa sende var

Yeter ki neye “ben” diyeceğini bil; bir eksiğin yok vallahi!

✓Turk.net: Bağlanacaksın, kopamayacaksın

Bir kere özündeki sonsuz zenginliğin kaynağına bağlananın özünden yüzüne tevhid yayını bitmez olur, seyredenin birlik zevkine doyum olmaz.

✓Volkswagen: İnsan görmek istediğini görür

Çünkü gören biyolojik bedendeki göz değil, daha derinde melekut bedendeki enerji bedenden bakandır. O ise saf farkındalığı ile dikkatini, ilgisini nereye yöneltirse onu görecektir.

O halde göreceğin biblo gibi bir Tanrı yüzü de olsa “göster beni göreyim seni deme” Ya Rabbî cennette yüzünü göster diye de isteme, cennet zâten O’nun yüzünden ibâret!

Hep görünen dost yüzü
Andan ayırmam gözü
Gitmez dilimden sözü
Çağırırım dost dost

Diyen nerede yaşıyorsa!

Burada kör olan orada da kör
[İsrâ:72’den]

Vakitlice gözün açılsın da göreceğini şimdiden burada gör zîrâ âlem bayram yeri güzeller güzeli…

Reklamlar bitti, film başlamadan diyeceğimizi diyelim:

İmdî reklamların kaşıdığı bu tarz düşüncelerin kendinizde gıdıklandığı yeri tespit edemediğinizde yâni reklam mantığı fark edilmedikçe, sloganların söylediği her şeye inanır ve o bilinçsiz düşüncelerin doğrultusunda alış-veriş peşinde bir ömür sürüklenir durursunuz.

“Hep daha fazlasını arama ve hiç bulamamak” kısır döngüsünden kendinizi kurtaramazsınız çünkü o düşünce formunun beslediği, ego temelli yapı aktif olduğu sürece, sahip olduğunuz hiçbir şey, bulunduğunuz hiçbir yer, kişi ya da durum, sizi tatmine yetmeyecektir.

Dâimâ daha fazla tatmin vaat eden, yarım benlik duygunuzu tamamlayacağı ve içinizde hissettiğiniz eksiklik duygusunu dolduracağı balonunu şişiren yeni şeyler arar durursunuz.