Dağlar ve nehirler üstüne

Kadim bilgelikle âşinâ olanlar, 9. asır Zen yolu ermişlerinden Qingyuan Weixin’den zuhûr eden, “dağlar ve nehirler” üstüne şâhitliği de pek iyi bilirler:

“Otuz yıl var ki bu yolda çalışmadan önce, dağlar sâdece dağdı ve nehirler sâdece nehir. Yola düştüğümde seyrimin bir yerinde dağlar birdenbire dağ olmaktan çıktı ve nehirler birdenbire nehir olmaktan çıktı. Ancak bu günlerde dağlar yeniden dağ ve nehirler yine nehir…”

Efendim bu yolun sonu nicedir? Başa dönmektir.
[Lisânu’l Kavm: Cüneyd-i Bağdâdî ksa]

Qingyuan Usta’ın bu muammalı sözü, aydınlanma-uyanışın sadece aydınlanma-uyanış olmayan ilk hâle gerisin geri bir dönüş olduğunu mu işâret ediyor acaba?

Buyursunlar efendim birlikte zevk edelim…

İlk adımda “Dağlar dağdır ve nehirler nehirdir”

Zira isim verdik bir kere ve “fark” ile ikili bir zeminde başladık seyrimize.

Öyle ya hepimiz çocukluğumuzdan beri isim, resim ve çerçeve koşullandırmasını seve seve kabul ettik, varlık komasına girdik ve ölümcül ayrılık virüsünü kaptık bir kere.

Yani böyle baktığımızda gerçekten bir dağ, dağın gerçekte ne olduğu görüyor değiliz. Sâdece daraltan bir kavram, zihinsel etiket olarak içi boş bir “dağ” görüyoruz.

Bu, derin bir hipnoz hâliyle kemikleşmiş kavramsal düşüncenin neden olduğu vahim bir ızdırap biçimidir. Canlılığını yitirmiş, akıştan kopmuş donukluk acısını dayatır. Biraz da bu yüzden olsa gerek, yetişkinlik, çocukluğa kıyasla bir kafes gibidir, ne yapsan dar gelir.

Eh, uçan belirsizi yere kondurup çerçeve içine almayagörün…

Aldatıcı görünüşü öyle olsa da sabit, ayrı bir şey yok ki!
(Bu nevi bir kavramsallaştırma ve etiketleme düzeyi, bize, bir dağın ne olduğunu bildiğimiz gibi aldatıcı bir izlenim verebilir)

Aslında olan akan, her an değişen, bütün tek bir şey
Hoş, ikincisi olmadığına göre “şey” bile diyemeyiz. Tek bir eylem akışının bitmesi de olmadığından ikinci bir eylemden bile bahsedemeyiz.

Uzakdoğu’da Satori denilen (miraç ânı) ikinci aşamada
“Dağlar artık dağ değil ve nehirler artık nehir değil.”

Basmakalıp bir biçim inşâ eden, sabit bir kafes ören zihinsel etiketleme eyleminin arkasında, harikulade güzel ve kendinden geçmiş eşsiz, kaotik bir belirsizlik olduğunu, gizli hazinenin göz kırptığı “o parlama anında” doğrudan deneyimle, bizzat algılanır, daha kapısı algı kapıları temizlenince mukabil aynada hakikat olduğu gibi sezilir.

İşte bu “cem” hâlinde nice yıllar demlenmek, öyle sermest gezinmek mümkündür. Her şeye, çoğu zaman gülerek ve bazen de ağlayarak öylece meydanda dolaşıyorsunuz.

Sözde “evren” diye görünenin fevkalade enerjik bir akış olduğunu, her şeyin garip bir şekilde birbirine bağlı olduğunu görüyorsunuz ve aşkın bilgelik, irfan gibi bir şeylerin iması ile zevkten zevke gark oluyorsunuz; eh, yâri güzel olanın, yârinden ayrı duramayanın aklı başta, ayağı yerde ne gezer…

Üçüncü aşama olan dönüş devrinde,
“Dağlar yine dağ ve nehirler yine nehir”

Ancak bu, eski dualistik donukluğa (şirk) geri döndüğünüz anlamına gelmez.

Bu, dağların ve nehirlerin gerçek doğasını bir kez gördüğünüzde, diğer insanlarla kısa yoldan iletişim kurmak adına eski etiketleri kullanmaktan çekinmeyeceğiniz anlamına gelir.

Nihâyetinde, neden olmasın?
Ama artık bütün hikâyenin, bu yarım yamalak görüntüden ibâret olmadığının farkındasınız. Kelimeleri onların îmâ ettiği ayrılık dalgasına kapılmadan zevkle kullanıyorsunuz.

İçinden aynı ırmağın aktığını pekâla bilseniz de içinden göründüğü kaba göre, izahı kolay kelimelere üflemekte “oyun etmekte” ne sakınca olabilir…

İçeri ve dışarı, Ben ve öteki ayrılık yaraları tamamen iyileşen biri, her yöne yayılan, herkese dokunan bir aşk ateşi gibi olmuştur çoktan…

Beden sâkin, kalp, her şeyi kabul edici, zihin açık, özgür ve aydınlık, her şeye nüfûz edici…

Zihinde tutulan alışkanlık ve anılarla örülü “Ben-im” sandığımız aşina evi yıkmamış, sonrasını düşünmeden, büyük bir enerjiyle her şeyi yer ile yeksân etmemiş ve en başta “dağlar ve nehirler” etiketinin ötesine geçmemiş olsaydınız, bu son rahat, dingin, sakinlik aşamasına nice varırdınız, cennetten hiç ayrılmadığınızı nasıl anlardanız?

Dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz
Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi
[N. Mısrî’den]

Deneyimsel olarak söylemek gerekirse, üçüncü aşama dıştan aynı gibi görünseler de, temelde birinci aşamadan farklıdır; bu “Büyük Aydınlanma” denilen kenini tanımanın (marifetullah) ta kendisidir.

Ne var ki her duygu ve deneyime etiketler yapıştıran, istemsiz gevezelik eden, tepki makinasına dönen, donuk kafalı kukla zihin, bu seyirde hiç de refikimiz (Yol-araç) değildir.

ÂNı tevhîd eylemez illâ ki şirk ehli ider
Vahdet-i Hakk’ı DUYANın dili lâldir aklı mât
[N. Mısrî]

Söz, iki sonsuz arasında bir çırpınış
Dil, boşluğun çaldığı bir saz imiş

Kalbin hoşluğunda
Kendiyle dolduğunda
Düşünce kalmaz
Dil, konuşmayı reddeder

Acizliğini itirafla hayretle yoldan çekildiğinde neyin ne olduğu bizzat görülür vesselâm.

Sözün düğümleri

Bu dünya bir kuyu, havasız çömlek
Daralıyorum
Kelime, manâyı boğan bir gömlek
Paralıyorum
ALLAH ismi varken lügat ne demek
Karalıyorum
Kapımı, buyursun diye o melek
Aralıyorum
[N. Fâzıl]

Özcan hâlimizden böyle buyurmasaydı akıl sır almaz işleri olan, gün yüzü görmezdi her biri, birer yara izi olan işbu kelimeler…

İçinde biriken milyon tane şeyi nerede, hangi sırayla ve kime söyleyeceğini bilemediği için kendini ölmeden suskunluk mezarına gömenler var.

Konuşup dururken bir kelimeye, o kelimenin geriye doğru uzanan bir dolu hikayesine, çağrışımlarına, izlerine takılıp kalan, o kelimeden sonra tek bir adım daha atamayanlar var.

Birilerine bir şeyler söyleyedururken kendi sesinin yankılarına kapılan, o andan itibaren başka her şeye sağırlaşan, etrafındakileri unutan, o yankıların peşinde kaybolup gidenler var.

Kendi sözlerinin ağırlığını taşımaya mecal yetiremeyenler var.

Suskunluğunu herkesin kulak zarını patlatacak kadar gürültülü hale getirenler var.

Hayatının bütün üşüyen yerlerini sadece birkaç kelimeyle örtüp ısıtabilenler var.

Anlamlarla kendine bir evren kuran, kelimeleri tek tek gözden çıkaran, tedavülden kaldıranlar var.

“Keşke söylenmiş bütün sözlerimi bir çuvala doldurup” dedi beyaz saçlı adam, “bir dağın tepesinden aşağıya atabilsem!”

İşte ağzı açılan o çuvaldan dökülenler, kimin ne yarasına yararsa artık…

Nidelim baka baka gözden oldum
Diye diye sözden oldum

• A •
« Acele etmeden, teşekkür ede ede yaşayagör… »
« Acı çekmek bir deneyim değildir. Acı çekmek, olan’dan farklı bir deneyim yaşamak istemektir oysa acının farkındalığı acı değildir. »
« Acı çekmek, her şeyin olduğundan farklı olmasını dilemektir »
« Acı çekmenin zamana ihtiyacı var, şu anda hiçbir acı yaşayamaz! »
« Acı çektiğimizi kimseye duyuramadığımızda acı çekmekten vazgeçeriz. »
« Acı gerçektir. En çok neresi acıtıyorsa oradan başla. Asıl yarayı iyileştirmek için önce acil olandan başlamalı. »
« Acı kaçınılmazdır, acı çekmekse isteğe bağlıdır »
« Acı öğretir, öğrenen tatlanır »
« Acı vardır ve gerçektir. Ama acının asıl nedeni, gerçekliğin doğasını tanımamaktır. »
« Acı ve korku, kim olduğumuzu unuttuğumuzda bizi uyaran alarm sesleridir. »
« Acı, ‘beni yanlış yerde arıyorsun, evine dön’ diyen bir mutluluk çağrısıdır. »
« Acı, egonun kabuğunu kırabilir ve ışığın içeri girmesine izin verebilir. »
« Acı, evrenin size ‘yanlış bakış açısına sahipsin’ demesinin bir yolu sadece »
« Acı, hayatla akma konusundaki isteksizliğimizin bir işaretidir »
« Acı, hiç beklemediğimiz yerde sunar şifâlı gücünü… »
« Acıya karşı daha duyarlı olmadan zevke karşı daha duyarlı olamayız. »
« Âciz bir tanrı, güçlü bir şeytan yaratır »
« Act but do not re-act »
« Acz, sonsuz kudreti seyir makamıdır »
« Aç gözlerini, bu dünyâ sâdece bir rûyâ… »
« Açamam, açamazsın, açılmaz; sıfırın içinde bir delik daha… »
« Açığa çıkan fiili, benliğine bağlayan fâil olur hesâbını öder, fiilin farkında olan şâhid olur zevkini sürer. »
« Açık oluşuyla gizlendi, gizli oluşuyla gözlendi »
« Açılmıyorsa senin kapın değildir, zorlama… »
« Açlığa devam et beni görürsün. İnsanlardan uzaklaş bana kavuşursun »
« Açtım bir elmas oda, devler şâhı uykuda… »
« Adalet duygusunun noksanlığı, insanda oburluk olarak tezâhür eder »
« Âdem sensin sen ve dünya ise senin Havva’n, her an senden yaratılışta, senden çıkmada. Öyleyse kendini sevmek ve Havva’nı sevmek aynıdır. »
« Âdem, kendi özüyle bağlantı kuran demek… »
« Âdem’e secde etmeyen, şeytân değil yâ o nedir? »
« Âdeti böyledir yüksek dağların, Aslı’ya yol verir Kerem’i bağlar »
« Âdetullah böyledir, icbâr etmez, ilhâm eder; iki koku salar, ciğer kokusu köpekleri uyandırır, gül kokusu bülbülleri »
« Adım adım ileri bu âlemden iç.eri, 18bin âlemi gördüm bir dağ içinde… »
« Adını unutmadan, Allah adını anma! ‘Atın güzel’ denince atmış gibi pozlanma… »
« Affetmek, bir mahkumu serbest bırakmak ve o mahkumun sen olduğunu keşfetmektir. »
« Affetmek, daha iyi bir geçmişe dair umudu bırakmak demektir »
« Affetmek, öfkeyi ve acıyı yok eder. »
« Affetmek, rüyada olan rüyada kalır demek »
« Affettiğin her bir insan için kendi yaranı iyileştiriyorsun »
« Agah olasın: olabilecek âlemlerin en mükemmelindesin! »
« Ağaç meyvelerinden, sistem sonuçlarından belli olur »
« Ağaç zâten tohumdadır »
« Ağaçtan meyve yiyebilmek için, tohumun toprakta çürümesi gerekiyor… »
« Ağlamak ki zekâtıdır tüm anlatamadıklarımızın. »
« Ağlamayan gözün, gördüğünden hayır gelmez. »
« Ağzınızdaki dosdoğru manevi jargonla büyük büyük laflar etmek kolay ama asıl mesele hayatın size bir musibetle çarptığı zamandır. Kitap bilgisini çöpe mi atıyorsunuz yoksa anladığın hakikate göre mi yaşıyorsunuz? »
« Ağzından çıkanlara dikkat et, neyi konuşursan onu çoğaltırsın, ikiden çıkanı, birden çekersin »
« Âh dünya bu ya; bir resim çizmişler suya, sahte manzara, sahte boya »
« Âh şu yalnızlık; kemik gibi, ne yanına dönsen batar »
« Âhir Muhammed nûru balkıdı içimizden… »
« Âhireti seven, âhir.ette kalır »
« Ahmed’in adı tüm nebîlerin adıdır, yüz geldi mi doksan dokuz içindedir »
« Akan zamanı biriktiremezsin! Sonra yaşarım diye bir şey yok… »
« Akıl akıl, gel bana takıl »
« Akıl sâdece akılsızlara yol gösterir »
« Akıl, kuşa isim verip bağlar. Kalp onu uçarken görür, ötelere ağar… »
« Akıllılar varlık pergelinin noktasıdır ama bir tek aşk bilir bu dairede başıboş dolaştığını »
« Akış, bir faaliyete tamamen kendi iyiliği için, kendi güzelliğiyle dâhil olmaktır. Ego, ayrı düşer ve zaman uçup gider. »
« Akışın bilgeliği, bizim tercihlerimizden ötedir »
« Akışına güzellikle izin ver, direnen kalmayınca geçiyor işte… »
« Akışta kalamaman da akışa dâhil… »
« Akıyor işte… Durursan duran sâdece sensin, devr ile dönersen devrânın kendisi sensin »
« Akl-ı küll’ün vahyine nas, aklı cüzz’ün ilmine kıyas derler »
« Aklım olur yargılarsın beni, gönlüm olur sararsın beni! »
« Aklın ucu ancak sâhile değer deryâda… »
« Aklına gelen bütün ihtiyaçlarını bir alışveriş merkezinde giderebilen bir insan, Kafdağı’nın ardında neyi arasın? »
« Aklında bir fikir olarak varsın »
« Aklını sat, hayret satın al »
« Aklınızı kaybedin ve kendinize gelin »
« Akmazsan bulanırsın; durursan kendine takılırsın… »
« Aktığı suda, ‘benin’ buzdan evini çözemeyen, benliğin sınırlarına mahkum olarak ateşte yaşar. »
« Aldığı nefesi verememekten ölür her insan, kendini vermeye alıştır ey can… »
« Aldığım ve verdiğim nefesi ekliyorum, bu durakta sâdece kendimi bekliyorum »
« Aldığın her nefesin kadrini bil; ot değilsin ki kesildikçe bitesin. »
« Aldığın nefesi bile geri veriyorsan, hiçbir şey senin değil… »
« Aldığın yara, ışığın sana sızacağı yerdir: Kul sıkışmayınca Hızır… »
« Aldım da sakladım gönlümden eve, ben hep gezerim onu seve seve »
« Alem ağacının çekirdeği meyvesi, özü sözü insan… »
« Âlem dediğin, hayâl içinde hayâldir! »
« Alem sahnesi, her dem yenilenen bir var … yok oluş perdesidir »
« Alem, Âdem’den doğmuştur. »
« Âlem, sürekli yenilenen bir vâroluş – yokoluş sahnesidir »
« Âlemden maksat: bir kâmil insanı meyve vermesi, insan’dan maksat ise o demin gelmesidir. »
« Alemden zuhûra gelen ben… »
« Âleme cellâd gerek, sana ne gerek! »
« Âlemin gözbebeği olduğunuzu anlamak için uyanın »
« Âlemin öznesi Allâh’tır. »
« Âlemlere bürünmüş, âlemin efendisi »
« Âlet işler el övünür, tâlih işler kul övünür. »
« Algılanan her şeyin zemini olduğumuzun farkında mıyız? Yoksa Gülhane Parkı’nda mıyız? »
« Algınızı değiştirdiğiniz an, vücut kimyanızı yeniden yazmaya başladığınız andır. »
« Alışkanlık içindeki bir zihin katı ve duyarsızdır oysa farkındalık sürekli esneklik, uyanıklık gerektirir »
« Âlimsin âlim, bilirsin hâlim… »
« Allah bir nûrdur ve ancak kendi nûrundan görülebilir »
« Allah bir, kapısı bindir… »
« Allah birdir, çoklukta tektir. Vahdette bâtın, kesrette zâhirdir »
« Allah deldiği boğazı aç komaz! Yiyebileceğin aşı, tutabileceğin işi yap. Her tencereye köz, her pencereye göz olma! »
« Allah için zor yok; Allah ile olan için de zor yok! »
« Allah ile arandaki en uzun mesafeyi oluşturan en kısa kelime ‘ben’… »
« Allah ile irtibatlandıramadığın her şey mâsivâdır »
« Allah insanı ümit diye yarattı; Ümit diye yaratılan ne Allah’ın ümidini boşa çıkarır ne Allah’tan ümidini keser. »
« Allah var, her iş kendi işi ve işler yolunda, işler hep yolunda! »
« Allah var, her şey var… »
« Allah, bir kuluna hayır murâd ettiğinde onu insanların ihtiyaçlarını karşılama yolunda istihdâm eder. »
« Allah, bizi varlığına delil olarak yarattı, biz yokluğuna delil arıyoruz »
« Allah, dedikten sonra yolunu tut. Efendim dedikten sonra sözünü tut. Kardeşim dedikten sonra elini tut, kinini yut! »
« Allah, her insanı iddiâsından vurur. »
« Allah, herkese ihtiyâcından görünür! »
« Allah, kendini örtüp insanı yaptı perde! En büyük tesettür bu; aç onu HAKK’a er de… »
« Allah, kulunda sûretini değil manâsını, özünü görmek ister. Kulun manâsı tevhîd ve ihlâstır. »
« Allâh, özünü bilip yoğunlaştırdı ismi, özünü bil de nûra çevir cismi »
« Allah, uçamayan kuşa alçacık dal verir. »
« Allah’ın verdikleriyle değil, vermedikleriyle meşgulüz. İşte budur çektiğimiz çilenin sebebi… »
« Allâh’a emânet olun… »
« ALLAH’a en aziz bebek, gözdeki o noktadır! Her ışın orda biter yani varlık yoktadır »
« Allah’a en yakın olduğun an, en küçük göründüğün andır: SECDE! »
« Allah’a varan en kısa yol namaz kılma değil, namaz kılandır »
« Allah’ı gönülden arayan, gönülde Allah’ı bulur; hoş.bulan ol olur… »
« Allah’ı kendinden ayrı gören, nefisten başkası değildir. »
« Allah’ı sabitlemeyin »
« Allah’ı yoldaş ettin mi dirisin, Allah’la gittin mi ebedîsin… »
« Allahım, bana neye ‘ben’ diyeceğimi unutturma! »
« Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın »
« Allah’ın cemâline celâlinden varılır, yoksa varlık bir bütün olarak tanınamaz! »
« Allah’ın, kendini kucakladığını hisseden, cümle varlığı kucaklar. »
« Allah’la bağlantısız her şey tüketilir; tüketilen her şey ise sıkıcıdır. »
« Allah’la konuşan varsa da O’nu dinleyen yok »
« Allah’la konuşmayı öğrenin »
« Allah’ta yok yok… »
« Allah’tan bilince, hepsi yerli yerince… »
« Almaya hazır olmadığın hiçbir şey sana verilemez… »
« Altın, ateşte tanınır. »
« Altın, temizlenmek istiyorsa ateşten geçmek zorundadır. Aşk ateştir. »
« Altın, tenhâda sayılır. »
« Amân dileyene kılıç çekilmez! »
« Amelde temenninin ilâcı ümit, ilimde hüsrânın şifâsı irfândır. »
« Amelim özürlü, hâlim kusurlu deyip durma, ne âmelini gör ne kendini! »
« An, en yüceyi anmak için, zaman ise oyalanmak için… »
« Ancak bunların hepsi tabelâdır ve tabelâya tapmakla şehre varılmaz »
« Ancak Hak kendini bilir ya da kendini bilen Hak’tır! »
« Ancak her şeyi kaybettikten sonra her şeyi yapmakta özgürüz. »
« Ancak O’nu an.la.makla perdeler açılacak; tercih senindir renkleri seyretmek mi? Kaynağı görmek mi? »
« Ancak sâbit olan bilinebilir, o halde kesintisiz akıştan her bildiğin puttur »
« Ancak sınırlı olan mükemmelleştirilebilir. Sınırsız olan zâten mükemmeldir. »
« Anda açılır sonsuzluk salıncağı; bir o yana bir bu yana… »
« Anda ben yoktur ancak an, Ben Olan Ben’in ta kendisidir »
« Anda farkında olan ‘Ben-im’ der. O ‘Ben-im’ diyen sen değilsin! »
« Anda ol ki olanı fark edebilesin… »
« An’da olmak dağılmamaktır, dağılan BEN öyküler yazar, başlar öykünmeye… »
« Anda tamamlanıp zam.anda kemâle gideriz »
« An’da yaşayan Hakk’ı büsbütün hissedip yaşayandır; dününün anısıyla yaşayıp geleceğin kaygısını çeken ise kişilik taşıyan »
« Ânın içinde rahatlayın ve sürüşü O’nun yapmasına güzellikle izin verin »
« Ânın sunduğu her şeye tüm dikkatinizi verin… ‘Döndüğü zaman, bütün vechesiyle dönerdi…’ »
« Anlam andadır, kendine geldikçe, Allah’ı andıkça anlaşılır »
« Anlamadığında, gerçeğe bağlısın… Anladığın zaman, gerçeklik sana bağlı… »
« Anlamadığınız bir problem hakkında bir şeyler yapmak, karanlığı ellerinizle bir kenara iterek temizlemeye çalışmak gibidir. Işık gelince, karanlıklar bir anda yok olur. »
« Anlamanın boyu, anlatmaya geldi mi kısalır. »
« Anlamaya başladığında affetmeye başlarsın »
« Anlamaz hayvân olan hayrân olan anlar bizi »
« Anlaşılmak bir nevi çözülmektir ama çözülmüş bulmacayı kimse umursamaz ki! »
« Anlık, süreksiz bir varlık akışı içinde güvenlik, kesinlik ve kalıcılık arayan bir zihin çok komik değil mi? »
« Anne, dünyaya baktığımız penceredir. »
« Anne-baba iyileştiğinde, çocuğun sorunları ortadan kalkacaktır. »
« Apaçık görmeyi istiyorsan, canınla oyna… »
« Aradan çıkması gereken ego değil ‘egonun var olduğu’ inancıdır. »
« Aradığın cevaplar asla zihin meşgulken gelmez, onlar zihin durgunken, sessizlik en yüksek sesle konuştuğunda gelir »
« Aradığın her neyse, yana yana aramazsan çıkmaz karşına! »
« Aradığın o hakikat sende, hakikati aramaktır perde, sorup durma ‘nerde, hani nerde?’ »
« Aradığın sendedir; ezelde bulduğun bir devlettir. »
« Aradığın su, düştüğün kuyudadır! »
« Aramaya devam ettiğin sürece bulamayacaksın »
« Aramayı bıraktıktan sonra çok şey bulunur »
« Arayan aranandır, içine saklanır, unutmuş gibi yapar, dışında arar durur »
« Arayan, aradığı nisbette ayrı düştü. Aradığını, varmak istediği yere birlikte taşıdığından onun kazancı sâde çektiği zahmet oldu. »
« Arayış sona erdiğinde arayan rahatlar ve kendi aslî doğası ‘ne olduğu’ öne çıkar »
« Arayış, arayan ‘kimse’ kadar gerçektir. »
« Arayış, hayali bir aydınlanmış geleceğe sürekli bir çekimdir. Bu bir arzu, gerçek değil… »
« Arayış, ona zaten sahip olduğunun yani öyle olduğunun farkındalığını örttüğünden egoyu temsil eder. »
« Arayışı sona eren her ‘kimse’ ölür ve hiç kimse iki kere ölemez! »
« Ardından okyanus sürükleyen bir nehir var… »
« Arı sırrı: Alî sırrı »
« Arı-duru bir hale gel de tabiat kuyusundan çık. Bulanık suyun safası olmaz ki! »
« Ârif olan anlar bu ilm-i razdan, cevher-i hakikat çıkar mecazdan »
« Ârif olan bilerek Allah için çalışır, câhillerse kendileri için çalıştıklarını zannederek bilmeden Allah için çalışırlar. »
« Ârif olurmuş ehl-i Hak, doğmazdan evvel ânesi… »
« Ârif, Allah’ı her şeyde gören, her şeyi de Allah’ta gören kimliksiz kimsedir. »
« Ârif, başkası ve ötekini göremez zîrâ gayrısı görünmez baktığı yerden »
« Ârifin hayâli hakîkattir »
« Ârifin son mertebesi nedir? Tıpkı var olmadan evvel olduğu gibi olmak… »
« Ârifin uyanık hâli, uyuyormuş gibi hissettirir. »
« Ârifin zikri, görenin gördüğünü hatırlamasıdır »
« Arka plan olmadan figürü, boş olmadan doluyu, zaman olmadan hareketi, direnç olmadan eylemi, keder olmadan neşeyi göremeyiz; ikili birli bir film bu… »
« Artık düşündüğün her şeye inanmadığında, düşüncenin dışına çıkarsın ve düşünen kişinin sen olmadığını açıkça görürsün. »
« Artık ölümden korkmadığında yaşamakta özgürsün »
« Artırma, azalt; gereksiz hareketleri terk edenin, mükemmel tabiatı ortaya çıkar »
« Arzu ağlar, özlem bağlar, akıl sınırlar »
« Arzu etmeden sev, tutku duymadan bağlan, acı çekmeden ayrıl »
« Arzu ve korkularını bertaraf et! Sana zulmeden kimsenin kalmadığını göreceksin »
« Asıl efendi, etrafına efelenen değil egosu üfelenendir »
« Asıl, gölgeye, gölgenin kendisinden daha yakındır »
« Asla kaybedilemeyen asla bulunamaz »
« Asla uyumayan ve uyanmayan ve solgun yansıması ‘Ben’ hissimiz olanı bulun. »
« Aslı ALTIN olan, kat kat boya ile kendini başka bir şey sanıyor. Ekledikçe değil çıkardıkça özü yüzüne yansıyor. »
« Aslına muhabbetin, faslına hizmetin kadardır ‘insanlığın’ »
« ‘Aslı’ olanın tekrarı olmaz, devamlılığı olur. »
« Aslında dünya karmaşık değil. Karmaşık olan kelime veya sayılarla büsbütün anlamaya çalışmaktır. »
« Aslında hayat s.o.luyor; yaşayan kimse yok… »
« Aslında hiç yalnız kalmadın, bir nefes kadar yakınım sana… »
« Aslında kalp kırılmaz, kırılıp incinen hep egodur. »
« Aslını bul, kadrini bil… »
« Aşabilen ben.dini, kurtarıyor kendini… »
« Âşığın eti zehirlidir. »
« Âşık maşukunda olunca(valeh) veya maşuk âşıkında olunca(heyman), yol aradan çekilir »
« Aşık olduğun insan, kimseye benzemez ama geri kalan herkes ona benzer »
« Aşık olmak değil olmamak hastalıktır. »
« Âşık, kendi figânında mâşukun cevâbını dinler »
« Âşıka ancak tasarrufsuz temâşâdır garaz »
« Âşıklar ölmez »
« Âşıkların kulağı güle benzer; ilâhî söz bülbülüne âşıktır… »
« Aşıkların sözlerini alıp satan aşık mıdır? İçini görmez sarayın vasfeder duvarını… »
« Aşılanmamış ağacın yemişi ağız burar »
« Aşılmaz olan içindedir; sen dışına tırmanıyorsun… »
« Âşinâlık kayıtsızlık doğurur; hayretimi arttır Allâhım »
« Âşinâlık tâ ezeldendir yâr ile; bu talep nerden gelir rüyet mukaddem olmasa »
« Aşk açığa çıksın diye bütün film; diğer eylemleri silin… »
« Aşk ateştir; eritir, kavuşturur, bütünleştirir; birleştirir! »
« Aşk dediğin çiftleşmek değil ‘tek’leşmektir… »
« Aşk diriyi öldürür, ölüyü diriltir »
« Aşk ehline şarap benim… »
« Aşk ile hakikat, aynı özdendir. İkisinin de azı ya da çoğu olmaz. »
« Aşk ile yanmayan, karanlıkta yürüyor demektir »
« Aşk masivayı, kendinden gayriyi yakar »
« Aşk nedir? Fıtratında olup kendinde bulamadığını, bulduğun yere kapılmandır. »
« Aşk olsun! Ayrımız mı var doğrusu; gülün adı değişse, değişmez ki kokusu »
« Aşk seçici değildir, arzu öyledir. Âşık için âlem birdir, el âlem olmaz »
« Aşk seçici değildir, düşünce öyledir… »
« Aşk senden ayrı mı ki başkasında bulasın »
« AŞK, Sıfır’a doğru rehberlik eder ve ayrı görünen İki’sini, Bir’de eritir. »
« Aşk yıkım ister »
« Aşk yolunu seçtik sanırdık meğer yolun sahibi layık bulduğunu tercih edermiş. Akarsu gayriyatları kenara atarmış. »
« Aşk, basitçe ‘OLAN’dır, zihnin ‘ne olması gerektiği’ne dair benzersiz şekilde şartlandırılmış görüşünden çok önce… »
« Aşk, bütün evrenin ‘Âmin’ deme biçimidir. »
« Aşk, bütün tercihlerin sevgiliden yana yapılmasıdır. Âşık susunca, ârif konuşunca helâk olur. »
« Aşk, her şeyle özdeşliğine yeniden uyandığında, kendini her şeyde, her şey olarak tanıdığında deneyime verdiğimiz bir isimdir. »
« Aşk, kölelerin işi midir acaba? Sonunu düşünen aşkın kokusunu aşk sanmış olmasın… »
« Aşk, niye en başından kan dökücüdür? Yabancı olanlar kaçsın diye. »
« Aşk, sana kendin hakkında yeni bir şeyler söyleyen biriyle tanıştığın zamandır. »
« Aşk, seçici değildir arzu öyledir. Aşk için âlem bütündür elâlem olmaz, yabancı bulunmaz »
« Aşk’a dâir fikirleriniz eriyip gidince ‘Ben’ ve ‘Sen’ kaybolur; geriye kalan Aşk’tır. »
« Aşk’dır Hakk’a yitiren âdemi, hiçe say aşksız geçen demi »
« Aşkın bakış açısı kimseyi dışarda bırakmaz »
« Aşkın kazananı yoktur »
« Aşkın süsü, samimiyettir »
« Aşkla yapılsın diye bekler tanrı mabedi, taşlar getirir insanlar. »
« Aşktan korkarlar çünkü aşk, kontrol edemeyecekleri bir dünya yaratır »
« Aşkullahtır kıblegâhım, vechullahtır secdegâhım, gönlümdedir Beytullâh’ım, âah ki bundan dinmez âhım… »
« Atalar dini bizi bağlamaz, ikinci el idrakler fayda sağlamaz »
« Ateş her madeni sınar, yanarsa odundur, kızarırsa demir, daha çok güzelleşirse altındır, İbrahim ateşte parlayan… »
« Ateşe attığınız her şey, ateşe dönüşür. »
« Ateşi aşk olan bir ocağımız var… »
« Âteş-i aşkımız dâim olsun »
« Ateşi dâima su ile korkuturlar fakat suyu hiç ateş ile korkutabilirler mi? »
« Ateşten çıkmanın yolu, ateşin sonuna kadar yürümektir. »
« Atın değişmesiyle binicinin değişmesi gerekmez »
« Ayağa kalktığımda bir kuş gibi neşeyle kalkayım. Düştüğümde bir yaprak gibi pişmanlık duymadan düşeyim. »
« Ayak, yeri hissettiğinde kendini hisseder. »
« Ayar vermek yerine, kulak vermeyi dene… »
« Ayb gören, gayb göremez »
« Aydınlanma, elde ettiğiniz bir şey değildir. Bir şeyin yokluğudur. »
« Aydınlanma, sahip olmadığın bir şeyi elde etmekle değil özdeşleştiğin bir şeyi bırakmakla ilgilidir. »
« Aydınlanma yıkıcı bir süreçtir, sahteliğin unufak olmasıdır. Oyunlardan oluşan ön cephenin arkasını görmek, doğru olduğunu sandığımız her şeyin kökünden yok edilmesidir. »
« Aydınlanmanın önündeki en büyük engel, hâlihazırda aydınlanmamış bir kişi olduğunu düşünmendir. »
« Aydınlanmaya çalışan kişi, denizde erimeden onunla birleşmeye çalışan buz tanesine benzer… »
« Aydınlanmış ilişki, içinizdeki sessizlik bir başkasındaki sessizlikle buluştuğunda olan şeydir »
« Aydınlanmış olduğumu ne zaman anlayacağım? Daha fazla soru sormanız gerekmediğinde. »
« Âyet-i aşkı eylesen tertîl, can atardı zemîne Cebrâil… »
« Ayıp gören “Gayb”dan koku bile alamaz! »
« Ayıp görmemek, irfandandır »
« Ayıpladığınız şeyle ayıplanmadıkça ölmezsiniz… »
« Ayıran kendini ayırır, birleştiren kendine ulaşır. »
« Ayıran kendini ayırır; âgâh olasın cümle kâinattır vücûd dediğin! »
« Ayırmayı bölmeyi bırak, payda bir olmadan pay, kendi olarak kalamaz! »
« Âyinedir bu âlem; bakmaya cesâreti olana »
« Ayna güneşi çekmek için ne yapabilir? Tozu silinir ve ilk parlaklığına döner; zihin hazır olur olmaz, güneş onun içinde parlar. »
« Ayna şekilsiz hale gelince değerlenir çünkü bütün şekilleri gösterici hale gelir »
« Aynada resim varken ayna gözden silinir; aynanın GAYBolduğu bu misalle bilinir! »
« Aynalarla dolu bir evde yaşıyoruz ve pencerelerden dışarı baktığımızı sanıyoruz. »
« Aynaya kılıç çeken, kendine kılıç çeker. »
« Aynayı suya koyarsan paslanır elbet… »
« Aynı anda cesedinle dünyâda, nefsinle berzahta ve ruhunla da âhirettesin bilmem ki sen nesin? »
« Aynı ırmakta ikinci kez yıkanılmaz. »
« Ayrı başımız olduğu sürece başımıza gelenlerden kaçamayız »
« Ayrı benlik ego, kendinden kurtulmaya çalışarak kendini sürdürür. »
« Ayrı benlikle ilgilenmiyorum »
« Ayrı benlikten tam arınmadan hakikat bilgisini izafi kişiliğimizin üstüne inşa edersek gökteki tanrıya yok deriz yerde kendimizi tanrı sanırız. »
« Ayrı bir dinleyen kalmayana kadar sessizliği dinleyin. »
« Ayrı bir siz yoktur. »
« AYRI kelimesi lugatinden silinen için uzak ve imkansız görünmez olur… »
« Ayrı kişiler olduğumuza ve ayrı şeylere bir isim verildiğine inanmaya şartlandırıldık. Gerçekte, biz hayatın ta kendisiyiz; sınırsız bütünlüğüz. »
« Ayrı şey görmeden ayrı kişi yaşayamaz. Bu yüzden engin gökyüzü, beyaza bürünmüş yeryüzü seyri, ruha safa verir. »
« Ayrı ve yalnız kelimeleri lugatinden silinince sorun kalmaz »
« Ayrı ve yalnız, geçmişi ve geleceği olan bir benlikle artık özdeşleşmediğimizde, hapishanemizin duvarları yıkılır, güneş ilk defa doğar. »
« Ayrı, cansız, madde kelimelerinin gerçekliğini sorgulamalıyız. »
« Ayrıca ben, varlık olarak yoktur; zihinde bir düşünce, bütünün anlık eylemi sâdece… »
« Ayrılık azabından kurtulmaya, ‘ben’ yarasından iyileşmeye geldik »
« Ayrılık bulutu kaybolana dek güvensizlik hissi asla ortadan kaybolmaz »
« Ayrılık olmadığını, yeteri kadar ayrılıktan bilirim… »
« Ayrılık rüyâmızdan uyanmak için var görünüyoruz »
« Ayrılık rüyasından uyanmak için adımızın geçtiği filmde, görünen ve olanı bir sanan, yaman aldanır »
« Ayrılık yaman kelime… »
« Ayrılık yanılsamamızdan uyanmak için buradayız »
« AYRILIK YARASI kabuk bağlar kimlik olur ve her kimlik sâhibi ölür »
« Ayrılık, kalpte bir yara; nerdeyse tüm düşünce-duygu-faaliyet-ilişkilerimiz bu yaranın acısını dindirmek için… »
« Ayruk bana ben dimeyem kimesneye sen dimeyem ya kul ya sultân dimeyem, kalsun işidenler ta’na »
« Az bilmek için çok okumak gerekir! »
« Az olup kâfi gelen, çok olup da oyalayan, nimetin şükrünü unutturan şeyden daha hayırlıdır. »
« Az sanma kendini. Sen, büyük büyük teleskoplarla çok çok uzaklarda gördüğün o engin şeysin. »
« Az yemek lâzım… Ecük yersen o seni taşır, ecük fazla yersen sen onu taşırsın! »
« Az yiyerem hekimle işim olmaz, düz giderem hâkimle işim olmaz. »
« Azâmet küçülmekle açığa çıkar: NOKTA en küçük BİR.İM »
« Azığım yok yazuğum çok… »
« Aziz ömür hamallıkla geçiyor. Oysa hamalın taşıdığı yük, sahibine aittir kendisine değil! »

• B •

« B.aktığına kendini tanımak için bak… »
« Babanın adını koyan çocuk, Allah’ın adını koyan kul’dur. »
« Bağımlılık, cesâreti yok eder »
« Bahçeye diken aramak niyetiyle girersen kendinden başka bir şey bulamazsın! »
« Bahçeye dönecek bir tohum ekmek için önce toprağın bağrı yarılmalı, aşk tohumlarının açılması için ayrılık acısıyla açılmalı… »
« Bahçıvanın ilk düşüncesi meyve idi, bahçede son sûret meyve oldu »
« Bak işte beklediğinde ölüm bile gelmiyor; bekleme güzeller güzeli… »
« Bak kuşlara, çırpınmayana gökyüzü verilmiyor… »
« Bakışın kalbini anlatır, iyi ya da kötü yok… Hiçbir şey olduğu gibi değil herşey gördüğün gibi »
« Bakışını değiştiren, akışını değiştirir »
« Baktığım yüzde gördüm taptuğumun nurunu, dostumu bugün buldum, ben n’iderim yarını? »
« Baktığın benim, gördüğün sensin »
« Bana bakıyorsun, dışarıdan bakıyorsun ama gözlerinin ardında kim olduğunun farkında değilsin; git ve kim olduğunu bul! »
« Bana en iyi gelen şey, ayrı bir ‘Ben’ olmayışı…m… »
« Bana okyanustan ayrı bir dalga getirin, size evrenden ayrı bir insan göstereyim. »
« Bana, doğmadan önceki yüzümü göster »
« Bâri sen, kendi güneşini gölgeleyen bulut olmayasın! »
« Basit yaşayın. Cömertçe sevin. Dürüstçe konuşun ve kalbinizdekileri dile getirin; her gün dua edin. »
« Basitliğiyle gizlenen bir sır: her şeyin olduğu gibi olmasına izin ver »
« Baş gözü uzağı görmeye yarar; özün sana senden yakın! »
« Baş, ayakların seviyesinde olunca fark kalkar, insanlık mertebesi secde ile tamamlanmış olur. »
« Başına ne geliyorsa bil ki başın olduğu için geliyor ve sen diledin böyle olmasını. Suçlayıp şikayet edeceğin kimse kalmayınca… »
« Başını kaldır da bir bak, senin gözlerinden kendini görmek isteyen yıldızlara, aya… »
« Başını kaldır; cennette sınır yok, sınırların hepsi dünyada… »
« Başkaları için kendinizi unutursanız, o zaman sizi daima hatırlayacaklardır. »
« Başkalarına veya kendinize kanıtlamanız gerektiğini düşündüğünüz şey, sizi bağlayan şeydir. Oysa gerçeğin ne kanıta ne doğrulanmaya ihtiyacı yoktur. »
« Başkalarının hayatından ders alın. İnsan, bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor. »
« Başkalarının ne düşündüğünü umursamıyorsan, mutlu olmak için çok şeye ihtiyacın yok. »
« Başkalarının tanrılarına tapmaktan usanmadın mı? »
« Başkalarıyla arandaki mesafeyi boşver, kendinle arandaki mesafe nicedir? »
« Başkası olmadığında korku yoktur, korku yoksa özgürlük vardır »
« Başkasının ceketiyle dik yürünmez, başkasının entarisiyle düğüne gidilmez… »
« Başkasının namazını sorgulamak, senin abdestini bozar »
« Başkasının tüyleriyle kendini süsleyebilirsin ama uçamazsın. İnsanlar bunu gerçekten bilmiyor ama kuşlar biliyor. »
« Başlamak, başarmaktır… »
« Baştan başlayalım mı unutup her şeyi tıpkı hep yaptığımız gibi ezelden beri »
« Bâtıl, yok olup durucudur sâdece illüzyonlar yok olabilir; gerçek, kalandır »
« Bâtılı tasvîr, bâtıldır… »
« Bâtında O’nu ispat et, zâhirde O’na şahit ol: birliğin gücünü hisset! »
« Bâtındaki düşünce, zâhirdeki sûret dokunmasın ipliğidir »
« Bâtındaki hazîne aşkını izhâr için çok-çeşitli görünüyor. »
« Bâtınının beyânı nûr-i cândır, zuhûrundan nişân mülk-i cihândır »
« Batmaya çalıştığınızda yüzersiniz. »
« Bayram, Yeterli’dir… »
« Bâzen aşkın söylettiği yerden açarlar bâzen de irfânın dindirdiği yerden örterler »
« Bâzen bir başı okşamak bâzen birinin üstünü örtmek bâzen de vakti geleni uyandırmak zekattır. »
« Bazen bulutlar kapatsa da sonsuz ihtimale çağıran gökyüzü hâlâ orada, düşen başını kaldırmayı unutma »
« Bâzen duraklatın… Hayat, dinginlikte güzeldir »
« Bâzen şarj etmenin en iyi yolu fişini çekmektir »
« Bazı değişiklikler yüzeyde olumsuz görünüyor ama yakında yeni bir şeyin ortaya çıkması için yaşamınızda bir boşluk açıldığını anlayacaksınız. »
« Bâzı rüyâlar uyanınca başlar »
« Bebeklere bak… Zayıflığınız aslında güçlü yanınızdır, kudret acziyettedir. »
« Beden bağı çözülen öldürülemez, aklı başta olmayan kandırılamaz, bir eşyası kalmayan soyulamaz, ayrı başı kalmayanın, başına bir şey gelmez, olmuş olacak fark etmez… »
« Beden dalına konarsın sonra o dal kırılır ve geriye ‘neysen’ o kalır. »
« Beden eylemsiz, zihin nesnesiz ve ne varsa aniden boşalır: Boşluğa yaslanmak… »
« Beden nerede parçalandıysa kanatlar oradadır »
« Beden senin atındır bu dünya da onun ahırıdır, atın yemi, binicinin gıdası olamaz. »
« Beden ve zihin acziyetle geri çekildikçe insan neymiş görünüyor. »
« Beden zihnin, zihin bilincin arayüzüdür »
« Bedeni su, ruhu ateş temizler! »
« Bedenin uykusu, ruhun uyanması oldu »
« Bedenin, ruhunun vücut bulmuş hâlidir… »
« Bedenler gibi ruhlar da yorulur. Ruhlarınızı, güzel sözlerle dinlendirin. »
« Beden-zihin bir oda gibidir. Tamam oradadır ama her zaman içinde yaşamam gerekmiyor »
« Beden-zihin deneyimin öznesi ve dünya da nesnesi değil beden-zihin-dünya deneyimin nesneleridir ve gizlidir özne… »
« Beden-zihin karar verici değil deneyimleyicidir »
« Beden-zihin oynuyor, ben duruyorum… »
« Bekâ Hakk’a, fenâ Hakk’tan başkasına mahsustur. »
« Beklemek demek, ihtiyacım var demektir »
« Beklenmedik nezaket, insânî değişimin en güçlü, en az mâliyetli ve en hafife alınan aracıdır »
« Beklenti, şimdinin ince bir reddi ve ego, bu reddedilmeye dayanan bir yalandır. »
« Beklentin varsa eklenti olursun, beklenti biterse sen kendin olursun »
« Beklentisiz olarak, ayırmadan varlığa hizmet et! »
« Belâ küpünün şarabı Ashab-ı Kehf’i uyuttu, sihirbazları Musa’ya secde ettirdi, kadınların ellerini doğrattı, İbrahim’i ateşe yaslattı… »
« Belâdan kurtulmak isteyen, sabûr kalesinden dışarı çıkmasın »
« Belâyı ganimet bil, kahır ve celâl, lütuf ve cemâlin nazıdır »
« Belirmez ârifin nâm ü nişânı, değil irfân, filân ibn-i filânı, yerin terk edenin yoktur mekânı… »
« Belirsiz olanda kesinlik görürsen, acı çekmeye mahkûmsun »
« Belirsizlikle rahatladığınızda, hayatınızda sonsuz olasılıklar açılır »
« Ben bir başka senim, kendimi de yaralamadan senin canını acıtamam. »
« Ben bir insanım; katlamayın, sarmayın, bozmayın. »
« Ben bir şeyim gittiğinde, ben her şeyim görünür olur »
« Ben bu beden değilim, hiçbir şey benim değildir »
« Ben buradayım diyen ayna makbul değildir »
« Ben dediğin ‘süreksiz bellek hareketi’ sürekli görünse de mumdaki ışık gibi… »
« ‘Ben’ dediğiniz şey, kendinizin o olduğuna inandığınız şey, basitçe geçmiş koşullanmalarınızın toplamı bir alışkanlıktır. »
« BEN demek noksan demek, bende kalan yalnız ve eksik hep »
« Ben demesem de Ben olan Ben »
« Ben diyen, saf farkındalıklı bilincin sûretsiz şâhidi… »
« Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok! »
« Ben hep senin yanındayım; beni uzaklarda bilme. Sen de benim yanımdasın, uzak kaldın diye üzülme »
« Ben kalender meşrebim; güzel çirkin aramam… »
« Ben kılığında yaşamak… »
« ‘Ben kimim?’ can alıcı bir sorudur; yeterince yankılandığı ‘kimse’ sağ kalamaz! »
« BEN ne kadar az karışırsam o kadar iyi olur! ‘Olacağına bırakarak’ yönetim »
« Ben olan ben târife gelmez »
« BEN SANDIĞI sendedir ‘Ben’ sanığı senindir »
« Ben sandığım bu maske, düşündüklerimin düşünücüsü, hislerimin hissedicisi ve bildiklerimin bilicisi yâni varlığı olan bir fâil değildir… »
« BEN sandığın, kendisine milyarlarca bakış açısı noktasından bakan evren; bir bir gelip geçen noktalardır… Böylece vizyon ebediyyen tâze kalır. »
« Ben sendeyim der Allah ammâ sen nerdesin? »
« Ben senim işte; beni tutamazsın, benden kurtulamazsın… »
« Ben tende canım hem canda cânân, sûrette kulum, manâda sultan »
« BEN YALNIZIM rüyasından O’nda uyanan dâimi kulluğa başlar zîrâ arı ne yese bal olur. »
« Ben yandım, seni bilmem… »
« Ben yârimi tenhâ severim »
« Ben! deme ki ensene bir ‘men’ taşı, patlatırlar sonra olursun şaşı! »
« Ben, bu işte yoğum… »
« Ben, daha Seninle d.olmadığımdan kendime henüz bir yüküm. »
« Ben, demeyi unutmak lâzım: zihnen, kalben ve lisânen »
« Ben, herkese kendi itikâdında göründüm ancak ârif olana kendi hakikatimde göründüm »
« Ben, namaz kılmasını sevmem, benden namazı ikâme edeni severim. »
« Ben, senin ben olabilmen için, sen oldum »
« Ben, senin düşündüğün şey değilim. Sen, beni düşündüğün şeysin. »
« Bende benlik yoktur asla »
« Bende buldum âdemi, bildim vücuttur gemi; ben beni seyredince, terk etmedim bu demi »
« Ben’deki O! O’ndaki Ben; fark edilince bu bütünlük şimdiki anda bir oluyor »
« Ben’den başkasına bakarsan, kör olursun! »
« Ben’den geç BİZ ol, Biz’de kaybol O OL! »
« Beni aldatmak isteyene, aldanmış görünmekten zevk duyarım. »
« Beni ancak yakan söndürür »
« Beni cehenneme atma yerine cehennemi, benim içimden söküp at; budur hissiyât… »
« Beni seçtiğini nasıl anlarım? Seni öldürmek isteyecek… »
« Benim bir hâle meylim yok Hakk’ın bilmem nesiyim ben… »
« BEN-İM hissi daima seninle, O yeter, cümleye başka bir şey ekleme »
« Ben-im hissini unut, andaki eylemde kaybol; olan kalsın »
« BENim ne olduğum dile gelmez; dışı seni yakar içi beni… »
« Ben-im sandığım hikayenin, hiç bitmeyen bir kendini haklı çıkarma döngüsü olduğunu görüyor musunuz? »
« Ben-im sandığım özel hikâyeye ‘dikkat çekmeyi’ bıraktığımda ne olduğum apaçık görünüyor… »
« Ben’le baktığımızda rüya görürüz; Ben’i aradığımızda uyanırız. »
« Ben’le yaşamak en büyük yüktür »
« Benlik gemimizi deldir, birlik deryâsıyla doldur »
« Benlik hayâlin eyleme zinhâr sen sen ol! »
« Benlik, bir şeye tutunduğu anda belâdır! »
« Ben-öteki, özne-nesne, organizma-çevre tek bir sürecin kutuplarıdır. »
« Ben-öteki, özne-nesne, organizma-çevre, yaşayan tek bir sürecin kutuplarıdır. »
« Bensiz sensiz dolu cihân, bilmeyendir ben ve sen; Bilinmedi kişi kimdir? Geldi ben gitti sen »
« Berzâhtır küfürle iman; ayâna ermeden geçilebilir mi? »
« Beslenme yanlış olduğunda ilaç işe yaramaz, rejim doğru olunca ilaca gerek kalmaz »
« Beş dakika önce olduğunuz kişi olmakla, hiçbir şekilde yükümlü değilsiniz. »
« Beşerin insân olabilmesi için ‘insân eli’ tutması şarttır. »
« Beyaz elbise, bakanın dikkatini üzerindeki lekeye çeker. »
« Bıçak kendini kesememez, zihin kendini kavrayamaz, göz kendini göremez »
« Bırak hakîkat incitsin seni, bir yalan avutacağına… »
« Bırak her şey parçalansın; geriye kalan sensin »
« Bırak ölüler, ölüleri gömsün »
« Bırak ya da sürüklen… »
« Bırakmak istediğin kadar özgürsün… »
« Bırakmanın tek yolu tutunamayacağınızı hatırlamaktır. Tutunacak bir şey yok, tutunacak kimse yok. Hepsi tek sistem, tek enerji; büsbütün bir akış… »
« Bıraktığın kadar erersin, vücûd balonunda hakîkate »
« Bıraktığınızda, hayatınıza daha fazlasının girmesi için alan açarsınız. »
« Biçim bir nesnenin benzersiz özü tarafından o nesneye basılmış niteliksel mühürdür »
« Biçimi boşalt, boşluğu biçimlendir, yap-boz, yok-var, 0-1, kozmostan kaosa gel-git… »
« Bil ki Kurân, âşıktan maşûka bir mektuptur »
« Bildiğimiz her şey bizi bağlıyor işte; Bilmemek gibisi mi var… »
« Bildiğin hemen bilmediğindir, gördüğün hemen görmediğin »
« Bildiğini bilme, bilmediğini bil »
« Bildiğiniz her şeyin yanlış olma olasılığına açık olun. »
« Bildiklerin bilmediklerine, varlığın yokluğa perde »
« Bilebileceğiniz en önemli şey, bilmenize gerek olmadığıdır. »
« Bilenler iyi bilir, sinemada her şey ışıktır! »
« Bilenler, ‘Allah varın yokluğudur’ derler »
« Bilge kişinin yolu, ne etse de rekabet etmemekten geçer »
« Bilgenin yaptığı sadece OLan’a uyumdur »
« Bilgi var iken amel yapmamak, amel yaparken bilgisiz olmaktan iyidir »
« Bilgi ve deneyim her zaman değişir; bilmek veya farkında olmak asla değişmez. »
« Bilgi, sizde et ve kan olmadıkça, Allah’ın melekûtuna giremezsiniz »
« Bilgiye ulaşmak için hergün bir.şeyler ekleyin, bilgeliğe ulaşmak içinse hergün bir.şeylerden kurtulun »
« Bilincin eşlik etmediği her eylem, ister bireysel isterse kurumsal olsun riyâkârlığa götürür. »
« Bilincini temizleyen herkes hakikati hisseder »
« Bilinçsiz eylem âdettir, ibadet ile âdeti ayıran niyettir; unutma niyetin kadar varsın! »
« Bilinçte olgunlaştıramadığın meyveyi, bilinçaltın dışarıda ısırttırmaz »
« Bilinen geçmiştir ve ben şimdi bilmiyorum »
« Bilinenin içinde yaşamak bağımlılıktır »
« Bilinmeyene derinden güvendiğinizde, bilinmeyenin gücü ortaya çıkar. »
« Bilinmeyene güvenmezsen bilinene bağlanacaksın; zihnin ‘bilindik’ hücresinden kurtulamayacaksın »
« Bilinmeyi seven Bir Allah’ımız var. »
« Bilinmezin lezzeti gariptir »
« Biliyormuş gibi yapan kendine yazık eder »
« Bilmek, görmeyi öğrenmektir. »
« Bilmek, hafıza gerektirmez; susunca ya susayınca akım başlar. »
« Bilmek, kendini bilmektir. Asıl kendini bilmek, geçmiş hikayesi olan kendini unutmaktır. Kendini unutmak, kendini her şey olarak algılamaktır; sınırlar dağılınca hepsi bir… »
« Bilmek, sınırları görmektir. Bilmemek, cevapları bırakıp gizemi yaşamaktır. »
« Bilmem ne hâl oldu bana, ben sen miyim sen ben misin? Can mahvoldu cânân bekâ… »
« Bilmiyorum açıklığına her şey dolabilir »
« Bin şeyini de bilsen ‘şimdi’ bilinmeyendir »
« Bin, birin kemâlidir »
« Binlercesi, bir çok yoldan merkezdeki Kapısız Kapı’ya ulaşıp durur. »
« Bir âh sesinde saklıdır âlem, görülmez bu yüzden, işitilir. »
« Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır. »
« Bir an dışında hepsi ya hatıra ya hayal »
« Bir anda deniz olduğun gerçeğinde boğulmazsan her gün deniz tutar sonra… »
« Bir andan diğerine taşınan sabit bir benlik bulunmaz »
« Bir avuç hâk-ı nemnâk ancak susunca ne imiş anlaşılacak »
« Bir b.akışta varı yoğu görmektir mârifet! »
« Bir bakışın yeter… »
« Bir bardağın faydası boşluğundadır »
« Bir bardak suda okyanus gizleyensin, parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin »
« Bir başkasına teslim olan her ‘kimse’ ihanete uğrayacaktır »
« Bir beden olmadan dünya yoktur. Zihin olmadan beden yoktur. Farkındalık olmadan zihin yoktur. »
« Bir beden sınırda yaşayan benlik olarak görünen, hafif bir zarla kapatılmış boşluğun ta kendisisin. Ama senin gerçek doğan açıklıktır. »
« Bir can dört gözle sadece bakışsa neme yetmez »
« Bir çiçek açmadığında yetiştiği çevreyi düzeltirsin, çiçeği değil! »
« Bir çiçek, kendini tamâmen güneşe açmaya hazır olduğunda açar… »
« Bir çocuk, bir erene benzer, ‘olanlar olduğu sürece’ ilgilenirler, sonrası yok… »
« Bir çöp gibi döndük yine döndük o denizde; ey lücce-i vahdet ki coşarsın içimizde »
« Bir daha yaşamak zorunda kalır geçmişi anlamayan, tekrar tekrar girer sınavı geçemeyen »
« BİR dediğimi iki etmeyen kendime sevgilerle… »
« Bir defa ‘uyanan’ bir daha rüyâ göremez »
« Bir değirmendir bu dünyâ; hem döner hem döndürür! Seni de aslına erdirir »
« Bir deliyi, deli olduğuna inandıramazsınız ne kadar konuşursanız konuşun kimseyi egonun bir illüzyon olduğuna inandıramazsınız. »
« Bir deneyimdeki nesneyi ayrıca hisseder hissetmez, farkında olmadan ayrı bir özne hâline geliriz »
« Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında, bir aşk ovasını görmüştün hani… »
« Bir edepsizliğin cezâsı bir hayrı işleyememektir. »
« Bir elinde Dün’ü taşıyan, bir elinde Yârın’ı, Ân’ı alkışlayamayandır insan… »
« Bir eşeğe eşek olduğunu ispatlayamazsınız. »
« Bir ev vardı ve o evde yaşadığı sanan bir ‘kişi’. Şimdi o kişi (fikri) gitti ve evi de yıkıldı; hayatım hayat oldu. »
« Bir geçmişin olduğunu düşündükçe uyanamayacaksın »
« Bir gölge ancak karanlıkta yaşayabilir ve farkındalık ışığında her şey çözülür… »
« Bir gölge kendini nasıl yok edebilir? »
« Bir gördüğü olmayan, elinde tesbih bulduğunu tekrâr eder »
« Bir görmek, bir bilmek, bir sevmek lâzım… »
« Bir günlük ömründe kimler var; hem-hâl olduklarınla ‘bir-hâl’ olursun! »
« Bir hakikati yok etmek istiyorsan ona ‘iyi’ saldırma, onu ‘kötü’ savun! »
« Bir hayâli gerçekleştirmeyi imkânsız kılan tek şey: kişinin başarısızlık korkusudur »
« Bir hiç için bir sürü kuru gürültü… »
« Bir hocaya sormak istediğiniz ne varsa tam bir dinginlik ânında kendinize sorun ve sessizce cevabını bekleyin. »
« Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır. »
« Bir insan doğabilir ama doğmak için önce ölmeli ve ölmek için önce uyanmalıdır »
« Bir insan, aydınlığı hayal ederek değil, karanlığın bilincine vararak aydınlanır. »
« Bir insanın bütün hayatı, tek bir andır »
« Bir insanın en kötü alışkanlığı, çoğu zaman kendisidir. »
« Bir insanın kazanabileceği en değerli şey, kendisi olsa gerektir »
« Bir isen birliğe gel, ikiyi bırak elden »
« Bir kasırga doğar, adlandırılır ve ölür ama yalnızca bir süreçtir, içkin kimliği olmayan bir enerji akışıdır. Aynı şey ‘kişi’ için de geçerlidir. »
« Bir kehribar tesbih dedi meczûb beni sürekli kendine çekiyor… Câzip insan olasın ya huu »
« Bir kez eğitim aldım; bunu aşmam yıllarımı aldı… »
« Bir kimse konuştuğu sürece nefes alamaz, o kimse nefesini söze kurban etmektedir. »
« Bir kişi bile değilim yalnızlıktan… »
« Bir ‘kişi’ derin bir anlam duygusu bulamadığında, zevkle dikkatini dağıtır »
« Bir kişi için asıl soru, ölümden sonra hayatın var olup olmadığı değil, ölmeden önce hayatta olup olmadığıdır. »
« Bir ‘kişi’ olmadığınızın bizzât farkına varmak, aydınlanmadır. »
« Bir KİŞİnin söyleyebileceği en doğru söz: ‘Ne desem yalan olur’ »
« Bir kişiyle değil, o kişinin zihninizde taşıdığınız bir imajıyla ilişkiniz var. »
« Bir kitabın son sayfasını okumak ve sürekli tekrarlamakla o kitabı bitirmek midir? »
« Bir köpek bir gölgeye havlar, bin köpek o köpeğin sesine havlar »
« Bir kuşun yuvası dağıldığında düşmez, göğe yükselir… »
« Bir kuşun, bir yumurtanın diğer yumurtalara dönüşme şekli olduğu söylenebilir. »
« Bir mekânım yoktur her mekân benim; darda kalanlara, o imkân da benim »
« Bir mucizeye ihtiyacın yok, bir mucize olduğunu hatırlamaya ihtiyacın var. »
« Bir mum yak; derdinle yan… »
« Bir mum yakan bir gölge yaratır »
« Bir nefestir bu âlem, içtik elhamdulillah »
« Bir nefestir bu âlem, meyvesi olmuş âdem »
« Bir nesne, bir öznenin bakış açısından sınırlıdır; bir benlik, bir benlik açısından sınırlıdır. Sınırlı bakan kalmayınca sınır kalmaz… »
« Bir okyanustan ancak kabın kadar alabilirsin, kabını kırarsan okyanusa karışırsın… »
« Bir organ düzgün çalıştığında varlığını hissetmezsiniz bile »
« Bir otur hele, ayakta düşünenin aklı durulmaz, fikri revân olur! »
« Bir oyuncu, canlandırdığı karakterlerle özdeşleşmeli ama gerçekte kim olduğunu unutmamalıdır. »
« Bir ömür ne kadar uzun olursa olsun, sâdece bir andır ve yine de bir rüyâdır. »
« Bir post, bir dost yeter bize… »
« Bir postum var atarım, nerede olsa yatarım »
« Bir sahte benliği onaylamak onun baktığı şekilde hayatı görmekle kendini kısıtlamak demektir. »
« Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak değmez »
« Bir sen bir de o mu var sandın? Uyuyordun, rüya gördün, uyandın; unuttun, sen her şeye candın… »
« Bir sesle sarsılırsın; o saatin zelzelesine can dayanmaz… »
« Bir sonraki düşüncenize dikkat edin, onu seçen bir BEN varlığı gördünüz mü hiç? Yoksa hemen mi geldi? Bir sonraki eyleminle, bir sonraki nefesle aynı şekilde… »
« Bir sonraki nefesini ayarlayan geri kalan hayatı da ayarlıyor; rahat ol… »
« Bir sonraki nefesten daha yakın olan kimdir sana? »
« Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün! Eğer o sözü söylemediğinde mesul olacaksan söyle. Yoksa sus! »
« Bir su damlası düşünce deryaya, düşünemedi kendini »
« Bir şey arıyoruz, bizi çoktan bulmuş olan »
« Bir şey hakkında düşünüyorsanız karar verin ve karar verdiyseniz artık düşünmeyin! »
« Bir şey ilginizi çekiyorsa, o bir çağrıdır! »
« Bir şey ne kadar kalıcı ise o kadar cansız olma eğilimindedir. »
« Bir şeye bağlanmak, onu kaybetme korkusu içinde olmaktır. »
« Bir şeyi anlamadan onu gerçekten göremezsin, sana şüphe vereni bırak… »
« Bir şeyi basit olarak anlatamıyorsanız, o konuyu anlamamışsınız demektir. »
« Bir şeyi, ona ait olmayan yere koymak zulümdür »
« Bir şeyin mümkün olduğuna inandığımız zaman, ihtimaller belirmeye başlar. »
« Bir şeyler bensiz sürüp gidiyor… »
« Bir şeyleri ruhunla yaptığında, içinde hareket eden bir nehir, neşe hissedersin »
« Bir tabut düşün; içinde ben, içimde sen »
« Bir tek insânda vardır, uyanmış olma hâli; bu yüzden lâyık ona denilse ZÂT-I ÂLÎ »
« Bir tek kendi inancının işaret ettiği tanrıyı öven, nihayetinde kendini övmekten başka bir şey yapmaz. »
« Bir tek sen varsın, durulduğunda, ihtiyacın olan sana gelir durur »
« Bir tek tip gerekmez, vahdet kesrette iken güzeldir, güzel örtülü daha güzeldir. »
« Bir tel parçası ol fakat büyük zatların cereyânını naklet. İşte saâdet budur! »
« Bir tomurcuğun nasıl gelişip patladığında hayatın ritmini göremeyen çocuk, varlığın sevincini nereden tanısın. »
« Bir türlü karar verememek, karar verenin ‘sen’ olmadığını anlatmak için bir düzenek… »
« Bir üstada olsam çırak, hep bir olsa yakın-ırak, yapsa kemiğimden tarak; yâr zülfünün tellerine… »
« Bir vardayım bir yokta, göründüm işte ben çokta, âkıbet karar kıldım şu insanda, birikip durduğum siyah nokta… »
« Bir varmış… Masala gerek yok; daha ne olsun »
« Bir yerdeki sen varsın azap anda muhâldir, bir yerdeki sen yoksun, o yer kandedir âya? »
« Bir yeri gerçekten ve toptan terketmeyen yeni bir yola çıkamaz! Arkana bakma »
« Bir yola girdim efendim, bilemem yol almadıkça »
« Bir zamanlar ölü olmasaydın şimdi canlı olduğunu nasıl bilebilirdin ki? »
« Biraz âşık olmak ‘biraz hamile kalmak’ kadar saçmadır. »
« Biraz daha derine inince… İyilik-güzellik, her hücreden ve her an nabız gibi atıyor. Duyuyorsun değil mi? »
« Biraz dur ve gülleri kokla… »
« Biraz dur ve kuşları izle… »
« Birbiri için dua etmek melek işi yapmaktır »
« Birbirimizi rastgele seçmiyoruz sâdece bilinçaltımızda zâten var olanlarla karşılaşırız, aynalaşırız. »
« Birbirini tamamlamak dünyayı döndüren sevgidir… »
« Birbirini tamamlar, bir birini tam anlar. »
« Birçok insan çok fakir çünkü sahip oldukları tek şey para… »
« Birçok kat boyası olan bir şey gibiyiz ama boya kavramlardan ve anılardan oluşuyor. Gerçek kimliğimiz son boyanın altında gizlidir. »
« Bir’den Bir’e ulaşmak birdenbire olmaz. Bir günde olmaz, bir gün gelir olur! »
« Birdir ol birliğine şek yok durur; gerçi yanlış söyleyenler çok durur. »
« Bireysel benlik, kim olduğumuza dair boş bir fikirden başka bir şey değildir. »
« Bir’i Bir bilir, Kâmil’i Kim bilir? »
« Birikmesi olmayan masum gözlerle bakarsan, her şey ilâhîdir buna inan »
« Birimizin diğerini ayırmadan görebileceği şeffaf sessizliği seviyorum »
« Birini bulmak için kaybetmek gerek; birini bulmak için kaybolmuş olmak da gerek »
« Birini hakkıyla sevmek onu Yaratıcı’nın kastettiği şekilde görmektir. »
« Birinin, diğeri hakkında söyledikleri, aslında diğerinden çok, birini tanımamızı sağlar. Zira her eylem sahibini bağlar, olur olmaz tepki veren çok ağlar. »
« Birinin sahip olduğu en mühim özgürlük, olaylara verebileceği tepkiyi seçebilme özgürlüğüdür. »
« Birisi seni kızdırırsa, ona 24 saat içinde geri döneceğini söyle… »
« Birlik ehlinin şirki yoktur ki tevhid etsin, gafleti yoktur ki zikretsin… »
« Birlik zevki, şeylere Tanrı’nın gözüyle bakmada yani o şeyin kendisine bizim gözlerimizle bakabilmesi için onun gözü olma imkânında… »
« Birlikte yürümek isteyen, ben sandığını inkar etsin… »
« Bitkiler büyür sonra köklerine dönerler, bu dönüşe sükûnet denir. »
« Biyologlar asla hayâtı bulamazlar, fizikçiler asla maddeyi bulamazlar ve filozoflar asla gerçeği bulamazlar. Hepsi kendi varlıklarının veçhelerini dışarıdan arıyor, aradıklarıyla kalıyorlar. »
« Biyolojik ölüm, bedensiz yaşamı, aşk ile ölüm benliksiz yaşamı tecrübe etmek demektir »
« Biz ‘düşünce’ var etmiyoruz, bizi düşünce ‘var’ ediyor »
« Biz gizlice O’nunlayız; O apaçık bizimledir… »
« Biz sahte varlıklara dargın, yokluğa baygınız… »
« Biz tükenmez bir soyuz, kim ne derse biz o’yuz! »
« Biz zaten ölüyüz, yaptıklarımızı izletiyor Allah. Her orası burası oynayanı diri mi sandın! »
« Biz, bizden doğana tâbiyiz. »
« Biz, çağrıldığımız yere gideriz… »
« Biz, her gün tekrâr ettiğimiz şeyiz. »
« Biz, suyun resimleriyiz »
« Bize ağır gelen hayat değil, kendimiz sandığımız ben olma alışkanlığımızdır. »
« Bize derin bir yara verildiğinde, bağışlayana dek asla tam olarak iyileşemeyiz »
« Bize doğduğumuz söylendi fakat var olan hiç bir zaman doğmadı. Bize öleceğimiz anlatıldı fakat yok olan hiç bir zaman var olmadı »
« Bizi düşleyen bir rüyâ var… »
« Bizi zincirleyen ya da özgür kılan sadece ve sadece zihnimizdir. »
« Boğulmak istiyorsan, sığ sularda kendine eziyet etme »
« Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek »
« Boş adamın işi bitmez »
« Boş görme hiç kimseyi, hiç kimse boşuna değil. Hor görme kimseyi, hiç kimse sâhipsiz değil »
« Boşluğu boşaltınız; göğe çivi çakamazsınız… »
« Boşluk enerjisinin âni parlamaları, kalıcı bir form-resim izlenimi yaratır ama öyle değildir. »
« Boşluk ve sessizlik aynı şeyin iki yönüdür; dinginlik… Vâr oluşun sonsuz rahmi »
« Boyanın îcadından evvel, her şey kendi rengini biliyordu… »
« Bölüşerek tok oluruz, bölünerek yok oluruz. »
« Böyle işte, dünyanın derin anlamını duyar gibi olduğum her seferde, onun basitliği şaşırttı hep beni »
« Bu akl u fikr ile Mevlâ bulunmaz, akıl Mevlâ’ya geçince zevksiz durulmaz »
« Bu âlemde cana can katmaktır hüner »
« Bu âlemde her zerre Hak’lıdır. »
« Bu âlemde ya terakkî edersin ya da yok olup gidersin »
« Bu âleme cemâl görmeye, kemâl bulmaya, rızâ devşirmeye geldik »
« Bu âleme dost kazanmaya geldik »
« Bu âleme, kendimizle tanışmaya geldik; bir bakıp çıkacağız! »
« Bu cesedi taşıyan kim? »
« Bu beden aracılığıyla üstü açılan eğer gerçekse, kokusu kalbe tatlı gelir ve zihni sakinleştirir. »
« Bu beden, sınırsıza liman… »
« Bu beden-zihin kompleksine ne kadar çok yatırım yaparsanız, kendiniz için davet ettiğiniz acı da o kadar artar. »
« Bu bedeni idare eden ayrı bir benlik yok; gezegenleri-denizleri, geceyi-gündüzü oynatan, büsbütün oynatıyor işte… »
« Bu bir rüyaydı farz et… »
« Bu dünyâ kendini avutmak için çabalayan delirmiş insanların kargaşasıdır. »
« Bu dünya sizin tarafınızdan bilinç ekranında boyanmıştır ve tamamen sizin özel dünyanızdır »
« Bu dünya, kendini avutmak için çabalayan delirmiş insanların kargaşasıdır. »
« Bu dünyâda mukîm olan yok, herkes seferî… »
« Bu dünyada yalnız sevginin okuma yazması vardır »
« Bu dünyaya ‘cemâl’ görmeye, ‘kemâl’ bulmaya geldik, görenlere ve bulanlara selam olsun! »
« Bu eşyâ içinde gezen kendidir, kul olup tanıyan bil efendidir. »
« Bu gazâda sana bir başkası yardım edemez; bil ki gönlündeki derde yine sen dermansın »
« Bu gölge oyununda, hayâl perdesine düşen ne varsa ikili olmak zorunda, her oluş (ışık) zıddı kadarını (karanlık) örtmeden var görünemez »
« Bu hayat, okuma bilmeyeni sıkar »
« Bu hikâye mezarlıkta bitmez… »
« Bu işler tersine işler; senin yarattığını düşündüğün, aslında senin yaratıcın olabilir. Yaratıcı olarak düşlediğin ne ise onu da sen yaratmış olabilirsin! »
« Bu kemik torbası içinde izole bir varlık değilsin. Her nefes, görünmez ipliklerle bağlana bağlana kökünden su emerek meyve veren bir ağaç gibisin… »
« Bu neden sürekli benim başıma geliyor? Çünkü ders sen öğrenene kadar devam eder »
« Bu oyunda ebe sensin; gaybet ve bul kendini ‘sobe’… »
« Bu rüya bittiğinde geriye kalan sensin. »
« Bu rüya bittikten sonra geriye kalan sensin »
« Bu sabah kondu dala da bülbül mü serçe midir? Yâr ağzın gül kokuyor da içerin bahçe midir? »
« Bu sahnede, kendi doğanı bizzat görmek için var görünüyorsun… Derken birden mum söner »
« Bu sözler uyuyan ve uykularını azîz zannedenler için değildir »
« Bu tecellî-i hayat aşk ile büktü belimi »
« Bu yapbozun son parçası ve yerine oturduğunda, bir yapbozun asla vâr olmadığı birdenbire anlaşılır. »
« Bu yaşam, birisi olma deneyimini yaşadığın bir simülasyon »
« Bu yol bitesi değil… Bitesi siz olun! »
« Bu yolda ezberler bir işe yaramaz, öğrenmediğin dersi asla geçemezsin »
« Bu yolda her günâhı affederler de edepsizlik, küstahlık fenâ! »
« Bu yoldan nasibin: zaruret olmadıkça yememek, uykuya mağlub olmadan uyumamak, mecburiyet olmadan konuşmamak kadarıncadır. »
« Bugün bir cana, güleryüzünüzden ikrâm edin; bütün gün gördüğü tek güneş ışığı bu olabilir… »
« Bugün buldum bugün yerim, Hak kerîmdir YÂRına »
« Bugün ne yapacağım? yerine bugün Allah beni hangi işinde kullanacak? demeli; meşgûl olmak o şeyce işgâl edilmek mânâsınadır. »
« Bulduğun ile mutmainsen ne a’la değilsen aliyyü’l-a’lâ »
« Bulduğun ma’nîdir, henüz bulmadığına. »
« Bunca yıldır misafirsin bu tende, cehâlettir ânı bilmez isen sende »
« Bundan evvel bir kalp fakat bin düşünce vardı; şimdi hepsi oldu Lâ ilâhe illallah »
« Bundan kaçamazsın; kontrolün sende olmadığını sana da gösterecek hayat! »
« Bunun büyük bir oyun ve hepsinin rol icabı olduğunu unutma »
« Burada bulunma sebebini hatırla; sessiz ol… »
« Burası dünya, burada işler hep yarım kalır. »
« Burası dünya, içine düşen kaybediyor… »
« Burası dünya, ikilik mayasında, maske takmak zorunlu, anla daaa… »
« Burası randevu yeri; rabbin ile buluşabildin mi? »
« Buraya ne için geldiğine dikkat et; sessiz ol… »
« Büsbütün akış içinde hiçbir şey diğerinden daha önemli değil zira küçük şey-olay yoktur »
« Bütün acıların sebebi korkudur. Bir geleceğin olmadığına ikna olursan, hiçbir korkun da kalmaz »
« Bütün Ân’ın sonsuzluğuna, parçalı zihin perspektifinden bakılırsa zaman görünür. »
« Bütün dünya paramparça olsa bile, ruhun birliği asla bozulmaz ve yüzeydeki çatlaklar ne kadar geniş ve çoksa, derinliklerdeki birlik o kadar yüz gösterebilir. »
« Bütün dünya senden doğar »
« Bütün dünyayı dolaşabilirsiniz ama kendinize dönmek zorundasınız »
« Bütün film zihindedir. İki adam aynı deneyimi yaşıyor. Biri zevk alıyor, diğeri almıyor. Kim karar veriyor? »
« Bütün gelişler fânidir, gidişler zamansız, sonsuz… meğer mutlak olan hasret imiş. »
« Bütün hazır ezberlerin, seni esîr eden bağlardır. »
« Bütün insanlar orijinal olarak doğarlar, bir çoğu kopya olarak ölür »
« Bütün iş, ayrılık rüyasından birliğin gerçeğine uyanmada… »
« Bütün olan hayat-varlık neden bilinemez? Bilinmesi için bitmesi lazım, bilecek ayrı bir kişi, bilinecek ayrı bir şey lazım… »”
« Bütün olasılıklara açık ve boş olarak, sonrasının ne olduğunu bilmeden yaşamak ne güzel »
« Bütün oyun, sorumlu biz değilmişiz gibi davranmak üzerine kurulmuş… »
« Bütün sorunlar, bir tanımlama hatasından KİMLİK KRİZİNDEN doğar »
« Bütün şiirlerin toplamı; ‘Asra yemin olsun ki insan ziyandadır.’ etmiyor. »
« Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter. »
« Bütün varlık sana doğru varır, sen de bir adım daha yakın gel; bir adım… »
« Bütün zıtları bir görün; bir.den görün! »
« Bütünlük sessizliktedir »
« Büyük insan odur ki bilir küçüklüğünü, küçük insan odur ki bilmez büyüklüğünü… »
« Büyükler, rakamları severler oysa saymak, sınırlamaktır. »

• C •

« Câhil yüzeyde kalır, ayırır, âlim derine iner, birleştirir. »
« Câhilin korku kokan defterini Tanrı düre… »
« Câhilin önünde poz verme, ışık olmayan yerde fotoğraf çekilmez! »
« Câhiller kendini aklar, kâmil özünü yoklar »
« Camlara çarpa çarpa yaşayıp incinmek pahâsına, o açık pencereyi aramak gerek! »
« Can canandır, vehim şeytan, yoğu var sanandır habire yanan… »
« Can, kazanmalı önce maddede ‘Ben’ bilinci; istiridyede hapis olmadan çıkmaz inci… »
« Can verenler can bulur; bilmek, görmek, olmak zevki nasîb olur… »
« Cânân bizim cânımızdır, teni bizim tenimizdir, ölüm ölür biz ölmeyiz… »
« Canda, anda, farkında; nefes canlı canlı… »
« Cânı cânâna fedâdan çekinen nâmerttir; dâvete aşkla icâbet edecek kurbansın »
« ‘Canım ne isterse onu yaparım’ yerine, içinde bulunduğum durumla bağlantılı olarak doğal işlevimin ortaya çıkmasına güzellikle izin veriyorum. »
« Canın yansa da nefsine yan çıkmadan, haksızlığa uğradım değil HAKK’a uğradım de! »
« Canından verirsen can bulursun, malından verirsen mal! »
« Canlar çekilip Hazret-i Mevlâ’ya giderler; akarsular gibi cânib-i deryâya giderler »
« Cehâlet, unutkanlıktan başka bir şey değildir. »
« Cehennem, Allah ile kul arasındaki uzaklık demektir. »
« Cehennem, başka kişilerdir… »
« Cemâl-i yâri zevkle görenler, ayna gibi her renge boyansın »
« Cemâlin gören âşıklar, ebedî ölmez Allâhım… »
« Cennet Bahçesi, şu anda gözlemlediğiniz dünyadır. Farklı olan tek şey, artık ona başka bir şekilde olması için koşullar dayatmamanızdır. »
« Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir… »
« Cennet dile geldi ve şöyle dedi: Ben cimrilere ve riyakarlara haram kılındım. »
« Cennet krallığı içinizdedir ve kendini bilen O’nu bulacaktır »
« Cennet kuşu, sâdece onu tutmayan ele konar… »
« Cennet, hayret duygusunun sürekliliğidir »
« Cennete gözlerin görmediği nimetler var yâni rüyâdaki gibi gözsüz görülenler »
« Cennete tâlipsen cana kıy, cemâle tâlipsen incitme cânı! »
« Cennete, kendindeki hakikati bulan kimse girer »
« Cenneti istemeyi bırakınca, cennette olduğuna uyanacaksın »
« Cenneti serinleten ve cehennemi ısıtan tek bir nefestir! Aynı nefesle sıcak ve soğuk üflenebildiği gibi… »
« Cennetin kapısını açacak olan yegâne şey, günahtır! »
« ‘Cennette bak boş lâf yok’ Hep Selâm’dan ibâret; ‘Zekeriya susunca YAHYA doğdu’ Al ibret »
« Cesâretle pişer aşk… »
« Cevabı görsem tanımam, soruyu ben sormadıkça »
« Cevap soruya göre değil sorana göre verilir »
« Cevaplar her zaman sende ama sen her zaman sende değilsin… »
« Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilemez çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Şimdi soruyu yaşaman gerekiyor… »
« Cihanın yegâne zevki zevâlidir »
« Cismimiz bizim, bize olmuş nikâb tâ hicâb ehline gözüksün hicâb »
« Cismin kıymeti rûh iledir; rûhun kıymetiyse sevgiliden aldığı ışık ve aydınlık »
« Coşkuyu tüketen tedbîre ilendim… »
« Cümle âlem Âdem özler, Âdem’den Hak kendin gözler »
« Cümle âlem, Hakk’ın şehîdidir »
« Cümleni değiştir, cümlesi değişsin! »

• Ç •

« Çağımızda insan, kendisi olmaktan çıkıp sâhip olduklarına dönüştü. »
« Çalış kazan, ye yedir, bir gönül ele getir »
« Çamurlu su en iyi onu kendi haline bırakarak temizlenir »
« Çekinme zâten senin olmayanları, zâten var olmayan ellerinle paylaşmaktan… »
« Çemberiyle hapsolur bir dâirenin çapı! İtmeden anlaşılmaz, kapalı mıdır kapı… »
« Çevrenizdeki frekansları emmek yerine kendi frekansınızı yaymaya başladığınızda, varoluştan bir baskı almak yerine evrene niyetinizi damgalamaya başladığınızda her şey değişir. »
« Çıkalım meydan yerine, erelim Ali sırrına, can u başı Hak yoluna koyamazsın demedim mi? »
« Çırpınıp durmasa, su yukarıya doğru kaldırır zaten insanı… »
« Çiçek açtığında arılar dâvetsiz gelir. »
« Çiçek ancak bir mevsimin hikayesini anlatabilir, asıl hikayeyi kökten dinlemeli »
« Çiçek solarken kendi sapına eğilir. Bilirsin, yalnızlık budur »
« Çiçek vaaz vermez; açar, kokusunu, rengini salar geçer. »
« Çiçekler açtığında, arılar dâvetsiz gelir… »
« Çifti 2 görmek şaşılık. Hükmü tek: Her şeyi çift yarattık »
« Çocuk doğmadıkça annenin sütü memeden akmaz. ‘Onları Rab’leri suvarır; sekâhum rabbuhum…’ »
« Çocuklarımıza sunabileceğimiz en değerli şey, kendi şifamızdır. »
« Çocukluğunuz ne kadar soğuksa egonuzun diktiği post o kadar kalın olur »
« Çoğu unuttu Hakk’a içtiği andı hayret! Namaz, hac, oruç, zekât kurtarır sandı hayret! »
« Çoğu zaman bir hikayeyi oynamak, onu bozmaya ve değiştirmeye çalışmaktan daha kolay-güvenli gelir. »
« -Çok aradımsa da ben bulamadım hakikati -Sensiz ara -Bensiz nasıl bulabilirim? -Sensiz nasıl kaybolabilirsin »
« Çok derin bir yaranız mı var? İşte o bir kapıdır »
« Çok derindir geçmişin kuyusu… »
« Çok görülen yoktur da yok görünen çoktur »
« Çok istiyorum neden olmuyor? Çok istiyorsun diye olmuyor! »
« Çok kere tekrarlanan kısa farkındalık anları, otomatik hâle gelir. »
« Çok ümitler vardır ki -sahibini- mahrumiyete sürükler… »
« Çok, birde yok oldu mu tevhîd, yok yok oldu mu tefrîd »
« Çokta toz, azda öz »
« Çoktan dürülmüş bir kitap için, ne çok kimseyi yorduk »
« Çünkü aldığımızı vermekle alırız. »
« Çünkü benim cennetim, irâdesi olanlar için değildir. »
« Çünkü dünya senin için dönmekte, senin içinde dönmekte… »
« Çünkü insan, bastırdığı duygunun esîri olur »
« Çünkü insanın çekileceği en güzel yer kendi içidir. »
« Çünkü kendine inanmayan başka hiç bir şeye inanamaz. »
« Çünkü sadece aşk sonsuza kadar bölünebilir; hiç azalmadan… »
« Çünkü sevmek, kendini bir başkasının içinde görmektir… »
« Çünkü tohum, ancak kendini unuttuğunda fidan olur… »

• D •

« Dağ ne kadar yüce olursa olsun bir kenarı yol olur. »
« Dağı delme Ferhad! Evi süpür… »
« Daha yükseğe çıkmak için daha derine inmeliyiz »
« Dâima aşk ehli ile âşinalık eyle kim, yâd ile biliş olunca âşina elden gider »
« Dairenin merkezinde olduğumuzu anladığımızda ‘Evet ve Hayır’ birbirini kovalarken sessizce orada duruyoruz. »
« Dalga denize sordu: senin gibi olabilir miyim? Sâkinleş yeter… »
« Dalgalar, kavuşamamanın ve ayrılamamanın resmi gibi… »
« Dalganın su olması için ölmesi gerekmez; O zâten sudur… »
« Dalında güneş görmeyen yemişin, dilinde hiç tadı olmaz. »
« Dalını bırakmayan kuş uçabileceğinin farkına varmaz. »
« Damla kendini tamamlayınca damlayacak; yaşamak kendinle saklambaç oynamak »
« Damla okyanusu inkar etse de buharlaşıp döneceği yer gene O »
« Damla, kendini tamamlayınca damlar »
« Dans etmenin en iyi yolu müziğe göre hareket etmek değil, müziğin sizi harekete geçirmesine izin vermektir. Hayatı yaşamanın en iyi yolu, onu yaşamak değil, hayatın sizin aracılığınızla yaşamasına, kendini ifade etmesine izin vermektir. »
« Daran alındı; boşken ne kadar ağırsın »
« Değerlendirmeden gözlemleme yeteneği, zekanın en yüksek formudur »
« Değerli bir şeyini kaybetmedikçe irfan sahibi olamazsın, irfan acziyetin idraki demektir. »
« Değerli taşlar ateşle şekillenir ve ateş, ancak yakacağı bir şey kalmadığında söner »
« Değişim acı verici değildir ama değişime direnmek sancılıdır. »
« Delilik, az akılla olmaz »
« Delilik, hayatı olduğu gibi görmektir… »
« Demir kor alevde ‘ben ateşim’ derse Hakk’ı söyler, soğuyunca ya ne söyler »
« Demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım »
« Deneyim alanınızda beliren her şeyle, her an tâze tâze, içli dışlı olun, varoluşun ihtişamı karşınıza çıkacaktır. »
« Deneyim en zor öğretmendir. Önce sınavı, sonra dersi verir. »
« Deniz ölüyü üstünde taşır, diriyi boğmak ister. Nefs sıfatlarını öldür ki hakikât denizi seni de üstünde taşısın »
« Deniz ölüyü üstünde taşır, diriyi boğmak ister. Nefs sıfatlarını öldür ki hakikât denizi seni de üstünde taşısın »
« Denizde dalga, dünyada dert bitmez. Dışardaki çalkantıya aldanmayıp içine bak! Saklı inci, kendi derinliklerinde… »
« Denizden başka kaçacak yerin mi var, ne kadar büyük balık olursan ol… »
« Denize benzer şu kalbimiz, fırtınalarıve gelgitleri vardır; derinlerde incileri… »
« Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur. Asıl mesele bir derdinizin olmasıdır. »
« Derdimle devâmı eyle hem-reng, nâlemle terânem et hem-aheng »
« Derdin nisbetinde yakîn cebinde »
« Derdine çâre olmayı düşünmeksizin bir dosta nasılsın diye sormak riyakârlıktır. »
« Derdini sıkı tut. Şikayeti bırak. Alıştığın derdi alır yenisini verir hepten berbat olursun… Verdiğine razı eyle ya huu »
« Derin bir farkındalıkla bir şeye dokunduğunuzda, her şeye dokunursunuz. »
« Derin uykudaki bir ‘kişi’ ile tamamen uyanık olan ‘kişi’ bir ve aynıdır; yok bişi… »
« Derisini değiştirmeyen yılan ölmeye mahkûmdur »
« Derman arar iken derde düş oldum… »
« Dersi geçene kadar aynı sınava girersin »
« Derûnundaki ateşe odun at, dükkan sâhibi şeyhlerin ocağına değil! »
« Derviş kardeş, görüşmeyi unutma! »
« Derviş, kendi hazzından fâni olandır. Sofrada bulunması dâhi ailesi fertlerini iştaha getirmek içindir, işkembeyi şişirmek için değil »
« Dervişler uçmasa da ayakları yere basmaz »
« Dervişlik gizli olmalı, açığa çıktı mı delil gerekir »
« Dervişlik, hoşgörü yoludur; ama neyi hoş görelim? Ne hoş ne değil? Nefsi hoş tutmak değil Hakkın hatrını hoş tutmaktır yolumuz. »
« Dervişlik, ölüme hazır olma sanatıdır. »
« Devrini ikmâl eden, devrâna hayrân olur… »
« Dışarda kalıp boşuna çekme azap içerinden bakınca tevhid zevki başlayacak »
« Dışardaki dünya, içimizdekileri dışarı yansıtan bir aynadan ötesi değildir. »
« Dışardaki yayınla uğraşma! ‘içerden’ çözülür »
« Dışarı bakan rüya görür, içeri bakan uyanır. »
« Dışarıda aramayın, siz onlardan biri olun »
« Dışarıda bırakılmak, içeriye alınmakla aynı şeydir. »
« Dışarıda değiştireceğiniz hiçbir şey sizi değiştirmeyecek. »
« Dışarıda düzeltilecek hiçbirşey yok, sen kendinle barış, dünya seninle barışmaya hazır! »
« Dışarıda hiçbir şey yok! »
« Dışarıdaki bütün şamata, bizi içimize firâr ettirmek içindir »
« Dışarıdaki yayınla uğraşma her şey ‘içerden’ çözülür »
« Dışarısı sâdece bir hatırlatıcı, öğrenme aracı olarak var görünüyor. »
« Diğer bütün roller çoktan kapılmış; bir tek kendin olmak benzersizliğin özüdür. »
« Dikenden gül, zehirden bal, geceden gündüz, celâlden cemâl zuhûr eder… »
« Dikkat edin! Yalan değil Tanrı’nın adıyla yalan yere yemin etmek büyük günah »
« Dikkat sözlerdeyse sessizlik duyulur mu? Suyu bulandırmayı bırakırsan su durulur »
« Dikkat, bir nesneye yönelik farkındalıktır. Nesneden ayrışan dikkat kaynağına döner ve saf farkındalık olarak açığa çıkar. »
« Dikkati, kendi kaynağına çek; bileceksin »
« Dikkatini kelimelerden sessizliğe kaydır; duyacaksın. »
« Dikkatli bir şekilde nefes aldığınızda, zihninizi eve, bedeninize geri getirirsiniz. »
« Dil çabuk bağdaşır serbest olunca, gönülden dost olduk hem-dest olunca, gözlerine baktım sermest olunca, O neydi yâ Rabbî, nasıl füsûndu? »
« Dil kalemdir, kudretullah elinde »
« Dilenciler, seçici olamazlar… »
« DİLim seni dilim dilim dileyim, başıma ne gelirse senden bileyim »
« Dilini tut pişmân olma, ağzını tut şişmân olma »
« Dilini tut; hakikatı yut; O’ndan başka kim var apaçık meydanda »
« Din fıtratı değiştirmek için değil fıtrattaki umumi selameti açığa çıkarmak içindir »
« Din sâhip olmak değil âit olmaktır »
« Din tamam olunca doğar muhabbet yani din sonuç değil basamaktır »
« Din(i)darlık iddiasında olanlar Allahın işini üstlenip kendilerine ait işleri de Allah’a havale ediyorlar. »
« Din, anda ol.ana müşâhede etmektir. »
« Din, ilâhî isimlerin ‘benliksiz’ ve ‘farkındalıklı’ olarak ile bizde can bulmasıyla yaşanır »
« Din, kendi ilâhî kimliğini keşfetme yoldur »
« Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet, âşık kimse harâb olur âşık bilmez dîn diyânet… »
« Dinginlik gürültünün olmaması değil direncin olmamasıdır. »
« Dinini tilkiden öğrenirsen tavuk aşırmanın haram olduğuna asla inanmazsın »
« Dinleyen susuz ve talepkâr olursa vâzeden ölü bile olsa söyler. »
« Direndiğin şey geçmez sadece ısrarcı olur, büyüyerek geri gelir… »
« Direndiğin şey, ısrarla tekrâr eder »
« Dirilmekten şüphen mi var? Uykudan uyanma! Demek uyandın; dirileceksin! »
« Dirisi varken ararlar mezar… »
« Doğa gibi teknoloji de asıl gücünü, nimetlerinden yararlanıldığında değil, mahrum kalındığında gösterir. »
« Doğada bir yürüyüş, ruhu eve götürür »
« Doğada her şey döngüseldir »
« Doğallığın verdiği huzuru doğal olmayan yollardan arama. Sadelik, sahtelik sevmez. »
« Doğan beşerdir, insan olabilmek için aşk ocağında yanmak lazımdır »
« Doğan, isterse sütbeyaz ve eşsiz olsun; fare avladıktan sonra bayağıdır. Dön bak aynaya neyin peşindesin »
« Doğanın sırlarına nüfuz etmeye çalışın ve görünen her şeyin arkasında ince, soyut ve açıklanamaz bir şey kaldığını göreceksiniz. »
« Doğası anlık ve akışkanlık olan bir evrende tamamen güvende olmayı istemek yaman çelişki. »
« Doğduğunda kaybettin, öldüğünde bulursun. »
« Doğduğunu hatırlayamazsın, kimin yaşadığının farkında değilsin ve öldüğünü bilmeyeceksin. »
« Doğmadan önceki yüzünü göster »
« Doğru yöne bakıyorsak, tek yapmamız gereken, yürümeye devam etmektir… »
« Doğru zamanda, doğru yerde olmamak mümkün değil. »
« Doğru zamanda duyulan bir cümle, aklınızı başınızdan alabilir. »
« Doğruluk onarır en yavuz işi »
« Doğumunu bilmiyorsun çünkü doğmadın. Ölümünü bileceksin çünkü ölen sen değilsin »
« Doktriner dogmanın, kuru inancın ölü sözü yerine bizzat doğrudan deneyimin canlı sözüyle ilgilenin »
« Doludur Hak ile âlem muhakkak, nereye baksan anda görünür Hak »
« Dost havasına düşegör; aşka boya sen seni… »
« Dost sûreti gözgü durur, bakan kendi yüzün görür »
« Dost yama gibidir. O halde onu kendi renginden seç. »
« Dost, göze sezdirmeden gözyaşı silendir. »
« Dosta giden yola ayık çıkılmaz; sen kendindeyken varılmaz »
« Dost’a varan yola ayık çıkılmaz »
« Dostların arasındayız, güneşin sofrasındayız… »
« Dostu bulamazsan ömrün yarısı perişan, yarısı pişman geçer! »
« Dostum, gülüşünü yitirdiğinde bir ayağını da yitirirsin… »
« Doymayacağın yerde açlığını söyleme! »
« Doyuma ulaşmayınca doğum olmaz… »
« Dönen yoldan döner olur, kavuş.an dönemez olur »
« Dört unsur kuşu, beden dağına bağlanmış, ipini çözmesin diye istediklerini kendi asıllarından veririz; asla dönmek için çırpınır dururlar, hastalanırlar, ihtiyar olurlar, ölünce onlar asıllarına döner biz de Arş kuşu olarak aslımıza. »
« Dua düşünceyi değiştirir düşünce de hayatı değiştirir. »
« Dua, zihninizin çaresizlikten kurtulma yoludur. Daha yüksek bir güçle temasa geçerek, bağlantı ihtiyacını kabul ediyorsunuz. »
« Duaların yerini hayaller aldığından beri zarardayız. »
« Dualarının kabul olduğunu görmek istiyorsan, başkaları için dua et! »
« Dur, dinle. Hep konuşursan hiç bir şey duyamazsın. »
« Dura dura bir sel oldum erenler, bilmem çağlasam mı çağlamasam mı… »
« Duralım mı biraz… Belki üstümüzden bir kuş uçar, ayağımız yerden kesilir, iyi gelir… »
« Durduğunuz pozisyonun doğruluğunu veya yanlışlığını anlamak istiyorsanız, yanınızdakilere ve karşınızdakilere bakınız. »
« Durgun denizlerde, usta gemici yetişmez. »
« Durmadan ölüyorum, yaşayana dönmek için… »
« Duvar, meylettiği tarafa yıkılır »
« Duyularla algıladığımız sürekli değişen deneyim akışıdır BEN-İM sandığım »
« Düğümleri çöze çöze, bir gün ulaşılır öze »
« Düğümlerin cümlesi, muhabbet noktasıyla çözülür… »
« Dün gece rüyanda oynayan öyle bir ‘sen’ yoktu ve tam şimdi de böyle bir ‘sen’ yok. »
« Dün nasıl olursa olsun, kuşlar yeni güne hep bir şarkıyla başlarlar: elhamdulillah »
« Dünün, bugünden çok fazla şey almasına izin verme. »
« Dünün yapışkanı olan kimse, bugünün akışkanı olamaz. »
« Dünya benden akar ve içimde çözülür. »
« Dünya bir illüzyon… Bu yok demek değil sâdece göründüğü gibi değil… »
« Dünya donup taş olmuş! Kış uykusunda yılan; uyanıp yutana dek sen üstünde oyalan »
« Dünya dönse de hiç bir yere gitmez »
« Dünya dün, ahiret yarındır, gerçek şimdi ve burada yaşanır »
« Dünya gafletle ayakta durmaktadır eğer gaflet olmazsa bu dünya da kalmaz. »
« ‘Dünyâ geldi ÂDEM’e’ ÂDEM dünyâya değil; ‘Güneş, Ay, onbir burca emir: YUSUF’a eğil’ »
« Dünya ile insan arasında nefes alın; içeride olduğunuzu bilin »
« Dünyâ işleri hayâlhânemizde vârittir. »
« Dünya olduğu gibi mükemmel, onu değiştirme arzum da dâhil. »
« Dünya sana kim olman gerektiğini söylemeden önce kim olduğunu hatırla… »
« Dünya sayısız varlıkla dolu değildir, dünya Tek Varlıktır; onun adı ‘Ben’ »
« Dünyâ varlığında yok hevesimiz, Hakk’ın lisânıdır her nefesimiz, ölüye nefh-i rûh eder sesimiz, âleme cân verir sözümüz bizim… »
« Dünya yılana benzer; dokunması yumuşaktır fakat zehri öldürür. »
« Dünya, aldanış yurdu; içindekiler öyle istiyor, o zaman aldansınlar bakalım »
« Dünya, aslında uçabilen ama bundan haberi olmayan insanların otostop için beklediği bir otobandır »
« Dünyâ, benim tahayyülümün bir yansımasıdır »
« Dünya, dokuz yüz katlı bir otel ve ben her seferinde oda numaramı unutuyorum »
« Dünya, geçilmesi gereken bir köprü; tabir edilmesi gereken bir rüyâdır. »
« Dünya, hayal gücü için bir tuvalden başka bir şey değildir. »
« Dünya, katılık ve süreklilik yanılsaması yaratan muhteşem bir titreşim alanıdır. »
« Dünya, kaybetme korkusunu yaşadığın şeylerin toplamıdır »
« Dünya, sayısız varlıkla (kesret) dolu değildir. Dünya Tek Varlıktır, adı Ben’dir (vahdet) »
« Dünya, senin kuru fikrinle değil, canlı canlı örnekliğinle değişir. »
« Dünya, tuzaktır çünkü nimetleri saçan el görünmüyor. »
« Dünya, zihin tarafından bilinir; zihin bilinç tarafından ve bilinç kendisi tarafından bilinir. »
« Dünyada cennete girmek istiyorsanız, nefsinizi müslüman edin. »
« Dünyada eşini bulamazsan, işini bilemezsen rahat edemezsin. Yiyebileceğin aşı, yapabileceğin işi yap! »
« Dünyada her şeyin bir ölçüsü vardır, sevginin ölçüsü de fedakarlıktır. Fedakarlık yapmayanın sevgisine inanılmaz. »
« Dünyada kim, neden vefâ umarsa ondan cefâ görür »
« Dünyâda yem kuşu besler, ahrette kuş, yemi… »
« Dünyadaki bütün karanlıklar, tek bir mumun ışığını söndüremez. »
« Dünyadaki pek çok insanın esas sorunu, henüz kendisiyle tanışmamış olmasıdır. »
« Dünyâdan geçmeye bakın; tâmiri ile uğraşmayın. »
« Dünyâdan yüz çevirenlerin peşinden dünya koşar ve onların gömlekleri arkadan yırtılır »
« Dünyalık herkes aşktan korkar çünkü aşk kontrol edemeyecekleri bir dünya yaratır. »
« Dünyâmın sınırları dilimin sınırlarıdır. Dünyâm, dilim kadardır. »
« Dünyanın âdeti böyle; parmaklar arasında en göbeklisi baş olur! »
« Dünyanın bütün soruları ‘Biz, neden buradayız’ ana sorusundan türemiştir. »
« Dünyanın illüzyonunun içindeki sessizliği dinle; unuttuğun dersi hatırlayacaksın »
« Dünyanın kapısı, kadındır. »
« Dünyanın kendi yansıman olduğunu fark ettiğin anda ondan bağımsız olursun »
« Dünyanın yalan olması senin gerçek olman içindi… »
« Dünyasını âhirete, âhiretini dünyaya dönüştürenler ölümle tanışmazlar »
« Dünyaya alışan kuşun kanadı çürür; birliği bilen yalnız da yürür. »
« Dünyaya bir kez bakarız, çocuklukta! Geri kalanı hatıradır »
« Dünyaya tepki vermeye devam ettiğin sürece asla uyanamayacaksın »
« Dünyayı değiştirmek için burada değilsin. Dünya seni değiştirmek için burada! »
« Dünyayı olduğu gibi değil olduğumuz gibi görürüz »
« Dünyayı seven dünyada, ukbayı seven ukbada kalır »
« Dünyayı sırtından indirirsen daha hızlı koşarsın. Bak kuşlara… »
« Dünyevî olan insan ve uhrevî olan insanüstü varlık iki ayrı şey değildir. Zamandaki ‘İnsan’ zâhir, dış deridir ve ândaki “İlâhî” bâtın, içindeki öz… »
« Düş.ün kadarsın, düşün ne kadarsın »
« Düşersem ne gam?… Cümle âlem, sevgilimin sînesinden ibâret. »
« Düşlerini gerçekleştirmek istiyorsan uyanacaksın. »
« Düşleriniz ancak ve ancak onlara inanacak kadar güçlüyseniz gerçekleşir. »
« Düşmek istemiyorsan, hiçbir ‘şeye’ tutunma! »
« Düşmüş idik ol kaldırdı, birliğin bize bildirdi, içimüze ‘ışk doldurdu; dürüst oldu imânımız… »
« Düşünce, deneyime adını verir, duyular ona şeklini verir ama farkındalığın ışığı ona gerçekliğini verir. »
« Düşünce nehrinin başladığı yerde dinlenin; cevabın geldiği yerdesiniz »,
« Düşünce ve eylemlerinize, gökyüzünde uçan kuşlara neden olduğunuzdan daha fazla neden olmuyorsunuz. »
« Düşünce zihnin, sevgi kalbin amelidir. »
« Düşünce akışını ancak onunla ilgilenmeyi bırakarak durdurabilirsiniz. »
« Düşünceler seni üzemezler. »
« Düşünceyi, düşünceyle durdurmaya çalışırsan bunun asla sonu gelmez; bağ-kurma yeter. Gökyüzünde uçan kuşlara tutunmaya çalışmıyorsun değil mi? Öylece gelirler ve giderler… Geçiyor işte. »
« Düşünceleri seçemiyorsanız hatta düşünüp düşünmemeyi bile seçemiyorsanız, nasıl olur da düşüncelerin düşünürü olabilirsiniz. »
« Düşüncelerimiz ve eylemlerimiz, gerçekte, gezegenleri güneşin etrafında hareket ettiren ve kuşların şarkı söylemesine neden olan aynı enerji tarafından üretilir. Hayyy-at. »
« Düşünceni değiştir, hayatın değişsin »
« Düşünmek için akıl başta olmalı, derin düşünmek için biraz deli olmalı. »
« Düşünmek, zihnin ruhla sohbetidir. »
« Düzde şeriat, rampada hakikat »
« Düzeltmeye çalışma; onun bozuğu da düzgün! »
« Düzende de kaosta da tek bir ‘hata payı’ yoktur! »

• E •

« Ecel, kafesi kırar, kuşu incitmez! »
« Edeb, aklın dıştan görünüşüdür »
« Eden seni senden ümîd… »
« Edilen duayı duymayan Tanrı yoktur; verilen cevâbı duymayan kul vardır »
« Edyânı koy, Deyyânı bul »
« Efsâneye eyvallah diyen bir dilimiz yok »
« Ego basitçe şimdiki anda olanla, işlevsiz bir bağ şeklinde tanımlanabilir »
« Ego dediğimiz sahte benlik, ruhsal aydınlanmaya asla ulaşamaz; benlik, benliksizliğe ulaşamaz. »
« Ego ile savaşan kim? Öldürecek ego yok, bedende ben yok! »
« Ego istediğini kelimelerle elde eder. Ruh ise lâzım olanı sessizlikte bulur »
« Ego yanılsamasını yaratan özgür irade yanılsamasıdır »
« Ego, arayan ve direnen bir varlık değildir; arama ve direnme eyleminin ta kendisidir. »
« Ego, diğerleri tarafından onaylanmadan yaşayamaz »
« Ego, varlık değil direniş-arayış eylemidir. Formunun durgunluğunda, hiçbir arayış-iradenin olmadığı bir anda, neyin ne olduğu hatırlanır… »
« Egodan kurtulmaya çalışma, yalnızca ‘ayrı-yoksun ego’ fikrini unut »
« Egoizm, yetersiz ve bütünlükten uzak hissetmenin acısını hafifletmemiz için doğal uyuşturucudur »
« Egonun evrensel korkuları: terk edilme, düşük öz değer veya güven eksikliği »
« Eğer aşkı seversen cân olasın, yok eğer dünya seversen mübtelâsın… »
« Eğer ders almazsan tekrarlamaya mahkumsun »
« Eğer ‘dışarıda’ bir dünya yoksa neye tepki veriyorsunuz? »
« Eğer gerçeği gözlerin açıkken yaşamıyorsan, kapalı iken de yaşayamazsın »
« Eğer gözün renkleri ayırt edecekse kendisi renklerden arınmış olmalıdır. Boş gözle görülür, boş zihinle anlaşılır. »
« Eğer kısa cümleler kuruyorsa insan, uzun yorgunlukları vardır sadece… »
« Eğer senin huzurunda, başka zihinler de doğal olarak sessizleşmiyorsa sen henüz sessizlik olmamışsın demektir. »
« Eğer sıkılıyorsan, dikkatini vermiyorsun, oaraya akamıyorsun demektir. »
« Eğer Tanrı’yı tanımlayabilirsek O Tanrı değildir. »
« Eğer yalnız olduğunu düşünüyorsan dedi âşık bunu kulağına fısıldayan kim? »
« Ehli aşka bir belâ zindânıdır bu mâsivâ… »
« Ejderhâdır nefs kim demiş öldüğünü, ortam müsâit değil ondan bu ölgünlüğü »
« Ekilen kolay bozulur, büyüyen bozulmaz »
« Ekmek atamızın bedenine girince, ölüyken dirildi, gafilken herşeyden haberdar oldu. »
« Ekmek fırında, meyva güneşte pişer. İnsan, kâmil olunca hem fırındır hem de güneş »
« Eksiğini eksilt »
« Eksik olma! »
« Eksik, tamdan fazla yer kaplar »
« Eksiklerini, yetersizliklerini, günahlarını kibirle örtmeye alışmış zekâlar nezdinde suçlu hep başkalarıdır. »
« Eksiklik, kendi özüne dönmen içindir »
« El elden üstündür tâ arşa kadar »
« Elbet bir gün, herkes ‘kendine doğru’ toplanacak… »
« Elbet bir gün…’Bir gün’ diye ayrı bir gün yok; beklemeyi bırak ve yaşamaya başla »
« Elden vefâ yoğa benzer… »
« Elektron titreştiğinde evren sallanır »
« Eleme dayanılır zevke dayanılmaz »
« Elemin aslı emeldir »
« Elhamdulillah her şey yolunda… »
« Elhamdülillah, şimdi burada olanın şekilsiz görkemiyle sarsılarak uyanmak imkânına… »
« Elinden tutulması için boş ve açık olmalısın »
« Eline bıçağı aldın mı ne kadar ince dilimlersen dilimle, hep iki taraf olacaktır »
« Eller gider Mersin’e biz gideriz Er.sîne’sine »
« Ellerini gözünün önünden kaldır; göreceksin… »
« Elma çürüyor, yaprak sararıp dökülüyor, çiçek soluyor, vadesi dolan gidiyor. Hayatın gidişatının ne tarafa doğru olduğu belli »
« Elmasın parıltısını yakalamak için maddenin üzerini kaplayan kalın çamur tabakasını sıyırmak gerek »
« Emanet mal, sâhibine yaraşır »
« Emanete ihanet etmeyen herkes güzeldir. »
« Emeksiz yenen yemek, yemek değildir! »
« Emir ruhtur, emri tutan ruh ile zindedir »
« En bakımlı bahçe, sessizliktir »
« En büyük ego yolculuğu, egonuzdan kurtulmaktır. »
« En büyük karşılaşma yalnızlıktır çünkü kendinizle karşılaşırsınız! »
« En büyük suç, kim olduğunu sandığın bir hikaye uğruna, gerçekte ne olduğunu gözden kaçırmaktır. Kişisel dramanla bu meşguliyet, güneşi maskeleyen buluttur. »
« En büyük şakanın ‘hayat’ olduğunu anlamak için illâ ölmek gerekmez; ölmeden önce ölünüz… »
« En büyük öksüzlük, köksüzlüktür »
« En gerçek mutluluk deneyimi, onu sebepsiz yere hissettiğiniz zamandır. »
« En iyi çıkış yolu, içinden geçmektir »
« En iyi savunma, savunulacak bir şey bırakmamaktır… »
« En iyi sunağın üzerinde hiçbir şey yoktur. »
“« En güzel tuzak kuran benim… Hayat, sana kendinden başka kurtulacak bir tuzak olmadığını öğretecek. Tuzak ve tuzağa kapılan birdir ve bunu anladığında tuzak kalmaz. »”,
« En küçük şeyin gerçekleşmesi için bile bütün evren katkıda bulunur »
« En lezzetli üç şey vardır: tilâvet-ül-Kur’an, musâhabet-ül-ihvân, mülâkat-ur-Rahmân, üçü de bir! »
« En sert ağaç, en kolay çatlayandır »
« En son ölüm gelir, yine de erken deriz »
« En son, acele etmeden, hayret içerisinde, gökyüzünü ne zaman seyrettin? »
« En zor iş kendini bilmek, en kolay iş öğüt vermektir. »
« Endişe, hayal gücünüzü istemediğiniz bir şey yaratmak için kullanmaktır. »
« Endişe, yarının sıkıntılarını ortadan kaldırmaz. Bugünün huzurunu alıp götürüyor. »
« Engeller yolu engellemez; onlar yol. »
« Eren, uyandırabilen bir rüyadır »
« Erenlerin nazarı aşkı aşılamaktır »
« Ergenliğe gelmeyen çocuk yapamaz, kendini tanımayan sohbet açamaz… »
« Erkeği toklukta, kadını yoklukta, evladı kocalıkta, kardeşi mirasta, arkadaşı yolculukta, dostunu zor durumda tanırsın »
« Erkeğin manevi yoldaki engeli maddiyat ve cinsellik, kadınınki çocukları ve aşırı duygusallığıdır »
« Erkeklerin nicesi, duygulardan korkar ve onları ihmal etmek gerçekte korkaklık olduğu halde erkekçe olduğunu düşünürler ve bastırılan her şey nihâyetinde patlar… Dinle. »
« Erken uyan; mutlu olursun »
« Esâret, cehennem, olan, olduğundan farklı olsun istediğimiz anda hazırdır. »
« Espriyi anlayanların gözü sessizce parlar ve yüzleri tatlı bir gülümsemeyle kucaklar… »
« Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa »
« Eşya, elastikî bir hapishanedir »
« Eşyâ, sonsuz olan aslının anlık görüntüsüdür »
« Eşyânın âhireti insan, insanın âhirİet olmasın; Hak olsun! »
« Eşyâyı yokluktan ve yokluğun yokluğundan vâr eden Allâh’a hamd olsun »
« Etrafına bakıp kimi ararsın, gördüğün rüyada yalnız sen varsın. »
« Evcil kuşlar özgürlüğün şarkısını söyler, yabânî kuşlar uçar. »
« Evde birileri var ise bir kez seslenmek yeterlidir »
« Evde bizden başka kimse yok »
« Eve girmek halvet, evden çıkmak celvettir. »
« Evet aşk seni, senden alabilir ama aşka rota çizilmez, aşka sâdece uyulur. Âşık, mâşuk, aşk bir olana dek katbekat yanılır sonra… »
« Evet, insan canlı KUR.AN.dır »
« Evin penceresi gözlerim, kendimden bakar kendimi g.özlerim »
« Evine sarıl, dilini muhâfaza et »
« Eviren, çeviren sensin; beni var sandırma yâ rabbi… »
« Evirir çevirir, tohumu harcar, ağacı getirir! Nefsi harca, özü getir »
« Evliyaullah mukâyese edilmez »
« Evrende diğer her şeyi bir şekilde etkilemeyen hiçbir şey olmaz. Hayat bir bütündür »
« Evrenden bu bedene dolan her nefes ‘can’ ve nefes geçince kalmıyor inan heyecan »
« Evrenin bir matematiği var, senin gerçekliğinde var olmayan bir şey, asla senin çekim alanına girmez »
« Evrenin ‘içinde’ yaşayan bir ‘sen’ yok. ‘Sen’ olarak yaşayan bir evren var; deniz dalgalanıyor, evren insanlanıyor. »
« Evrenlerin rahmi, Bütün’ün Sonsuz Zihni’dir. »
« Ey aklıyla övünen, kitap kalbe indi, başını beş vakit taşa vur, din şimdi »
« Ey âşık var yarına koma bugünü yarına… »
« Ey cânım beyhûde âh etme nâçar, bir kapı örterse birini açar, buna dünya derler hepisi geçer; hangi günü gördün akşam olmamış… »
« Ey cömert, ne kadar versen âşıkla yarışamazsın… »
« Ey damla-yanım, yekpare bir suyum ben, büsbütün sevebilir misin beni? »
« Ey ehabb-ı ihvân, vehmindir şeytân, cânındır cânân! »
« Ey Hacı, yüz kere bu yoldan o eve gittin, bir kere de bu evden o dama çık! »
« Ey hayat, senin bu kadar önemli tutulman ölüm sâyesindedir. »
« Ey insan, kendini az sanma! Sen Hak kitabın bir nüshasısın ve güzeller güzelinin aynasısın… »
« Ey katre-i âvâre, bu akışın bu coşkunun âhengine uymazsan emîn ol, boğulursun! »
« Ey kendini küçük bir şey sanan, insanda doğar, batar iki cihan; sen onu et kemik görürsün ammâ O’ndan başkası değildir yaşayan »
« Ey kuyu kazan, kuyuyu kendi boyunca kaz! »
« Ey örtüsüne bürünen, artık bir gör kendini… »
« Ey örtüsüne bürünen, ne olur bu kadar kendine saklanma… »
« Ey Rabbimiz! Dinidarlarımıza muhabbet ve irfân nasip et. »
« Ey tâlip, senin O’ndan istediklerinin en hayırlısı, O’nun senden istedikleridir. »
« Ey Taş! Keşke toprak olabilseydin de bir ağacın kökü seni o zindandan kurtarabilseydi. »
« Ey yük gemisi kaptanı, sana da çekici alalım »
« Eylem, işin ‘eğlence’sidir, mutlu olmak için kişinin kendini unutması gerek! »
« Eylemsizlik, iz bırakmayan eylemlerdir. »
« Ezâ, cefâ; sonu gelir pür-safâ »
« Ezber bilgi yanıltır, dağ dayanmaz hazıra »
« Ezberden konuşulduğunda tek hâl; gafletin devâm etmesidir. »
« Ezelde bulmasa idin burada nasıl arar idin? »
« Ezelde noktadan başlayan daire, aynı noktada ebedde devrini ikmâl edince dairenin her hattı, her an noktadır vesselâm. »
« Ezelden mazhâr-ı aşkız; bizim icâdımız yoktur… »
« Ezeli hatırlamak için aklını bırak da, akıl ol! Kulaklarını tıka da kulak ver yâni zihin ve duyulardan öteye geç, gelenden geçenden geç… »

• F •

« Fâil-i hakîkînin Allah olduğunu bil; ne kimse senden incinsin ne de sen kimseden incin »
« Fakir, kendinde, kendiliğinden hiçbir şeye sâhip olmayandır »
« Fakîr, tebdil-i kıyafet gezemez çünkü başka elbisesi yoktur. »
« Fakr, ne kadar yoksak o kadar varız demektir »
« Fakra erişmeyen, çok fakirdir »
« Fâni dünyâ değmeze de değmez! »
« Fark edilmek isteyen farksızlaşır. »
« Fark yaratan hayatımızdaki olaylar değil, onları nasıl gördüğümüzdür. Hayatı cennete ya da cehenneme çeviren zihindir. »
« Farkında mıyım? »
« Farkında olmadığın an, yaşama dâhil değildir »
« Farkında olsak da olmasak da hayatın gerçek amacı, içimizdeki aşkın gücün, görünen illüzyonun kaynağının farkına varmaktır. »
« Farkındalığı olmayan ezberler bir işe yaramaz! Öğrenmediğin dersi asla geçemezsin, dersi geçene kadar aynı sınava girersin. »
« Farkındalığın kendisi iyileştiricidir. »
« Farkındalık arayan zihin, okyanusta su arayan bir akıntı gibidir. Böyle bir zihin sonsuz bir tatminsizliğe mahkûmdur »
« Farkındalık niyeti yönlendirir »
« Farkındalık, farklı olmasını dilemeden şu anda neler olduğunun farkında olmaktır »
« Farkındalık, şu anın muhteşem kaynağından çıkan sınırsız olanağa dönmemize fırsat verir. »
« Farklı dillerde konuşulabilir ama aynı dilde susulur. »
« Farklılık ayrılık demek değildir! Baş ve ayak farklı ama ayrı mı? »
« Fatiha ölünün arkasından okunduğuna göre her namazda kendi cenazeni uğurluyorsun »
« Fazla malûmât, insanı azaltıyor »
« Fenâ bulmaz vücûd aslâ; fenâ bulan cehâlettir… »
« Fenâ, işlerin huyların sana, bana ait olduğu vehminden kurtulmaktır »
« Ferâgat eyle gayrıden gel ey dost; ki yeter âşıka bir dost, bir post »
« Fesatlık hep ben.de… »
« Fırtınaya karşı koyan ağacın köküdür. Bu yüzden insan için derinleşmek, yükselmekten önce gelir. »
« Fırtınayı sâkinleştirmeye çalışmayın. Sâkin olun, fırtına geçecek. »
« Fıtrat, rûhun tevhîd-i Hakk’a ârif ve sırr-ı rubûbiyete vâkıf olmasıdır »
« Fıtrata aykırı, yanlış öznelerin sözcülüğünü yapmamak lazım »
« Filmden ilk kare: dünyayı içine çekersen ağlarsın! »
« Filozof bildikçe ölür, derviş öldükçe bilir »
« Fiziksel yaşam, yanılsama yoluyla sunulan bir anlık bir ‘ebedi yaşam’ deneyimidir. »
« Formların yaşamı yoktur, yaşamın formları vardır »
« Fukarâ kalbine her kim dokuna, dokuna sînesi Allâh okuna »

• G •

« Gâfîl varlıklarla, kâmil yoklukla beslenir »
« Gafletin kadar varsın, boşalttığın kadar dolusun »
« Gâh derim ki şu perişan kalbimle inleyeyim; ne hâcet zâten her şey ortada »
« Gam üstüne gam verilir. Tâ ki gelene sevinmeyene, gidene üzülmeyene kadar.. »
« Gam yeme, seni ölümden ecelin; kederden de kaderin korur. »
« Gam yeme; fidan meyve vermek için kışın karını, baharın yağmurunu, yazın sıcağını yiyecek! »
« Gaybda rab olmaz »
« Gayrî gördüğün kendidir! »
« Gece olunca zindandakilerin zindandan haberi yoktur. Mağara ehli de böylece kendinden başka her şeyden habersizdir; hepsi gözünde yok olduğundan ona yoksul denir. Fakirlik tamam olduğunda… »
« Gece rüyanda, başını göremeden bir film izliyorsun. Gündüz rüyanda, başım var sanarak olmayan başın derdini çekiyorsun. »
« Gece rüyası kontrolü için çimdikle, gündüz rüyası kontrolü için şimdi burda mıyım farkındalığı… »
« Gece uzundur, uykunla kısaltma onu; gündüz ışıktır; günahınla karartma onu. »
« Gece, dünyayı saklar ama evreni açığa çıkarır »
« Gece kalk, nefis karanlığında şafak sökene dek secde et; yüzün ağarınca özüne şâhit ol »
« Geçen buluta aldanma; tutunmazsan geçecek… »
« Geçene ‘Ben’ deme geçersin… »
« Geçiciliğin farkında olmak, farkındalığın kalıcılığını kanıtlar. »
« Geçicinin peşine düşen, geçici sözler eden, bir bir geçenler gibi geçip gider… »
« Geçmeyen; uğurlamadığındır… »
« Geçmiş hatıra, gelecek hayal… Bana hatıra ve hayallere değinmeden şimdi kim olduğunu söyleyebilir misin? »
« Geçmiş, yalnızca ona verdiğimiz tepkiler varsa geçmez. Gelecek, yalnızca onu bekledikçe gelir. »
« Geçmişe takılıp kalmak ne kadar da boşuna… Solmuş yapraklarına tutunmak isteyen bir ağaç… »
« Geçmişi bir kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil »
« Geçmişi geçmişte bırakın yoksa geleceğiniz geçmiş olur. »
« Geçmişi takip etmeyin, geleceği davet etmeyin, şimdiki zamanı salıverin; rahatlayın »
« Geçmişin gözleri olmadan kendime bakabilir miyim?’ »
« Geçmişin ölmesine izin vermezsen, o da senin yaşamana izin vermez. »
« Geçmişte yaşamak, bugün ölmek demektir. »
« Gel şimdi hicâbın aç, senden ayrıl sana kaç. Sana gelir cümle yol, sende bulasın mirâç… »
« Gelecek için ne kadar beklersen o kadar kısa olur »
« Gelecek ölüm: gözleri gözlerin olacak! »
« Gelene gidene ben deme, gelip gitmeyen sensin gam yeme »
« Gelenek küllere tapmak değil ateşi korumaktır… »
« Gelir bir bir, gider bir bir, kalır bir! »
« Gelir bir bir, gider bir bir, kalır bir; onun da aslı yoğ imiş »
« Geliş gidiş tam ola; gönül maksûdunu bula »
« Gelişin bir bayramdır, giderken de bayram bırakarak gidersin. »
« Gene de kazanın ateşini körüklemeyesin zirâ insan tokken tehlikelidir, hayvan açken… »
« Gerçeğe giden yolda insanın yapabileceği sâdece iki hata vardır; sonuna kadar gitmemek ve hiç başlamamak… »
« Gerçeğe öfke duyanın kederi uzun sürer. »
« Gerçeğe uyandığında ne fark ediyor? Yine aynı şeyler oluyor, rüyada korku ve tepki kalmayınca geriye zevki kalıyor… »
« Gerçeğe uyanmak için, bir boşluğun içerisinde tamamen çabasız kalmak gerekir »
« Gerçeği aramayın, sadece fikirlerinizi beslemekten vazgeçin. »
« Gerçeği asla arama; yalnızca ol »
« Gerçeği bilmiyorsan, herkes seni sahtesiyle kandırabilir. Göz açılınca, kimse size onu satamaz. »
« Gerçeği görmeyi bu kadar zorlaştıran, sahteye tutunmaktır. »
« Gerçeği olduğun yerde bulamıyorsan, başka nerede bulmayı umuyorsun? »
« Gerçeğin arayışı cevaplarla bitmez. Arayan kimsenin olmadığı anlaşılınca biter. Görüş, biliş, oluş kişisel değildir. »
« Gerçeğin gözleri rüyâ görmez! »
« Gerçeğin her nesil tarafından yeniden formüle edilmesi gerekiyor »
« Gerçeğin mâbedi, durduğun yerdir; kutsal kitap an be an kendini yazar. »
« Gerçeğin yüzünü görmek istiyorsan severek kabul et, kabul ederek sev »
« Gerçeğine gerçekten uyan »
« Gerçek ancak bu ânın tâzeliğinde keşfedilebilir. »
« Gerçek âşık için sevgilinin her sûreti vuslât kadehidir
« Gerçek aşk hikâyelerinde aslâ ‘son’ bulunmaz… »
« Gerçek aşk, seni paramparça eder. »
« Gerçek aydınlanma, aydınlanacağını zanneden benliğin ortadan kalkmasıyla gerçekleşir »
« Gerçek bağışlama ve sevgi, sonuna kadar kırılmış kalbin sessizliğinden doğar. »
« Gerçek benliğimizi hatırlamak gerçek savaptır, onu unutmak ise yegâne günah »
« Gerçek benliğini hatırla; geçenlere ben diyenler, bir bir geçiyor uyuma… »
« Gerçek din, senin sendekine bağlanmandır »
« Gerçek Dost, senin varlığında sana Allah’tan bahseder, yokluğunda ise Allah’a senden bahseder »
« Gerçek erin bu yolda yokluk durur sermâyesi… »
« Gerçek güç, birey olarak sizin bu hayatı kontrol edemeyeceğinizi kabul etmek ve nasıl oynatılıyorsanız buna tam güvenmektedir. »
« Gerçek güç, elimde varsanılan iradeyi bütünün kollarına teslim etmektedir. »
« Gerçek insan, görünen değil görünmeyendir! »
« Gerçek iyilik senin içinde olan ama senin içinde olmadığın iyiliktir »
« Gerçek olandır ve acı, olandan başkasını sevmektir. »
« Gerçek ölmez, don değişir; pâktır efendim… »
« Gerçek sadece OLAN’dır ve görünebilmesi için ikili bir açılış gerekir. Zıtlıklar illüzyonu ortaya çıkarır. »
« Gerçek seni özgür bırakmıyorsa, gerçek değildir. »
« Gerçek seni özgür kılacak ama önce hiç vâr olmadığını fark etmeni sağlayacak. »
« Gerçek seyahat maksimum düzeyde plansız gezinmeyi gerektirir çünkü sürprizleri ve harikaları keşfetmenin başka bir yolu yoktur ve evde kalmamak için tek iyi neden budur. »
« Gerçek şifa, insanın bu ‘ayrılık’ yarasından iyileşmesidir. »
« Gerçek şu ki sadece karanlıktaysan ışığı bulabilirsin… Bu yüzden üzüntü içindeysen bil ki hepimizden daha yakınsın ışığa… »
« Gerçek tam idrâk edildiğinde tutunulacak ve unutulacak hiçbir şey kalmaz »
« Gerçek tevhîd, Hak olduğunu bile bile kul gibi yaşamaktır »
« Gerçek varlığı hissetmek-deneyimlemek isteyen kişisel bir ‘ben’ varsa, o zaman bu sadece arzudur ve bırakılabilir. Kişisel ‘ben’, ne olduğunuzu görmenizi engelliyor; o bir perdedir ve gerçeği asla ‘deneyimleyemez’. Bu nokta kabullenilsin… Arayış arzusu düşecek ve olan kalacaktır. »
« Gerçek, hayal edildiğinde gelir. »
« Gerçek, illüzyonun kanatlarında taşınabilir. »
« Gerçek, zihin tarafından bilinemez. Zihin, ayırmada-bölmede üstündür ama siz bütünlüğü arıyorsunuz. »
« Gerçeklik ancak zihin artık tepkiye kapılmadığında görülebilir. »
« Gerçeklik, her zaman boş bir tuval, rağbetinle onu boyayan sensin »
« Gerçeklik, varlık komasındaki birinin kâbusundan daha beterdir; sakın uyuyanı uyandırma »
« Gerçekte her şeyin BİR şey, bir şeyin de her şey olduğunu tam anlamak uyanmaktır. »
« Gerçekte kişiler yoktur, yalnızca anılar ve alışkanlıklar vardır. Farkına varma anında kişi durur. »
« Gerçekte tek bilmen gereken, gerçekte kim olduğunu bilmendir. »
« Gerçekte vâr olan görünen (görüntüler) değil görendir (nokta) »
« Gerçekten gerekli olmadıkça düşünme, konuşma ve sessizlikte dinlen… »
« Gerçekten görmek için, gözlerimi yumdum… »
« GERÇEKTEN görmek, yalnızca görme yönündeki bir değişiklik değil, tam merkezindeki bir değişikliktir hem görenin kendisinin kaybolduğu bir değişiklik »
« ‘Gerçekten görmeyi istiyorsan’ dedi kelimeleri unutan ‘Gözlerini kapatmayı ve karanlıkta yürümeyi öğrenmelisin’ »
« Gerçekten sessiz ol. Bilmene gerek yokken rahat ol… »
« Gerçekten sessiz olduğunda sessiz kalan ‘sen’ yok; şaşırırsan sessizce düş… »
« Gereksiz olduğunu anlayana dek acı çekmek gereklidir »
« Gerginlik (kabz) olman gerektiğini düşündüğün kişidir. Gevşeme (bast) kim olduğundur »
« Gerginlik, olman gerektiğini düşündüğün kişidir. Gevşeme, kim olduğundur. »
« Gerginlik, olman gerektiğini düşündüğünüz kişidir. Gevşeme, kim olduğunuzdur. »
« Gide gele yorulduk oku, kitâbe-i seng-i mezârım »
« Girmiş sûrette gezer, türlü işleri düzer! »
« Girsem öldürürler, girmesem olmaz… »
« Giyindiğimiz beden yaşlandıkça geleceğin önemi azalır, şimdiki zamanın tadını çıkarma fırsatı güçlenir. Sadece olmak. Sadece bu; şimdi. »
« Gizlenilmesi gerekeni ortalıkta bırakırsanız kimsenin dikkatini çekmeyecektir! »
« Gizli sanıp çağırma, uzak sanıp bağırma »
« Göklerde ve yerde nice işâretler, gözlerinin içine baktığı hâlde görmezden gelirler. [Yûsuf:105’den] »
« Göklerin altındaki her şey, sükûnette dinlenir. »
« Gökten ne yağdı da yer, kabul etmedi »
« Gökten yere indirdiler burağı, Hû deyince yakın eyler ırağı, dünyadan ahrete yanar çerağı… »
« Gökyüzüne bakmaya bakmaya kirleniyor kirlenmekte olan, başını kaldır da bir bak »
« Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk toz tutar, kaldır başını yerden, bir de gökyüzün var… »
« Gölge ben gölgeyim diyemez. Aslını bilen gölgeyi bilir… »
« Gölgede olanın, gölgesi olmaz! »
« Gölgeler gözünden kaybolduğunda, gölge sahibi gözüne görünür olur. »
« Gömlek değiştirmeyen yılan, ölmeye mahkûmdur »
« Gönlü kırık olmayanlardan, yüz çevirdim hemân… »
« Gönül bekledi, hasret çekti; neyi özlediğini bilmeden yıllar geçti… »
« Gönül karanlığı, ten perdesidir »
« Gönül ne dalmışsın şu bahr-i gama, şâd olmak istersen, şâd olam deme »
« Gönül ümitle yaşar »
« Gönül, gönül verilerek alınır »
« Gönülden taşrada hakikat arayan, ürettiği sanal tanrıya, mevhûmda yön verir durur »
« Gör beni diyorsun ısrarla gör beni! Oysa sen gördün mü sâhiden “sen”i? »
« Gör geç, belle geç, durma geç… »
« Gördüğü insanlara teşekkür etmeyen, görmediği tanrıya şükredemez. »
« Gördüğü kardeşini sevemeyen, görmediği tanrıyı sevemez. »
« Gördüğün her şey görene bağlıdır. Gören dışında görülen yoktur. »
« Gördüğün her şeyi, her ân ilk defâ görüyorsun… »
« Gördüğün rüyâda sâde sen varsın; bu tehî kubbeyi kuran sendedir! »
« Gördüğün rüyanın, uyanmaktan başka bir amacı yok! »
« Gördüğünü ört, göremediğini söyleme »
« Gördüğünün gerçek görünmesi, gerçeği gördüğün anlamına gelmez. »
« Gördüklerin senin eserindir! »
« Göremediğini gözün ile, açıklama sözün ile »
« Gören gerçektir, görünenler ise hayal hükmündedir, bir bir gelip geçer »
« Gören O, görünen O; arada ‘ben’ diyen bir hayâl, diyen hem dinleyen kendi, dilinde ne kıyl u kâl »
« Gören ve görünen gider görüş kalır. Bilen ve bilinen gider biliş kalır. Var gibi algılananlar gider vâroluş kalır »
« Görmek için biraz uzaklaş! Korkma; yaşam O… »
« Görmek mümkün olan içindir, mutlak olan için değil »
« Görüleni göreni göremezsin, duyulanı duyanı duyamazsın, düşüneni düşüneni düşünemezsin, bilineni bileni bilemezsin. İşte bu bir şey olmayan hiçbir şey, senin benliğindir ve herkesin, her şeyin içindedir. »
« Görülüp de kutsal kalan şey yoktur. »
« Göründüğünüz şeye değil, olduğunuz şeye güvenin »
« Görünen, görene göre şekil alır. »
« Görünen hiçbir zaman göründüğü gibi değil, bilinen hiçbir zaman bilindiği gibi değil; için içi var, için içi… »
« Görünenin ardındaki ruh, taşta uyur, çiçekte rüyâ görür, hayvanda uyanır, insanda uyandığının farkına varır »
« Görünmez sanırdım Tanrıyı, beni de görünür, ne Tanrı görünmez imiş ne ben görünür… »
« Görüntü, görmenin sadece alfabesidir, ‘Okumaya kalp lazım!’ diyor görmeyi bilenler, görebilenler! »
« Görüntünün gücü bizi ayartıyor… »
« Görünüşe göre güzellik, ne nesnede ne bakanın gözünde, bakanın farkındalığında… »
« Göz açıldıkça ruh perdelenir. »
« Göz, evreni görme âleti olduğu için kendini evireni göremez. İnsan da O’nun evreni bilme âleti olduğu için kendini bilemez… »
« Göz göze gelmek, gönülleri yatıştırır… »
« Göz gözü görmez »
« Göz yum cihândan, aç gözünü gün gelir geçer; göz yumup açınca bu âlem gelir geçer »
« Göz, ÖZ’ün kendisini seyrettiği bir penceredir. »
« Göz, özün kendini seyrettiği bir penceredir »
« Gözler sadece zihnin algılamaya hazır olduğu şeyleri görür. »
« Gözler, kalbi kandırandır… »
« Gözler, sâdece zihnin algılamaya hazır olduğu şeyleri görür »
« Gözleri aşka gülen, tâze söğüt dalısın gözümde… »
« Gözlerin açık, yeterince uzun uyumadın mı? »
« Gözlerini gerçeğe kapatabilirsin ama gerçek hafızada tutulmaz ki… »
« Gözlerinin arkasındaki şey, önündekinden daha güçlüdür. »
« Gözlerinizi kapadığınız o ânda, dün ve yarından sıyrılıp madde ötesine geçemiyorsanız biliniz ki çileniz sürecek! »
« Gözlüye, gizli olmaz »
« Gözüm sende, gönlüm sende! Ben yok oldum artık bende »
« Gözün sıkılınca gönlünden yana bir pencere aç »
« Gözünü kapattığında her şeysin, açtığında hiçbir şey… »
« Gurbet, vuslatın zevkini artırır… »
« Gücün kulakları yoktur, ona bütün gün doğrular söylense yine de seni duymaz. »
« Güçlü bir hâfıza, ağır bir cezâdır »
« Güleryüz, muhabbet bağıdır »
« Gülmenin aslı, kendine gülmek, bilmenin aslı, kendini bilmek… »
« Gülmeyen yüzlerde var perde; vermemiş Hak, o nûru her ferde »
« Gülmüyorsan, onu anlamıyorsun… »
« Gülümse; tozu gitsin yalnızlığımızın… »
« Gülümseyen gözlerden gönül görünür »
« Gülümseyen herkes cennete bakıyor demektir. »
« Gün geçtikçe ölmeden önce yaşam olduğuna dair inancımı kaybediyorum… »
« Gün sensin; aydın ol »
« Günah, ‘senin’ varlığından! sevap ta yokluğundan meydâna gelir. »
« Günahla irtibatı kesilen iman, kemâle eremez. »
« Günahtan korkma, tuzlu su yutmayan yüzme öğrenemez! »
« Gündeme bulaşma, künnn-demine ulaş! »
« Gündemi takip ediyorum ama içime çekmiyorum! »
« Gündüz uyanık kalmamızı gece uyutulmamıza borçluyuz, gaflet olmadan farkındalık olmaz; ikili birli bir oyun bu… »
« Güneş bir ama tecellisi cisme göredir. »
« Güneş doğduktan sonra mumunu söndürmeyenin ışığı sönük kalmaz mı? »
« Güneş, balçıkla sıvanmış! »
« Güneşe arkasını dönen gölgesinin peşinden yürür. »
« Güneşin çoktan battığı yerde, gecenin bütün sıcaklığı yine de güneştendir. »
« Güneşin sana ulaşmasını istiyorsan gölgeden çık »
« Günler geçiyor diyoruz ya, geçen ne varsa içimizden gelip geçiyor aslında »
« Günün sessiz anlarında, kalbinizin dilinde konuşan, içinizdeki o dingin küçük sesi dinleyin. Eve giden yolu biliyor. »
« Güven duygusu bir kere kaybedilir, sonrası hep… şüphedir. »
« Güzel ahlâkı olmayanın dîni yok hükmündedir. »
« Güzel âşık, cevrimizi çekemezsin demedim mi? Bu bir rıza lokmasıdır yiyemezsin demedim mi? »
« Güzel bedenler için maddî zevk ve büyük ruhlar için ızdırâb gerektir. »
« Güzel düşün çünkü düşünce, sûret dokumasının ipliğidir »
« Güzel gören, güzel görünür »
« Güzel olana muhabbetin varsa O güzelin ikrâmıdır.Zikirle bağlarsan muhabbeti güzel olan senden de görünür; sen de güzelleşirsin »
« Güzel sevdim diye isnâd ederler; benim Hak’tan özge sevdiğim mi var! »
« Güzel sevme derler nasıl sevmeyem; çatık kaşın arasında benler var… »
« Güzel, ayna arar. Gönülden bağlı olanlar her nefes bir güzel seyreder onlar… »
« Güzelliğin, sen büsbütün sevilene dek keşfedilmeden kalacaktır… »
« Güzellik aranmadan gelir… »
« Güzellik fazlalıklardan arınmışlıktır. »

• H •

« Habil ile Kabil olanda daim ve kaim… »
« Hadis: Nimetleri söylemek bir şükürdür »
« Hâdiseleri has gören, göre göre hoş olur, hesâbı görülenin defteri boş olur »
« Hafıza kendi başına ölü bir şeydir. Bizi tatmin ettiği için ona hayat veriyoruz. »
« Hafıza serabı; bir saniye önce olanlar, bin yıl önce olanlardan daha az düşüncede değil »
« Hâfızanın farkında olan, vâr olmak için bir hâfızaya ihtiyaç duymaz »
« Hak armağanıdır; inat câhilin, sükût ârifindir, seyrân kâmilin »
« Hak de işine bak »
« HAK der: ‘Emâneti ehline teslim ediniz!’ Vücûda sâhip çıkan HAKK’a ihânet eder. Âdem’i sürgün eden varlıkta ısrârıdır. Vücûd ve mevcûd farkı, ALLAH’ın esrârıdır. »
« HAK der: ‘Her gece kişiyi biz ettiririz vefât’ Derin uykuda kalır, ne benlik ne de bir sıfât… »
« HAK der:’Ne kan ne canı kurbânın bana çıkmaz!’ Senin, benim dediğin canındır bu! Bilen az! Secdede iki defa boynunu uzatırsın! Başını ver de YÜCE KURBÂN ol demek namaz »
« Hak, en kısa kelimedir yine de en uzun davâya konu olur… »
« HAK olmak için, önce hakkını ver herkesin! Sırat, hayât köprüsü; Körler geçemez, kesin »
« Hak sende, sen nerdesin? »
« Hak şahıslarla tanınmaz; önce Hakk’ı tanı sonra Hak ehlini tanırsın »
« Hak varken haksızlık yapamaz kimse. Yaptığını zanneder o kadar! »
« Hak zuhûrdan kul kabulden ibârettir. »
« Hak, ancak bütün çizgilerini, resmini, ismini ve hüviyetini imhâ edene yansır »
« Hak, şerr-i cüzzîyi kullanır ki altından hayr-ı küllî zuhûr eder. »
« Hak’tır canların yapısı, kimsede yoktur tapusu »
« Hakikat (gerçek) bir anda idrak edilir; şeriat (yasa) adım adım uygulanır. »
« Hakikat arayışı cevaplarla bitmez. Arayan ‘kişinin’ olmadığı anlaşıldığında sona erer. »
« Hakîkat arayışı cevaplarla bitmez. Meğer arayan ayrı kimsenin sahteliği anlaşılınca… »
« Hakîkat egodan soyunmak, marifet ise egoyu farkındalıkla tekrar giyinmektir »
« Hakikat hayatını güzelleştirmez, onu yok eder; ‘Ben-im’ hayatım biter, hayat başlar… »
« Hakîkat ilminin ezberi, zihinde blokaj olur! »
« Hakîkat Sessiz Farkındalıkta yüzünü açar; nâdiren susanlar nâdiren farkındadırlar »
« Hakîkat sûretsizdir! Herkeste ayrı olan algı girişlerinin, sonuç çıktısı suretlerdir! »
« Hakîkat, fısıltıyla bile söylenmiş olsa; can kulağını açan herkes onu duyuyor. »
« Hakîkat, fiileri Hakk’a vererek Hakk’ın senden fâil olduğunu seyretmektir »
« Hakikat, hayatını güzelleştirmez, onu yok eder. Benim hayatım biter ve hayat başlar… »
« Hakikat, korktuğun şeyin nötre, marifet ise hazza dönüşmesidir; birlik zevki »
« Hakîkat, SEN sandığın KİŞİ’yi yok eder ve bu yalanlarla vâr olmaktan çok daha iyidir. »
« Hakîkatı arz’ına indiremeyenin bilinci, arş’ta asılı kalır… »
« Hakîkatini kalpte tut; yut, şerîatını bedende tut, yaşa »
« Hakîkî insan, temiz bir rûhun, geniş bir tefekkür ile imtizâcından doğar. »
« Hakiki zîna başkasının hayatını tecessüs etmektir! »
« Hakk, ancak tüm çizgilerini, resmini, ismini ve hüviyetini imha edene yansır. »
« Hakk’ı bulursan eşyayı ondan görürsün. Artık ne düşmanın kalır ne üzerinde hakkın olan biri. »
« Hakk’ı isbât ider bütün zerre, hele bak kâ’inâta bir kerre »
« Hakk’a kul olmalı, kula rab değil! »
« Hakkı bulmaz kalp içinde Zât’ı insan olmayan »
« Hakk’ı Hak’ta.n görmeyip nefsinin gözüyle âhirette görmeyi bekleyen kimse câhildir. »
« HAKK’ı inkâr edene HAK da hakkını verir; cesedine inanan cesedi ile erir… »
« Hakk’ı tanıyan Hakk’tan başkasını göremez »
« Hakk’ı zâhir, Hakk’ı bâtın, Hak’ta kâim görmeyen, ol ne bilsin âdemin Hak, Hakk’ın âdem olduğun… »
« Hakkın vücûdu görülmeyen varlık, halkın vücûdu görülen yokluktur. »
« Haklı olduğunu düşündüğünde, uykuda ve kesrette olduğundan emin olabilirsin! »
« Haklılık duygusu, bütün doğruların üzerini örter »
« Hak’tan adâlet değil, rahmet, kullardan rahmet değil, adâlet istenir. »
« Haktan bilirsen hepsi geçer, Haktan dinlersen zevkli geçer »
« Hâlâ kendinin sen olduğunu sanıyorsun; ne olduğunu bıraktığında, neysen o olursun. »
« Hâlden anlayana iki basit anahtar kelime: yavaşla ve bırak… »
« Hâlihazırda ‘içinde’ olmayan hiçbir şeyi dışarda kavrayamazsın; güneş, ay, yıldızlar hepsi sende var. »
« Halk gözünü bir hayâle, bir ışık oyununa dikti mi onları aydınlatmaya çalışma, sinemada ışık rahatsız eder »
« Halk, nefsini görmende, nefsin de Rabbini görmende sana perdedir. »
« Halka bakarsan nefsini, nefsine bakarsan rabbini göremezsin »
« Halvet der encümen: çağın içinde ama ağın dışında; hayatta ama dünyada değil! »
« Hamd zikri ile söze başlayalım, diken ağacına gül aşılayalım »
« Hammaddemiz olan O.Nur, kimseyi ayırıp bölmez »
« Hânede hâne sâhibinden gayrı yok »
« Hangi işlemde yanlış yaptığını sadece deneyimin içindeki acıdan anlayabilirsin »
« Hapishane hücresindeki yeni süslemelerle hapis değişmez ve kendini geliştirme faaliyetleri ile benlik yanılgısı giderilmez. »
« Harâb oldu gönül yâ Rab, evindir onu tâmir et… »
« Hâriçte arama, dışarda bir şey kalmadı da sen var oldun. »
« Hâriçteki hiçbir ‘şeye’ ihtiyâcın yok! »
« Hased, başkasının balını kendi ağzına zehir etmektir. »
« Hastalandığın yerde iyileşemezsin; çık oradan! »
« Hastalığı tarif edebilirsin sağlığı değil, rengi-sesi tarif edebilirsin renksizliği-sessizliği değil, ikiliği tarif edebilirsin Birliği değil… »
« Hastalık bedenin hapsidir, kaygı da ruhun… »
« Hastalıktan dert yanma! Hak seni kayırıyor, günahtan uzak tutuyor, nefsi azgınlıktan, ömrü israftan koruyor. »
« Hata suya benzer, yayılmaya hazırdır. Gerçekler kaya gibidir ayağına gidilmeyi bekler. Oysa tesiri su gibi temizleyicidir. »
« Hatırla! Senin dışın ‘yok’ ve dışında da hiç bir şey ‘yok’ »
« Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız. »
« Hava, su, ateştir akan her nefes toprağımızda »
« Havaya dokunamayan eller kadar çok özledim seni… »
« Havayı yaran her bir kuşun, beş duyuya kapalı, engin bir zevk dünyası olduğunu anlamıyor musunuz? »
« Hay olan can katar, heyecan işte neylersin »
« Hayal edilebilen herşey vardır oysa yokluk hayal edilemez! »
« Hayal edilemez ama gerçek, elinizin bir hareketi bile tüm evrenin enerjisi ve zekasından güç alan bütünün bir eylemidir »
« Hayal gerçeğin ham maddesidir! »
« Hayâl kurmak, geleceği hatırlamak demektir »
« Hayâl-meyâl gelir dostun tenhâsı, budur âşıkların mekân-ı hâsı »
« Hayâl perdesinde dönen bu hayat oyunu, doğası gereği belirsiz ve geçicidir. Belirsiz ve geçici olanda kesin ve kalıcı bir şeyler ‘güven’ aramaktır azâb-ı mukaddesimiz. »
« Hayal, süs, illüzyon, dünya bir ışık oyunudur, akışta anlık bir parlamadır; oyunda kesinlik, süreklilik ve kalıcılık bulunmaz zira sürekli olan fark edilemez! »
« Hayâlî Ben’in yükünü taşımayı bırakın »
« Hayâline her ne gelirse Allah, bunun hem içinde hem ötesindedir »
« Hayâline tutkun olan, karanlıkta direğe sarılan adam gibidir »
« (Hayat … Ölüm) parantezi kim açtıysa o kapatacak! »
« Hayat adı verilen ışık aralığı kadar ölümün ötesindeki karanlık boşluk da sizsiniz; aç kapa, bir bakış hepsi… »
« Hayat beklemez… »
« Hayat çift taraflıdır, sevenler kanatlıdır »
« Hayat dediğin uzun değil bir nefes; onu da kendine zehir etmeyi kes »
« Hayat en büyük öğretmendir okuyarak öğrenemediğini yaşatarak öğretir »
« Hayat filminin keyfi ‘memnuniyet’ patlağıyla çıkar güzeller güzeli… »
« Hayat içten dışa doğru akıyor, içerdeki senaryo dışarda oynanıyor »
« Hayat ileri doğru yaşanır geriye doğru anlaşılırmış meğer… »
« Hayat kısa, uzat… »
« Hayat müziğini çalarken şarkı söylemeniz veya dans etmeniz gerekiyordu… »
« Hayat seni güldürmüyorsa espriyi anlamamışsındır demektir. Rıza mazharıyla hoş olam dersen; dilin tut, sözün yut seyretmeye bak »
« Hayat uçuyor, kuşlar kafeste »
« Hayat, bu bedeni, ona sahip olduğunu düşünen bir ‘Ben’ olsa da olmasa da oynatacak »
« Hayat, denize açılıp batmak üzere olan bir tekneye binmek gibidir… Orada her sağlam tekneyi yaralayan bir Sultan vardır… »
« Hayat, hiç kimsenin ondan ayrı olmadığı ve onun dışında hiçbir şeyin olmadığı, engin, bilinemez bir bütünlük akışıdır »
« Hayat, kalbin sabırsızlığıdır… »
« Hayat, nefes aldığımız anların değil, nefesimizi kesen anların toplamından oluşur »
« Hayat, okuma bilmeyeni sıkar; okumayı söken alfabeyi rafa kaldırır! »
« Hayât, ölmeye değmez »
« Hayat, rûhun kuluçka devresidir »
« Hayat, sâdece ne OLDUĞUNU görmediğinizde karmaşıktır »
« Hayat, şu ânın farkındalığı ile parlayan, burdaki tuval üzerine yapılan resimdir. »
« Hayata can katan: heyecân… »
« Hayata geçirilmemiş her bilgi, doğru ile yanlış arasındadır. »
« Hayatı okuyabilmek huzur verir »
« Hayatı olduğu gibi değil olduğumuz gibi görürüz »
« Hayatı rûyâ gibi yaşarsanız, rûyâ gibi bir hayatınız olur »
« Hayatı, her şey lehinize ayarlanmış gibi yaşayın… »
« Hayatın amacı büyük, daha büyük şeyler tarafından yenilmektir »
« Hayatın ayarlarıyla oynamalı diyenlere not: ‘Yavaşlayarak önce hızdan, sonra hazdan vazgeçmeli…’ »
« Hayatın boyunca ettiğin tek dua ‘teşekkür ederim’ olsaydı bu yeterli olurdu… »
« Hayatın dalgalarıyla, zâten olduğunuz okyanus olarak karşılaşın… »
« Hayatın ilk yarısı sağlıklı bir ego oluşturmaya, ikinci yarısı ise içe dönüp onu bırakmaya adanmıştır. »
« Hayatın kalbi şimdi atıyor, tâze gelen aşk ile can atıyor. »
« Hayatın sırrının çoğu, nasıl gülüneceğini ve nasıl nefes alınacağını bilmekten ibâret »
« Hayatında hiçbir zaman Allah’ın işine karışma ama Allah’a karış. »
« Hayatının aşkıyla tanışmak ister misin? Aynaya bak. »
« Hayatının çoğunu kafanın içinde yaşıyorsun… Bâri güzel bir yer olduğundan emîn ol. »
« Hayatınıza bir şey getirmek için, onun zaten orada olduğunu hayal edin. »
« Hayat mı kısa yoksa zihnin, insan bedeni üzerindeki sahiplik iddiası mı kısa sürer? Bedenin kavramsal “sahipliği” ölürse ölüm de ölür! »
« Hayatta neye tutunursan, seni altına çeken odur. Tutunma olmadığında sadece akışta süzülürüz. »
« Hayatta tek bir gerçek amaç vardır: Her şeyden ayrı olduğun yanılgısından uyanmak »
« Hayattan OLMASI GEREKTİĞİ gibi değil OLDUĞU GİBİ zevk alınabilir. Sofrada OLAN yemek tadılabilir OLMASI GEREKEN değil… »
« Hayır söyle ki ganîmet bulasın. Sus ki selâmette olasın »
« Hayr var en derin şerlerin içinde; râzı olmuş halde döndüm rabbime »
« Hayrân olduğuna hayrât ol »
« Hayvanda çiftleşme, insanda tekleşme arzusu vardır. »
« Hayvanlar (bedenler) çiftleşir, insanlar (ruh) birleşir. »
« Hayvanlar çiftlikte, insanlar birlikte yaşar. »
« Hayy.at her an yeniden var oluyor, eskisini bırak yenisine b.ak »
« Haz, dâimâ dışındaki bir şeyden alınır oysa sevinç içinden yükselir. »
« Hazır olana Hızır yâni HÛ’nun zuhûr’u yetişir. »
« Hazırda yürüyeceğin seni bekleyen bir yol yok; yol, sen yürüdükçe oluşacak »
« Hazırı bulana Hızır gerekmez! »
« He.diyenin küçüğü olmaz »
« Hedefim olmadığı için asla kaybolmadım. »
« Hedefinin sabit olmadığını yarı yolda hisseden bir ok ne hisseder? »
« Hediye istemem; fazlalıklarımı al yeter… »
« Hem oyuncu hem de seyirci olarak artık yazarı bulmanın zamanı geldi… »
« Hemen burada ol »
« Hemen şimdi çok mutlu olmak ister misin? İstemeyi bırak! »
« Hemen şimdi ve tam da burada olmayan hiçbir şey yoktur! »
« Hep yâr imiş meğer… »
« Hepimiz bir fidanın, güller açan dalıyız… »
« Hepimiz bir vakitler yüksek harflerdik, indik kainat satırları arasına, kelimeler olduk »
« Hepimiz doğum günlerimizde ağlarız »
« Hepisinden eyice bir gönüle girenin, ömrü uzun olur… »
« Hepsi birdir ve yine de her şey mevsiminde gelir. »
« Hepsi hepsi kendi işi; arada ne gezer kişi »
« Hepsi hepsi tek numara: her yere saklanırsan kimse bulamaz seni »
« Hepsi, sâhibinin… »
« Her adımın farkında değilsen, uyanık mısın? »
« Her aklıma geleni yapmama izin verseydin helak olurdum. Sakın beni bana bırakma ey Sevgili! »
« ‘Her an, her şey olabilir’ zenginliğinde, her tür şartlanmadan uzak açık bir zihinle, almaya açık, vermeye alışık bir elle bir anlık bakış, akıştan neler çeker neler… »
« Her an O’nu anmak için yan! Her yan O; anlamak için an »
« Her an, şu an, kaçınılmaz olarak tam da olması gerektiği gibidir. »
« Her ânı akışkan olan hayatta, yapışkan olmayacaksın »
« Her ânı eksiksiz yaşamak var, gelecek başının çâresine bakacak »
« Her bağımlılık işgaldir, özgürlük her tür işgalden kurtulmaktır. »
« Her ben diyenden, kendidir ‘Ben’ diyen; bile-bilir bilmeyen »
« Her bir deneyim, gerçekliğin sınamasıdır »
« Her bir zerrenin kalbini yararsan eğer görürsün orada bir güneş varmış meğer »
« Her ciddi sorunun gerçek cevabı, onu kimin sorduğunu görmektir »
« Her damla su okyanusa karışmak ister ama içine düştüğü bardaktır mânî »
« Her değişimde, her düşen yaprakta biraz acı, biraz güzellik vardır ve yeni yapraklar ancak böyle yüz gösterebilir… »
« Her dem bir nidâ gelir O’nda kâfire -imana gel, münafığa -samimi ol, günahkara -dön artık, aşığa -râzı ol, ârife -temaşa eyle. »
« Her devir geçer akçe olan hakikat de para gibidir dini imanı yoktur »
« Her gönülden gönüle rast doğru yol değil mi? »
« Her güç özgür olmak, her güzel görünmek ister; bilinmenin dayanılmaz câzibesi… »
« Her gün gördüğün kendini hâlâ bulamadın. »
« Her gün kendini yeniden keşfediyorsun; bu yeni… »
« Her günah kendi cezasını kendi içinde taşır; büyüklendikçe küçülür, aldattıkça aldanırsın… »
« Her günü biçtiğin hasada göre değil, senin elinden ekilen tohumlara göre değerlendir. »
« Her gününüzü hayatınızın son günüymüş gibi yaşayın; birgün mutlaka haklı çıkacaksınız! »
« Her ilişki, kendini olmak istediğin gibi değil olduğun gibi görebileceğin bir aynadır, dön bak aynaya… »
« Her insan Allah’ın hâlifesidir. Kendini bilen kurtulur, bilemeyen kaybolur »
« Her insan Aya benzer, var görünmez bir yanı! Kulak zarın patlardı, duysan sende duyanı… »
« Her insan rüyâda isim yapmaya çalışıyor, bana uyanık İNSAN ismi yeter »
« Her insan kendine benzer »
« Her insan, lâyık olduğu puta tapar »
« Her insanın nasîbi, hayâli kadardır. »
« Her iş önce anlaşılır sonra uygulanır, dîne gelince işler tam tersi… »
« Her işini hoş, kendini boş bilmeli »
« Her işini hoş, kendini boş göreceksin »
« Her işte görünen, her renge bürünen, vücûd bir iken mevcûdu bin eyleyendir »
« Her kelime, dünyanızı ikiye böler; sâdece sessizlik onu bütün tutar »
« Her kim iddia sahibidir imtihana tâbi olur »
« Her kim ki ölesiye olursa rûhuna aç; Onun payına düşer ALLAH’tan böyle mirâç… »
« Her kişi ilkin cehenneme girecektir, annesi ne kadar cızzz dese de çocuk bir defa ateşi tutar »
« Her kişiye kendinden yakın olan dost zâtıdır. »
« Her musibet, o kimliği üzerinden bırak, olanların sana olmadığını anla diye olur »
« Her nefesi dosttan bil! Tulumdaki hava önce tulumcudaydı »
« Her nefes hayat dolu, bir boşalıp bir dolu, bilmeyince hoştur aşkın yolu… »
« Her ne gelirse BİRden gelir; sorma sebeb, arama bahâne… Su, meyline göre akar âlemde »
« Her ne olmuşsa, o başka türlü olamazdı! »
« Her nefes alışta âlem sende, verişte sen âlemde »
« Her nefes Hû cân bağışlar âdeme, Âdem andan cân gibidir âleme »
« Her nefes kendi esiyor; Allah adını anmadan adım atma! Polis kapıyı kendi adına kırarsa suçlu olur »
« Her nefes, yıkılıp yeniden yapılıyoruz »
« Her nefeste adını tâzeleyenin bayramı eskimez »
« Her nefeste içyüze bakmalı içteki öz, altın sayarken biri, başkasına bakmaz göz »
« HER NEFS ölümü tadacaktır ki ölümsüzlüğe kavuşsun! »
« Her nereye bakarsan kendi yüzündür, kimde ne görürsen kendi özündür. »
« Her nesnede, cümle işler Haktan işler »
« Her neye bakarsan, kendi yüzündür. Kimde ne görürsen, kendi özündür »
« Her oyunda ilk repliği söyleyene kadar kalbim çarpar… »
« Her plan, boş bir kağıda bakarak başlar. »
« Her sabah yeni başlayan biri olmaya istekli olun »
« Her sabah yeniden doğuyoruz, bugün ne yaptığımız en önemli şeydir »
« Her seyr ü sülûk, bir yuvaya dönüş yolculuğudur »
« Her söz, gerçeği örter. Sessizlikte ne saklanacak bir yer ne saklanabilecek biri yok. »
« Her sûret, kalbimin kabûlüdür. »
« Her sürtünmeden rahatsız olursak nasıl parlayacağız »
« Her şey akar; aynı akışta iki kere yıkanılmaz, ânın tekrarı olmaz »
« Her şey benimdir çünkü hiçbir şeyim yok »
« Her şey bir şeydir ama câhil hiçbir şey »
« Her şey birbirini tamamlayan bir bütündür; sen ve evren bir olaysınız, kendini varsanıp ayıran yaman aldanır. »
« Her şey boş olduğuna göre, her şey mümkündür. »
« Her şey boş, hiç bir şey boşuna değil… »
« Her şey boşlukla doludur. »
« Her şey cinsine çeker. Eşek eşekle çiftleşir. O her şeyi çift yarattı. Nasıl eş istiyorsan onun huyuna bürün. »
« Her şey dile gelmiş bana cânânım söyler… »
« Her şey geçicidir… Nefesi, lokmayı bile tutsan dert olur; güzellikle geçiver… »
« Her şey göründüğü gibi olsa, İnsanlığın Târifi, ‘Her şeyi nasıl ise öyle göster bana’ der miydi? »
« Her şey incelikten, insan ise kalınlıktan kırılır »
« Her şey kendini tasdîk, zıddını inkâr eder »
« Her şey olduğu gibi güzel »
« Her şey olması gerektiği gibidir; olması gerektiği gibi olmadığını düşünmen bile »
« Her şey olmaya çalışmak, bir şey olabilmenin önündeki en büyük engel! »
« Her şey sendedir tıpkı meyvenin içindeki çekirdek gibi ve çekirdeğin içindeki meyve gibi »
« Her şey temiz, puslu gören benim… »
« Her şey yolunda… »
« Her şey zihinde başlar, zihinde biter. Bütün film zihinde oynar. Bunu kavramak için dingin bir zihin gerekir. Dalgalı zihin, olanın olduğu gibi görünmesine engeldir. »
« Her şey, her zaman yerli yerinde… »
« Her şey, yalnızca zihnin gördüğü gibi vâr olur »
« Her şeyden bir anlam çıkıyordu ucuza kapattım… »
« Her şeye açık ve hiçbir şeye bağlı olmayan bir zihin, gizli hazinedir »
« Her şeyi düzeltmeye çalışan zihni teslim edin ve bilinmeyene dalın. »
« Her şeyin aslını arayan, her şeyin yokluğunu bulur… »
« Her şeyin birbirine bağlı olduğu gerçeğini nasıl göreceğini öğren. »
« Her şeyin en iyisine sahip olan değil sahip olduğunun farkına varan, tadını çıkaran mutludur. »
« Her şeyin toplamı sıfırdır »
« Her şeyin yokluğu, varlığından daha kıymetlidir »
« Her şeyle BİR olmanın tek yolu YOK olmaktır »
« Her şeyle birleşen boşluk, ayrılık nedir bilmez. »
« Her şeyle her şey olan, hiçbir şeye sâhip çıkmayandır »
« Her tanım bir bağ-sınırdır; tövbe insanın bir önceki tanımını reddederek kendini yeniden tanımlamasıdır »
« Her varlığın bir gıdası vardır. Muhabbetin gıdası izhârdır. Sevdiğini göstermek, ortaya koymaktır. »
« Her yakınma, her şikayet kim olduğunuzu sandığınıza dair hikayeyi devam ettiren enerjik bir kasılmadır. »
« Her yeni gün Allah’ın bize bahşettiği bir cennet teklifidir. Her şey sağlam bir tevbeye bakar. »
« Her yere saklanırsan KİMSE bulamaz SENİ. Bu çok zekice değil mi? »
« Her yerimiz perde, bundan düştük derde »
« Her zaman her şey yolunda… Zâten orada olduğunuzu fark ederek oraya varırsınız »
« Her zaman öyle değil… »
« Herhangi bir direniş, kendimiz ile olan arasında bir sınır oluşturur ve ayrı olduğumuz algısını yaratır. Sadece bırak ve Bütün ol. »
« Herhangi bir durumun sizin mutluluğunuzla hiçbir ilgisi yoktur, tamamen sizin tepkinizle ilgilidir. »
« Herhangi bir durumun tüm gerçeğini görebilseydik, tepkimiz ancak şefkat ve merhamet olurdu; âlemlere rahmet görünürdü… »
« Herhangi bir insan faaliyetini, tamamen onunla birlikte olarak ve sadece yapmak için eğlencesine yaparak ibadete dönüştürebilirsiniz. »
« Herhangi bir potansiyel, gözlemlendiğinde ‘o gözlemci için’ gerçekliğe dönüşür. »
« Herhangi bir şeye bir anlam yüklemeden gözlemlemek en büyük güçtür. Farkında olmanın farkında olmak. »
« Herhangi bir şeye baktığımızda, ilk önce kendimizi görürüz. »
« Herhangi bir şeyi ‘anlamayı’ zorlamayın. Gerçeğin bir mazhardan idraki çaba gerektiriyorsa, bu akış henüz size göre değil demektir. »
« Herkes birbirini hakikate davet ediyor oysa davetiye sadece ev sahibi tarafından gönderilir. »
« Herkes buradan oraya bir şeyler götürme derdinde, halbuki buradan oraya yokluğun dışında bir şey götürülemez. »
« Herkes elmas olmak ister ama kimse yontulmaya râzı olmaz! »
« Herkes görünür olmanın derdinde; göremiyor olmak kimin umurunda? »
« Herkes her şeyi söyleyebilir ama ‘kelâm’ diye sâhip olandan zuhûr edene derler »
« Herkes kendi yaptığının rehinidir. »
« Herkes kendine has şekilde kördür »
« Herkese gelmez belâ, erbâb-ı istihkak arar »
« Herkese şüpheyle bakıyorsan, güvenilmez olan sensindir »
« Herkese üflenmişken ruhundan ta kendisi! Hiçbir insan, insanın olamaz efendisi… »
« Herkesi memnun etmek nifâk, herkesle kavgalı olmak da şikâk alâmetidir. »
« Herkesin bir mesleği olmalı, bir de meşgâlesi. O meşgâle bütün kültürümüzdür. »
« Herkesin dünyası sadece düşünceleri tarafından inşâ edilir »
« Herkesin putu kendine şirin, herkes başkasının putuna İbrâhim »
« Herkesin zihinde kendi cehenneminde hapis; cennet zihinden özgürlük »
« Her şey akış hâlinde ve hiçbir insan, hiçbir yazgı, başka bir insan ve yazgıyla kıyaslanamaz. Hiçbir durum kendini tekrar etmez ve her durum farklı bir cevap gerektirir »
« Her şey bir tek nefestir; cümlesi yel içinde »
« Her şey birlikte dokunmuştur. »
« Her şey ışığa-nura maruz kaldığında ortaya çıkar. Işığa maruz kalan herşey ışık olur. »
« Her şey karşımızda ama ruhumuz başka yerde bulunuyor… »
« Her şey sevgiyle yıkanıyor »
« Her şey tam da olması gerektiği gibi oluyor »
« Her şeyden vazgeçin, herşeyi kazanırsınız »
« Her şeyin başı bir sonu bir öyleyse sona varmak başa dönmek değil midir? »
« Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini bileceksiniz! »
« Her şeyin değiştiğini fark edersen, tutunman gereken hiçbir şey kalmaz. »
« Her şeyin her şeyle ilgisi vardır çünkü her şeyin Allah’la ilgisi vardır »
« Hevâdan bir damla, safâdan bir denizi bulandırır »
« Hırsızların da iyilik ettiği insanlar vardır, katillerin de can bağışladıkları… »
« Hızlanarak haz aldıkça görüş netliği azalır »
« Hızlanmak, koşmak, yetişmek, yetiştirmek yerine yavaşlamak, durmak, durulmak lâzım »
« Hiç doğmadım ve hiç ölmedim. Doğum ve ölüm sadece içinden geçtiğim kapılar; iki kapılı bir handa, yürüyorum gündüz gece… »
« Hiç kimse, bir insana, onun kendisine ettiği kötülük gibi kötülük edemez. »
« Hiç kimse, ‘kendini bilmeyen’ kadar fakir olamaz. »
« Hiç kimse, ‘kimse’ değil… »
« Hiç kimseye bir şey olduğu yok! Her şey, her şeye oluyor… »
« Hiç olurken duyduğum yüksek acı beni iyileştiriyor! »
« Hiç şüphen olmasın; herşey, tam da olması gerektiği gibi… »
« Hiç şüphesiz aslımıza dönüyoruz »
« Hiç yanlış yere düşen bir kar tanesi gördünüz mü? Kar taneleri gibi hepimiz tam olmamız gereken yerdeyiz »
« Hiç, yok’tan iyidir… »
« Hiçbir güneş ışığı giremezdi şu gözden! O Nûr ile gözümüz olmasa ayni özden… »
« Hiçbir hayat ‘serâzad’ değildir çünkü insan ‘hudûdullâh’ çerçevesinde yaşar. »
« Hiçbir hırs manevî değildir »
« Hiçbir insan bir ada değildir. »
« Hiçbir kar tanesi asla yanlış yere düşmez »
« Hiçbir peygamber kendi köyünde kabul edilmez, hiçbir doktor kendisini tanıyanları iyileştirmez »
« Hiçbir suçluluk geçmişi çözemez ve hiçbir endişe geleceği değiştiremez »
« Hiçbir şey anda olmaktan, tamamen canlı ve tamamen farkında olmaktan daha değerli değildir »
« Hiçbir şey ‘ben-im’ değil… »
« Hiçbir şey benim tarafımdan yapılmaz, her şey birden ve büsbütün olur… »
« Hiçbir şey göründüğü gibi değil zira her şey bir eylem, görüntü akışı… »
« Hiçbir şey iyi veya kötü değildir; öyle düşünmek onu öyle yapar »
« Hiçbir şey kesin değil! »
« Hiçbir şey kesin değil, daha fazla seçeneğin var; her an, her şey olabilir… »
« Hiçbir şey kesin olmadığında her şey mümkündür. »
« Hiçbir şey yapmamak, hiçbir şey yapmamakla meşgul olmaktan daha iyidir. »
« Hiçbir şey yok edilemez ancak temel doğasına indirgenebilir. »
« Hiçbir şey yozlaşmadan popülerleşemez! »
« Hiçbir şeyde gözümüz yok, O bizimle ya! O yeter! »
« Hiçbir şeye ihtiyacın olmadığını bilmek için her şeyden vazgeçmelisin »
« Hiçbir şey mutlak değildir. Her şey değişir, her şey hareket eder, her şey döner, her şey uçup gider. »
« Hiçbir şeyi normalleştirme, hayretle tâze kal »
« Hiçbir şeyin gerçekten önemli olmadığını anlamak çok özgürleştirici; kendini sev… »
« Hiçliği hırka eyleyeni vâr ile üşütemezsin… »
« Hikayeler, filmler bizi cezbeder çünkü hayatımızın da bir hikaye olduğunu biliriz ancak bir filmin var olabilmesi için öncesinde bir seyirciye ihtiyacı var… »
« Hikâyelerden ve ikinci el rüyâlardan çıkın ve nefes almanın gerçekleştiği yeri hatırlayın; Şimdi… Ve akış ancak burada… »
« Hikmetsiz iş yok, iyi-kötü perdeli göz var »
« Hile kuranların en güzeli Ben-im… »
« Hissettiğini çeker, hayal ettiğini yaşarsın. »
« Huzur bulmak istiyorsan kusur bulmayı bırak; dışarı senin içindir »
« Huzura çık, hazırı bul, hep o hazreti dinle! Doğduğundan beridir başbaşasın kendinle… »
« Huzur mu istiyorsun; az eşya, az insan! »
« Huzurda bulunan kimsede irâde olmaz »
« Huzurda bulunanda irade olmaz »
« Huzursuzluğu çözebilirsen, huzuru bulmana gerek kalmaz. »
« Huzuru kendi içinde bulan, nereye gitse yanında taşır »
« Huzurunu kaçıranın sen olduğunu anla diye oluyor, ne oluyorsa… »
« Hürlerin kalpleri, sırların kabirleridir »
« Hürriyet, sıfat-ı abdin sıfat-ı Hak ile izâlesinden ibarettir »
« Hürriyete giden yol, hür olmadığını anlamakla başlar »
« Hüsn olur kim seyrederken ihtiyâr elden gider. »

• I •

« Islanmaktan değil kurumaktan korkun… »
« Israr edersen küçük günah, tövbe edersen büyük günah kalmaz. »
« Işık, üzerinde yansıyacak bir şey olmadığı zaman karanlık olur. Kendini bilmek için, kendi dışında kendini ayrı bir şey sanan, başka bir şeyler olmalıdır; Sen-in, ben-im hikayemiz gibi… »
« Işığı göremeyiz, ışıkla görürüz »
« Işığı görün, filmi önemsemeyin »
« Işığı kucaklayan ışık olur, direnip kapanan karanlıkta kalır »
« Işığın büyüsüne kapılan insan, üzerine ışık düşen âlemi maddeden, kendini bedenden ibâret sanır, ayrı gören aldanır »
« Işığın, karanlığın ve aradaki her şeyin evrelerinden geçeceksin; her zaman aynı parlaklıkta görünmesen de her zaman tam bir bütünsün. »
« Işık dışında neyin ardına düşsek er geç üzerimize gölgesi düşer ve onun karanlığında kalırız. »
« Işık ne kadar parlaksa, gölge o kadar koyu olur »
« Işık perdeye vuruyor, sen var.sanıyorsun herşeyi »
« Işık, yaradan sızar »

• İ •

« İbâdet çokluğu, irfân yokluğunu örtmeye yetmez »
« İbâdet, sende örtünene ilân-ı aşktır; tenha bir yerde yapılmalı. »
« İbâdeti içten yap, içsiz tohum ağaç olmaz »
« İbadetin işlevi tanrıyı etkilemek değil, dua edenin tabiatını değiştirmektir. »
« İbâdetini gören ve kendinden bilen yanılır »
« İblîs, emreden benlik; ona sen olma binek »
« İç boşluk, konforla doldurulacak bir boşluk değil; bakılması gereken bir penceredir. »
« İçerde her neyi düşünürsen, dışarda onu büyütürsün »
« İçgüdü, hayvana denizötesi evini hatırlatır; zihin, insana rahim ötesi yurdunu unutturur. »
« İçi dışı hava olan bir balona ‘Ben’ dedik bir ömür, hayret! »
« İçi umman‐ı vahdettir, yüzü sahrâ‐yı kesrettir; yüzün gören görür, ağyar içinde yâr olur peydâ »
« İçim dışımda; dışım, içime perde… »
« İçimiz dışımız ne kadar bir olursa gerçeğe o kadar çıplak gözle bakarız »
« İçinde bir sürü tohum var. Neyi suladığına dikkat et »
« İçinde bu kadar çok nefret biriktirme! Bil ki nefretin bütün uçları keskindir ve iç kanama diye bir şey var! »
« İçinde ‘eşhedü’ barındırmayan her bilgi sahibine yüktür. »
« İçinde olduğunuz şeyi göremezsiniz. Görebilmek için, resmin ortasında olmayı bırakmalısınız. »
« İçindeki damla, inci olana kadar sedeften ayrılma »
« İçinden çıkmadıkça dünya bilinmez »
« İçinden duymadığın ses sana ait değildir. »
« İçinden hayal edemeyeceğin bir zenginlik akıyor, farkında mısın? »
« İçsel bölünmeleri tamamen iyileşen biri, her yöne yayılan ve herkese dokunan bir aşk ateşidir. »
« İçten dışa sızınca fer, başlar senden sana sefer »
« İhsan ve nimetleriyle Allah’a yönelmeyen kişi imtihan zinciriyle O’na doğru çekilir. »
« İhtilât-ı nâs idenler kendilerin şaşırır, aklı olmayan kişiler halkı başa üşürür »
« İhtimaller sana özel… »
« İhtiyacın olmayan bir şeyi ne kadar ucuza alırsan al; senin için pahalıdır! »
« İhtiyacın olmayanı istemezsen, ihtiyacın olan sana gelir, gelip durur… »
« İhtiyâcınız olan bir sonraki mesaj, her zaman bulunduğunuz yerdedir. »
« İki düşünce arasında dur dinlen hele, şimdi söyle problemlerin nerede? »
« İki düşünce arasındaki boşlukta neredesin sen… »
« İki efendiye hizmet eden, birine yalan söylemek zorundadır. »
« İki hazînesi olan birini kaybetmedikçe diğerinin kıymetini bilemez »
« İki insan birbirini kucaklayamazlar; aradaki şeyi kucaklar onlar »
« İki kişi arasında biri, diğerine ‘ben’ diyebilene dek aşk yoktur. Sen âşık olamazsın, âşık olsan sen kalamazsın… »
« İki kişi birbirine bakıp birbirini tanıdığında dünya değişir »
« İki ses arasındaki sessizliği, iki düşünce arasındaki boşluğu dinle; hediyeyi duyacaksın… »
« İki şaşı tokalaşıncaya kadar iki kör gerdeğe girer »
« İki tavşanı kovalarsan yakalayamazsın »
« İki yok arası güyâ bir hayat, rûya bir hayat… »
« İki zıt kutbu kendinde birleştiremeyen lamba aydınlanmaz »
« İkili birli bu oyunda biri, çok, hayâli, gerçek sanırsanız, ‘görünen’ acılar olacaktır. Lütfen yalnızca ‘görünen’ acılara dikkat edin. »
« İkilikten fayda yok; çatal kazık yere batmaz! »
« İkinci dışardadır, dışardaki tatlı da olsa puttur »
« İkinci el sloganlarını ezberleyip zihninde birleştirmek ‘özgür düşünmek’ sayılmaz »
« İlacı zehirden ayıran dozdur »
« İlaç, ilaç olarak kaldıkça tesirsizdir, içildi mi varlığından geçer, işte o zaman tesir eder. »
« İlahi genişlik, sonsuz zenginlik nedeniyle varlıkta tekrar yoktur »
« İlâhî rahmetin bârânını saç, gönül bağında ümmîdim gülün aç »
« İleri gitmeyin, ayağınıza basarlar; geriye kalmayın tekme atarlar; Saf’da duracaksınız, namazda nasılsa öyle »
« İlim bir nokta idi, câhiller onu çoğalttı »
« İlim gerektir canda, amel gerektir tende »
« İlim kitabın oğlu, aşk anasıdır. »
« İlim, insanın kadrini bilmesinden ibârettir. »
« İlişkiler kendinizi olmak istediğiniz gibi değil, olduğunuz gibi görebileceğiniz bir aynadır »
« İlk tohum ve son tohum arası çizgi ağaç; iki Âdem arası köprü dünyâ! Gözü aç »
« İlkbaharda, kuru daldan fışkıran yeşillik neşesini görmezseniz Hayy ismine şâhit olamazsınız. »
« İllüzyon görüyorsan aydınlanmışsındır ama aydınlandığını sanıyorsan illüzyonun içindesindir »
« İlmin sonu bilmemek, yolun sonu melamet, sabrın sonu selamet, âşıklara bir selâm et… »
« İmânın zarfı, kabuğu küfürdür »
« İmanla yüreğini sağlam tut, amelle gerçek doğanı besle »
« İmârının mimârı olmayanı yaparlar, yapısının sahibi olmayanı yıkarlar. »
« İMKÂN-SIZ deme! O kelimede bile ‘imkân’ vardır »
« İmtihan sana değil ‘sen’dendir. »
« İnanç, insanın ‘görmesini’ sağlayandır »
« İnançsızlık, kendi içinde yalnızca tepkisel, olumsuz bir inançtır »
« İnandığın rüya mutlaka bir yerlerde kabus olur »
« İnandığın şeye dönüşürsün… »
« İnandığın şeyi yap ve yaptığın şeye inan! Gerisi zaman ve enerji kaybı inan… »
« İnandığınızı yapın ve yaptığınız şeye inanın. Gerisi zaman ve enerji kaybıdır. »
« İnanmak, görmediğine inanmaktır ama ödülü, inandığını görmektir. »
« İnkâr edilemeyecek, değişmeyen tek bir gerçek var: ‘Varlığınızın farkındalığı’ Diğer her şey ondan sonra gelir ve onun içinde görünür. »
« İnsan acıktıkça iştîyâk’ta, doydukça vuslat’tadır. »
« İnsan ancak anladığı şeyi duyar. »
« İnsan ancak kendisini başkalarının kendisine verdiği tanımla karıştırmadığında, hem evrensel hem de benzersizdir. »
« İnsan arar arar ama bulamaz. O zaman pes eder ve cevap kendiliğinden gelir »
« İnsan ‘başkaları’ rüyasından uyanınca doğar »
« İnsan bir sebepten dolayı mutluysa, sebepsiz yere mutsuz olur… »
« İnsan bu… Düşlerken Tanrı gibidir, düşünürken dilenci… »
« İnsan bu; yarısı ayıptan yarısı gaybtan »
« İnsan çok büyüktür ama, küçüklüğünü bilirse »
« İnsân deniz gibidir, seviyesini kendi tâyin eder! »
« İnsan doğan, yine insan ölseydi belki de dünyada hayvan kalmazdı »
« İnsan doğduğunda ilk rüyası başlar sonra her gün, her gece rüya içinde rüya görür. »
« İnsan duyuları ancak hiçbir hedef ve acele olmadığında dünyayı algılamaya tamamen açıktır. »
« İnsan dünyada değil dünya, insanda yaşamaktadır. »
« İnsan en çok kaçtığı şeyden asla kurtulamıyor »
« İnsan ezelî değil ama ebedîdir »
« İnsan gerçekliği, kendinde olmak murâdıdır. »
« İnsan Hakk’ın zâhiri, Hakk insanın sırrıdır. »
« İnsan hâlinden ne kadar memnun, kendini ne kadar beğeniyorsa o kadar derin uykudadır… »
« İnsan için önüne çıkan bütün yollar ‘yürünebilir’ ise o insan artık kaybolmuştur. »
« İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise o insan artık kaybolmuştur. »
« İnsan insanı, anlatamadığı yerden anlayabiliyorsa yakındır… »
« İnsan insanın zehrini alır. »
« İnsan kalbini koyduğu yerde, kalıbını koyduğu yerden daha fazla vardır. »
« İnsan kendini seçer, ben neyim dersen osun… »
« İnsan kendini tanıdığında dünyası yok olur. »
« İnsan kendisi olana kadar hep başkasını araştırır, başkasını yaşar, başkası için yaşar »
« İnsan nedir deseler? ‘Unuttuğunu unutan, var görünen yokluk’ diyesim var »
« İnsan niçin kendinden eksilip Hakk’ın varlığıyla artmaz ki! »
« İnsan niye rüyâ görür? İnsanlıktan uyanmak için! »
« İnsan olan, en doğal hâlinde kuldur »
« İnsan imiş demek ki efsâne ANKA KUŞU! Ya uçup Arşa konar ya ‘Tırmanır yokuşu’ »
« İnsan Rabbi için yaratılmış, eşya insan için yaratılmıştır. Hâliyle insan Rabbini talep ederken, eşya insanı talep eder »
« İnsan sadece kendisi değildir! Gördüğü her şeydir; ona binlerce kaynaktan akan her şeydir. »
« İnsan sıfatı, kendi Hak: insandır Hak, doğru bak! »
« İnsân sultan oldu mu kendi postuna oturur »
« İnsan sûretde muhtâr, hakîkatde mecbûrdur. »
« İnsan uçurumun kenarına gelmeden kanatlanmazmış meğer… »
« İnsan yanındakinin kıymetini bilemiyor; gözün gönle ihânetidir alışmak! »
« İnsan zor zamanlarda kötümser bir haklılık yerine, iyimser bir yanılgıyı tercih eder. »
« İnsan, ait olmadığı toprağa bile kök salabilir zîrâ tutunamamış olmak zordur. »
« İnsan, dilinin arkasında gizlidir. »
« İnsan, dünyâsı âhireti, zahiri bâtını ne varsa kendinde dürülü bütün bir varlıktır. »
« İnsan, en çok kendini ortak koşar Allah’a… »
« İnsan, hakkında dua ettiği şeyle doludur. »
« İnsan, hayra dua eder gibi şerre dua eder; pek acelecidir. [İsra:11’den] »
« İnsan, insanın gönlünde dinlenir. »
« İnsan, kendi kararlarını kendisi mi veriyordu yoksa bu kararları vermesi için gerekli olan tüm olasılıkların oluşumu mu ona bu kararı aldırıyordu? »
« İnsan, kendi özüne doğru, derin, keskin, tek bir b.akış değilse ya nedir? »
« İnsan, kendi zihniyle kendi hapishanesini kuran tek canlı. Hayat, bize zihnimizin komplosu… »
« İnsan, kendisini aşmak için zuhûr etmiş bir canlıdır »
« İnsan, olduğu hal üzere katılaşırsa, kendini o halin içine kilitlerse sayısız sürprizlerle sürekli kendini yenileyen büyük hikayeyi kaçırıyor. »
« İnsan, ölmeden dünya içinden çıkmadan bilinemez »
« İnsan, sonsuz ile sonlunun, özgürlük ile zorunluluğun bir sentezidir. »
« İnsan, sonsuz olasılıkların gizli hazinesinden yararlanan, sınırsız potansiyelin kendinden açığa çıkabildiği müthiş bir imkân »
« İnsan, toprağa atılan bir tohumdur »
« İnsan, uçurumun kenarına varmadan kanatlanamaz »
« İnsan, vechullâh’ın nurdan tülüdür. »
« İnsan, verememekten ölür. Veren kurtulur; ver kurtul »
« İnsan, yürüdükçe büyür »
« İnsanda var olan sonsuzluk duygusu gökyüzü, çöl ve denizi seyretme ihtiyacı hâsıl eder. »
« İnsandan doğanlar insan olurmuş »
« İnsandan doğanlar, insan olurmuş »
« İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için uyandırmak gerekir. »
« İnsanı düşkünlüğe uğratan dört şeydir: Çok düşman, hesapsız borç, sayısız iş, kalabalık aile. »
« İnsanı insan yapan içindeki sırdır, cana can katmayan inan ki kısırdır »
« İnsân-ı kâmil’in aczi, kudretinden ziyâde olur. »
« İnsanı kör eden, kendi doğrusudur »
« İnsanı, ağzından girenlerden çok çıkanlar kirletir »
« İnsanın asâleti aslından, cevherin kıymeti saflığındandır »
« İnsanın bedeni kandillik, gönlü sırça kandil, oradaki ışık ise HAK’tır. Toprak kalıbına bakıp ona dil uzatma şeytan gibi… »
« İnsanın biricik ödevi, gerçekliğinin doğasını anlamak… »
« İnsanın cüz-i iradesi, ahlakı temizlemek içindir. »
« İnsanın değeri, hâmile oluşundan gelir »
« İnsanın dünyevî hiç bir hikayenin öznesi değildir ancak şâhididir »
« İnsanın düzeltmek, âlemi düzeltmek demektir »
« İnsanın evi, anlaşıldığı yerdir. »
« İnsanın eylemleri, rüzgar ve güneş gibi doğanın kesintisiz akışının ifadesidir. »
« İnsanın gerçek mesleği, kendine giden yolu bulmaktır »
« İnsanın görevi, kendi içindeki kıvılcımı bulup ışık haline döndürmek değilse ya nedir? »
« İnsanın iç acılarının toplamı, Yaradana uzaklığı kadardır! »
« İnsanın kalbine sığabilene ‘kâinat’ denir, kâinata sığamayana ise ‘insan’ »
« İnsanın kusursuz şekilde yaptığı tek şey; kendini kandırmaktır. »
« İnsanın sıfatı yüzünde, zâtı gözünde tecelli eder »
« İnsanın yalnızca yarısı kendisidir; öteki yarısı kendini nasıl ifade ettiğidir »
« İnsanın yürüyerek silkelenemeyeceği tek bir düşünce bile yok. Hem dışarda görünüyorsun hem içeriye kaybolabiliyorsun; yürüyelim arkadaşlar… »
« İnsanlar bedenlerini hapsolduklarında alışkanlıklarının mahkumu olurlar »
« İnsanlar hakkında Allah’a uy ammâ Allah hakkında insanlara uyma! »
« İnsanlar ışığı görmez, ışıkla görür »
« İnsanlar korktuklarında inanmaya hazırdır »
« İnsanlar sevilmek, eşyalar ise kullanılmak içindir. Huzursuzluğun nedeni; eşyaların sevilmeleri, insanların kullanılmalarıdır. »
« İnsanlar uykudadır, ölünce derhal uyanır onlar. »
« ‘İnsanlar uykudadır’ dedi sahibi uyan! Uyanınca rüyadaki çokluk kaybolup yalnız sen kalırsın, erince ve ölünce… »
« İnsanlara din yerine kültürü, ahlak yerine bilgisi, öğretildi. »
« İnsanlardan beklentiyi azaltmak demek dertleri azaltmak demektir. Çünkü dert tuzağının lokması talep etmektir. »
« İnsanları öldüren açlık değil fazla alıştığı tokluktur »
« İnsanlığa faydalı olmak istiyorsan başkasına işini öğretme, kendi işinin en iyisini yap! »
« İnsanlığın Târifi ‘Her şey senin katında nasılsa bana öyle göster’ buyurdu yani ‘Bana eşyanın aslını göster’ »
« İnsanlığın temel yanılgısı, benim burada olduğumu ve sizin dışarıda olduğunuzu varsaymaktır. »
« İnsanlık bir bütün; aslâ el olmaz… »
« İnsanoğlunun elindeki tek iktidar ‘duâ’ dır. »
« İnsansız kainat muhâldir »
« İpin ucu ikiyse iğne deliğinden geçilmez! »
« İsâbet eden her şey kabul bekliyor, her kabul özgürleştiriyor. »
« İsim koymayı biliyor insan; insansız kâinât olamaz »
« İsimler ve resimler perde olur bir güzelin yüzüne…. »
« İsimler, bir kontrol yanılsaması verir »
« İslam’ı kurtarmaya çalışmayı bırakın. İslam ile kendinizi kendinizden kurtarın! »
« İsmi olan form, kendi ifadelerine bakmak için kullandığı bilincin bir penceresidir. »
« İstediğini yapmakta özgürsün ancak ne isteyeceğini istemekte özgür değilsin »
« İstemenin hası istememek; söylemenin hası söylememek »
« İster oturun, ister ister ayakta olun, düşüncelerden ziyade duyumlara odaklanırsınız ve birden saf farkındalık idâreyi devrala »
« İşe yarayacağına inanıyorsan, fırsatları göreceksin. Olmayacağına inanırsan engelleri görürsün. »
« İşi bilen sâhiplenmez, nasiplenir »
« İşi kendi hâline bırak, Allah en iyisini yapar »
« İşi kendinden bilmek, küstahlıktır »
« İşinde tedbirli davranmayanın gönlüne ağırlık çöker. »
« İşini yarına bırakabilirsin peki kendini yarına çıkarabilir misin? »
« İşler benim kontrolümdeyse, hâlim yaman. Sensiz nefes alamam mâdem; işlem tamam »
« İşler uzun süre kararsız kalamaz; işte bu varlığın yasasıdır »
« İşler vakt-i merhûnunca işler, her şey kendi hızında seyreder, bitkiyi durmadan sulasan da meyvesini ancak mevsiminde işler »
« İşler, hep merkezden işler… »
« İşler, O’nun istediği gibi sonuçlanır. Sonuçlara bağlılıktan vazgeçmenin sonucu huzurdur. »
« İşte size yeni bir manevî uygulama: düşüncelerinizi çok ciddiye almayın. »
« … İtâati öğren. Yalnız kendinden yüksek tempoya uyan kimse hürdür. »
« İtiraf edilmemiş hiçbir his asla ölmez »
« İtiraf edilmemiş hiçbir his ölmez; bir yere bakmamak orda olan şeyi yok etmez »
« İtiraz etmen gereken yerde susarsan, susması gereken yerde itiraz etmiş say kendini… »
« İven kişi yol alamaz, maksudunu tez bulamaz »
« İyi düşün! Düşünce madde olur, sana hep beden dokur »
« İyi insanlar cennete gider değil iyi insan nereye giderse orası cennet olur… »
« ‘İyi olmak için aydınlanmam, cennete gitmem lazım’ diyen inancı bırak. Derin bir nefes al. Şimdi, şu anda iyi ol; hepsi bu kadar… »
« İyileşme, illüzyonu illüzyon, rüyayı rüya olarak görmede; nasılsa öyle… »
« İyileşmek için önce hasta olmak gerek »
« İyiliği hatırlarsan, iyilik olmaz… »
« İyiliğin tavanı, kötülüğün tabanı yoktur »
« İyilik yapar gibi görünme, iyilik yap, görünme! »
« İyilik yapma fırsatı olmuş da yapmamış insan, kötülük etmiştir. »
« İyilik yapmaya başlamadan önce kötülük yapmayı bırakmak gerekir. »
« İyilik, eylem halindeki sevgidir »

• K •

« Kabahat yapanın günahı affolunur da kabahat görenin günahı affolunmaz »
« Kabuğunun çürümesine râzı olmayan tohum, meyve veremez »
« Kabul etmedikçe hiçbir şeyi değiştiremeyiz. »
« Kabul, rızâ, şimdi olanın, gelecek için gerekli olduğunu kanıtlayacağına tam güvendir. »
« Kaç yaşında olursan ol, bu gün bir daha hiç olamayacağın kadar gençsin »
« Kader, gayrete âşıktır. »
« Kadim bilgeliklerin ortak hedefi açıktır: bizi gerçek doğamıza karşı körleştiren şartlanmayı aşmak »
« Kadîm’in bağında, insanız en sonunda… »
« Kafa karışıklığı bu sürecin gerekli bir parçasıdır, vizyonumuzu bulandıran yıllanmış koşullanma katmanlarını üzerimizden attığımızın bir işaretidir. Varlığınızın bilgeliğine güvenin, o size rehberlik edecektir. »
« Kafadanbacaklı olmuş cümle âlem, kalbe uğramadan hep alam verem »
« Kafamın içinde biri var ama o ben değilim »
« Kafanda olanı terk et, elinde olanı ver, başına gelenden kaçma, kalbinde olanı inkâr etme… »
« Kafandaki düşüncelerin aslında dışardaki kuş sesinden farkı yok. Sadece bunların az ya da çok alakalı olduğuna sen karar verirsin. »
« Kafanın içini boşalt, yıldızlar boşluğa çakılıdır. »
« Kâfir, kendi gözleriyle gören adamdır. »
« Kâinatta her ne varsa senin dışında değil, dilediğin ne varsa sende; dışarda değil »
« Kâinattaki cennetin, insandaki karşılığı temizlenmiş gönüldür. »
« Kalbe sükûnet gelince insanı yerin altına koyarlar »
« Kalbim zemîn-i aşk, serim âsumânıdır »
« Kalbimde boğulmadan önce zihni.m kafamda sanırdım »
« Kalbin ‘bir bildiği’ vardır; zihnin hiç haberdar olmadığı… »
« Kalbin yolu biliyor; o yöne koş… »
« Kalbin derinliklerinde hasretin ilk acısı, kaynağından ayrı düşmüş ruhun çığlığı vardır. Bu ayrılık acısı, baldan önce damaktaki tat, görüşten önceki aşk, yâr-i ezelî ile bir olduğumuz ânın hatırasından gelir. »
« Kalbinde kasvet, vücudunda zaafiyet, rızkında mahrûmiyet görüyorsan lüzumsuz şeyler konuşmuşsundur! »
« Kalbinde yeşil bir dal tut; şarkı söyleyen bir kuş geldi gelecek. »
« Kalbini dinlemek, kucaklamayı bilmek ne büyük nimet; bu imkâna şükret »
« Kalbiniz konuştuğunda not alın… »
« Kalbinizi ve sesinizi yumuşatın. »
« Kaldır postu aradan, çıksın ortaya yaradan »
« Kaldırım olmuş yere yatmış onu çiğnersin lâkin ayağınla onu itmek olmaz! »
« Kalıcı olan göze gelmeyendir, kalıcı olmayandan gözükebilir »
« Kalıp tabîb, gönül habîb ister »
« Kalp Allah’ın cem-evi; bu câmiye giren az… »
« Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur. Testide ne varsa dışına o sızar. »
« Kalp güzelliği göremediğinde, dokunamadığında acı çeker oysa güzellik hiç de utangaç değildir, varoluşla eş anlamlıdır. »
« Kalp safâsı, ten hafifliği iste »
« Kalp, sâdece aşk ile akort edilebilen bin telli bir çalgıdır. »
« Kalpsiz diye kalbindekinden “bîhaber” olana derler. »
« Kalpte sırr-ı Zât, kalbin aksi kâinat! »
« Kalpte yaşayış aşk şiiri, gerisi hikaye… »
« Kamber’siz (teslimiyet) düğün (vuslat) olmaz »
« Kanıta ihtiyacı olmayan doğallığın adıdır içtenlik. Biraz samîmîyet lütfen… »
« Kapalı olan senin gözündür; kapı değil »
« Kapı kapı dolanma, istenen sendedir. »
« Kapı sensin, geçit sensin, atlamaktan korktuğun çit sensin… »
« Kapıyı çalın, açılır… »
« Kar yağmıyorsa… Gözlerin hazır değil karşılamaya… »
« Karagöz perdesinin ardında kara gözüm! Muma püf dendiğinde sâhibimde uyandım »
« Karanlık hep vardı, çabalayan ışıktır »
« Karanlık karanlığı kovamaz: bunu sâdece ışık yapabilir. Nefret nefreti kovamaz: bunu sâdece sevgi yapabilir. »
« Karanlıklar ülkesinde, körler kraldır »
« Karanlıkta oturanlar gerçek ışığı görürler »
« Karanlıkta, tüm renkler birbiriyle anlaşır »
« Kararsız kaldığın işi yapma çünkü Hakk’ın işinin tereddütü olmaz! »
« Karıştın mı dünya işine, onun kurallarına uymaktan kurtulamazsın… »
« Karşılaşmak aynalaşmak ise insan dâimâ kendisiyle karşılaşır. »
« Karşılığı olmayan ve karşılığı beklenmeyen eylem, cihânı gülzâra çevirmede »
« Kâsenizi ağzına kadar doldurun, dökülecektir. Bıçağınızı bilemeye devam edin, körleşecektir. »
« Kasılma ki kırılmayasın, esneyen kırılmaz. »
« Katı olan her şey buharlaşıyor… »
« Kavga edenler dinlemez, dinleyenler kavga etmez. »
« Kavramlarla öğrenir, simgelerle uyanırız »
« Kavranacak bir tanrı, gerçekten tanrı değildir, arzulanacak bir süreklilik yalnızca bir esaretin sürekliliğidir. »
« Kaybetmeye hazır olan kazanacaktır, tutunan her şeyi kaybedecektir. »
« Kaybettiğin takdirde üzüntüsünü çekeceğin şeylerin arayışı içinde olmayasın! »
« Kayıplarla erişilir gayba »
« Kayıplarla erişilir gayba, fedâ etmediğini hebâ edersin »
« Kaynağından uzaklaşan su, kirlenir »
« Kazâya rızâ; ahlâk-ı Murtazâ »
« Kederin uğradığı duraklar: inkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabulleniş… Yorulduysanız inebilirsiniz. »
« Kelamın hasında pas, Allah’ı bulanda yas olmaz »
« Kelime, Arapça ‘yara izi’ demektir. Ağzımızdan çıkan kelimeler muhatabımızda iz bırakır, yara açar. Kelimeyi süz de söyle! »
« Kelime, dokunduğu ipliği dokunan kalbe dokur »
« Kelimeler dilini yutunca şekiller dilleniyor… »
« Kelimeler, gerçekliği insan zihninin kavrayabileceği bir şeye indirger ki bu pek de fazla değildir. »
« Kelimelerle çok şeyi gizleyebilirsiniz; sessizlikte asla… »
« Kemer bele tam oturunca, ayakkabı ayağa tam uyunca unutulur; yok gibi ama var işte… »
« Kendi aldatmacamızla kendi gerçeğimizi keşfetmek için bu dünyâyı hayâl ettik. »
« Kendi bildiğim doğrudur deme, var iki kâmile sor deli gönül »
« Kendi boşluğuna katlanabildiğin zaman özgürsün »
« Kendi davulcunuzun ritmine göre ‘uygun adım’ yürüyün »
« Kendi düş olan denize bir damla düşmüş, nerde başlayıp nerde bitmiş! »
« Kendi gözlerini açıp kendi ayakların üzerinde dur, ikinci el idraklere aldanmadan doğrudan gör ve kafa karışıklığı yaşamadan gerçeğe göre, gerçekten hareket et… »
« Kendi gözlerini kendi ellerinle kapatıyorsan, senin körlüğüne çare yok, hayat böyle! »
« Kendi hakikatine uyanan, hakikatin kendindedir »
« KENDİ hareket etmez, dünya dönüyor içinde »
« Kendi heykelini yontmaya devâm et… »
« Kendi kadrini(âlem-i kebîr) bilmemek, cehâlet olarak(cism-i sagîr) kişiye yeter. »
« Kendi kadrini(âlem-i kebîr) bilmemek, cehâlet olarak(cism-i sagîr) kişiye yeter. »
« Kendi kendimin gizlendiği yerim ben »
« Kendi kendimizi yakıyoruz, bir elimizde su, hayret doğrusu… »
« Kendi kendin bilmek oldu mârifet, kendi kendin bilmemektir mâsiyet »
« Kendi kendine itaat edemeyene emredilir. Böyledir canlıların doğası »
« Kendi kültürünüz bildiğiniz tek kültürse, kültürünüzün temel varsayımlarını anlayamazsınız »
« Kendi nefsinde göremediğin bir ayıbı başkasında görmen ne büyük ayıptır. »
« Kendi özünden başka, âlemde her şey fâni! Kalk; özün kaldırmadan seni ayağa âni »
« Kendi özüne secde ile bütünleşti can; her nefes mirâç yapmış gibi duydu heyecan… »
« Kendi zâkir, kendi mezkûr kendini, ara bul kendinde, kendi kendini »
« Kendilerini kendileri ile örtenler istemese de O, nurunu tamamlayacaktır »
« Kendimden başkasını görmüyorum, gördüğüm de ben değilim »
« Kendimden kendime, söylerim sözü; yüzüme bakanın, olurum gözü »
« Kendime rastlayınca durdum »
« Kendimi bilince, tamamen doluyum, hiçbir şey bilmek istemiyorum, şu anda hiçbir şeye ihtiyacım yok… »
« Kendimi konuştum yabancı oldum, kendimle konuştum âşık oldum »
« Kendimizi kat kat boyası olan bir şey sanıyoruz ama boya, kelimelerden ve anılardan oluşuyor. Gerçek kimliğimiz, en altında gizlidir. »
« Kendimizi ne sanıyorsak, onu görür gibiyiz »
« Kendimizi, kendimize netleştirmeden anlaşılmayı istemek bir hatadır. »
« Kendimle âniden nerede karşılaşacağım hiç belli olmuyor, hangi kitabın hangi sayfasında, hangi filmin hangi dakikasında, hangi şarkının hangi notasında gizli ayna »
« Kendin olduğunu düşündüğün her şeyin yalnızca sahte bir kimlik olduğunu anlamak ne kadar şaşırtıcı. »
« Kendinde bulmadığın bir ‘değer’ başkası tarafından sana verilemez! »
« Kendinde mâbedi bulmayan, hiçbir mâbette kendini bulamaz »
« Kendinde, kendini ara bul »
« Kendinden başka eksiğin yok! »
« Kendinden başka ne bilsen sanma ilmin büyüktür! Taşıdığı kitaplar, eşeğe ancak bir yüktür… »
« Kendinden geçen, kendindekine geçer »
« Kendinden kendine yol bulanlar, kapı kapı dolaşıp O’nu aramaz »
« Kendinden uzaktayken, başka bir şeye yakın olamazsın! »
« Kendine benlik çerçevesi çizen ‘Hakk’a perde’ olur, çerçeveyi silen ‘Hakk’ın aynası’ olur »
« ‘Kendine bir çeki düzen ver’ dedi meczûb, ‘ayna sana bakıyor!’ »
« Kendine bir faydan dokunsun istiyorsan bir başkasının derdine merhametle dokun »
« Kendine dikkat et; fark edeceksin… »
« Kendine doymayan, bir başkasını doyuramaz »
« Kendine gelen kişi, kendine gelmeyenleri dinler, kendine gelenlerle konuşur »
« Kendine ışık ol. Seni başka kimse kurtaramaz »
« Kendine iyi bak! Nihâyetinde insan kendiyle başbaşa kalıyor… »
« Kendine iyi bak: göreceksin! »
« Kendine uzakken, başka bir şeye yakın olamazsın. »
« Kendine ve âleme, ya hayr söyle ya sus… »
« Kendine yabancı olmadan, kimseyi yabancılamaz insan »
« Kendini anlamadığında, kendine anlayışlı davran »
« Kendini arayan yitirmeden bulamaz »
« Kendini ayrı bir varlık sanan her kişi, zihin hapsindedir. »
« Kendini ayrı sanan zihin, içerde merkez hissini BEN, dışarda çevre hissini ÖTEKİ olarak görüyor »
« Kendini ayrı sanan, ayrı bir Şey-Tan-rı’dan da kurtulamaz. »
« Kendini bilen kendi ile değerlenir »
« Kendini bilmek için, kendin olmayan gerek! »
« Kendini bilmek için zihne ihtiyacın yok; tam bir sessizlik yeter »
« Kendini bilmek, kendi varlığının hakikatine vâsıtasız olarak ulaşmaktır »
« Kendini bilmek, kendini unutmaktır »
« KENDİNİZİ bilmenin önündeki tek engel, zaten bir şeyler bildiğinizi düşünmenizdir. KENDİN asla düşündüğünüz şey değildir. »
« Kendini bilmeyen insanın, geçici olan şeylere sonsuza kadar sahip olma ve onları elinde tutma arzusu yüzünden, acısı geçmez. »
« Kendini bilmeyen kişi ölüdür! »
« Kendini bilmeyen vücûd mezar taşıdır; HIZIR’ın kestiği, benlik başıdır »
« Kendini bilmeyen, kişi ölü imiş, şimdi ten kafesinde tutsağım ancak kim olduğumu öğrendiğimde özgürleşeceğim! »
« Kendini bir başkasının karşısında üstün görmek de, aşağı görmek de egodur. »
« Kendini bir süreliğine ‘insan olarak’ ifade eden bütün âlemsin… »
« Kendini bir ‘şey’ sanma! »
« Kendini bul diye, kendi kendine verdiğin ipuçlarıdır yaşatılan her şey »
« Kendini bul. Diğer her şey bir dikkat dağıtıcıdır. »
« Kendini bulduğun kendinindir »
« Kendini bulmanın en iyi yolu, onu bütünün hizmetinde kaybetmektir. »
« Kendini duygu ve düşüncelerde kaybetme, onların sende kaybolmalarina izin ver »
« Kendini düşünen, kendini engeller… »
« Kendini düzeltmen gerekmez; sadece kendin hakkındaki fikrini düzelt. »
« Kendini gören (Hod-nüma) Hakk’ı göremez (Hak-nüma) »
« Kendini gören Allah’ı göremez! »
« Kendini görmediğin her yerde Allah’ı görebilirsin! »
« Kendini hatırlamak erdemdir, kendini unutmaksa günah. »
« Kendini hiçbir şey olarak bil; her şey olarak hisset… »
« Kendini inkâr etmeyen, benim arkamdan yürüyemez… »
« Kendini iyileştir ki dünya iyileşsin »
« Kendini kaybetmenin sonsuz güzelliği… »
« Kendini küçük görme; gönlün arş’tır, göğsün kürsi! »
« Kendini ne sanıyorsun sen? O değilsin… »
« Kendini tanı çünkü bu hazîne sende geçicidir »
« Kendini tanı, özüne dön »
« Kendini tanıma, bilgi veya inanç biriktirme meselesi değil, zihnin sınırlarının ötesinde kişinin gerçek doğasını doğrudan algılama meselesidir. »
« Kendini tanımak için bakmadığında gördüğün her şey, hayal ve zandan ibaret »
« Kendini tanımayan insanın hayatta sarıldığı hep yanlış kişidir »
« Kendini tanımayı istiyorsan, âlemi tanımlamayı bırak »
« Kendini yaşamayan insan, aldığı nefesi veremeyen biri gibidir »
« Kendini, kendindekinden gâfil kalmadan unut! »
« Kendinize dönün ve hayatın aktığı yerin ne kadar derin olduğunu görün »
« Kendinizi anlık, geçmiş ve geleceği olmadan düşünün; kişiliğiniz yok olur »
« Kendinizi arıyorsanız neden aynaya bakmıyorsunuz? »
« Kendinizi bilemezsiniz yalnız kendiniz olabilirsiniz »
« Kendinizi biraz da bulut gibi görmeniz lazım; bir bulutun hiç yanlış bir şekilde olduğu görülmüş müdür? Esiyor işte… »
« Kendinizi görüntüden ayırmayı öğrenin »
« Kendinizi hazır hissetmeseniz bile ilham veren ve coşku uyandıran spontane fırsatlara EVET deyin. »
« Kendinizi iyi hissetmek için koşulların değişmesini beklemek, aynaya bakıp önce yansımanızın gülümsemesini beklemeye benzer. »
« Kendinizi kaybetmeyin yeter! Hayatta kaybedecek başka hiçbir şey yok… »
« Kendinizi ne kadar şaşırttığınız, ne kadar hayatta olduğunuzdur. »
« Kendinizi, herhangi birinden üstün ya da aşağı hissettiğinizde bu ‘EGO’dur. »
« Kendinle barışmadan uyuma da ölme de! »
« Kendisinde buldu bulan, bulmadı taşrada kalan; muhabbetle açılır karanlıkta kalan… »
« Kendisine göz kulak olun… »
« Kendisini sonuna kadar boşaltan (İsimleri yükleme-unutuş) Tanrı, insandır ve kendisini sonuna kadar boşaltan (zikrullah: hatırlama) insan da… »
« Kepçe tutan benim olsun, dış kapıda yerim olsun »
« Kerem eyle, mürüvvet eyle, zâtına merhamet eyle. »
« Kervân hayvânı, yük altında menzil alır. »
« Kervana dahil olan, ‘yük altında’ menzil alır. »
« Kesinlik ve maneviyat bir arada var olmaz. »
« Kesinlikle yalnızsın, aynı zamanda kesinlikle yalnız değilsin. Çünkü tüm varoluş SEN’sin ve yalnız SEN’sin. »
« Kesintisiz aşk, bir ‘sus’ kadar yakın »
« Kılı kırk yarmaya irfândır deme, ona yahşi, buna yamandır deme, şuna gerçek, buna yalandır deme; birinin aslı yok yalan sendedir… »
« Kırdığın şeyi tekrar birleştirmen, onu bir bütün yapmaz »
« Kırılmak istemiyorsan kimseye ‘ayna’ olma! »
« Kırılmak istemiyorsan, kimseye ayna olma! »
« Kırk yıl bir kazanda kaynasa da dönüp aynaya baktığında her insan yine kendinin gizli aşığıdır. Kendine gel yâ hû »
« Kısa olan hayat değil dünyadaki yaşamımızdır, hayat ölümle sonsuza uzanır »
« Kısacık bir ziyaret için buradasın. Acele etme, endişelenme ve çiçekleri koklamayı unutma. »
« Kıyâmet için dışa çıkmasına denir; dünyânın âhiret, âhiretin de dünyâ olması »
« Kıyasıya hizmet lâzımdır zâtınıza… »
« Kızgın olanlar bağırır, âşık olanlar fısıldar… Aşk olan susar! »
« Kibir, kabirde olanlar içindir; ‘Ben’ diyen ölüdür »
« Kibri, kîni sürmeli; dost yüzünü görmeli »
« Kim daha latîf ise, farklılığı kabulde daha hızlıdır. »
« Kim kendini bir özellikle nitelerse, o özelliğe göre sınanır. »
« Kim kendini paramparça etmeden yenileyebilmiştirki… »
« Kim ki istidâdına âgâh olur, şüphesiz ki Allâh’a vâsıl olur »
« Kim ki kendi bilgisinden kurtulur gök ehlinden olur »
« Kim olduğumuz; bize ne yapıldığı ile değil, bizim ne yaptığımız ile meydana çıkar »
« Kim olduğumuzu geçmişimiz değil şimdi olmayı seçtiğimiz kişi belirler. »
« Kim olduğun gerçeğine uyanmak, öyle olduğunu hayâl ettiğin kişiyi bırakmanı gerektirir. »
« Kim olduğunu bıraktığında neysen o olursun »
« Kim olduğunu hatırlamayı seçmezsen, onlar için kim olduğuna başkaları karar verir. »
« Kim olduğunu sanıyorsun? Öyle değil… »
« Kim olduğunuzu hatırlamak için, dünyanın size kim olduğunuza dair söylediklerini unutmanız gerekir. »
« Kim olmadığını disiplinize etmek yerine, ne olduğunu tanısana… »
« Kim olmadığınızı görünce, kim olduğunuz gerçeği kendiliğinden ortaya çıkar »
« Kimi azâd eylersin sen azâd olmayınca »
« Kimi, nerede aradığına dikkat et; zirâ kendinde olanı aramak, kendinle arana mesafe koymaktır. Kaldır perdeyi aradan »
« Kimim ben? Ne bir şeyle aynı ne de hiçbir şeyden ayrı… »
« Kimin aşka meyli yoksa o kanatsız kuş gibidir »
« Kiminin kıblesi baş, kiminin kuyruk ama hepsi O, yalnız zevk değişik… »
« Kimliğinden ne kadar boşsan içinden o kadar aşk akabilir »
« Kimse izlemediğinde n’apıyorsan o.sun.sen »
« Kimse kimseyi değişmeye ikna edemez, değişimin kapıları ancak içerden açılır. »
« Kimse, kaybolmanın acısını iliklerine kadar hissetmeden yolunu bulamaz. »
« Kimse sana karşı değil sâdece herkes kendinden yana »
« Kimse sizi izlemiyorken aynı ‘kişi’ misiniz? »
« Kimse yaralanabilir olmadan hissedemez »
« Kimsenin öldüğü yok, yaşadığı da; herkes biraz var o kadar… »
« Kimseye kirli ayaklarla, zihninizde gezme fırsatı vermeyin »
« Kimseye, huzurunuzu bozma yetkisi vermeyin »
« Kimseyi değiştirecek gücünüzün olmadığını anladığınızda… Özgürsünüz »
« Kimsin sen? Aynaya bakmadan, düşünmeden kendinin farkına var »
« Kiracı insanın kitap biriktirmesi eziyetmiş anladım… »
« Kişi asla tam bir güvenceye sahip olamaz hem hayali bir benlikten başka korunacak ne var ki? »
« Kişi dediğin varlık değil bir akış, bir sanat eseri gibi; çalınır çalınmaz kaybolan zevkli bir beste… »
« Kişi görmediğine inanır, gördüğünden haber verir »
« Kişi hâli bunu asla anlayamaz; ama ister mümin olsun ister kâfir, yalnızken Allah’a hasrettir »
« Kişi kalıp, kişilerle uğraşma! Allah bil, Allah de, seyre başla »
« Kişi kendin bilmezse, ha bir kuru emektir. »
« Kişi kimliğiyle işlenen her eylem küfür, kişisel olmayan her eylem kutsaldır. »
« Kişi ne yaparsa kendine yapar, farkında olmadan kendine tapar! »
« Kişi neden sessizliği sevemez? Sessizlik sesin olmaması değil senin olmaman »
« Kişi olmak; uyumaktır… »
« Kişi, bir rüyadan ‘daha iyi’ bir rüyaya geçmelere aslâ doyamaz. »
« Kişi, bir zaman kendini unuttuğu esnâdaki kadar gösteremez varlığını »
« Kişi, kendini ne bildiğidir »
« Kişinin ağırlığı yerçekimine tâbi olmasından gelir, erçekimine kapılan kişillikten, ağırlıktan kurtulur. »
« Kişinin ölümü, kopuş değil sâdece geri çekiliş. Ceset, bir ayak izi ya da bir yankı gibidir. Öz’ün artık yapmayı bıraktığı bir şeyin, eriyen izi… »
« Kişinin tüm istekleri, arzuları, korkuları, umutları, endişeleri ve hayalleri içi boş bir merkeze sarılır: Kullanışlı Ben Yumağı »
« Kişisel fâilin bulunmadığı bu rüyada, kendini fâil sanan her kişinin en çok yaptığı fiil: unutmak »
« Kişisel hiçbir manevî deneyim, aydınlanma değildir. »
« Kişisel yıkım, egonun zorbalığından kurtulma arzusu, psikolojik güvenlik ihtiyacından daha büyük olduğunda başlar. »
« Kişiye özel şartlanmalarla, zihin-beden perspektifi olarak görünen ego, diğer egoların fikir birliğiyle onaylanır. Gerçekliğe bakış açımız böylece katılaşır ve sınırlanır. »
« Kitap sayfa sayfa açılıyor »
« Kitap, yaşayanlar içindir; ‘Ben’ diyen ölüdür »
« Kitaptaki ‘İstemeyerek, gönülsüz, zorla gelin’ buyruğu akla takılan zihin erbâbınadır. ‘İsteyerek, gönüllü, zorlanmadan gelin’ buyruğuysa aşk ehline… »
« Koku misali sadece koklayınca biliniyor; anlaşılır gibi değil, anlatılır gibi hiç değil »
« Komedi, yasak gerçekleri dayak yemeden anlatma sanatıdır. »
« Kontrol bir yanılsamadır, bilinmeyeni kucaklayın. »
« Kontrolü bırak zâten ipler hiç elinde olmadı… »
« Kontrolün elinde olmadığını anlayana dek, kontrol etmenin yeni yollarını arayan ego… »
« Konu aşksa tek zafer, yenilgidir »
« Konuşan olmayınca zihnin kepenkleri açılıyor ve ev ışıkla doluyor »
« Konuşmak, çoğu zaman bir şeyler söylememek içindir… »
« Konuşmak, insanı hayvana üstün kılıyor… ama susabildiği takdirde! »
« Konuştuğuma çok kere pişman oldum fakat sustuğuma asla! »
« Konuştuğunda zaten bildiğini tekrar ediyorsun ama dinlersen yeni bir şeyler öğrenebilirsin »
« Korktuğumuz şeylerin çoğu hayal ürünüdür. »
« Korku ancak kaybedecek bir şeyi olan kimseleri mahveder »
« Korku benlikten doğar; şirkin cezâsıdır! »
« Korku şirkin cezasıdır, doğum yeri ‘ben bu bedenim’ fikri… »
« Korku, yanıltıcı dünyanın üzerine kurulduğu titreşimdir. »
« Korkunun kaynağı görememektir. Kendi ile ötekinin birliğini görememek, yaşam korkusu ve varlık ile yokluğun birliğini görememek ölüm korkusudur. »
« Koruk kâfirdir, ışk aldı mı üzüm olur, sıktın mı bir tek şıra; yıllandı mı Kevser »
« Kostümlü prova filan yok; budur asıl gösteri »
« Koşulsuz farkındalık ışık gibidir, görebildiğin bir ışık değil, gören ışık! »
« Kovada su olmayınca, ayın yansıması olmaz »
« Koyun, hayatı boyunca kurttan korkar, halbuki onu kesecek olan çobanıdır. »
« Koyun, özgürlük istedi mi kasap ipin boyunu daha uzun tutar. »
« Kökümüz sessizliktir… »
« Kökünü beğenmeyen dal ve dalını benimsemeyen meyve, olmadan çürüyecektir… »
« Köle, birinin gelip onu azâd etmesini bekleyen kişidir. »
« Kömür, tam olarak öğretiye göre yerleştirilmiş olsa da suyu kaynatmıyorsa ölü kömürdür. »
« Kördüğümleri ancak gece karanlığında çözebilirsiniz! »
« Körle topal arasında: – Nasıl gidiyor? – N’olsun gördüğün gibi… »
« Kötü alışkanlık diye bir şey yoktur, alışkanlık kötü bir şeydir »
« Kötü dediğin şeyler bile sana yardım etmeye çalışıyor: Uyan diye… »
« Kötü huylar, dışkı gibidir içimizdeyken bizi iğrendirmez »
« Kötülük perdedendir, iyilik güneşten »
« Kötülük zihinden gelir, kötülüğün üstesinden de zihin gelir. »
« Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz. »
« Kralın hükmünün geçtiği her yer onun krallığıdır »
« Kucağına alıp bir güzel döver, ağlarsa dönüp yine kendi sever »
« Kudret elinde şems ve zerre birdir. »
« Kudret, acziyet çaydanlığında demlenir »
« Kudret, acziyettedir »
« Kudretin acziyettedir; bilmediğin bildiğindir »
« Kul hatasız olmaz hatâ tevbesiz, hata benden, atâ senden »
« Kul olunca sâfi, refîkidir yâr-ı Bâki… »
« Kul rızkına set çeken, insândaki hasettir! Ya Güneş ol, nûr dağıt ya Ay olup aksettir »
« Kul sıkışmayınca hızır yetişmez, hazır bilinmez »
« Kul yerlere kapanan köle değil, kullanılan ilâhî âlet demektir! »
« Kulağın kapağı yok, açman gerekmez; zihnini aç »
« Kulak dilsizdir, ağız sağır. Göz ise hem duyar hem konuşur. »
« Kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür »
« Kullandığın beden ve zihnin daha çok gider gelir oysa kendi kalbinde hep yuvadasın… »
« Kulluğun hakîkati, her tecellîye hakkıyla riâyettir. »
« Kulluk, kendin dâhil her şeyde O’nu temâşâ etmektir. »
« Kulun kemâli, kemâl sâhibi olmadığını anlamasıdır. »
« Kulun nesi varsa efendisinindir »
« Kum saatin sensin, azaldığını düşünüyorsan tersine çevir »
« Kuralları iyi öğren ve sonra onları unut »
« Kurgusal ben, geçmişten gelen bir birikimdir. Birikmiş olan her şey ben duygusu haline gelir. Kutsal olan ancak bu birikimi dağıtarak kendini sunar »
« Kurt kuzuyu yerken tarafsız kalmak, kurdu tutmaktır. »
« Kurtarmaz seni mezhep, tarîkat ve sözde dîn! Çünkü hepsinde vardır kurtarılacak kendin! »
« Kurtulmak istiyorsan kurtarmaya ol tâlip »
« Kurtuluş, özgürlüğe ihtiyacı olan hiç kimsenin olmadığını tam anladığındadır »
« Kusur, görene âittir »
« Kusur mu gözler sultan olanlar, bâzen kusur işler; kuldur efendim »
« Kuş Dili bahçelerinden sessizlik işitilir; biz sadece çağırıldığımız yere gideriz… »
« Kuş, kafeste doğarsa uçmanın bir hastalık olduğunu düşünür. »
« Kuş, ne kadar alçaktan uçsa kayalara çarpmaz! »
« Kuş, ne kadar yükselse yemi de yatağı da alçaktadır! »”
« Kuş sesi duymak istiyorsan kafes alma, ağaç dik… »
« Kuş yücelerde (Makam-ı ÂLÎ) uçar, yere gölgesi vurur. »
« Kuşlar, havada uçar uçar; insanlar, bir yere vardı sanır… »
« Kuşlara serbest… »
« Kuşları izlemeli, maviye ulaşmak için… »
« Kutsal olanı sever, sıradan olanı hor görürsen hâlâ yanılsama okyanusunda dalgaya geliyorsun demektir. »
« Küçük şey yoktur; bir şeyi nasıl yaptığın, her şeyi nasıl yaptığındır. »
« Küçük şey yoktur çünkü ayrı şey yoktur… »
« Küçüklere masallar uyuyana kadar, büyüklere masallar uyanana kadar devâm eder »
« Külll olur kalbindeki zamanla yana yana… »
« ‘Küntü kenz’ sırrını fâş etmede mevcûdiyetin, bu sıfatınla onun Zâtına bir ilânsın »
« Küpte ne varsa küp çatladı mı içinden o çıkar; balsa bal… Adam, kızdıktan sonraki halinden bilinir. »

• L •

« La demeden illallah demek muhaldir önce var sandığın kişinin olmadığını fark et ki olanı hissedip olanla yaşayabilesin. »
« LÂ süpürgesiyle yolu temizlemeden İLLÂ sarayına varılmaz! »
« LÂ’da komaz İLLÂ’yı muhabbet »
« Lâ-ilâhe illâ tasdîkine sâdık olasın İllallâh olunca sen LÂ itmelisin kendini »
« Latife latif gerek »
« Lokma, geldiği yere hizmet eder! »
« Lokmâ-i fukarâ nûrdur »

• M •

« Madde cehâlettir »
« Madde, kardaki ayak izi gibidir: Ayak izi orada olmayandır, orada olan değil. »
« Madde, ruha hissettirilen hayaldir »
« Madde, ruhun perdesidir »
« Maddi zenginlik için tutup doldurmalı, manevi zenginlik için bırakıp boşaltmalı »
« Madem insan kulağından beslenir ve kainat asla boşluk kabul etmez. Sen de vücudun ülkesini boş bırakmayıp ateş-i aşkla âh eyle »
« Mâdem ki gördün, eleştirdiğin şeye gizli onayın vardır »
« Mâdem neyin peşindeysen zamanla ona benzersin bir nefesçik ömrün bile kalsa yine aşka düş çün değerin alâkalandığı şeyle ölçülür. »
« Madenleri tanımıyorlar. Bitkileri tanımıyorlar. Hayvanları tanımıyorlar. İnsanı tanımıyorlar. Güyâ Allah’ı tanıyorlar. [51:20-21] »
« Mahv, kendimize izâfe ettiğimiz sıfat emânetini sâhibine teslimdir »
« Mahşere dek müezzin ismini haykıracak! Bâkî kalan kubbede en hoş sedâ bu olacak… »
« Mahşere ‘gün’ dendi çünkü akıl kandili söner, akl-ı küll güneşi doğar… »
« Mahzûn bir gönül görürsen selâmımı söyle »
« Makam-ı Yakub’un sünnetidir; kavuşma ümidini kaybetmemek… »
« Makâm-ı Yunûs’a dönelim, yunup gidelim… »
« Malûmat Gayb’a perdedir. »
« Mânâ haddini aştığında zıddına döner; uçlar hep birbirine değer. »
« Manâ nasıl ki hep harfe, kelimeye bitişik ise, Allah da âleme öylece birleşiktir »
« Manevî hijyen için sessizliği daha fazla dinle »
« Manevî büyüme, yapım değil bir yıkım sürecidir… »
« Manevi olarak gelişmiş olmak her zaman acemi olmaktır. Varılacak bir yer yok, elde edilecek bir şey yok. »
« Maneviyat, toplum tarafından size verilen mutluluk reçetelerinin istisnasız hiçbir değerinin olmadığını anladığınızda başlar. »
« Maneviyat, varlığımızın bütünlüğünün tanınmasıdır. »
« Marifet nedir bilir misin? Taşlara bakan gözlerinin çiçekler görmesidir. »
« Marifet, sahtenin sahte olduğunun farkında olmakta, sahte ile mücadele etmek sahte olana hayat verir. »
« Mârifet’ten gâye, sûretler içinde sûretsizi bulup putperestlikten kurtulmaktır. »
« Mârifetini döküp saçman, küfrünün hakîkatindendir »
« Masal değil onu benden yarattığın Mevlam; içimde koptuğu yer sızlamaktadır hâlâ »
« Masiva, gerd-i sivâdir; güzel göremeyenin aynası tozludur »
« Masumiyet, geçmişin yükleri olmadan her an tâze olarak geliyor. »
« Masumiyet, incinmekten âciz bir benlik hissi demektir. »
« Masumiyet kelimesi incinmekten aciz bir zihin demektir. Bir çocuğa hakaret etsen de güler geçer, onun masumiyeti senin öfkeni yutar geçer. »
« Masumiyetle gözlenen basit bir havucun bir içssel bir devrimi tetikleyeceği bir an gelecek »
« Maymun değilsen şehvet peşinde maskara olmayı, köpek değilsen hemcinsini ısırmayı bırak! Hayvânı terk ile âdetâ insan ol! »
« Means of ‘I’ one bar prison »
« Meğer adını unutmadan ‘Adınla başlarım, Bismillah’ denmezmiş… »
« Meğer beni bu hayâle salan, bu insan sıfatı imiş »
« Meğer cennet, yakınlığın beyaz örtüsü, cehennem uzaklığın siyah örtüsüymüş… »
« Meğer nerde nerde diye hasretle istediğim dost, bende ben olarak pinhân imiş »
« Melâmet, ismi melâmet olmayan hâldir »
« Melekler uçabilirler çünkü kendilerini hafife alırlar. »
« Melekût bağının kuşuyum, toprak âleminden değilim. İki üç günlüğüne bedenden bir kafes yapmışlar »
« Men Aref dersin alanın nefsi, Hakk’ın nefesi olur. »
« Menfaat yaşamak, ahlak ise yaşatmak ister. Bir arada asla barınamazlar. »
« Menüde olmayan yemeklere acıkıp menüdekilerle bir türlü doyamamak gibi bir şey bu bizimkisi… »
« Merak ilmin, meraksızlık irfanın kapısıdır »
« Merhamet, anlayışın en saf hâlidir. »
« Merhamet, kalbin dînidir. »
« Merkezde kal; her yöne hareket etmeye hazır olacaksın. Sağ ve sol küreği çekecek kayıkçı ortaya oturmalı »
« Mesâfe, bir zihin yanılsamasıdır. Her şey her zaman Burada-Şimdi’dir ve UZAK kendini bilmeyene tuzak »
« Mesele bilmek değil bitmektir efendim… »
« Mesele ilk domino taşının düşmesi değil, son domino taşını düşürmesi »
« Mesele, senden ayrı bir Tanrı olup olmadığı değil, Tanrı’dan ayrı bir sen olup olmadığıdır. »
« Meşgûliyetten daha iyi bir tedâvi yoktur »
« Mevcut bir deneyimimiz yok. Biz o mevcut deneyimiz. »
« Mevlâ’yı ararsan zâhirde ara; göresin Ankâ’yı ol Kâf içinde »
« Meydâne düşen kurtulamaz seng-i kazadan… »
« Meyve ağaçta tamam olduğunda: ‘meyve hür oldu’ denir. Nihâyetin alâmeti, bir şeyin kendi evveline vâsıl olmasıdır »
« Meyve bir anda düşer ama olgunlaşması biraz zaman alır. »
« Meyvenin kabuğu hayvan yemidir. Özü arayan, kabuğu sevmez. »
« Mezar ölümü, sofrayı kaldırmak gibi teferruattır »
« Mezara girmeden gerçeği görmeye çalış, karanlıkta gözü açmak bir işe yaramaz. »
« Mezar karanlık değildir, perde kalktı mı sahne aydınlanır! »
« Minnettâr olduğunuzda mutlu olursunuz »
« Miraca ağın, hepiniz peygamber soyusunuz! »
« Mirâç tohumun ağaç olması, koruğun üzüme dönüşmesidir; keramet budur! »
« Miskinlikte buldular, kimde erlik vâr ise, merdivenden ittiler yüksekten bakar ise »
« Mucize, tâze karşılanan her ândır. »
« Muhabbet zinciri kopmadıkça, iştiyâk harâreti sönmedikçe uzaklık-yakınlık fark etmez »
« Muhabbet, ince ince sarmalar… »
« Muhabbet, meşakkati siler. »
« Muhabbet, sevenin kötü sıfatlarının gidip yerine sevgilinin güzel sıfatlarının gelmesidir. »
« Muhabbetin gıdâsı izhârdır amma muhabbetin izhârı muhâtaba lâzımdır »
« Muhabbetle bağlanan zikir dinmez, zikirle bağlanan muhabbet zâil olmaz. »
« Muhabbette fâni olan, vuslatta bâki olur. »
« Muhabbetten gıdamız var, ölüm ölür biz ölmeyiz… »
« Muhabbettir hep kârımız, erenler kelâmıdır ilâcımız »
« MUHAMMED RESÛLULLAH ‘İki deniz kavşağı’ HIZIR orada bekler! Bulanın olur uşağı… »
« Muhammediyet, idrak-ı gayri mukayyed yani akl-ı küll demek »
« Muhterem arayıcı, perde içerden açılır »
« Muhterem geçici, geldiğin yere gidiyorsun! Kendine yazık ediyorsun »
« Muhterem geçici, oyuna aldanıyorsun! Gideceğin yerden geliyorsun »
« Musibet birdir ama kişi sızlandı mı iki olur. »
« Mutlak Benliğin bakışı üzerine düşmedikçe ego ölmez, filmin içinde oldukça dayak bitmez »
« Mutlu olduğunda bedenini unutursun, mutsuz olduğunda ilk hatırladığın bedenindir »
« Mutlu olmak için hiçbir şeye, mutsuz olmak için bir şeye muhtaçsın »
« Mutlu olmak için hiçbir şeye, mutsuz olmak için sahici bir şeye ihtiyacım var »
« Mutlu olmak için sebep arama! Mutlu ol, sebep ortaya çıkacak »
« Mutlu olmak isteyen yüksek bir amaca, mutsuz olmak isteyen, insanlara veya eşyalara bağlanır »
« Mutluluğa direnenlerin örgütlediği bir hayata boyun eğmek, öylesine yaşamak… »
« Mutluluğun formülü çok açık: küçük lokma, büyük kalp »
« Mutluluk bütünlüktür, bütün olmak için hem neşeye hem gama ihtiyacınız var »
« Mutluluk hareket halindeki huzurdur ve huzur, dinlenen mutluluk »
« Mutluluk, her şeyin tam olarak an be an olduğu gibi olmasına izin vermektir. »
« Mutsuz anlarında hemen mutlu olmayı seçip başaramıyorsan Özgür İrade’den bahsedemezsin »
« Mutsuzluk ve mutluluk ‘arayışı’ birbirinden ayrılamaz. »
« Mutsuzluk, eksik ve yanlış gördüğü için, anda olana direnerek, olmayanın olmasını istemekten kaynaklanır. »
« Musa’nın avucu, koynunda ışıklandı; şahsını zâtına yakın tut, daha beri, daha… »
« Mücahede etmeyenin müşahadesi olmaz; bidayeti yakıcı olmayanın nihayeti aydınlatıcı olmaz »
« Mücevher sürtünmesiz, insan da denemesiz parlatılamaz. »
« Mühim olan senin ALLAH’a inanman değil ALLAH’ın senin insan olduğuna inanmasıdır. »
« Mülkünde ortağı olmayanın huzurunda benliksiz yaşayanlar, dâim namazdadır işte onlar… »
« Münâfıkları, rahatları bozulduğu zaman tanıyabilirsiniz. »
« Müridlere bak mürşîdi anla. »
« Müritler ve adanmışlar, onların çoğu ne yapıyor? Çay içmek yerine demliğe tapınmak! »
« Mürşîd âyinedir, kadrini dilber bilir »
« Mürşid âyinedir; kadrini dilber bilir. »
« Mürşidin gerçek vazifesi müridini küfür ve iman, havf ve reca kaydından kurtarmaktır. »
« Mürşidin gönlün olana dek mürşidini gönlünde bil »
« Mürşîdlik, alıcılık değil vericiliktir. »
« Müslüman, mülkü sâhibine ‘teslîm eden’ kişi demektir. »
« Müslümanlık ince insanlık, dervişlik ince müslümanlıktır. »
« Müsrifliğin en büyüğü insan harcamaktır, hassaten kendini harcamak. »
« Müşteri olmayı bıraktığında, düşünceler âniden kaybolur gider. »

• N •

« Nâ-hoş olursun nâ-hoş geleni görünce »
« Namaz camiden çıkınca, Hac Kabe’den dönünce, Oruç Ramazan bitince başlar. »
« Namaz, ağacın kökünden su emmesidir, işâreti meyva vermesidir! »
« Namaz, mıktanıslanmadır »
« Namazın içine giriniz ve bir daha çıkmayınız »
« Namaz-niyaz kulum bende, oruç-naz ben kulumdayım… »
« Nasıl gördüğünü değiştir; nasıl değiştiğini göreceksin. »
« Nasıl ışık, çiçeklerdeki renkleri açığa çıkarırsa ama ışık renk değilse öylece dünya da sizden dolayı vardır ama siz dünya değilsiniz »
« Nasıl ki bir kutuya sıkıştırılmış bir kelebek uçmanın büyüsünü akledemezse düşünmek de tarifsiz olanı ortaya çıkaramaz. Hayat büsbütün yaşanmalı… »
« Nasıl mı? Rüyadan uyanmıyorsun ama rüyanın içinde uyanıyorsun… »
« Nasıl mıyım? Gel, kendin gör »
« Nasıl yaptığımız, ne yaptığımızdan çok daha önemli: N.asılsın? »
« Nasıl zordur, gözünün önünde duranı görmek… »
« Nasılsın? Kendi hâlinde; ben nasılsam dünyâ da öyle »
« Nasîbe inanan yolda, duaya inanan darda kalmaz »
« Nazargâh-ı Hudâ’dır kalb-i insân ki ondan yol bulunur Hakk’a her ân »
« Ne aradığını bilmiyorsan niye arıyorsun? Ne aradığını biliyorsan niye arıyorsun? »
« Ne ‘Biliyorum’ diyerek kibri ne de ‘Bilmiyorum’ diyerek tevâzuyu üstünde taşı! »
« Ne çok şey sığıyor bir g.öze… »
« ‘Ne derler acaba?’ diye kahrolası bir put vardır. »
« Ne düşündüğüm umrumda değil… »
« Ne eğride bir tok gördüm ne doğruda bir tek aç »
« Ne garip üstteki taşı koyarken alttaki taşı küçümsemen; o olmasaydı çökerdi kulen! »
« Ne geriye bakıp pişmân ol ne de geleceğe bakıp rahatsız ol; sâdece şimdiye bak ve farkında ol! »
« Ne hakkım olablir ki! Hak ancak Hakk’ındır »
« Ne haldeysen onu görürsün, ne görürsen o haldesin »
« Ne için varsan onun için.de yaşa »
« Ne ileri ne geri anda yaşa, her nefes cananda ol »
« Ne kadar az, o kadar haz »
« Ne kadar çok bilirsen, o kadar az anlarsın »
« Ne kadar çok bilirsen, o kadar çok bilmediğini bilirsin. »
« Ne kadar çok konuşursan o kadar az bilirsin; ne kadar az söylersen o kadar çok bilirsin »
« Ne kadar çok sorarsan, o kadar çok yanarsın… »
« Ne kadar kaçarsan kaç; aynada maşûk görünüyor… »
« Ne kadar savunmacı olursanız iç yaşamınız o kadar güvensiz olur. »
« Ne kadar şefkat, merak ve hayret dolu gözlerle bakarsanız, kendinizi o kadar güçlü ve tam hissedeceksiniz. »
« Ne kadar yoksan o kadar hâkimsin, ne kadar varsan o kadar mahkûmsun »
« Ne mutlu insanım diyene, insan kalabilene! »
« Ne mutlu sözün fazlasını dilinde tutana, malın fazlasını infak edene »
« Ne olabileceğinizi keşfetmek için, olduğunuz şeyi kaybetmeniz gerekir. »
« Ne olacağını bildiğimizi sandığımız anda, hayat bize bilmediğimizi gösterir. »
« Ne olduğun her zaman yenidir ama onu her zaman eski olan bir zihinde ararsın »
« Ne olduğunu anladığımızda ve asla sahip olmadığımız kontrolü bıraktığımızda, var olmanın bir hafifliği, korku veyâ pişmanlıktan arınmış bir geçicilik vardır. »
« Ne olması gerektiğine dair tüm önyargılı fikirleri bir kez bıraktığınızda, ilham perisi sizin aracılığınızla bir kanal bulur. »
« Ne rüzgar ne de bayrak; hareket eden zihindir »
« Ne vakit biz, bizden cüdâ kalmışız; ben ve sen gidip Hûdâ kalmışız »
« Ne vakit olacak? Kişi tamamen yok olmaya istekli olduğunda, sonu olmayan bir ateş için yakıt olmaya istekli olduğunda hazırdır… »
« Ne var yok olur ne yok olur var »
« Ne varsa hepsi toz; üfleyiver dağılsın »
« Ne varsa kendini tasdik, zıddını inkâr eder »
« Ne yana dönse nazar, Dost yüzüne bakar… »
« Ne yaparsan yap her şey olacağına varıyor… »
« Ne yaparsan yap, o esnada yavaş ve farkında ol. Bundan daha çok zevk alacak ve daha mutlu olacaksın. »
« Ne yapayım deme, zâten hep sen yaptığın için düş.müş oldun »
« Ne yapman gerektiği konusunda endişelenmene gerek yok, her şey olması gerektiği gibi oluyor »
« Ne yapman gerektiği, ne yapmak istediğin ve şu anda ne yaptığın aynıysa mutlusun demektir »
« Ne yaptıklarını bilmedikleri için onları bağışlayın… »
« Neden çay içmek yerine çaydanlığa tapıyorsunuz? »
« Neden sorusu, zihnin kontrolü ele geçirme girişimidir »
« Nedir suâlin o’dur kemâlin! »
« Nefes alırsın hayat senin içine girer, nefes verirsin sen hayatın içine girersin »
« Nefes alıyorum diyorsun ya, kim O’ndan ayrı nefes alıyor; sensen alma, verme! »
« Nefes, farkındalığın şimdiye çapasıdır. Zihniniz, adım atmanın mümkün olduğu yegane yere getirir; burası sahip olduğunuz en güçlü araçtır. »
« Nefes veriyor evren, nefes alıyor birey. Ruhun nefesi, bu bedenden geçince ‘Ben’ diye.bileyim… »
« Nefes yerine ruh desek… »
« Nefesi veren, o nefesi alan ile nefse sâhip oldu »
« Nefesin yol gösterecek, nefsin yolunu kesecek… »
« Nefesini dinle; hediyeyi duyacaksın »
« Nefesle dirilip nefisten geçmeyene, gerçek duvağını açmaz »
« Nefs ile ona muhâlefet ederek, şeytan’la Allah’ı zikr ederek, dünya ile kanaat getirerek savaşabilirsin! »
« Nefsi, nefes-i Rab bilmek kendini bilmektir. »
« Nefsi, yapması gereken bir şeyle, kullukla meşgul et! Yoksa o seni yapılmaması gereken bir şeyle, haramlarla mutlaka! meşgul eder. »
« Nefsimizin dediği her olduğunda biraz daha eksiliyoruz hakikatimizden »
« Nefsin riyâzâtı akla tâbi olması, aklın riyâzâtı kitab’a tâbi olmasıdır. »
« Nefsini bilen bari Huda, nefsini bilmeyen Haktan cüda »
« Nefsini müslüman etmedikçe ilmihal müslümanlığıyla cennet cehennem meselesi anlaşılmaz »
« Nefsini silenlerden değil bilenlerden olalım »
« Nefsle savaş, yakından görülene kadar bir hayâlet sürekli avlanır… »
« Nerede olursan ol, olman gereken yer orası! »
« Nerede olursan ol; tamamen orda ol… »
« Neredesin sen? Sana perdesin sen! »
« ‘Nereye dönerseniz, ALLAH’ın orda yüzü!’ ‘Kâbe’nin içine gir’ diye anla bu sözü… »
« Nereye gittiğini, nerede olduğundan daha önemli hâle getirirsen, gitmenin bir anlamı olmayabilir. »
« Nereye gittiğinizi, bulunduğunuz yerden daha önemli hâle getirirseniz, gitmenin pek de bir anlamı olmayabilir. »
« Nesnelerin varlığı yoktur; varlığın nesneleri vardır. »
« Neşeli olmanın yolu yoktur, ‘olmak’ neşelidir »
« Netlik, sessiz zihne gelir »
« Neye, nasıl bakarsan o da sana öyle bakar »
« Neye sahip olduğunuza (nesne), ne yaptığınıza (fiil) değil, ne olduğunuza (özne) odaklanın. »
« Neyi arıyorsan o’sun sen; insan, zamanı durdurmak istediği yere aittir. »
« Neyi bastırırsan göğsüne, soludukça büyüyen o olur… »
« Neyi bilmediğiniz hakkında hiçbir fikriniz yok »
« Neyi nâkıs görüyorsan o kadar noksânsın »
« Neyi seversen imanın oldur, nasıl sevmezsin ki sultânın oldur »
« Neyin iyi neyin kötü olduğunu belirleyemeyebiliriz çünkü sürekli birbirleri etrafında hareket ediyorlar »
« Neyin peşindeysen zamanla ona benzersin. »
« Nezâketin dokunduğu her düğüm, çözülerek gerçek doğasına döner. »
« Nezaketiniz kime düştüğünü umursamayan yağmur gibi olsun… »
« Niçin varız? Cemâl göreceğiz, kemâl bulacağız, rızâ devşireceğiz »
« Nihayet hiçbir şey bilmediğimizi anladığımız bir an vardır. Parça bütünü tahmin edemez. Kapalı fikirlerin yerini, apaçık merak ve hayret alır. »
« Nihâyetinde, bütünlük arayışımız, Kaynağa dönüş yolculuğumuz, zaten orada olduğumuzu fark ettiğimizde sona erer. »
« Nîmetlerin her lokması insan vücûduna dâhil olmayı ister »
« Niyet bozulmadan, amel bozulmaz »
« Niyet hayr, âkıbet hayr… »
« Noksan gören noksandır »
« Noksanlık şu demektir: birbirine-ait-olanın henüz-birarada-olmayışı »
« Nokta idik ezelde, saklı idik güzelde »
« Noktasını bilen, cümlesini bilir. »
« Nostalji tatlı bir yanılsamadır; şimdiki âna haksızlıktır. »
« Nuh’un gemisinde her hayvandan bir çift varmış! »
« Nûr arayan gölgeler, güneş geldi mi yok olur. Hac O’nun evini ziyârettir amma ev sahibini ziyâret edenler dönüşte yok olur. »
« Nûr, göz oluncaya kadar dâirede şekillendi! »

• O •

« 0 anda! Dosttan dosta kalır selâm ve secde; En son yüzünü açar dost! Gören gelir vecde… »
« O benim canım, ben onun kanıyım; birbirimizin kadrini biliriz. »
« O benim nefesim, ben onun sesiyim; birbirimizin kadrini biliriz. »
« O da değil, bu da değil; yokluğu öre öre, varlığı göre göre geçeceksin… »
« O gün her şey hâl diliyle meydana çıkar, diken tohumdan çıkıp ben yırtıcıyım der. Tohumdaki tüm esma toprakla cemden farka geldi, adına uygun sıfata büründü. »
« O güzel gözlerle bakmasını bilesin, sâde kendin yanma, yakmasını bilesin »
« O hâl geçince, bağlamından çıktığı zaman nidâ ile anılır: YÂ HÛ »
« O hikâye yarım filan kalmadı, o hikâye o kadardı… »
« O kadar yakın ki göremezsin, o kadar derin ki kavrayamazsın, o kadar basit ki inanamazsın; bildiğin gibi değil… »
« ‘O’ merkezi her yerde ve çevresi hiçbir yerde olan bir dairedir. »
« O Nefes kalıba girince nefs sahibi olur »
« O sâdece koşulsuz bir evet gözlüyor… »
« O senin ile oynamıyor, O sen olarak oynuyor »
« O, aslâ ‘beni ara’ demedi HATIRLA dedi, ‘gel’ demedi DÖN dedi! »
« O, görünmek için seni seçti ve sen dilersen, görünmemek için O’nu seçebilirsin. »
« Odak, dikkat, ilgi nereye giderse, enerji oraya akar »
« Okumakla bitmez, bilmekle bitmez; bitmekle biter »
« Okuyucu gibi davranmayı kes, kitap sensin »
« Okyanus nasıl ‘dalgalanırsa’ evren de ‘insanlanır’ »
« Okyanusa bir damla gözyaşı bıraktım. Onu bulduğun gün, seni özlemeyi bırakacağım gündür. »
« Okyanusa bir damla su düştüğünde hâlâ su olarak var olur ama damla olarak değil. »
« Okyanusta bir damla mısın? Damladaki bir okyanus mu? »
« Ol imâret eylemez, sen vîrân olmayınca »
« Olacağı varsa olur »
« OLAN, dururken ‘Ne olması gerektiğini bildiğini düşünen’ zihindir, acının kaynağı… »
« OLAN ile uyumlu olduğunda her şey akar. Değişmesi gereken ne varsa değişecektir. Biraz geri çekilirsen anlarsın… Anlatamazsın. »
« Olan olduğu gibidir! İyiyi de kötüyü de yapan zihindir. »
« Olan, olumsuz değil, durumu sorun yapan kişisel yorum; olanda mutlaka hayr vardır »
« Olana teslim olmak en büyük özgürlüktür çünkü tohum ancak kendini unuttuğunda fidan olur. Direnen ‘zavallı küçük ben’ kalmayınca doğuştan özgürsün. »
« Olandan başka bir şimdiki ân, olmuştan başka bir ihtimâl olamaz… »
« Olanı kabul et, olmuşu bırak ve olacağa inan »
« Olanın olmasına güzellikle izin ver çünkü bu ‘sana’ OLAN değil sâdece OLAN… »
« Olanlar sana olmuyor; sâdece oluyor işte… »
« Olayları oldukları gibi görmüyoruz. Onları olduğumuz gibi görüyoruz. »
« Olayları oldukları gibi görmüyoruz. Onları olduğumuz gibi görüyoruz. »
« Olduğu gibi değil inandığımız gibi görüyoruz. »
« Olduğun şey her zaman yenidir ama sen onu hep eski olan bir zihnin aracılığıyla ararsın. Bir şeyleri asla çözemezsin, bu yüzden bilmemeye teslim ol artık… »
« Olduğunu sandığın kimlik sahte olunca bildiğini sandığın her şey de yalan oluyor »
« Oldum deme; ölürsün! »
« Oldurmaya çalışma! Olacağı varsa olur »
« Olgunlaşan meyvenin gözü yerde olur. »
« Olgunlaşmadan önce her şey acıdır… »
« Olmak için yakınlaş tâ (I)ki görmeyene kadar! Korkma; ölüm O… »
« ‘Olması gereken’ hiçbir zaman var olmadı, ama insanlar buna ayak uydurmaya çalışıyor. ‘Olması gereken’ yoktur, ‘olan’ vardır. Ve insan ‘olan’ı sadece algılamakla kalmamalı, aynı zamanda onunla kalmalıdır. »
« Olman gereken yer olmayan hiçbir yerde olamazsın… »
« Olması gereken yok, olan var… »
« Olması gerekeni değil, olanı anlayın… »
« Olmayan meyveye el uzanmaz »
« Olmayanın derdini çekmeye değil, olanın saltanatını sürmeye, birden bire zevk etmeye geldik âleme. »
« Olmuş olan, olacak olanlar arasında en hayırlı olandır. »
« Olmuş olanı kabul et, olacak olana güven. Lüzûmu hâlinde, imkân dahilinde iyilik yapma iyilik ol »
« Olmuş olanın yolu, olacak olana kavuştu, dediler: ‘Bu melâmet neş’esidir…’ »
« Olumlu-olumsuz bakmak aynı şeydir döngüyü kıracak olan; yorumsuz bakmaktır… »
« O’na bakar görmeden! Nereye dönse nazar »
« O’ndan umduğunu kendinde ara, O’nun yüzüne dönüp amin diyen ellerini kendi yüzüne sürer! »
« O’nu, kendine put edinmeden hatırla! »
« Ortalık zâten aydınlık; karartmayı bırak… »
« Ortaya çıkan şey, ortaya çıkan şeyle nasıl ilişki kurduğunuz kadar önemli değildir. »
« Ortaya çıkmak istemeyen sır, canlanmak istemeyen hayal yoktur »
« Orucu nasıl tuttuğun önemli değil, önemli olan orucu nasıl açtığın. Orucu, açarken de tutabiliyor musun? »
« Oruç, ruhun, madde üzerindeki zaferini ilân için verdiği bir savaşın adıdır. »
« Otantik özgürlüğün hiçbir seçeneği veya ayrı nesnesi yoktur »
« Otur posta, kavuş Dost’a… »
« Oturduğunuzda her şey sizinle birlikte oturur »
« Oturduğunuzda her şey sizinle birlikte oturur »
« Oysa ‘O’ koşulsuz bir ‘evet’ bekliyor… »
« Oysa taşıdığın bu dağları sadece aşman gerekiyordu… »
« Oyun bitip perdeler kapandığında hem kahraman hem de kötü adam alkışlanır… »

• Ö •

« Öfkelenmekte yavaş, affetmekte hızlı olayım »
« Öfkeye tutunmak, zehri kendin içip ötekinin ölmesini beklemek gibidir. »
« Öfkeyi yutmak, özür dileme zilletinden daha iyidir. »
« Öküzü boynuzundan, adamı sözünden tutarlar »
« Öl de gelme, öl de dönme. Gelenin malı, dönenin canı… »
« Öl/düğün günü ‘düğün günü’ edecek kadar öl şimdi; yaşa.t.mak için ‘ol’ şimdi! »
« Öldüğünde olan şey şudur: ölmezsin! »
« Öleceğini bilseydin bugün neyi farklı yapardın!? »
« Ölenler öldü, kalan sağlar hâindir »
« Ölmeden önce öl ve neyin ne olduğunu bizzat kendin gör »
« ‘Ölmeden önce ölmek’ kişinin hiç yaşamadığını idrak etmek demek… »
« Ölmeden önce ölürsen, öldüğünde ölmezsin »
« Ölmek istemeyeceğin yerde bulunma. »
« Ölmek, küçük kıyâmet! Olmak, büyük kıyâmet! Perdeni açmadıkça HAK der sana: ‘Devâm et!’ »
« Ölmekte olan birine karşı herkes iyidir; hepimiz ölmekte olduğumuzu bir anlasak birbirimize ne kadar iyi davranırdık… »
« Ölmesini bilmeyenin yaşamaya hakkı yoktur »
« Ölmeyi ve yeniden hayâta dönmeyi bilmediğin sürece, bu karanlık dünyada üzgün bir yolcusun… »
« Ölüm seni bulmadan önce sen ölümü bul »
« Ölüm seni katılaştıracak, yaşam esnekliktir »
« Ölüm, aslında sen olmayan herşeyden uzaklaşmaktır »
« Ölüm, biriktirdiğimiz şeylerin altında kalmak olmalı… »
« Ölüm, mevcuttan kopuştur »
« Ölüm, sen olmayan her şeyin soyulmasıdır. »
« Ölümden korkmanızın nedeni onu ertelemiş olmanızdır. »
« Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın »
« Ölümden şüphen mi var? Uyuma! Öyleyse uyku gibi ölüme de mahkumsun. »
« Ölümü öldür, korkuyu korkut! »
« Ölümün hakikati, gölgenin, gölge sâhibine çekilmesidir. »
« Ölüysen gel beri, dirinin burada yok yeri! »
« Ömrüm belki de kendi hatam yüzünden bir çölde geçti… »
« Ömrümün hâsılı tek cümle: Aslâ kaçamazsın; aslâ! Tek çıkış yolu içeri girmek »
« Ömür sofrasında bir tek acı vardır: AY-RI-LIK… Gerisi hep tatlı »
« Ömür; insan, kalıbının içini insanlıkla doldurabilsin diyedir… »
« Ön ve arka kapınızı açık bırakın, düşüncelerinizin gelip gitmesine izin verin, onlara çay ikram etmeyin yeter »
« Önce BEN YAPIYORUM dalgasını kes; yapmayan da sen değilsin, bunu da kes »
« Önce dört kuşun bağını kes: Hava, ateş, su, toprak; bedenden kurtulan ruh özgür olur muhakkak »
« Önce kendini sevemez insan. Sevmeye ötekinden, bilmeye kendinden başlar. »
« Önce kendinizi bilin, o zaman başka zihinler sorun olmaz çünkü başka insanlar yoktur. Siz ortak faktörsünüz, zihinler arasındaki tek bağlantı, zihinde bir düşünce olan sizsiniz. »
« Önce söz vardı; dikkat et ağzından çıkan her söz vücûd bulur! »
« Önceden buraları hep gayb imiş, sonradan böyle şehir olmuş »
« Önceki düşünce zaten gitmiştir, sonraki düşünce gelmemiştir, mevcut düşüncenin kendisi boştur. »
« Önemli olan insanın neye inandığı değil inandığı şeyin onu ne hâle getirdiğidir. »
« Önemsiz biri olmayı kabul edebilir misin? »
« Ördüğümüz duvar başkalarını dışarıda bırakırken bizi de hapseder. »
« Örüyor üzerimi gece, söküyor yeniden gündüz; giyiniyor beni her nefes… »
« Öteki, cehennemdir… »
« Ötekinde bizi rahatsız eden her şey, kendimizi anlamamızı sağlayabilir »
« Övgüleri boş ver, yergileri hoş gör »
« Öyle bir sevgilisin ki sensiz olmama imkan yok… »
« Öyle bir zerre imişsin ki cihanlar meknûz; katrenin hacmine sığmış sonu yok ummansın »
« Öyle güzel ol ki… Söz söylediysen, “Ne güzel söz!” desinler; söylemediysen, “Ne güzel sükût!” »
« Öyle olduğunuzu sandığınız şey: ‘kimlik’, yıkılması gereken kuru bir inançtır. »
« Öylesine sev, taparcasına; tapmak, insanın kendisini unutmasıdır »

« Özgünlük ancak özgürlükten sonradır »
« Özgünlük, onay gerektirmez. »
« Özgür irâde, ‘Sen’ kadar gerçek… »
« Özgür irade, senin kadar gerçektir »
« Özgür olan birinin kimseye kanıtlayacak hiçbir şeyi yoktur. »
« Özgür olmanın tek yolu, özgür olmaktır! »
« Özgürlüğün ilk adımı, düşünenin ben olmadığımı anladığım andır »
« Özgürlük, cennet her şeyi olduğu gibi kabul ettiğimiz anda hazırdır. »
« Özgürlük, tam olarak seçim yapmak zorunda olmama hâlidir »
« ‘Özel olmak’ diye bir şey yoktur. Var görünen her şey, bu evrensel tiyatroda mükemmel bir rol oynayan tek Kaynağın, anlık-biricik bir ifâdesidir. »
« Özlem, görememenin yoğunluğudur »
« Özü indirmek mirâç, göklere çıkmak değil! ‘Gece yanımdaydı’ der eşi! Kendine eğil… »
« Özümüz bizi özler; aslımıza dönelim diye yolumuzu gözler »
« Özünden haberi olmayanın gözünün ne gördüğünden de haberi yoktur »
« Özünden özür dile, gafletine tövbe et »

• P •
« Pâdişâh’ı kim bileydi, kul itmese yort savul! »
« Panteistler, Tanrı’yı fincanda görür. Mistikler, fincanı Tanrı’da… *** fincanı görür. »”
« Paramparça düşünme, öğle vakti Yıldızlı Gökyüzü’nü gör »
« Parça olan zihin, bütün olan gerçeği bilemez. Meğer merak ve hayret, fikirlerin yerini alır… »
« Pencerene sığdığı kadardır gökyüzü… »
« ‘Perde kalksın! Gördüğüm değişmez’ dedi O ZÂT. Gördüğün her şey perde! Kaldır sen de ol azat… »
« Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben… »
« Perdeler kalkınca anlarsın ki bu ten kafesi dışarıyı görmeye mâni değil ama içerisinin dışardan görülmesine mâni imiş »
« Perdenin arkasındakini görmeyi beklerken, bir ayna bulursun… »
« Pes muvahhidin îmânı hüsn-i rûyinden, kâfirin küfrü zülf-i mûyinden »
« Peygamber yerine geçen hocalar, bu halkın başına zahmetlü oldu »
« Pişmeyince çiğ süte maya katılmaz… »
« Pişmeyince çiğ süte, maya katılmaz »
« Programı GÖRMEK ondan kurtulmaktır; zihni gözlemlemek sizi dolaptan kurtarır »
« Put, hakikatin ‘bütün’ü yerine herhangi bir ‘parça’sına yöneldiğinizde karşınıza çıkan şeydir. »
« Put yapmayı bırakıp kendini yapmaya başla! »
« Que Será, Será: Olacağı varsa olur… »

• R
« RABB’e teslim olmaktan ibaret verilen söz, çıkabilmesi için ortaya içteki öz »
« Rabbimi kurduğum şeyleri bozmasıyla, düğümlerin çözülmesiyle, sarıldığım işlerin boşa çıkmasıyla bildim. »
« RABB’inin dostu olmak benzemez hiçbir aşka; cennet yoktur âlemde RABB’in yüzünden başka »
« Rabliğinin farkına varıp kulluğunu unutana Firavun denir. »
« Rağbetin var ediyor, inancınla çekiyorsun zuhûratı »
« Rahatın zâil olur, nâm-ı meşhûr olma… »
« RAHMÂN çok seven demek! Acıyan demek değil. Güzel yüz ayna ister! Sen bu esrâra eğil… »
« Rasgele oluş çok zordur; dikkat etmezsen ‘düzen’ kendini gösterir »
« Rehâvet, eski tanrılara hizmet eder »
« Renkleri görebilmek için gözlerimde renk olmaması gerek ve düşünebilmek için zihnimin boş olması… »
« Retina, sayısız enerji darbesini tek bir ışık olarak görmemizi sağladığı gibi, miraç da bize sayısız görünen kişi ve şeyin, tek bir Öz olduğunu gösterir. »
« Revnak verir dü âleme çift olsa merd ü zen, böyle buyurdu nutfeden ol merd ü zen düzen »
« Rıza ancak hayatta başına ne gelirse gelsin onunla mutlu olan birinin kalbinde yaşayabilir »
« Rıza lokması; olana direnme… »
« Rızık ve ecel sırr-ı gayb imiş hükmün geçmez, ân-ı dâim gibidir bir lokma gibi bir ömür geçer »
« Rol yapan her insan, eninde sonunda repliklerini unutur. »
« Rûh OL emriyle yaratılmadı ki ÖL emriyle korksun. »
« Rûh seferdedir, beden savaş çadırı; çadır söküldü mü sultan sarayına döner! »
« Ruh, bedenin şeklidir. Ruh’un, beş duyu tarafından algılanan kısmı, bedendir. »
« Ruhânî ARAYICI, kendini şapkadan çıkarmaya çalışan sihirbaza benzer! Sen çoktan çıkmışsın yâ hû »
« Ruhu bedenden ayıran, benim ölümüm değil benim hayatımdır »
« Rûhu unutup şekli taklîd etmeyecek, kadehin hatrı için şarabı içmeyeceğiz… »
« Ruhumun yükselişini bedenimin çürüyüşüne borçluyum »
« Rûhunla bir şeyler yaptığında içinde sebepsiz bir neş’e nehrinin aktığını hissedersin… »
« Ruhunu bezletmeye güç yetirebiliyorsan yüksel! Aksi halde tasavvuf ehlinin sözleriyle boşa yorulma! »
« Ruhunuz yoksa atınız koşmaz »
« Rüya görmen gerekiyorsa, bâri onu güzel bir rüya yap. Kendini uyanıkken hayâl et »
« Rüya görülmeye başlandığında artık gerçektir tâ ki uyanana dek… »
« Rüyâda biri sana konuşur sen dinlersin hâlbuki rüyâda yalnız sen varsın uyanıkken de! »
« Rüyâda, vicdânın olur konuşur sonra döner sen şahsınla dinlersin, hâlbuki o konuşan yine sensin. Uyanınca rüyândaki dünyâ kadar çokluğun senden ibâret ve senin evhâmın olduğunu ve senin zatından başka gerçek mevcut bulunmadığını bizzat anlarsın. »
« Rüyâdaki birini, rüyâ gördüğüne nasıl iknâ edebilirsiniz? »
« Rüyadan uyanınca ilk neyi fark ederiz? Yaptığımızı sandığımız şeyleri yapmadığımızı… Uyan! »
« Rüyalar sürdükçe gerçektir. Hayat hakkında daha fazlasını söyleyebilir miyiz? »
« Rüyalar, sürekli uyuyan insan ararlar. »
« Rüyaların yapıldığı şeyden yapılmışız biz ve uykuyla çevrilidir küçük hayatımız… »
« Rüyalarına ulaşmanın en kolay yolu uyanmaktır… »
« Rüyanda kime sarılırsan sarıl, uyandığında kendini kucaklayacaksın »
« Rüzgar estiğinde çimenler boyun eğer… »
« Rüzgara teslim olursan, ona binebilirsin… »
« Rüzgarın önüne düşmeyen âdem yorulur… »
« Rüzgarın sürüdüğü çalı, yol süpürmez »

• S •
« Sabah hakikati anlasam ve aynı günün akşamı ölsem gam yemem »
« ‘Sabah oldu’ deme de onu dünden kalma bir isimle başından savma. Onu adı olmayan bir çocuk gibi ilk defa gör. »
« Sabah uyanın… Aynaya bakın ve kendinize gülün. »
« Sabahları tek bir olumlu düşünce tüm gününüzü değiştirir: sabah erken kalksa kişi, tatlıya değse dişi, rast gider onun işi… »
« Sabır, hîlesizlerin hîlesidir. »
« Sabret, şükret; seyret »
« Sabrın son noktası tevekküldür. »
« Sabrın sonu selâmet, yolun sonu melâmet, ilmin sonu kemâlât »
« Saçından tırnağının ucuna dek hakikatsin. Gerçek sensin! Daha ne bilmek istiyorsun? »
« Sadaka malı azaltmaz; hiç kimse vermekle fakirleşmemiştir. »
« Sadece Allah’a inanın, gerisi inanılacak gibi değil. »
« Sâdece bir emir var senin için: Saf ol »
« Sâdece bir kelime her şeyi yok etmeye yetebilir. »
« Sadece bir korkak cesur olduğunu kanıtlamaya çalışır »
« Sâdece bir sınır olduğu fikriyle sınırlısın. »
« Sadece birlikte değişen ya da birlikte aynı kalanlar, bir arada olmaya devam edebilirler »
« Sâdece ego, egodan kurtulmak ister. »
« Sadece hayat vardır, hayatı yaşayan kimse yoktur »
« Sâdece her ânın ne kadar MÜKEMMEL olduğunu FARK ETMEYE başla… »
« Sadece her şeyi kaybettikten sonra özgür olabilirsin. »
« Sadece ışık vardır, başka herşey sadece görünür »
« Sâdece karanlıktaysan ışığı bulabilirsin; üzüntü içindeysen bil ki ışığa hepimizden daha yakınsın »
« Sâdece merâk yetmez, samîmî ve yoğun olmalısın; ihlâs ve azîm lâzım »
« Sâdece merkezde kal, izle ve sonra orada olduğunu unut »
« Sadece mutsuz bir kimse mutlu olduğunu kanıtlamaya çalışır »
« Sadece ölü bir kimse yaşadığını kanıtlamaya çalışır »
« Sadece serap değildir hayal olan, hakikat nezdinde çöl de bir seraptır »
« Sâdece şeylerin bize nasıl göründüğünü biliyoruz »
« Sadece ŞİMDİ’nin gerçek olduğunu, onun zamansız canlılığını anladığımızda, geçmiş ve geleceğin soyutlamalarıyla meşguliyetimiz azalır. »
« Sâdece tutunduğun şeyi kaybedersin »
« Sadece üzgün bir kimse, üzgün olmadığını kanıtlamaya çalışır »
« Sâdece zihninizde bir fikir olarak varsınız. »
« Sâdece ve tamamen ve kesinlikle, o anda ne yaptığınızı düşünün ve işte bir kuş kadar özgürsünüz. »”,
« Saf suyun tadını hayâl edemezsin ancak tüm aromalardan vazgeçerek bizzat keşfedebilirsin! »
« Sağa sola bakınıp sormayın, Hak nerdedir? Sevgili her yerdedir, seven ona perdedir! »
« Sâhi hakikat nedir? Herkes dünyada değil dünyâsında gündüz rüyâsında yaşarken… »
« Sahîb olduğun kadar cehennem; şâhid olduğun kadar cennettir bu hayat »
« Sâhibi işin içindedir, nedir bu telaşın vây deli gönül… »
« Sâhilde bir gün sabah edersen, gâfil görünme mihrâbdasın sen »
« Sahip olacak hiçbir şeyim yoksa her şeye sahibim demektir »
« Sâhip olduğum her şeyi yitirdiğimde, beni ayakta tutacak olan nedir? »
« Sahip olduğunuz tek özgürlük düşüncelerinize tepki vermemektir. »
« Sahip olmadığın şeyi aramak yerine, asla kaybetmediğin şeyi bul… »
« Sahiplenmek cimriliktir ve cimri hiçbir varlık çiçek açamaz. »
« Sahte ihtiyaçlarla yaşıyoruz, bir türlü doymamamızın nedeni budur. »
« Sakın olduğun gibi görünme, göründüğün gibi de olma, incitirler yoksa seni! »
« Sakın sûrette kalma; aldanırsın… »
« Sâkin olan zihne, bütün evren teslim olur »
« Saklarım esrâr-ı aşkı sînede cânım gibi… »
« Saklarım gözümde güzelliğini, her neye bakarsam sen varsın orda »
« Salt gerçek, kendi kendine bir aşk mektubu gibidir. »
« Samimiyetle söylenmiş sözlerin tekrarı, ikinci el bir bilinçtir »
« Sana bir insan olduğunu düşündüren, bir insan değil… »
« Sana canım diyen seni değil canını seviyor demektir »
« Sana çok şeyler vermek dilesem de nâfile! O ellerindeki de ne? »
« Sana duvarlarını yıktırmayan her öğreti, seni kendi duvarına tuğla yapar »
« Sana duvarlarını yıktırmayan, aştırmayan her öğreti, yol seni kendi duvarına tuğla yapar »
« Sana gülmese de hayatın yüzü, işte sana üç hediye: ümit, uyku ve gülmek… »
« Sana hep ninni söyler güvendiğin beş duyu, zihnin beşik sallayıp der: ‘Mışıl mışıl uyu’ »
« Sana hep ninni söyler! Güvendiğin beş duyu »
« Sana insan olduğunu düşündüren şey, insan değildir. »
« Sana kelâm ettiren, karşındakinin kemâlâtıdır »
« Sana nâm olan varlığından geç, unut cümle bildiğini »
« Sana ne kıymet biçseler aldırma; hiçbir ölü, kefen hususunda müşkülpesent değildir »
« Sana olacak olan ‘olacak olandan’ özgürleşecek olmandır »
« Sana öyle hasretim ki bir çabam yok varam diye, yandım ama susuzluktan içmiyorum kanam diye… »
« Sanırsın ki gelmezler, bilmezsin ki komazlar »
« Sanma gelen bu âleme insan gelir insan gider, enfüste mirâç etmeyen nâdân gelir nâdân gider. »
« Sanma ki hitabım sanadır ya onadır, her ne söylendiyse benden banadır… »
« Sarhoşluk, geçici intihardır »
« Sarhoştan nasıl şarap konuşursa, bizden de Kevser konuşmada zira kendimizde değiliz sadece kendimizdekine şâhidiz. »
« Sarılma; sâdece geçiyorsun… »
« Sarsıcı bir olay bizi uyandırana kadar hepimiz uyurgezeriz. »
« Sarp yamaçta bile çiçek bitiren yağmur misâli, boş çevirmez o Nebî, uzatılan yoksul eli… »
« Satın alınabilen her şey değersizdir. »
« Savaşacaksan öyle bir kimseyle savaş ki ya ona ihtiyacın olmasın ya da kaçıp ondan kurtulabilesin »
« Sebepler, âlemdeki herkesi köleleştirmiştir »
« Sebepsiz hüzünlenirsen bil ki Allah’a çok yakınlaşmışsın demektir. »
« Secde eden başlar yokluğa değer »
« Secde, kalbin vahdeti tasdîkidir »
« Seçimlerini değil çekimlerini yaşıyorsun »
« Seçme ve eylemde bulunma yeteneğine sahip ayrı hayatlarını yaşayan kişiler olarak varoluşumuzun hayali olduğu bir kez anlaşıldığında HAYAT olarak gerçek özgürlük mümkün olur, hep olduğu gibi… »
« Seçtiğin referans noktasını değiştirdiğinde, gerçeklik de değişmeye başlayacaktır. »
« Seferin heyecânı BİLİNMEZLİK’te; arayanı kendine çeken de bu! »
« Selâm vermek, güzel! »
« Selâmı yaşamak, selâm vermekten de güzel! »
« Selâmı yaymak, cenneti dünyaya indirmek olsa gerek… »
« Sen acı bir benlik ekmişsin ruhuna; meyvesini yiyorsun ara sıra »
« Sen aradığın şeysin. Kaybolmanıza izin verin. »
« Sen bana ayna ben sana, ayna kalkınca sen bensin işte, ben sen »
« Sen bana ışık oldun ben sana bir rengim her nefes. Hem çok yakın hem içinde kaybolacak kadar uzak bir nefes… »
« Sen ben araya girince, başlar orada işkence »
« Sen ben dediklerin vehm-i zâhirdir »
« Sen bilmesen de alacağın bir sonraki nefesi ayarlayan güçtür seni ve âlemi oynatan »
« Sen bir bedene odaklanmış sonsuzsun. »
« Sen bir şey yapma! Sadece olmaya bırak… »
« Sen dünyada sabit değilsin, dünya senin zihninde sâbit, kalbinde kayıp »
« Sen evrenin baktığı ve kendini keşfettiği bir açıklıksın… »
« Sen gayret et, gayrettir hayatın t.adı »
« Sen gökyüzüsün, geri kalan her şey hava durumu… »
« Sen Hakk’ı görmezsen gören, sendedir »
« Sen hayatı deneyimliyorum sanırken, aslında hayat SEN olmayı deneyimliyor olmasın? »
« SEN hiç doğmadın ve asla ölmeyeceksin. Hiç değişmedin ve hiçbir şeyi değiştirmeyeceksin. Hiç doğmamış olduğundan bedenin öldüğünde sen ölmeyeceksin… »
« Sen iki kişisin: birincisi karanlıkta uyanık, ikincisi aydınlıkta uyuyan »
« Sen istedikten sonra karga da sana uğur getirir. »
« Sen kendine çekilirsen, her şey sana çekilir »
« ‘Sen’ kendini sandığın şey değilsin, ne olduğunu hatırla! »
« ‘Sen kendini tanımazsan’ dedi varını yoğa sayan, ‘Âlem, seni işine geldiği gibi tanır durur…’ »
« Sen kimsin? Sen olduğunu düşündüğün kişi değilsin, kişi değilsin! »
« Sen mi sevdin sanıyorsun? O sevdi, sen sevginin kendisi oldun! »
« Sen nasılsan dünya da öyledir… »
« Sen niçin hapis kaldın? Özgür olduğumu düşünmeye cesaret edemedim… »
« Sen okyanusta bir damla değilsin. Sen bir damladaki tüm okyanussun; yine de sus… »
« Sen ol da ister yâr ol ister yara »
« Sen olduğunu sandığın ‘kişi’ değilsin »
« Sen O’nun, en güzel aynasısın… »
« Sen sana ne sanırsan ayrıya da onu san; dört kitabın manâsı budur eğer vâr ise »
« Sen sandığından çok, çok daha büyüksün… Ve her şey yolunda »
« Sen sanma ki sen sensin; Allah var, ne gam yersin »
« Sen seni terk etmeyince uyku bile seni almıyor »
« Sen senliğinle bir şey yapma. Şimdiye kadar hep sen yaptın durdun; vazgeç artık! »
« Sen sinirlenirsen karşındaki de sinirlenir, gülersen karşındaki de güler. Her zaman karşı tarafın yüzüne karar vermek için var benim yüzüm. »
« Sen susarsan rabbin konuşur »
« Sen susturmayı bilmezsen hayat seni hep lafa tutar. »
« Sen susunca açılacak perdeler, bitecek niçin nerdeler… »
« Sen şikâyeti terk et, işte dünyâda cennet »
« ‘Sen’ üzerinde ne kadar çok çalışırsan, üzerinde çalışacak bir ‘ben’ olmadığını o kadar çok anlarsın. Kendini dönüştürebileceğini sandığın öyle bir ‘sen’ yok! »
« Sen yeter ki Mecnûn ol, Leylâ’dan ok dokunur »
« Sen yürü… Yol, sen yürüdükçe açılacak »
« Sen zaten bütün evrenin yaptığı bir şey, bir eylemsin, kendisi bir eylem olan daha n’eylesin… »
« Sen, ben arada âletiz elbet bir.eden var »
« Sen, ‘kim olduğuna’ kesin karar veremediğinde, senin kim olduğuna başkası karar verecektir! »
« Sen, senliğin olmadığında neysen o•sun. »
« Sen, zihinde bir fikir olarak varsın, irâden de öyle… »
« Sende konuşan sende değildir, çocuk spikeri televizyonun içinde sanır! »
« Sende senlik yoktur asla »
« Sende yıkılacak olanlara üzülme boşa, altında kalacak bir sen olmayacak »
« Sendeki beni çıkarınca nasıl da herkessin »
« Sendeki senlik, bendeki benlik: mecâzî hüviyet »
« Sendeki zamansız ve mekânsız parçayı, zamansız ve mekânsız Bütün’e bütünle ki sonra tekrar bütünlemeye kalmayasın. »
« Senden çalınabilen bilgi senin bilgin değildir »
« Senden doğmayan, sana ait olmayan bir yazılı metni ezberlemekle ârif olunamaz »
« Senden ne kadar az varsa, o kadar çoksun. Sensiz sen gerçek Sen’sin. »
« Senden uzaklığım, çok yakın olmandandır. Sen benim gözlerimizsin ondan seni göremiyorum. »
« Seni anlamayanla konuşma, nefesine yazık »
« Seni anlayandan cevap bekleme, sessizliğe yazık »
« Seni duymamı istiyorsan, konuşmayı bırak »
« Seni kendim gibi görmeden edemiyorum; fark görmemek aşkın doğasında var… »
« Seni kendinden uzaklaştıran şey, kaçınılması gereken yegâne günahtır. »
« Seni sana getirmek için tüm yollar; yeter ki sen kendine gelmek iste »
« Seni senden alır mürşîd-i dânâ, varlığın benliğin atar bir yana, hakîkat ilmini bildirir sana; Kuş Dili’nden söyler, dil eyler seni… »
« Seni seviyorum çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı! »
« Seni sinirlendirebilen herkes, senin efendin olur »
« Seni tanıyan son kişi öldüğünde hiç yaşamamış olacaksın »
« Seni yaşayanı bulmaya bak mâdem buldun yaşamana bak, birliğe yazık »
« Seni, senden almayan ilimdense cehâlet yüz kere daha iyidir. »
« Senin benden yüz çevirmenden başka, bütün günahların affedilir »
« Senin dışında dünyada her ne varsa yoktur. Ne ararsan kendinde ara çünkü her aradığın sendedir »
« Senin ekinindik, aşk orağıyla biçtin bizi, samandan ayırdın, ambara çekmedesin…»
« Senin eksiğin aşk değil; o senin tamamın. »
« Senin hiçliğinde bütünlüğü bulmayı ümîd ediyorum. »
« Senin için kendi ailen kadar, kendi odan, kendi geçmişin kadar tehlikeli bir şey yoktur »
« Senin ÖZ olduğuna tek ŞÂHİD yeter, şâhidi olmayanın mahkemesi bitmez! »
« Senin zannındadır sınırların, kendini kişi sanmayı bırak arın, şimdi değilse görünmez yarın… »
« Senle senin aranda bir şey var »
« Senle senin aranda bir şey var »
« Senlik benlik bişi yoğ imiş meğer… »
« Senlik de yokdur, benlik de bizde; suyun zerreleriyiz bir tek denizde! »
« Sensiz, bensiz bir sessizlik içinde hazır olan; huzurdur »
« Serap, suyu arayanın gözündedir »
« Ses’tir O’nun kalemi, OL deyince OLdurur… »
« Ses de yaralanır yankısız kalınca… »
« Ses yankısını bulamazsa yiter ya… İnsan da öyle »
« Ses zihnimizdir, sessizlik ise varlığımız »
« Sessiz ol ki seni duyabileyim »
« Sessizliği düşmanımız yaptık çünkü sessizlikte ben-sen-kişi-sel yoktur ve yok olmaktan çok korkarız. Sessizlik kişinin yapmadığı, kişisel olmayan bir… »
« Sessizliğin ışığını tatmış bir zihin, kavramsal dramaların arkasını derin bir netlikle görüyor. »
« Sessizliğini duymayan birine sevdânı verme; gönlün incinir, uykuların ziyân olur! »
« Sessizliğini unutuncaya dek sessiz ol »
« Sessizlik boş değil cevaplarla dolu »
« Sessizlik her zaman konuşuyor. Başka dinleyici kalmayana kadar dinleyin. »
« Sessizlik ne kadar derin olursa, gürültünün duymanı engellediğini o kadar çok görebilirsin. »
« Sessizlik sana bir rahîm olsun ki ondan kelâma doğabilesin »
« Sessizlik sesin yokluğu değil, sessizlik senin yokluğundur »
« Sessizlik yoksa hiçbir sesi duyamazsın. »
« Sessizlik, kalbin can damarıdır. »
« Sessizlik, kendini göstermek zorunda olmayan tek şeydir »
« Sessizlik, sesin yokluğu değil, senliğin-benliğin yokluğudur. »
« Sessizlik, sesin yokluğu değildir. Sessizlik senin yokluğundur. »
« Sessizlik, sonsuzluk kadar derin; konuşma, zaman kadar sığ… »
« Sessizlik, şimdiki ânın son sınırıdır »
« Sessizlik, zihnin ağır faturalarını ödemeye yardımcı olur… »
« Sessizlikte varlığın vardır, konuşmada ise yokluğun »
« Sessizliktir onu dili, geri kalanı eksik bir çeviri »
« Sev.gide şehvet ve şöhret varsa hem çürür hem çürütür! »
« Sevdiğimizi neden seviyoruz? Nehirler neden aktıkları yerde akar? Oynatan, büsbütün oynatıyor. »
« Sevdiğinin adı geçip de depreşmeyen mürüvvetsizdir… »
« Sevdiğinize değil O’nun baktığı yöne bakın. Aynı şeyi görmek, birbirinizi görmenizden daha çok yaklaştırır »
« Sevdim seni, hep vârım yağmadır alan alsın; gördüm seni, efkârım yağmadır alan alsın »
« Seven kendi olur vesselâm… »
« Seven usanmaz »
« Sevgi nedensizdir; sevmemenin nedeni vardır! »
« Sevgi, bir değeri farkedip ona karşı duyarlı olmaktır! »
« Sevgi, her şeye inanır yine de hiçbir zaman aldanmaz… »
« Sevgililer, bir.birinin güneşinde ısınırlar, âşıklarsa yanarlar, bir olurlar. »
« Sevgilimin aşkından doğdum sonra cânımı ona verdim zîra meyva doğduğu dala asılır »
« Sevgiliyi bulunca göz kapakları içe döner. »
« Sevginin kantarı fedakarlık, kanıtı merhamettir »
« Sevginiz, nefretin zıddı ise bu sevgi gerçek sevgi olmaz »
« Sevmek, kendini bir başkasında tanımaktır. »
« Seyahat ediniz ki tertemiz olasınız zira suyun bile bir yerde çok kaldığında tadı, rengi, kokusu bozulur, güzelliği kaybolur. »
« Seyahatin önündeki en büyük engel kapının eşiğidir. »
« Seyir var seyir içinde; ne ararsan var içinde… »
« Seyr ü sülûkun amacı uçları birleştirmekten ibârettir. »
« Sezgi (kalp), bilgi (zihin) bittiğinde başlar… »
« Sezgi, kalbin anlamasıdır »
« Sezgiden değil, sezgiden şüphe duyan düşünceden şüphe et »
« Sezginin sesi ancak bilmiyorum rahatladığında, hazırlıksız yakanlandığında duyulur »
« Sıfata ihtiyaç duyan, zâtından emin değildir… »
« Sıfırı icad etmek kolaydır, olmak zor… »
« Sıfırı nereye koyarsan artı ve eksi oradan başlayacaktır »
« Sıfırlanmaktan korkmazsan ‘bir’ gelecek »
« Sıkıntı, zihnin sizi şimdi’den koparmak için kullandığı bir oyundur. Şu anda yaptığınızdan daha zevkli yapılacak bir şeyler olduğuna inanmanızı, burdan uzaklaşmanızı sağlar, bu tuzağa düşmeyin »
« Sınırını gaybedenin barınacak bir yeri olmaz »
« Sınırlı insanlar sınırların içinde, sınırsız insanlar sınırların kendisiyle oynar. »
« Sınırsız bir ‘bilmiyorum’ aç(ık)lığı, mutlak acziyet, hayret ve şehâdet… »
« Sırf aslına tapmaya, aslı görüp SÖZ verdin, RABB’ine teslim ol da bütünleş, yok başka din »
« Sırrı pinhân eyleyen, gün gibi ayân olmasıdır »
« Sırr-ı vahdette lisanın hazzı yoktur »
« Silinince birbirimizi hatırlamak için seslendiğimiz isimler, hepimizin sesi, BEN nefesinden… »
« Silip şu ten rengini, Hakk’ın rengine boyan; Gir Kâbe’ne Semâ et! Kıble olsun her bir yan »
« Sinek sanır ki kasap, dükkanı kendisi için açmış. »
« Siz kendinizi kişi olarak düşündüğünüz sürece O da bu mazharda bir kişi olarak görünür. »
« Siz sahte olanı bilebilirsiniz. Gerçeği ise bilmek değil, olmak zorundasınız. »
« Siz yapıyormuşsunuz gibi görünüyor. Egonuzdan kurtulmaya çalışmak, gölgenizden kurtulmaya çalışmak gibi olurdu… »
« Siz, kişiliğin bellek üstüne kurulmuş, arzular tarafından oynatılan alışkanlıktan başka bir şey olmadığını görmedikçe kendinizi bir kişi olarak düşüneceksiniz. Sorgulayın! Çok geçmeden illüzyonu göreceksiniz ve illüzyonun doğası da görüldüğünde yok olmaktır! »
« Sizden birinin hâlini sorarlarsa tek bir iyi hâlini biliyorsanız onu söyleyiniz. Kimsenin eksiğiyle uğraşmayın rahat edersiniz. »
« Size bir insan olduğunuzu düşündüren şey, insan değildir. »
« Sizi dün gördüm, yarın yine göreceğim ve aynı kişi olduğunuzu düşüneceğim. Ama öyle değildir; süreklilik bir yanılsamadır, kalıcı benlik bulunmaz. »
« Sizin evin duvarı taştan, dumanı da taştan mı? »
« Sizler bu dünyaya yaşayıp ölmeye gelmediniz, ölüp de yaşamaya geldiniz »
« Sohbet, cânı semirdir »
« Son derece hasta bir topluma iyi uyum sağlamak, sağlığın bir ölçüsü değildir »
« Son Kitap’ın öteki ismi bak EZELÎ SÖZ zîrâ ana konusu, bizdeki EBEDÎ ÖZ »
« Son nefeste öz-tâbirci güya gözü açık yaşadığımız, rüyâ olan dünya hayâtımızı tabir edecektir; işte kıyâmette ‘Tez görülen hesap’… »”,
« Son, sonsuzluğun içindedir… »
« Sonlu, sınırlı ilâhın adı Allah değil başka bir ilâh olur. »
« Sonluların toplamı sonsuz olmaz der, cebir! Edemez kendi hayâl olan, hayâli tâbir »
« Sonra hiçbir şey olmuyor; hepsi bu… »
« Sonsuz bir akışta kendi kendimize bakışıyoruz; buna da aşk diyoruz. »
« Sonsuz hasreti ancak ebedî cemâl besleyebilir… »
« Sonsuz olasılıklar denizindesin; bu olasılığı çok hatırla emi »
« Sonsuz olasılıklar denizindesin; bu olasılığı da mümkün olduğunca hatırla. »
« Sonsuz varlığın sınırlandırılışına insan diyoruz. »
« Sonsuzda her nokta merkezdir »
« Sonsuzluğu içinde barındıran insan, sonsuzluğa uyanmaz ise sonlu olan sûrette hapis kalır »
« Sonsuzluğun neresini sahiplenebilirsin, boşluğun mülküne kim sahip olabilir? »
« Sonsuzu ister kabul et ister inkâr; aynıdır »
« Sonuna ‘… Öyle görünüyor’ eklenen her cümle, anlık olarak doğrudur. »
« Sonunda kendine yalan söylemekten bıktın hem yoruldun değil mi? Doyunca bırakacaksın… »
« Sorgulayacak ‘kimse’ kalmayana dek sorgulayın »
« Soru soranı anlayan, artık geçici cevaplara ihtiyaç duymaz »
« Sorunlarımızı, onları yaratan düşünce tarzımızı kullanarak çözemeyiz. »
« Sorunların sadece senin kadar gerçektir. »
« Sorunlu çocuk yoktur, yalnızca sorunlu ebeveyn vardır ve nihayetinde sorunlu insanlık. »
« Sorunu, onu yaratan bilinç düzeyinde çözemezsiniz »
« Sorusuyla tanışmadığın hiçbir cevâba güvenme »
« Soyup ektim soyuna çekti, soyunup da ektim, yine soyuna çekti »
« Sönmek için rüzgar gözeten mum gibiyim; bir nefesçik dinle–neyim… »
« Söylediğin her yalanla gerçeğe borçlanırsın; er ya da geç o borç mutlaka ödenir! »
« Söylenmiş olan yoksuldur, söylenmemiş olansa zenginlikle doludur »
« Söz ile bulmak olsa idi Hakk’ı uçup arşa çıkaydı cümle fâkı »
« Söz odur ki tâlibe ateş-i aşk bağışlaya »
« Söz tohumdur; vücûd bulur. Hayâl gerçektir, bir gün olur… »
« SÖZ, iki sonsuz arasında bir çırpınış, DİL, boşluğun çaldığı bir saz imiş… »
« Söz, sessizliğe değmiyorsa bir yanılsama… »
« Söz, tecellîye, tecellî mazhara göredir ve aslâ tekrârı yoktur! »
« ‘Söz verdiğin’ RABB’ini hatırlamaktır zikir, sana Şah damarından yakın O! Eyle fikir… »
« Sözü kısa kes, ömrü uzun olsun »
« Sözü süzerek de söylesen sonu yok iyisi mi sözsüzlüğe katılalım »
« Sözüm ona sözlükte BEN, gerçek varlığın sâdece Allah olduğu idrâkine henüz varmamış kişinin kendisi için tasavvur ettiği varlık! »
« Sözümüzün değil, nazımızın geçtiği insanlar dostlarımızdır. »
« Sözün gelini, nikâh edebildiğindir »
« Sözün lafzına hâmil, ahkâmı ile âmil, manâsı, hikmeti ile de kâmil olmalı »
« Stres kim olman gerektiği konusunda çabaladığında, huzursa kim olduğunu anlayıp onu yaşadığında gelir. »
« Stres, ‘burada’ olduğun hâlde ‘orada’ olmayı istemekten kaynaklanır. »
« Stres, hep şimdi olduğu halde geçmişten geçememekten, gelmemişe takılmaktan doğar. »
« Su ancak sustuğunda yıldıza ayna, ateş sâkinleşmeden nasıl ışık yaya »
« Su düğümlendi, âhir kabını etti insan, içinden akar durur, kabını ben sanmasan »
« Su sustuğunda ayna olur, ateş sâkinleştiğinde ışık yayar »
« Suçunu itiraf edeni idare et, Allah onu zaten idare eder… »
« Suda, sudan balık su arar. Havada, havadan kuş hava… İçi de su dışı da, arayanı salla… »
« Sudaki susamış balığın ciddi bir profesyonel danışmanlığa ihtiyacı var »
« Sûfî, libâs-ı sûf ile aldatma âlemi, sâf olmayınca dîl, nazar etmez nigâr-ı aşk »
« Sular gibi yüzün yere sür kalma yolundan; alçakta alırsın yürü deryâ haberin sen »
« Sular hele bir sâkinleşsin, varlığınızda yansıyan yıldızları ve ayı göreceksiniz »
« Sultan güzele bakar, güzel ise gönüldekine! »
« Sûredir sûretin, kıbledir suratın. Kendini çözersen; sonsuzdur süratin! »
« Sûret ehline, kısa sözler uzatılarak söylenir, manâ ehline uzun sözler kısaltılarak »
« Sûrette ne’m var benim, sîrettedir mâdenim… »
« Sus ki sıra sana da gelsin »
« Sus! Çünkü söz ayrılık alâmetidir »
« Susa hakikate ki sus bâtıla »
« Susarız zîra düşüncenin âfet kesilmiş dehşetine denk olan ifâde, söz değil sükûttur »
« Susmak, insanların ana dilidir. Farklı dillerde konuşulabilir ama aynı dilde susulur. »
« Susmalısın ya da sözlerin sessizliğinden daha değerli olmalı… »
« Susmayı bir kez öğrendiğinde gittiğin her yerde evinde olacaksın »
« Susuyor, söylemiyor bildiği tek şiiri; güzel olan hiçbir şey hülâsâ edilmez zîrâ… »
« Suya bir taş attığınızda, suyun dibine giden en hızlı yolu bulur. »
« Suya toprağa bulanır, ete kemiğe bürünür; istediği gibi görünür »
« Sükûtun ziyâde olsun ki bulunduğun selâmet olsun »
« Sünnet olan, ‘hiçbir çamurun üzerimizde iz bırakamayacağı kadar emîn insan olabilmektir’ Kendimizden emin miyiz? »
« Sürahi eğilir, bardak değil. Derin olan, dolu olan, usta olan boyun büker, çırak değil. »
« Süt, kir kabul etmez, göz için kıl bile perdedir! »
« Sütten çıkınca bütün kaşıklar aktır, mühim olan çıktığın sütü ak bırakmaktır. »

• Ş •

« Şahdamarından Şâh’a bağlı olanları, Şâh rehin tutar… »
« Şahsından zâtına ermededir bütün mesele »
« Şahsınızı yetim bırakır, zatiyetinizi meydana çıkarmak için… »
« Şarabı ister küpten iç, ister bardaktan; son mumu gören ilk mumu görmüştür… »
« Şark, oturup beklemenin yeridir »
« Şâyet belâ olmasaydı, Hakk’a yol bulunmazdı; derde binlerce kez âferin »
« Şefaat, ‘günahtan azâd etme’ günahtan değil günahkar kişiden zâtına dönme ikrâmı… »
« Şehvet en tehlikeli yangındır, alt kat tutuşur! »
« Şehvetini öldüren, mürüvvetini diriltir »
« Şeriat ağaç, tarikat çiçek, mârifet meyva ve hakikat ise öz olan lezzetidir… »
« Şerîat, fiilleri nefse mâlederek kulluk etmektir »
« Şeriatı yeterince hakikati bitirince uğraş… »
« Şerîatsiz yol değiliz, mârifetsiz kul değiliz, hakîkatden dûr değiliz »
« Şey tek başına bir şey değildir! Sadece bütünün anlık görüntüsü olarak var görünür »
« Şeytan yaklaşamaz bize; ikiliği taşlarız biz »
« Şeytana dil uzatma; kebabın lezzetinde ateşin büyük payı var! »
« Şeytanı müslüman yap; zararsız hâle gelmiş mikroptan olur aşı »
« Şeytanın en büyük silahı, şeytanı senin dışında bir ‘şey’ zannetmeni sağlamasıdır »
« Şimdi değilse ne zaman? »
« Şimdi derin bir nefes al ve rahatla, unutma her şey yolunda »
« Şimdi durakla ve bu zamansız ana dal! »
« Şimdi geleni kabul et, geçmişten geç, geleceğin her ihtimaline açık ol… »
« Şimdi olmasına izin ver… »
« Şimdi sessiz kalacak ve sessizliğin doğruyu yalandan ayırt etmesine izin vereceğim »
« Şimdi, aşkın nefes aldığı yerdir »
« Şimdi uzaklardan bakan ‘ben’ oldum… »
« Şimdi ve burada sorun yok. Herhangi bir durumun sorun olduğu sadece bir düşüncedir. Düşünceyi kaldırın ve sorun yok. »
« Şimdide arzu ve korku tutunamaz. »
« Şimdiki an, ne içeriyorsa onu siz seçmiş gibi kabul edin… »
« Şimdiki ânın canlılığı, duyuların tâzeliği, geçmişin yükünü boşaltan için burada hazır »
« Şimdiki ânın farkındalığı, en güçlü antidepresandır »
« Şimdi’nin içine giremezsin, dışına çıkamazsın; sen şimdisin! »
« Şimdiyi nasıl deneyimleyeceğine geçmişinin karar vermesine izin verdiğinde, yeni geleceğini yok etmiş olmuyor musun? »
« Şirkten kaçmak isteyen, şöhretten kaçsın »
« Şu an olabileceğin en güzel yerdesin, farkında mısın? »
« Şu anda bütün evren, hiç durmaksızın bizlerin yaşamı için katkıda bulunuyor, hizmet ediyor o hâlde beden parmak ucunda bitmez, hepsi senin, hepsi sensin… »
« Şu anda eksik olan ne? »
« Şu anda farkında olan kim? … Susss »
« Şu duvardaki tuğlalara bak… Onlardaki sabrı duyuyor musun? »
« Şu hayâl âlemini gözden geçirmektir hüner; nice kara gözleri mahvetti sûret perdesi… »
« Şu iki kimseden şeytan görmüşçesine kaç: dünya hırsına sâhip âlim, ilimden yoksun sûfi! »
« ‘Şu şöyle olsun, bu böyle olsun’dan kurtuluncaya kadar bir şeyhe muhtaçsın. »
« Şuhûdun Hak olsun dâim; budur salât budur sâim »
« Şükür, olmayanı değil, orada olanı görmemize yardımcı olur. »
« Şükür, her elden vereni hatırlamak, sabır, her yüzden yapanı tanımaktır »
« Şüphe, huzursuzluk, yalnızlık ve endişenizin ortasında kıpırdamadan oturun. Onlar senin pratiğine engel değil onlar senin pratiğin. »
« Şüphesiz dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadır. »

• T •

« Tâ ezelden böyle yazılmış bu pîyes, ârif isen rolün oyna sesin kes »
« Tahsîl, insana tahsîl etmeyi öğretir »
« Tahtada ne kadar tebeşir kullandığını inceleyerek Einstein’in işini anlamış mı olduk? »
« Tahterevalliye tek başına binen aşağıda durmayı hak eder. Sevgili Dost! Gel ve YÜKSEL! »
« Taklit, tefekkürü yok eder »
« Taklit, tefekkürü yok eder! »
« Taksîm-i mâsivâya memûr değiliz »
« Talep, şirk-i hafîdir mezheb-i hakîkatte »
« Tam güneş doğarken uyumak kadar kötü bir şey yoktur! »
« Tam şu anda, sen ve evren zaten bir oldun; özne yok, nesne yok; içerisi yok, dışarısı yok; bu mutlaktır. »
« Tamamlanmak tam.AN.lamak tır; bütünü algılamaktır »
« Tâneyi toprağa ısmarladın mı sana ağaç verir; kendini ALLAH’a ısmarla da ölüyken ölmez ol. »
« Tanık olmadan evren, evren olmadan tanık olamaz »
« Tanrı bir varlık değil, Allah VAR’lığın ta kendisidir! »
« Tanrı kadîm, kul kadîm; ayrılmadım bir adım… »
« Tanrı saklambaç oynamıyor ki onu kıblede sobeleyelim »
« Tanrı’yı tanımıyorsan, Tanrı’yı oynuyorsun demektir! »
« Tanrı’yı gökyüzünde bulanlar, O’nu yeryüzünde bulanlarca hep ütülmüşlerdir »
« Tanrıyı ve rüzgarı görmedim, zerreysem ikisinden de etkilendim… »
« Tapmak, insanın kendisini unutmasıdır »
« Tasavvuf budur: var-yok işi »
« Tasavvuf terk-i dâvâdır; dâvâsı olanın mânâsı olmaz »
« Tasavvûf, âteş-i aşk ile sûzân olmaya derler. »
« Tasavvuf, bilmek değil bitmektir »
« Tasavvuf, gizli hazîne olan ebedî kimliği bulmak için bir arınma sürecidir. »
« Tasavvuf, nefsi pâk eylemektir, fenâ ile onu Hak eylemektir »
« Tasavvufu kitaptan öğrenmeğe çalışmak, sevgilinin resmine bakmaya benzer »
« Tasavvufun başı kıyl ü kâl; sonu vecd ü hâldir »
« Taşradan varılmaz, bin yılda erilmez, yabanda yâr olmaz… »
« Taze bir merakın peşinden, açık bir zihinle, sonunu kestirmeden gittiğiniz sürece asla yaşlanmayacaksınız. »
« Taze gözlerle en ufak şeye bile bakan, hayrete düşer… »
« Tebessüm selâmın ilk dalgasıdır, dokunduğu kalpte sevgi fırtınası koparır »
« Tek başına yürütülmesi istenseydi eğer, çift kutuplu tasarlanmazdı bu hayat… »
« Tek bildiğim, kim olmadığım… »
« Tek bir âyeti inkar eden, bütün kitabı inkâr etmiş gibidir »
« Tek bir nefesin bile efendisi misin? »
« Tek bir şeyi gerçek olarak kabul edersek, ona o kadar yapışabiliriz ki gerçek gelip kapımızı çaldığında onu içeri almak istemeyebiliriz. »
« Tek kişilik piyeste herkes başroldedir. »
« Tek varlığın, çok sıfatının, her eylemde şâhidi, birlik zevkinde gerisi imtihan derdinde… »
« Tek ve bütün olan birlikten, her tür uzaklaştırma fiilinin sıfatı şeytandır. »
« Tekrarlanması gereken yardım asla yardım değildir. »
« Temel inançlarınızı kaybettiğinizde kişisel pusulanızı kaybeder ve çok korkarsınız hemen bağlanacak yeni bir şey ararsınız… »
« Temeli sağlam tut, altı boşalırsa üstü, üstüne yıkılır! »
« Temiz el, temizler »
« Ten ölümlü, arıt da ölümsüz rûha bağla. Ölmeden yapamazsan bunu, kendine ağla… »
« Ten zindanında rûhu zikirdir, İslâm dîni »
« Tenhâda kalmışsam ne gam, zerrecikleri dahi ortaya çıkaran bir güneşim var. »
« Teninin içindeki ‘ben’in ve benimkinin içindeki ‘ben’im aynı akışın cepleridir. »
« Tercîh ettiklerinin, sınırlarına mahkûmsun. »
« Terk-i cân et ki cânânı bulasın »
« Tertemiz olmaya çalışın çünkü dünyaya bakacak pencere kendinizsiniz »
« Tesadüfler sadece kılık değiştirmiş ilahi planlardır. »
« Tesadüfler sadece kılık değiştirmiş ilahi planlardır. »
« Teselliyse teselli… Halkın mutluluğunu yıkma, rüya sansürlenemez. »
« Teslim olmayı seç ki yuvaya yolculuğun kısa sürsün. »
« Teslimiyet, aşkın benliğinize bağlanmak, onu dinlemek ve onun rehberliğini takip etmektir. »
« Teslimiyet pazarlıksızdır. İhlas endişesizdir. Samimiyet gösterişsizdir. »
« Teslimiyet sen istedikçe olmaz; beklenti, arzu ve isteklerin bitince kendiliğinden olur »
« Teslîmiyet, temiz bir niyetten sonra eylemlerin sonuçlarından azâde olmaktır »
« Teşbîhsiz tenzîh küfür, tenzîhsiz teşbîh şirktir; birlikte tevhîd kemâl bulur. »
« ‘Teşekkür ederim’ demek, zihnin alışılmış kasılma eğilimini gevşetir; açılırsınız… »
« Tevâzu gösterdiğinin farkındaysan kibirden kurtulamadın demektir »
« Tevâzu göstermek de ne oluyor, mütevâzı ol, görünme! »
« Tevhid, O’nu sözde bir bilmek değil her halde O’nun için bir olmaktır. »
« Tevhîd, var olmadan önceki hâle dönmektir »
« Tez kızaran güllerden kendini sakın. Güzellikler ağırcadır, ağrılıdır… »
« Tohum ağaçta kaybolduysa n’olmuş, her bir dalında zonklayan yine oymuş »
« Toksik enerjiye tepki verdiğinde, toksik enerjinin bir parçası olursun; susarsan geçecek… »
« Toplum hayatının etkisi, varlığımızı karmaşıklaştırmak ve kafamızı karıştırmak, ne olmadığımıza takıntılı hale gelmemize neden olarak gerçekte kim olduğumuzu unutturmaktır; hâsılı dışarısı kuru gürültü »
« Toplum için tevhid ilkesi; adâlet. Birey için tevhid ilkesi; itidâldir. Tevhîd eyle yâ Hû »
« Toprak gibi hoşgörülü ve kabul eden, su gibi temiz ve temizleyen, hava gibi sarıp sînelere dolan olamayınca ateş olduk, yandık yakıldık… »
« Topraktan yaratılmış çanak anten olan insanın, sürekli topraklanmaya ihtiyâcı vardır »
« Torunuyuz bir dedenin, tohumuyuz bir bedenin, şükründeyiz bir edenin… »
« Toz, yere düşmeden kim olduğunu hatırla da yazık etme kendine… »
« Tövbeni bozmaktan vazgeçerek bir daha tövbe et; arayanı bulurlar elbet… »
« Tûfan var! Penceresiz gemi yap; kalbin gibi… »
« Tut ki beklemiyorum seni, vuslat ümidiyle yanmamış buluşma özlemiyle ölmemişim fakat her taşın güneşten bir payı yok mu? »
« Tut ki yoldan uzaktayım, uykudayım, gafletten uyanamamışım; ama uyuyanlara da gizli bir seyir bağışlamaz mısın Sen! »
« Tutsaklık tutunmakla başlar »
« Tutundukça değil bıraktıkça rahatlarız nefesi, parayı, gıdayı, beklemeyi, düşünceyi; ver kurtul… »
« Tutunmak, psikolojik bir savunma modelinden çok daha fazlasıdır; kaynağa olan sevgiyi kaybetmeye veya öz-bağlantıyı unutmaya verilen bir travma tepkisidir. »
« Tükenenler, tüketir »
« Tüm arzuların kökü tek bir arzudur: eve dönmek, ayrılıktan kurtulmak, birlikte huzur içinde olmak. »
« Tüm etiketleri çıkar, tüm hedefleri kaldır, tüm idealleri sil; bilmemeye teslim ol. Yaratıcılığa açılan geniş kapı işte bu… »
« Tüm huzursuzluk, hayâl gücüyle (gelecek) sulanan hâfıza (geçmiş) toprağından büyür. Hayâl gücünden başka hiçbir şey rahatsız edemez beni. »
« Tüm ışınlar bir tek güneşten çıkar ve nokta kadar gözbebeğinden hepsi yine bir olarak geçebilir. Göz bebeğinden, insandaki güneşten büyük kap görülmedi. »
« Tüm sorun, bildiklerimizden fazlasını konuşuyor olmamızdan kaynaklanıyor. »
« Tüm tezgâhlar Allah’a çalışır »
« Tüm varlıkları kendi Özünde ve tüm varlıklarda kendi Özünü gören, tüm korkularını kaybeder »
« Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık… »

• U •

« Uçlar hep olacak, tek uçlu bir sopa tutamazsınız! »
« Uçmak istiyorsan, seni aşağı çeken her şeyi bırak. »
« Ulaşılacak kesinlikle hiçbir şey olmadığın idraki dışında, ulaşılacak hiçbir şey yok! »
« Ummadığın yerden derman erişe derde; kapılar orda olduğunu bilmediğin yerden açılır »
« Unut bildiğini cümle, yetiştir ilmini cehle »
« Unutma; cehennemde yürüyoruz, çiçeklere bakarak… »
« Unutma her azizin bir geçmişi, her günahkarın bir geleceği vardır, hâle bakıp yargılama! »
« Unutma! Hiçbir şey göründüğü gibi değil… »
« Unutma, rüya görüyorsun… »
« Unutma! Sahip olabileceğimiz en büyük rüya, rüya gördüğümüzü unutmaktır »
« Unutmayasın ki her ‘ben’ diyen yalnızdır »
« Unutmayı beceremeyen kelebek, hep tırtıl kalmaya mahkumdur »
« Ustalaşan insanlar sadeleşir, sadelik cezbeder. »
« Utanmadıktan sonra dilediğini yap! »
« Uyanan ‘kimse’ yok! Hepsi rüyanın bir parçası… »
« Uyanana kadar rüyalarım gerçek, uyuyana kadar dünyam… »
« Uyandığımda, cümle âlemin çoktan uyanık olduğunu gördüm »
« Uyandın mı dünyada neler olmuş diye haberlere sarılıyorsun, uyudun mu sana neler olduğunu sormadan! »
« Uyanık halde düşüncesiz kalmak en büyük ibadettir »
« Uyanık insan çok, insanlıktan uyanmış yok »
« Uyanık insan çok, insanlıktan uyanmış yok. »
« Uyanık olasın; tecrübe zamanla birikiyor, enerji zamanla azalıyor. Tecrübe yavaş birikiyor oysa zaman gittikçe hızlı akıyor. »
« Uyanınca ne mi oluyor? Ne hâlin varsa O’nu görüyorsun. »
« Uyanış, şahsî hayatını güzelleştirmez! Onu yok eder; hayatı güzelleştirir »
« Uyanış, uyanışı arayan kişinin ortadan kaybolmasıdır. »
« Uyanışın ilk şartı, uyuduğunu kabul etmektir; ayakta uyuyorsun! »
« Uyanmadın gitti, dalgın uykudan, sana ne be âlemdeki kaygudan? Dünya yansa yorganın yok içinde… »
« Uyanmak, senin seçtiğin bir şey değil. O, sen olgunlaştığında, mevsimi geldiğinde sana ilham olunan bir şeydir. Hangi meyve, ‘ben kendi isteğimle ağaçtan kurtuldum’ diyebilir ki… »
« Uyanmak, yaşamı kontrol eden ayrı bir birey olarak BEN fikrinden uyanmaktır. »
« Uyanmakla ilgili paradoks, kişi için kaçınılmaz olduğu halde kişinin bunu gerçekleştirememesidir. »
« Uyanmanın gizemi, nereye gittiğinizi bildiğinizi sandığınız sürece oraya asla varamayacak olmanızdır. »
« Uyanmanın sizi nereye götüreceğini bildiğinizi düşündüğünüz sürece, gerçek özgürlüğü asla tadamazsınız. Hayal gücünün geçtiği bu dalga, sizi her zaman, zaten burada olan özgürlükten uzaklaştıracaktır. »
« Uyanmaya hazırsan uyanıksın yok hazır değilsen yine uyanıksın ama zavallı küçük benmişsin gibi davranmaya devâm edeceksin »
« Uyanmış bir kalbin kokusu şefkattir. »
« Uyanmış, uyanmamışta kendi geçmişini görür. Bu nedenle şefkati derinden gelir. »
« Uygulamamız derinleştikçe ego ölmez. Koşullu kalıplarının ortaya çıkışını izliyoruz ama artık onunla özdeşleşmiyoruz. »
« Uyku farkındalığın yokluğu değil yokluğun farkındalığıdır. »
« Uyku, hoş bir unutuşun ipucudur. Geçti artık geçti… Ben gittiğimde, tamamen geçti gitti ve tüm bu varoluş sancılarından iyileşti. »
« Uyku, ölümün kardeşidir. Uykudan ne kötülük gördüm ki ölümden korkayım! »
« Uykuda olanların aklı ile Mevlâ bulunmaz, uyananlar Mevlâ aramaz! »
« Uyumak için çabalamak değil çabalamayı bırakmak gerek, gerçeğe uyanmak için de öyle… »
« Uyuyamayanlar; onlar, geceyi vâr ederler… »
« Uyuyunca geçmez. Kalkın! aynalaşmamız gerek »
« Uzak değilsin ki bağıram, gayıp değilsin ki çağıram »
« Uzaklara gidebilirsin ama derinlerde gaybolursun. »
« Uzakta olana seslenilir, dışarda olana ‘gel’ denilir »
« Uzandığı ruh, dokunduğu bedende değildi… »
« Uzun hikâyeden çık, âna gir… »
« Uzun ömür isteyip daha da duyma azar! Kurumuş olan yaprak dalda kalsa ne yazar »
« Uzun sanma bu ömrü, sâde şu nefes, onu da kendine zehir etmeyi kes! »

• Ü •

« Üçün ikisin terk ede gör tâ kala bir yâr… »
« Ülfetin şartı külfetin terkidir »
« Ümidin sevgin kadardır »
« Ümîdini kaybetme! Aşk diriyi öldürür, ölüyü diriltir »
« Ümit kalmayıca, telaş da biter… »
« Ümit, fitili yanan sabırdır. »
« Ümit, şafak hala karanlıkken ışığı hisseden kuştur… »
« Ümitsizlik haramdır! »
« Üstünde bir post, bütün varlık dost »
« Üzerinde uzlaşılmış masalları gerçekler sanıyoruz. »
« Üzerinde yeterince düşünürseniz her şey mantıklı gelecektir »
« Üzüm sarhoşu Biri iki görür! Âşk sarhoşu ikiyi Bir »

• V •

« Vahdet güneşine engel olan, bizim varlığımızın rengi olur. »
« Vahdet zevkini anlayamaz akl-ı mukayyed »
« Vahdeti kavrayamayanın zevki, şerîate uymayanın kemâli yoktur. »
« Vakit her zaman saatle ölçülmez. An gelir tesiri başka başkadır. Vuslatı bekleyen aşığa, sabahı bekleyen hastaya sor »
« Vakitler hayr ola, hayırlar feth ola, şerler def ola… »
« Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun? »
« Vâr ol! »
« Var olan vardır zaten vâr idi, yok olan yoktur zâten zan idi »
« Var olan yok olmaz, yok olan yok edilemez, bir anda yokluğu fark edilir. »
« Vâr olan, sadece düşüncenin bilgisinin zamân ve mekânda tezâhür etmiş halidir »
« Vâr olmayan bir kafesten nasıl kurtulabilir ki insan? »
« Vâr olmayan hayâlî bir ‘ayrı kişi’ adına yaşıyor, düşünüyor, inanıyor ve acı çekiyorsun »
« Vâr olmayan hayâlî bir karaktere kafayı takmış durumdayız »
« Vâr olmayan ve hakikat dışı bir ‘olması gereken’den söz edilemez! »
« Var.sandığınız sınırlar size değil düşüncelerinize ait; aklınıza geldikleri gibi gitmelerine izin verin. Aklınızın imkân dairesi, aslınızın sınırsız imkan kapasitesine dar gelir. »
« Var.saydığım hayâldir, ben kendisi olmadıkça »
« Var’a yok demeyiniz; yok olup da gitmeyiniz! »
« Vardan var çıkar ve yoktan hiçbir şey çıkmaz »
« Varım desen dolmuyor, yokum desen olmuyor, en iyisi emrini tut, gerisini yut! »
« Varını veren utanmaz »
« Varlığı çoğaltan şey onun yokluğudur… »
« Varlığı sevmek kolaydır, yokluğu sevmek olay! »
« Varlığım kimliğimdir »
« Varlığım yokluğumdadır »
« Varlığımız mülkünü kahhâr-ı aşk itdi harâb, ‘Li-menil mülk’ nüktesine hem suâliz hem cevâb »
« Varlığın aslındaki sevgi her şeye sirâyet eder çünkü her ilk, kendisinden sonraya nüfûz eder. »
« Varlığın cümle işlerinde kemâlat doludur; neyi nâkıs görüyorsan o kadar noksansın »
« Varlığın içidir dışı, alan satan kendi hep budur işi »
« Varlığın say yoğa, dostun içinden doğa… »
« Varlığın tam deneyimi için, tüm boyalar yıkanmalı, tüm maskeleri feda edilmeli »
« Varlığındaki kemâli tamamlamakla mükellefsin. »
« Varlığını say yoğa, bildiğin doğru kalmaya »
« Varlığını say yoğa, sevmediğin yüz kalmaya »
« Varlığını say yoğa; dostun içinden doğa »
« Varlığını, ‘kişi’ olmanın gürültüsünden temizleyen kurtulmuştur »
« Varlığınla her nefesi öp… »
« Varlık ancak yokluk kadar vardır »
« Varlık ‘bir’ olandır, çokluk yanılgıdır »
« Varlık cennet olur, imkân cehennem kesilir. Benle sen de arada berzah… »
« Varlık gam tuzağıdır, hür olmak yokluktadır »
« Varlık gösterme; özgürlüğünü sınırlama… »
« Varlık komasına girenin, öleceği kesindir »
« Varlık sâdece bir görüntüdür, kapağın altında yokluk yatar »
« Varlık tektir, gerisi görüntüdür, akışta demetlenmiş eylemden ibârettir. »
« Varlık tektir, her zerrenin içinde bütünün kodu vardır. »
« Varlık vardır, yokluk yoktur! »
« Varlık yaprağını çevir; kitap hatmolur. »
« Varlıkta, yokluk yoktur… »
« Varoluş, senin ayrılmışlığındır ve sen onun toplanmışlığısın »
« Vâroluşun bütün sırrı: korkmamaktır! »
« Vazgeçebildiğin şeyin sahibi sensin; vazgeçemediğin şey senin sahibindir »
« Ve anlarsın, ölüm yoktur; geçen zamandan başka »
« Ve işler planlandığı gibi gitmez; dünyanın özeti gibi… »
« Ver de ki versin… »
« Ver kurtul, veremeyen kurtulamaz »
« Vicdan sessiz bağırır çünkü tellâl gibi başkasının malını satmaz! »
« Vicdân, Allâh’ın kalbimizdeki sesidir. »
« Vicdânım olur yakarsın beni, nefsim olur arzularsın beni! »
« Vicdânın sesi, yüzeyde görünen kişi hâli ile dâirenin merkezindeki öz arasında rabıta olan RABB-i HAS’ın uyarısıdır! O sese, her an ‘evet’ demek ahdi yenilemek, akışı kabul etmek salât-ı dâimdir. »
« Vuslât-ı cânândır, hilkât-i candan garaz »
« Vücûd gider, vecid kalır… »
« Vücûd giymeyi özler bilmek için kendi kendini. Bu yüzden mirâç yapan yine görür kendini… »
« Vücûd kokusu, Allah kokusuna mânidir »
« Vücûd rahmet, yokluk azaptır. »
« Vücûd, anda olduğu gibidir. Tecellîyât, zamandaki zuhûrudur. »
« Vücudun rahatı az yemekte, ruhun rahatı az günahtadır. »
« Vücudunuzun yarısı güneşte yarısı gölgede kalacak şekilde oturmayın »
« Vücut nedir ki çatlak saksıya konmuş bir avuç mezar toprağı! »
« Vücut vehmini bizlerden kaldır ki hakikati, yarım avuç toprak olan ten gözümüzle değil gönlümüz gözüyle müşâhede edelim. »

• Y •

« Ya burada akan, şimdiki an deneyiminin kendisi: ‘OLAN’ senin için vâr olan tek şeyse? »
« Ya gel, ol ve git ya git, ol ve gel… »
« Ya kendim hakkında sahip olduğum tüm bilgiler, oynanmış sahte belgelerden geliyorsa? »
« Ya okumaya değer bir şey yaz ya da yazmaya değer bir şey yap »
« Ya onun rızası neyse onu yap ya o sana ne yaparsa razı ol »
« Yâ Rab, ne gül ne lâle ne sünbül ne bağ vir, bana bu çâr-anâsır-ı gamdan ferağ vir »
« Ya Rabbî cennette yüzünü göster diye dua etme, cennet zaten O’nun yüzünden ibâret »
« Ya zeytinyağı üste çıkmıyor da su alttan alıyorsa? »
« Yabanda yâr olmaz; ‘hasret’ tam da ‘kavuştum’ dediğin yerde başlar »
« Yağmur mevsimi başladıktan sonra bahçesini sulamaya devâm eden, beyhûde uğraşmaz mı? »
« Yağmur sesinin, kar sessizliğinin tercümeye ihtiyacı yoktur. »
« Yağmurun sesinin, tercümeye ihtiyacı yok… »
« Yakından görülene kadar bir hayâlet sürekli avlanır; ego ile savaş… »
« Yalan söyleyenler çoğu zaman en çok bağıranlardır; gerçeğin savunulmaya ihtiyacı yoktur »
« Yalandan uçan, gerçekten düşer »
« Yalan söylediğinizde söylediğiniz şey olmadığınız gibi artık kendiniz olarak da kalamazsınız. Bu bakımdan yalancı, arada kalmıştır; yok hükmündedir. »
« Yalanlar, gerçekle uyum sağlama olasılığımızı elimizden alır. »
« Yalnız bir kez dilsiz kaldım. Biri bana ‘kimsin?’ diye sorduğu zaman. »
« Yalnız göründün, yalnız gayboldun, gördüklerin senden ibâret… »
« Yalnız iyilik yapmak yetmez, iyiliği zarafetle yapmak da lazımdır »
« Yalnız olduğunuzu fark etmeyi öğrenin »
« Yalnızca adı silinen el, doğru olanı yazabilir. »
« Yalnızca bir kez dilim tutuldu; biri bana gelip ‘sen kimsin’ diye sorduğunda »
« Yalnızca durgun sular yıldızları yansıtır, o halde durul artık. »
« Yalnızca ego, egodan kurtulmak ister »
« Yalnızca ego, egodan kurtulmak ister… »
« Yalnızca en iyisi olur; bunu asla unutma! »
« Yalnızca içteki yakındır; başka her şey uzak… »
« Yalnızca varlığının dinginliğinden hareket et, benliğin çalkantısından değil. »
« Yalnızım diyorsan, kulağına yalnız olduğunu fısıldayan kim? »
« Yalnızken ne kadarsak o kadarız aslında. Gerisi bize ait olmayan teferruatlar… »
« Yalnızken veya karanlıktayken kendi varlığının şaşırtıcı ışığını keşke sana bir gösterebilsem »
« Yalnızlığa geri dönülmez bir şekilde âşık olmadıkça, duygusal ihtiyaç ana işletim sistemi olacaktır. »
« Yalnızlık , insanın kendisiyle karşılaşmasıdır »
« Yama, bir eksiği kapatır ama sürekli hatırlatarak »
« Yanlış hareketlerini düzelten cennete, doğru hareketlerini düzelten Hakk’a varır »
« Yanlış yol yoktur, yanlış bilet almış yolcu vardır! »
« Yanlış zamanda, yanlış yerde olmana imkân yok; rahatla… »
« Yanlışı bir kez yanlış olarak gördüğünüzde artık doğruyu aramanıza gerek kalmaz »
« Yanlışlar, hep başlangıçla ilgilidir. »
« ‘Yapan ben değilim’ inancın nektarı; içen mutludur gayrı »
« ‘Yapan’ olarak özdeşleşme öldüğünde… Ölüm de ölür »
« Yapan-çatan Hak, kulun fiili muallâk »
« Yapmak ve Olmak arasındaki farkı anladığınızda, gerisi zahmetsizdir »
« Yaprakları sulayarak bir ağacı sulayamazsın. »
« Yaptığın ibâdetden mükâfât bekliyorsun; ibâdet edebilmen mükâfâtın ta kendisi değil mi? »
« Yaptığınız her şeyi önemli ölçüde yavaşlatarak dikkatinizi geri yükleyin »
« Yâr deyince, kalem elden düşüyor, gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor… »
« Yara kabuk bağlar, kimlik olur artık »
« Yaradanın iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. »
« Yaralı gönlüme acı Sultânım, bırak zülfünün tuzağında kalıversin; kanadı kırık kuşu âzad edip de ne yapacaksın »
« Yardımcı ol; yüzünde gülümseme olmayan birini gördüğünde, ona seninkini ver. »
« Yarım kalmışlık yaşamın özüdür, telafi edilemez. »
« Yârını gören oldu mu? »
« Yârini bulanın, yârını olmaz. »
« Yaşadığımız dünyanın mimârı biziz, kullandığımız malzemeyse düşüncelerimiz »
« Yaşadıkça öğreniyor insan ‘bildiği’ kelimelerin anlamlarını… »
« Yaşadın hep birileri için, birilerine inat. Birileri diye bir şey yok, şimdi n’olcak »
« Yaşam yolunda bin kılık içinde, kendimizle tekrar tekrar karşılaşıyoruz. »
« Yaşam, sınırsız varlığımıza geri dönmemiz için bir dâvettir »
« Yaşamadığını söyleyen zikirde değildir »
« Yaşamak, yatay düşüştür »
« Yaşamanız gereken hayat, yaşamakta olduğunuz hayattır »
« Yaşayan ihtiyarlar, ölü kocalardan önce gelir… »
« Yaşayıp göreceğiz içimizde ne varmış »
« Yaşıyor muyum yoksa anımsıyor muyum, bilmiyorum artık »
« Yavaşla, bu dünyadan bir defâ geçeceksin… »
« Yayın, üfleme içerden dışarı yansıya; sen gül, âlem espriyi anlayasıya… »
« Yayına dayanmadan, güçsüzdür en güçlü ok! Dayan öz benliğine! Senden gayrısı yok »
« Yazar, eseri konuşmaya başladığında ağzını kapalı tutmalıdır »
« Yazışmak, kavuşmanın iki türünden biridir. »
« Yazmamak, ilmin âfetidir »
« Yedi durak sonra, bir de bakmışsın en sevmediğini öpesin gelmiş! Durma ak… »
« Yediğinden, içtiğinden görenlere tattırmamak çâresiz hastalıklara sebeb olur. O’nun malını, O’nun kulundan esirgeme! »
« Yemîn olsun ki ne perde vardır ne de mâni sadece cehâlet vardır »
« Yeni başlangıçlar, acılı sonlar olarak gizlenir. »
« Yeni bir feryâd icad et, meclîsi hayy u hû ile neşelendir. »
« Yeni birisi gelir taptâze gözlerle dünyayı takdîr eder ve doğanın kendinin farkında olma oyunu sürer gider elhamdülillah »
« Yer taban, gök tavan; içindeki bütün mahlûkât ihvân olmadıkça tevhid kokusu duyulmaz »
« Yerde sürünen gölgedir, aslı değil… »
« Yere saçılıyor erken açan çiçek tozları; gel biraz daha uyuyalım »
« Yerin ve göğün mülkü, din gününün mâliki O iken insan hiçbir şeyin sâhibi olmadığını biliyor yine de kendini bırakamıyor… »
« Yerini değiştirerek O’na yakınlaşamazsın; kendini değiştir. »
« Yerini terk edenin yoktur mekânı »
« Yersiz ve zamansız hiçbir şey yok yanlış zamanda yanlış yerde olmana imkan yok; her şey tam da olması gerektiği gibi… »
« Yeryüzünde vahdetin gölgesi, sevgi ve adâlettir »
« Yeryüzünde yapılan her şey, boşluk içinde bir doluluk yanılsamasından, hiçlik esrârından gelir »
« Yeterince öğrendiğinde, kurtuluş anahtarının öğrenmemekte olduğunu anlarsın »
« Yıkıldı kal’a-ı fikrim, yapıldı din ü imanım… »
« ‘Yıktım perdeyi vîrân eyledim’ der Karagöz! ‘Varayım sâhibime’ dediği RAB olan öz »
« Yıldızlara baktığımızda gördüğümüz onların eski fotoğrafları sâdece »
« Yıldızların ışığıydın, gökten su olarak geldin, insana gıda oldun tâ ki söz olasın… »
« Yitirmekten ve azalmasından korktuğunuz şey hayretiniz olsun; servetiniz değil »
« Yoğ olduğun bilesin, tâ O var iç.in uyuma… »
« Yoğun şaşırtmacası çok… »
« Yoğurt incelirse ayran olur; kendini incelt te hayran ol… »
« Yok bişî; şimdilik öyle görünüyor… »
« Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber; bir perî-sûret görünmüş, bir hayâl olmuş sana »
« Yok olacak olanı yok say! »
« Yokluğun kadar varsın, boşluğun kadar dolusun »
« Yokluğun yokluğu da varlık demektir »
« Yokluk göğünün kuşlarında kanat olmaz »
« Yokluk, büyük varlıktır azîzim, yeter ki fark edebilesin »
« Yokluk, kişi tarafından deneyimlenemez çünkü tanım gereği herhangi bir deneyime sahip olmak için var olmanız gerekir, rüyasız derin uykuda nerdesiniz? »
« Yoktur var olarak, vardır yok olarak »
« Yol gösteren parmağa bakıp onu takip etmek yerine huzur bulmak için onu emmek nasıl bir kabuk sevicilikse… »
« Yol odur ki doğru vara, göz odur ki Hakk’ı göre, er odur alçakta dura… »
« Yol üzerindeki her engel, yolu kolaylaştırır »
« Yol, insanın kendi gönlüdür, yürüyen de aklı; yürümeyiver… »
« Yol, umuttur… »
« Yolda cevapları bulmuyoruz, soruları (soranı) kaybediyoruz. »
« Yoldaki duraklarda teselliniz Hak Dost’un vefası olsun; hem emîn olun hasrete dayanamayan vuslata da dayanamaz! »
« Yoldan geçenlere dalarak testisinin musluktan akan sudan uzaklaştığını fark edemeyen bir haylaza benziyor andan uzakta yaşayan… »
« Yoldaysan bir düşünce kadar fazlasın; geri döndüysen vuslat kadar eksik. »
« Yollar insan içindir, tersi değil! Yolu kullan ama yol tarafından kullanılma… »
« Yolu öğrenmek için, kaybolmalısın! »
« Yum gözünü kalbine her an yokluğu üfür; kendinden geçmek iman, kendinde olmak küfür »
« Yusuf, dünyâdaki makamını bildiği için kuyuda ve zindanda dayandı. Sen de ‘Elest’ sesine teslim ol da dayan… »
« Yusuf, zindandakilerden yardım istediği için yedi yıl daha zindanda kaldı! »
« Yüksek müsâdelerinizle atesiask.com ile büyük bir tasavvufî yapı sesler, perdeler, güftelerle kulağınızdan kalbinize aksın! »
« Yürü… Yol sen yürüdükçe açılacak… »
« Yürürsen yakındır, bakarsan uzak »
« Yürürsen yakındır, bakarsan uzak… »
« Yürüyen kişi yolda yapmaz evini, göçen kişi evde koymaz malını »
« Yüzden anlamayan özden de anlamaz »

• Z •

« Zafere inanmayanlarla yollarını ayır »
« Zâhidin yârınına aldanma, daima âriflerin sohbetinden ayrılma »
« Zâhire râzı ol, bâtına teslîm »
« Zâhire râzı ol, kabul et, sev: bâtının seni teslîm alacak »
« Zaman bütün yaraları iyileştirir ama ya zamanın kendisi amansız bir hastalıksa? »
« Zaman iç-duyu, mekansa dış-duyu; aslını bulana dek gel…git: gözü açık uyu! »
« Zaman içinde varsın ama sonsuzluğa aitsin. Sen sonsuzluğun, zamanın dünyasına bir girişisin. Ölümsüzsün, ölümlü bir bedende yaşıyorsun. »
« Zaman kaybetmek diye bir şey yoktur çünkü zaman gaybedilmekten başka ne içindir? »
« Zaman ve mekanda bu geçişin rastgele değil; sâkin ol, yanlış zamanda yanlış yerde olmana imkân yok »
« Zaman yaratılmış bir şeydir. ‘Zamanım yok’ demek, ‘istemiyorum’ demek gibidir »
« Zaman-mekan-imkân: aynîyle insan »
« Zamanı geri almak isteyen tövbe etsin ama günah eylemden değil günahkâr kişiden… »
« Zamansız olduğunu farketmek için zamanı ayna olarak kullan! »
« Zamansızlığı anlamak zaman alır, hiçliği anlamak her şeyi alır »
« Zâten gücümüz, şahsen güçsüzlüğümüzü apaçık görmektedir »
« Zâten mükemmelsin aradığınız şey bu değil, ne olduğunu eylemde ifade etmektir »
« Zâten olduğun şey olamazsınız; olmadığınız şey de olamazsınız »
« Zâten olmuş gibi davran… »
« Zayıfının, güçlüsünden hakkını alamadığı bir millet Allah’ın himâyesinde olamaz! »
« Zayıflığınız, dünyaya geldiğinize dair inancınızdan kaynaklanmaktadır. Gerçekte dünya her an sizin içinizde, sizin tarafınızdan ve size özgü olarak yeniden yaratılır. »
« Zekâsı ile övünen kişi hücresinin genişliği ile övünen mahkuma benzer. »
« Zenginliğin çok vermekte olduğunu unutan birine rastlarsan sual basit: Ne yapmış da zengin olmuş? Zengin olmuş da ne yapmış? »
« ‘Zenginlik cebimdeki kadar’ dersen verdikçe eksilir. Cebinin kaynakla irtibatını kurarsan verdikçe verir. »
« Zevk arzunun, acı da korkunun hatırası ve her ikisi de zihni huzursuz ediyor. »
« Zevk etmek, kendinde olmaktır »
« Zevk ile bul, boşuna çekme azap »
« Zevk uyutur, acı uyandırır. Zevke koşan, acıdan kaçan sallanır durur »
« Zevkin uyuttuğunu acıyla uyandırıyor acıyan… »
« Zevkin uyuttuğunu, acıyla uyandırıyor acıyan »
« Zıddı yokluk olmayan ‘Mutlak Varlık’ diye bileyim O’nu ben »
« Zıtlıklar illüzyonu görünür kılar »
« Zıtlıklar yanılsamayı ortaya çıkarır; birini ayırırsan diğeri de kaybolur… »
« Zihin ayırır ve uçurum çıkarır, kalp birleştirir ve aşar. »
« Zihin başkasıdır! Beni kendi adımla çağır »
« Zihin boşsa, her zaman her şeye hazırdır, her şeye açıktır; burası yol geçen hanı »
« Zihin dinlenemediğinde, insan dinlenemez. »
« Zihin hapsinde Yusuf, zindandan çıkmanın yolu tek! Hayat rüyâsı bir bir tâbir edilecek… »
« Zihin perdesinin, deneyimin içeriğinin ötesinde, farkında oluşun sevinci, varlık sevinci… »
« Zihin sadece mevcut düşüncedir, beden mevcut duyumdur, dünya mevcut algıdır »
« Zihin sustuğunda gerçeği yansıtır »
« Zihin tarafından algılanan hiçbir şey, göründüğü gibi değildir »
« Zihin tarlana ne ektiğinin farkında ol ki hasadın aşk ile olsun »
« Zihin uçurumu yaratır, kalp onu aşar. »
« Zihin ya anlamadığı şeye tapar ya da ondan korkar »
« Zihin, bağlanmadan duramaz, akışa tâbî olamaz. Oysa akışta ne bağlanacak bir şey ne de bağlanacak bir kişi bulunmaz. »
« Zihin, bilgiyi sahip olunacak bir nesne olarak ele alır ve kendinizi değiştirmenizi engeller. »
« Zihin, hangi düzlemde hareket ederse etsin, ona uygun bir form alır: fiziksel dünyada fiziksel bir beden, rüya dünyasında rüya yağmuruyla ıslanan ve rüya hastalıklarından hasta olan bir rüya bedeni. »
« Zihin, harika bir hikaye anlatıcıdır, aman hangisine inandığınıza dikkat edin. »
« Zihin, içeride kıpırdamadığında! Dünya, dışarıda doğmaz. »
« Zihin, süreklilik, kalıcılık yanılsaması yaratır. Bu yüzden “Ben”in devam eden öyküsüne bu kadar kolay kapılırız. »
« Zihin, varlığın sonsuz renklerinin tuvalidir. »
« Zihinde kutsalı olanın, zuhûrda gerçeği olmaz »
« Zihinde tutulan kişi, belirsizlikten nefret eder. Gel gör ki bir sonraki düşüncemiz, bir sonraki nefesimiz bile belirsiz. »
« Zihindeki ilahı yok etmeden, kalbindeki Allah’ı kim görecek, kim bilecek… »
« Zihinden bedene nefes köprüsüyle bir adımda geçegör. Zihin geçmişten geleceğe, şimdiden uzağa, burayı bırakıp oraya hareket ederken beden daima şimdi ve buradadır; nefes ve adım ancak şimdi’de serbestçe akabilir. »
« Zihne tepki vermediğinde zihne, tepki vermeyen şey çok netleşir »
« Zihni sustur, akışa güzellikle izin ver, tepki verme; hepsi bu… »
« Zihnin dışında bir dünyâ yok… »
« Zihnin icâd ettiğini, zihin imhâ eder. Gerçek, icâd edilemez, yok edilemez »
« Zihnin koparıp kavradığı her şey parçadır, hakikat bütündür zihin tarafından bilinemez; kalbe inince sessizce sezilir. »
« Zihnin pırıl pırıl bir gökyüzü olduğunda ruhun ilk defa ‘güneşi’ görür »
« Zihnin taktığı, içinden dünyaya (b)aktığı gözlüğe ‘zaman’ denir. »
« Zihniniz ve kalbiniz gerçekten açık olduğunda, bolluk size zahmetsizce ve kolayca akacaktır. »
« Zihninizi iyileştirmek dünyanızı iyileştirir. »
« Zikret Hakk’ı her yerde, kalksın aradan perde: insan olayım dersen »
« Zikriniz nedir? Nefesin her darbesinde, sessizliği okumak… »
« Zikrullah (Hatırlama) ve uyanış, kim olduğunu değiştirmek değil kim olmadığını bir kenara bırakma… »
« Zilin sesini duyduğumda, ben yoktu, zil yoktu; sâdece çalıyordu »
« Zincirlerinden kurtul;sen kendini unutunca seni hatıra getirirler,tamamıyla bende olduktan sonra da seni azâd ederler »
« Zinde iken ölmek gerek varıp anda ölmez ola »
« Zinhâr dünya seni incitmeye zirâ kırık bir kâsede su durmaz! Beyhûde kırılan bir kalbe de feyz-i ilâhi uğramaz. »
« Zirvede bütün yollar aşağı doğru götürür evet zirveden sonra zırva gelir… »
« Zorlama ile iş yapan, bahâne ile terkeder »
« Zorluğun iki kolaylık arasında olduğunu anla ve rahatla! »
« Zuhur ve görünmenin aslı, iddiadır ve yapmamada herhangi bir iddia yoktur. Geriye iddianın konusu olarak, yapmak kalır. »
« Zuhûru perde olmuştur zuhûra, gözü olan delil ister mi nûra? »

Taşradan varılmaz
Bin yılda erilmez
Yabanda yâr olmaz
Sendedir Dost İli
[N. Mısrî]

A deyip başladık Allah Kerîm, ucunu gösterdiğinin devâmını, Hu dediğinin huzurunu da verir elbet…

Ben düğümü gösterdim, çözmesini sen başar
Gelinin eşiğini, her güvey yalnız aşar

Kendi hüsnün gözleyene, muhabbetle güzeller güzeli,

İkinci el idraklere, kuru inançlara, bencileyin boş sözlere değil doğrudan deneyime itibar ediyorsanız,

Yâni GERÇEĞE gerçekten değer veriyorsanız, her bakış açısının kendi geçerliliği olduğunu ancak hiçbirinin gerçeği tam olarak özetleyemeyeceğini de görün.

Her bakış açısına değer verin ve oradan da sentezleyin.

Her türlü koşullanmadan uzak, sessiz bir zihinle, açık bir kalple dünya denen bu illüzyona dair görüşünüzün şimdilik çalışan bir “teori” olarak sürekli gelişmesine izin verin.

Açık ve akıcı olan
Her an, her yönden güncelleme alıyor, esneyebiliyor
Kapalı, sabit ve durağan olan
Kırılıyor vesselâm

Son güncelleme:
31 Mart 2023